logo

CERABLUSTA SONUNA KADAR KIYAM


facebooktwitter
RECEP GARİP
recepgarip@gmail.com

Fetihler yurdudur bil ki benim toprağım
Toprağıma göz dikenin gözü kör olsun
Dicle Fırat benim, ulu gönül ırmağım
Coğrafyama göz dikenin gözü kör olsun

Ruhun, gönlün, aklın, izanın, bedenin ayakta durması demektir kıyam. Kıyamda duruş, bir klas duruştur. Uyanık olmaktır, tedbirli olmaktır kıyamda olmak. Yeryüzünde yaşayışın anlamlı oluşu kıyamda oluştur. Ömrümüzce bu hal içinde olmayı arzularız ve kıyam halindeyken ruhu teslim etmektir arzumuz.
“Başbakan Binali Yıldırım, gündemdeki gelişmeler hakkında Haber Türk TV canlı yayında şöyle açıklamalarda bulunuyordu;
“Bölgede terör gruplarının mahallinde etkisiz hale getirme kararına vardık. Burada esas itibariyle zamanlamada bununla ilgilidir. DAEŞ’liler buradan çıkarılınca kuzeye, Cerablus’a geldiler. Bu sefer bizim bu tarafa saldırmaya başladılar. Bir yandan da onların arkasından PYD-YPG unsurları da gelmeye başladı ve ciddi anlamda sınırlarımızda tehdit oluştu.
Bunun üzerine böyle bir harekâtı yapmaya karar verdik. Gerekli yerlerle görüşmeler yapıldı ve operasyon başladı. Operasyonun zamanlaması tamamen oradaki durumun gittikçe kritik hale gelmesiyle ilgilidir. Barzani ya da ABD Genel Başkanı’nın gelmesiyle yorumlamak farklı olur. Öyle bir şey yok”
ABD konuyla ilgili çünkü Cerablus’un geri alınması konusunda etkin rol oynadılar. Mücadele başlarken bize verilen söz vardı. PYD ve YPG unsurları Fırat’ın batısına geçmeyecek dendi. Bunlar da geçince, bizim sınırımıza doğru gelip bir yandan da Afrin tarafına doğru hareket ettikleri için burada bu adımları atmaktan başka çare kalmadı. Bunu asla kabul edemeyiz.
Kendi sınırlarımızı emniyet altına almak açısından ve herhangi bir füze, roket atışlarından dolayı can ve mal kaybı olmaması için böyle bir şey yaptık. Bir yandan da DAEŞ’in bölgeden çıkartılması, ondan doğan boşluğu da PYD-YPG doldurmaması için operasyon yaptık. Bunu asla kabul edemeyiz. Bunu önlemek için yaptık. Rejim muhalifleri kontrolü aldılar. Baştan beri Suriye tarafları var. Terör örgütleri, rejim ve rejim muhalifleri birbirleriyle çatışıyor. Ayrıca ABD ve ona bağlı koalisyon güçleri var.
Bir de Rusya sisteme dâhil oldu. İran bir şekilde işin içinde, dolayısıyla işin içine karışan çok ülke var. Ana mantık da DAEŞ’le mücadele etmek, Suriye’nin gelecekte toprak bütünlüğünü bozmadan bütün etnik grupları, Kürt, Arap hepsinin birlikte yaşayacağı Suriye inşa etmek. Böyle bir hedef var. Bu hedefin gerçekleştirilmesi için gereken çabayı gayreti gösteriyoruz.
İran’la da bu yönde çalışmalarımız var. ABD’ye telkinlerimiz var. Rusya’ya bu meseleyi Cumhurbaşkanımız açtı. Bölgede barışın gelmesi için etkin rol almasını istedi. İran’la bu konuda benzer düşünceleri paylaşıyoruz. İran da istikrarın sağlanmasını istiyor. O bakımdan birçok ülke aynı düşündüğüne göre, artık bundan sonra yapılması gereken bu düşünceleri hayata geçirmek.
Her etnik grup, devlet kurarsa beter olur. Türkiye açısından olmazsa olmaz, Suriye’nin toprak bütünlüğüdür. PYD’nin bizim için PKK’dan farkı yok. PYD ile birleştiler ve orada sürekli alan genişletmeye çalışıyorlar. Bu kabul edilebilir bir şey değil. Her etnik grup devlet kurarsa bugünkünden beter olur. Hiçbir sorun çözülmeyeceği için başa döneriz.
Bedeli de biz ödüyoruz. 3 milyondan fazla memleketinden olmuş Suriye’li var. Bu insanların da bir an önce normal hayata dönmesi gerekiyor. Bu bölgede Suriye’liler olacak. Topraklarında gözümüz yok. Bizim hassasiyetimiz, oldubittiye getirilerek PYD’liler tarafından işgal edilmemesi. Tamamen bu bölgeden, daha güneye doğru devam ediyor.
Cerablus da dâhil, bütün alanın YPG ve PYD’den temizlenmesi lazım. YPG ve PYD unsurlarının nehrin doğusuna geçmeli. Başka çaresi yok. Menbiç’te bulunan PYD’lilerin nehrin doğusuna geçmesi lazım. Bu ABD’nin bize garantisidir. Bu olana kadar operasyonlarımız sürecek.
Böylece sınırlarımızdan ülkemize yönelik hiçbir tehdidin kalmadığını kesinleştirmemiz lazım.”
Türk Ordusu-Mavi Bereliler günlerdir Afrin’i vuruyor. Bizim için mesele, vatanın her karış toprağının şehit kanlarıyla sulanmış olmasıdır. Fetihlerle elde ettiğimiz, şehitler yurdunun bir karışının bile düşman ayaklarına teslim edilmeyeceğidir. Yerli-yabancı, dost-düşman bilmelidir ki bu millet, ne geçmişinde ne günümüzde, ne de gelecekte şehitlerle elde edilmiş bir vatan toprağını asla geri vermemiş, vermeyecektir. Bir şekilde elden çıkan, masada kaybedilen, oyun ve oynaşla aldatılanlar ise bunlara dair düşlerimiz ebediyyen bizim olduğu üzerinedir. Türkülerimizde öyledir, ağıtlarımız da öyledir. Buna sebeptir ki büyük coğrafya ülkümüz ebediyyen sürüp gidecek olan en büyük Kızılelma’mızdır. Sınırsız kardeşliğimiz gönüllerde akan çağlayanlara benzer. Gönülden gönüle ulaşan, gözlerden gözlere dolaşan kardeşlik akdimiz ebedi kıyamımızdır.
Savaşçı bir millet olduğumuz söylenir bizlerde bununla gurur duyarız. Ancak yalnızca savaşçı bir millet değil aynı zamanda büyük bir milletiz, lider bir milletiz. Elimizin ulaştığı-ulaşmadığı, gözümüzün gördüğü-görmediği, kulağımızın duyduğu-duymadığı, gitmek nasip olduğu-olmadığı yerlerde, topraklarda, coğrafyalarda, iklimlerde, bizim ülfetimize sahiptir. Ülfetle, uhuvvetle, vahdetle ve muhabbetle dünya insanlığına ilimde, irfanda, teknikte öncülükler yaptığımızı bizler biliyoruz elbette. Lakin aldatıcı, yalancı, hırsız bir dünyanın olduğu da muhakkaktır. Gün, bir gün mutlaka günışığının varlığını yansıtacaktır ve gören gözler için günün ışıdığı her diam görülecektir.

Bakıyorum hudutlara şanlı bayrağım
Yağmur olup dökülüyor şehit toprağım
Bir şehitle bin dirilir benim uğrağım
Sancağıma göz dikenin gözü kör olsun

RECEP GARİP

1 Eylül 2016 – İstanbul

Etiketler: » » » » » » » » » »
Share
1758 Kez Görüntülendi.
#

SENDE YORUM YAZ

10+6 = ?

Güvenlik Kodu * Time limit is exhausted. Please reload CAPTCHA.

İLGİNİZİ ÇEKEBİLECEK DİĞER KÖŞE YAZILARI

  • “Bozulan Almanya ilişkilerinin perde arkası ve Batı’da bir Türkiye dostu”

    24 Temmuz 2017 KÖŞE YAZARLARI, MANŞET

    "Türkiye-Almanya ‘dostluğunun’ tarihsel gelişimi" Türkiye-Almanya ilişkileri yaklaşık olarak 250 yılı aşkın bir geçmişe sahip.İlişkilerin başlangıcı 1761 tarihinde Prusya ile Osmanlı İmparatorluğu arasında imzalanan “Dostluk, Gemicilik ve Ticaret Antlaşması” ile başladığı düşünülmektedir. Bu süreç içerisinde Türkiye ile Almanya arasında doğrudan bir savaş yaşanmamış. İngiliz ve Fransız Donanmalarından kaçarak İstanbul'a sığınan ve Osmanlı devletince satın alınan  “Gobel ve Braslav” adlı iki Alman kruvazörünün, "Yavuz" ve "Midilli" isimler...
  • “DƏMİR BARMAQLIQLAR”

    24 Temmuz 2017 KÖŞE YAZARLARI

     O, dünyanın ən qəribə həbsxanasıdır. Bəli, ən qəribə... Çünki hökmü məhbusunun əli ilə imzalanır. Hakimi də elə dustaqının özü olur. Nəticədə, bir insan HAKİM, MÜTTƏHİM və VƏKİL qisminə bölünərək, öz-özlüyündə haçalanır. Qurulan məhkəmədə hər üçünün də nitqində həqiqət danışır. Acınacaqlısı odur ki, hər biri söylədiklərində haqlıdır. "HAKİM" verdiyi qərarında, "MÜTTƏHİM" etiraflarında, "MÜDAFİƏÇİ" isə qurbanın müdafiəsində doğru və yalnışları göstərməyə çalışır, hər kəsə. ŞAHİD isə susur. Üzündəki istehza ifadələri ilə izləyir, üçtərəfli dialo...
  • “Ayaq səsləri”- hər kəsin həyatından bir pay…

    24 Temmuz 2017 KÖŞE YAZARLARI

        “Ayaq səsləri” adlı psixoloji romanın bəlkədə müəllifdən sonra oxuduğu ilk insanam. Roman digər romanlardan fərqli olaraq öz həyat hekayəsi ilə fərqlənir. Hər şey elə müəllifin qeyd etdiyi” Məqsədə çatmaq üçün hər şeyə hazır olmalısan”, kəlməsindən başlayır desəm yanılmaram. Həyatın hər bir üzüylə zaman keçdikcə tanış oluruq. Ən çətin omür fəslimiz qocalıqdır desək yəqinki, bir çoxları məndən inciməz. Bir qadına aşiq olub,onu ömrünün sonuna kimi gözləmək hər sevənin həddi deyil. Elə ordaca illər əvvəl söz verdiyi skmayada əyləşm...
  • Bilirsinizmi…

    24 Temmuz 2017 KÖŞE YAZARLARI

      "Ayaq səsləri" psixologi romanımdan bir parça   Bilirsiniz, hər kəsin kiməsə, kiminsə qarşısında borcu var. Ən azından Yardana, Valideynlərimizə, Vətənə borcluyuq. Ona əmin olaq ki, bizdən də çətin durumda olan, ehtiyaclar içərisində boğulan insanlar var, çoxdur... Elə sanmayın ki, imkanlılar çox şanslıdır. Onlar şanslı ola bilərlər – ona görə yox ki imkanlıdır. Doğrudur, imkanlı olub, şanslı olanlar da var – o halda ki, onlar ağıllı və imkanlı, həmçinin yardımsevərdir. Ancaq və lakin onların da zəif tərəfləri çoxdur. Məhz bun...
UA-36507442-2