logo

reklam

Bunun adı çözüm değil çözülme


facebooktwitter
Yurdagül BEYOĞLU ATUN
yurdagulbeyoglu@hotmail.com

Cumhurbaşkanı Mustafa Akıncı ile Rum Yönetimi Başkanı Nikos Anastasiadis arasındaki son görüşmenin detaylarını her zamanki gibi Rum basınından öğrendik. 100 bin Kıbrıslı Rum’un geri dönüşüne olanak sağlanacağını ve 1974 öncesindeki mülkiyet rejimine dönüşün konuşulduğunu yazan Rum basını, sadece Rumları değil, bazı Kıbrıslı Türkleri de pek memnun etti.

Politis gazetesi Rum tarafının, mülkiyet ve toprak konularındaki görüşmeye, “ya Kıbrıs Rum ya da Kıbrıs Türk idaresi altında 100 bin göçmenin geri dönmesi, ayrıca AB normları ve dört serbestliği de göz önüne alarak dini anıtların iadesi hedefiyle gittiğini” iddia ederken, bizdekilerden birkaç kez dinlememe rağmen ne demek istediklerini anlayamadığım birkaç lakırdı dışında açıklama gelmedi.

Yetkililer yerine kendini yetkili addedenlerden cevap gelince sosyal medyada ak koyun kara koyun çıktı ortaya.

Kıbrıs Türkü meğer ne kadar düşmanmış birbirine…

Ne öfkeliymiş Güney’den gelenlere;

Ne öfkeliymiş buradan mal alanlara…

“Şimdiye kadar oturduklarına saysınlar” diyorlar.

“Kiracı, yıllar sonra ‘ben bu kadar oturdum, bu ev benim diyebilir mi” diyorlar…

“Beleş mal tatlı da tuluat tiyatrosu izlemek enfes. Bugün kanalları ele geçirip bol bol ağladılar. Senin değil be efendi gadalaves” diyorlar…

“Bu milliyetçi diye geçinenler hep avantaya alıştırıldılar ama her inişin bir de yokuşu olduğunu unutuyorlar” diyorlar…

“Zaten barışın önündeki en büyük tehlike iki taraftaki bu zihniyetlerdir. Ama işin altında haksız yere tuttukları Rum malları var, mammacıklar tehlikede” diyorlar…

Hatta çok daha ağırlarını da diyorlar…

Yorumlar, Rumların savunduğu minval üzerinde; Hani Türkiye’nin bir gün canı sıkıldı, gideyim şu adayı alayım dedi, geldi, Rumları Güney’e kışkışladı, kendi Kuzeyde kaldı. Öyle olunca da Rum malları Türklerin eline geçmiş oldu!

Bugüne kadar, “Böylesi garabet, böylesi haince bir düşünce ancak ve ancak Rum’dan çıkar zira kendini haklı çıkarmak zorunda” dediyseniz yukarıdaki yorumlardan, yanlış düşüncede olduğunuzu

görebilirsiniz zira Kıbrıs Türkünün içindeki haset insanlar ucunun kendilerine de dokunacağını bile bile Rum’a destek vermekteler.

Güney’deki evlerini barklarını bırakıp 1974’ten sonra Kuzey’e geçen ve bir Rum malına başını sokan kişilerin göçü kendilerinin istemediği açıkken, bazılarının “yeter oturduğunuz, iade edeceksiniz” diye sevinçle el çırpmalarının nedenini anlayan varsa bize de anlatsın.

1963-1974 yılları arasında köylerinden, işlerinden çıkarılan ve bırakın ekonomik ambargoları, yaşam hakkı ellerinden alınan Kıbrıs Türkünün çektiklerinin 10’da bir kefaleti bile değildir bugünkü tuttukları topraklar.

Hiçbir Kıbrıs Türkü evini köyünü bırakıp Güneye göçmek istemedi. Kuzeye gelen her Kıbrıs Türkünün Güney’de bıraktığı köyü dünyanın en yaşanası yeriydi. Anılarla beraber bir parçaları kaldı o evde.

Mal dağıtımlarında haksızlıklar olmadı mı, oldu ama bunun sorumlusu kişiler değil, devlettir.

Bazılarının, bu malların el değiştirdiği konusunu es geçip,“41 yıl oturduklarına saysınlar” demeleri daha da abes. Herkes biliyor ki; KKTC’nin birçok yerindeki mülkler bugün ikinci, üçüncü, dördüncü sahiplerin elinde. Kıbrıslı Türk veya bir yabancı parasını saymış, gerçek değerinden mal almış. Bu kişilerin durumunu hesap eden yok. Ve bu söylentilerin KKTC inşaat sektörüne vuracağı darbeyi…

Özetle; Mülkiyet konusunda 1974 öncesine dönmek hiçbir şekilde mümkün değil. Zaten Doruk Anlaşmaları dâhil birçok anlaşma bu talebe cevaz vermiyor ve iki kesimliliği sulandıran, KKTC’yi tamamen yok sayan, Kıbrıslı Türkleri yeniden evinden barkından eden çözüme de çözüm değil, çözülme deniyor.

Share
404 Kez Görüntülendi.
#

SENDE YORUM YAZ

4+5 = ?

Güvenlik Kodu * Time limit is exhausted. Please reload CAPTCHA.

İLGİNİZİ ÇEKEBİLECEK DİĞER KÖŞE YAZILARI

  • Kötü arkadaşlardan ayrıl!

    17 Mayıs 2017 KÖŞE YAZARLARI

    Kötü arkadaşlardan ayrıl! Şırnak civarında yetişen Velilerden Şeyh İbrahim Hakkı hazretleri “rahmetullahi aleyh“, bir gün fena arkadaşlara aldanan sevdiği bir genci görüp, şefkatli bir sesle; - Görüyorum ki, “Allah adamları” ile görüşmekten sıkılıyor, zenginlerle, dünyaya düşkün olanlarla bulunmak istiyorsun, buyurdu. Delikanlı mahcup bir eda ile önüne bakıyordu. Devam etti: - Aman oğlum! O kötü arkadaşlarla düşüp kalkmak, insanı sonsuz felakete götürür. Onların yağlı, tatlı yemekleri, zehir gibi gönlü öldür...
  • ÜNLÜLERİN KUAFÖR’Ü TAYFUN BAKIRHAN MAGAZİN GÜNDEMİ PROGRAMINA KONUK OLDU !

    16 Mayıs 2017 HABER ÖZEL, KÖŞE YAZARLARI, SÜRMANŞET

    Ünlülerin kuaför'ü Tayfun Bakırhan ,hafta içi hergün yayınlanan magazin gündemi programında Kadir Balık'ın konuğu oldu. Programda çalışmalarıyla ilgili konuşan Bakırhan ,herşeyin gayet iyi olduğunu ve  devam ettiğini söyledi. Yakında  kendi sponsorluğunda  önemli bir projeyle hem medyada hemde  hayranlarının karşısında olacağınıda ifade etti.  ...
  • ETNOSPOR ETKİNLİKLERİ

    16 Mayıs 2017 KÖŞE YAZARLARI

    ETNOSPOR ETKİNLİKLERİ İstanbul Yeni Kapı'da 11-14 Mayıs günleri, ETNOSPOR KÜLTÜR FESTİVALİ etkinlikleri düzenlenmiştir. Bu festivalin yapılmasını amaçlayan, kurum; hedeflerini şöyle açıklamaktadır, Dünya Etnospor Konfederasyonu, geleneksel sporların günümüzde yaşatılması ve uzmanlaşması için her türlü spor faaliyetini destekler. Geleneksel sporları var eden kültürel mirası, toplumun zenginliği olarak görür ve bu mirası korumayı görev bilir. Dünya Etnospor Konfederasyonu, çocukların eğitiminde önemli bir yere sahip olması hasebiyle sportif o...
  • Kemiğe yazılan yazı

    15 Mayıs 2017 KÖŞE YAZARLARI

    Kemiğe yazılan yazı Sa’d bin Ebi Vakkas, Kûfe vilayetine, Vali olup, ev yapmak arzu etti kendine. Arsa bulup, istedi onu satın almayı, Lakin bir mecusiye aitti yarı payı. Çağırıp buyurdu ki: (Bu hisseni bana sat!) Cevaben; (Satmam) dedi mecusi ona fakat. Para verdi ise de değerinden pek fazla, Yanaşmadı mecusi satmaya yine asla. Dediler ki: (Efendim bir mecusi kimseye, Ne lüzum var bu kadar fazla ısrar etmeye. Siz bugün valisiniz, o, mecusi bir kişi, Parasını vererek, bitirin hemen işi.) Mecusi bunu duyup, evine gitti h...
UA-36507442-2