logo

reklam

Bugün çok açım!


facebooktwitter
Mustafa ÇİÇEKLİ
ciceklireklam@hotmail.com

Bugün çok açım!
Peygamber efendimiz “sallallahü aleyhi ve sellem”, bir gün evlerinde otururken hazret-i Ebu Bekir “radıyallahü teâlâ anh” gelip;
– Ya Resulallah, bugün çok açım, diye arzetti.

Efendimiz aleyhisselam cevap vermediler.

Biraz sonra hazret-i Ömer “radıyallahü teâlâ anh” gelip arzetti:
– Ya Resulallah karnım çok aç bugün.

Ona da bir şey buyurmadılar.

Bir müddet sonra hazret-i Ali “radıyallahü teâlâ anh” gelip arzetti:
– Çok açım ya Resulallah.

Efendimiz aleyhisselam, çok sevdiği bu üç sahabisinin haline çok üzüldüler.
Çünkü onlara yedirecek bir şey yoktu evlerinde.

Üstelik kendileri de çok aç idiler.
Zira mübarek karnında “Üç taş” bağlı idi ki, üç gündür yemek yemediklerine işaretti bu.

Hazret-i Ali sordu:
– Muaz bin Cebel’e gidelim mi ya Resulallah?
– Niçin?

– Onun bahçesinde bir hurma ağacı var ya Resulallah. Meyvesi varsa bize de ikram eder.

Efendimiz aleyhisselam;
– Olur ya Ali gidelim, buyurdu.

Ve kalkıp o sahabinin hanesine vardılar.

Hoşbeşten sonra Efendimiz aleyhisselam sordu:
– Ya Muaz hiç hurman var mıdır?

Hazret-i Muaz, mahcup vaziyette önüne baktı:
– Maalesef ya Resulallah.

Efendimiz aleyhisselam, hazret-i Aliye, bahçedeki meyvesiz bir hurma ağacını gösterip;
– Ya Ali, şu ağacı görüyor musun? Ona git ve benim selamımı söyle! buyurdular.

Hazret-i Ali;
– Baş üstüne ya Resulallah! deyip fırladı bahçeye.

Fakat o da ne?
Ağacın dalları taze hurma ile doldu o anda.
Elindeki sepeti taze hurma ile doldurup koştu huzura.

– Buyurun ya Resulallah!

Hepsi de çok sevinmişlerdi.
Doyuncaya kadar yediler.

Sonra hazret-i Muaz “radıyallahü teâlâ anh” onları konu komşuya dağıttı.
Bitmek şöyle dursun, azalmadı bile.

Share
90 Kez Görüntülendi.
#

SENDE YORUM YAZ

2+1 = ?

Güvenlik Kodu * Time limit is exhausted. Please reload CAPTCHA.

İLGİNİZİ ÇEKEBİLECEK DİĞER KÖŞE YAZILARI

  • TEKRAR DÖNME ŞANSIN YOK!

    26 Haziran 2017 KÖŞE YAZARLARI

    Sen… Ya karşılaştığın olaylar içinde, RASÛL’ün haber verdiği şekilde, kendi hakikatına yakışan bir biçimde, ilmin gereği olan davranışlar ortaya koyarak, hakikatına bir adım daha yaklaşacak; yakîninin meyvelerini derleyeceksin… Ya da… İlmi ve aklını bir yana koyup; şartlanmaların, ilkel değer yargıların, duyguların istikâmetinde davranışlar ortaya koyacak; sahiplik düşüncesi ve duygusuyla yaşamına yön verip, sonuçta pişmanlıkları oynayacaksın!. Boşa geçen, değerlendiremediğin zamanı, yapman gerekirken yapamadıklarını sonradan asla telâfi edem...
  • HZ.EBUBEKİR’İN VASİYETİ

    25 Haziran 2017 KÖŞE YAZARLARI

    Hazret-i Ebu Bekrin vasiyeti Hazret-i Büreyde’den, edilir ki rivayet: O Server, bir gazadan, zaferle etti avdet.Vakta ki Medine’ye, sağ salim döndüğünde, Bir siyahi cariye, gelip durdu önünde. Dedi: (Ya Resulallah, adamış idim ki ben, Eğer sen, bu gazadan döner isen salimen, Avdet eylediğinde, huzuruna geleyim. Eğer izin verirsen, tef çalıp söyliyeyim.) O Server, cariyenin bu arzusunu duydu, (Eğer adadıysan çal, yoksa çalma!) buyurdu. (Adamıştım) diyerek cariye o Servere, Başladı huzurunda, tef çalıp...
  • Rahmetin Yağdığı Ay’ın Bayramı “Ramazan Bayramı”

    24 Haziran 2017 KÖŞE YAZARLARI, MANŞET

    Rahmetin yağdığı ay’ın bayramı olan Ramazan Bayramına erişmek bütün Müslüman alemi güzel duygu ve hislerin ortaya çıktığı anın resmidir.   Birlik beraberlik içerisinde toplumun bütün kesimlerinin en güzel noktada kaynaştığı, huzur ve mutlulukla dolu olan bir Ramazan’ı Şerif ayının ardından onun o eşsiz güzelliğe sahip bayramına ulaşmak yüce Allah’ın biz müminlere büyük bir ikramı ve ihsanıdır.   Bayram; güzel duyguların, sevinçlerin, güzelliklerin ortaya çıktığı günün adıdır. Yüce duyguların yüceliğe ulaştığı, duyguların coştuğu, s...
  • “İslam Dünyasında oluk oluk kan akarken biz bayram mı yapacağız?!!”

    24 Haziran 2017 KÖŞE YAZARLARI, MANŞET, SÜRMANŞET

    Manevi atmosferi yüksek bir Ramazan-ı Şerif'i daha geride bırakıyoruz.Günahlardan arınmış,bağışlanan kullardan olma ümidiyle bayram  hazırlıklarına başladık. Bayramlar; neşe demek,sevinç demek.Peki biz inananlar olarak bu bayramı neşe ve sevinçle karşılayabiliyor  muyuz? Ya da diğer bir ifadeyle sevinçle karşılamalı mıyız? İslam beldelerinin neredeyse tamamında kan ve gözyaşı hüküm sürerken nasıl bayram yapabiliriz? İslam tarihinde daha önce belki de hiç olmadığı kadar büyük acılar yaşanmaktadır! İslam Alemi bu kadar acz içine belki hiç düşm...
UA-36507442-2