logo

reklam

‘’BU VATANI SEVMEK’’


facebook
Hasan ALPARSLAN
hasanalparslan20@hotmail.com

Okulumun tatil olmasıyla, yemyeşil dağları ve bağları ile çevrili havasını soluduğum, suyunu içtiğim, taşı-toprağı ile oynaştığım, doğduğum, büyüdüğüm, ana-baba, kardeş, hısım-akraba, eş, dost, arkadaşla bağdaştığım kasabamızdaki tarihi çok eskiye dayanan taştan yapı evimize gelmiştim.

 
Benim için yüceliği ölçülemeyecek kadar büyük vatan-millet sevdalısı, Birinci Dünya Savaşının patlak vermesiyle ayağında çarığı, sırtında eski poturu ile Arap çöllerinde, Yemen’de, Filistin’de savaşmış, Kurtuluş Savaşımızda Çanakkale’de, Anafartalar’da göğsünü düşman kurşununa siper etmiş, GAZİ dedeme duyduğum sevgi, hasret ve özlemle ellerini öpmek istedim.

 
Evde büyük bir sessizlik ve hüzün hakimdi. Anam, babam ve kardeşlerim, “hoş geldin” bile diyemiyorlardı, başları eğikti. Göz ucuyla baktım, yer yatağında alnında ter tanecikleri birikmiş, sararmış yüzüyle dedem yatıyordu.

 
Dedemin başucuna usulca oturdum. Odada sessizlik hakimdi, komşumuz Ayşe teyze yavaş belli belirsiz sesle Yasin okunuyordu. Gözlerimden aşağı doğru yaşlar süzülmeye başladı, ağlamaklı bir sesle “dedeme ne oldu?”dedim.

 
Hiç kimseden çıt çıkmıyordu, anam yavaşça “deden ölüyor oğul, Allah’a gidiyor, Rahmetine kavuşuyor” dedi….

 
Sessizce yatan ve nefes almakta zorlanan tarihi çınar birden gözlerini açtı ve başını yavaşça bana doğru çevirerek belli belirsiz bir gülümseme ile ”hoş geldin” der gibi bana baktı, hafifçe başını salladı. Ellerini elime aldım, ellerinden, yanaklarından, alnından defalarca öptüm. Dedem den mis gibi kokular yayılıyordu.

 
Sağ bileğimi kendisinden beklemediğim bir güçle kavradı. Hafif bir ses tonu ile ”bak torun okuyorum diye sakın böbürlenme, havalanma, okumak yazmak sana bir şeyler öğretir amma… CAHİLLİĞİ gidermez, insan olmayı, adam olmayı öğretmez”.dedi.

 
Ellerini bileğimden yavaşça bıraktı, tekrar gözlerini yumdu,”yoksa hakkımı helal etmem” dedi.
Okul hayatımdan, toplum hayatına atıldığımda; o, tarihi çınar dedemin, neyi anlatmak istediğini kavramaya başladım. İnsan olmanın, adam olmanın gerçeklerini…

 
Bakıyorum; son zamanlarda da okumuş, yazmış ama… Cahillikten kurtulamamış, insan olma, adam olma yolunda bir zerre dahi nasibini almamış kazık gibi adamlar, sözde pek ünlü otoriteler zaman zaman bir araya gelip ahkâm keser, TV’lere çıkar, gazetelere yazılar döşenirler…

 
Hırsızlık mı çoğaldı, suçlu toplumdur…
Cinayetler mi arttı, sebep toplumdaki hoş görü eksikliği…
Dolandırıcılık, ahlâksızlık ve namussuzluk alıp başını mı gitti…
Gene aynı çokbilmişlik, aynı terane…
“Efendim, suç işleyenin değil, toplumundur…”
“Efendim, elde yok, ayakta yok. Çalmayıp da ne yapsın?…”
“Bu hayatın gözü kör olsun. Sonunda intihar etti…”

 
Bu konuşulanlar, yazılanlar, suçlamalar, eleştiriler, hükümler ayıp bir masaldır. Toplumun, insanlarımızın topyekûn suçlanması ise ucuz bir madrabazlıktır.

 
En büyük hırsızlıklar, gasplar, alçaklıklar, ülkemizin nüvesini oluşturan halkımızda değil… Her gününü gün eden, meyhanelerden, gazinolardan çıkmayan, diskolarda oynaşan, şatafatlı villalarından insanlarımıza tepeden bakan zihniyet sahibi, gözünü para hırsı bürümüş, gaddar, bencil, cimri, menfaatçi, çıkarcı, geçmişini inkâr eden nankör, ŞEHİTLERİMİZİN kanları ile yoğrulmuş, bu kutsal topraklarımız üzerine mal bulmuş MAĞRİBİ gibi çöreklenmiş kimselerde görülür.

 
Çünkü onlar; ahlâktan yoksundurlar. Ahlâksızlık onların menfaat çarklarının dişlilerinden ibaret birer makinedir. Vatan-millet, bayrak, iman, insan sevgisi onlar için zül olmuştur artık…

 
Onlar… Sevgiden, saygıdan, merhametten, vicdandan da yoksundurlar. En büyük değerleri para, para, para… Dır ..dır. Onlar menfaati için vatanı bile hiçe koyarlar.

 
Onların… Ahlâksızlığına, yalancılığına, iftiralarına merhamet göstermek, dürüstlüğe hakarettir.
Yaptıklarına kılıf arayarak, bütün yoksul ve fakirler çalıp, çırpmaya, haram yemeye en yakın kesimdir yakıştırmasını yapmaları ise adilikten başka bir şey değildir.

 
Banka soyguncuları, dolandırıcılar, eroin, esrar, uyuşturucu tüccarları, tefeciler, silah taciri, üçkâğıtçıların kimler olduğunu sorgulamak lazım.

 

 
Birbirimizi aldatmayalım. Ahlâksızlığa kılıf aramak, sebebini topluma yüklemek, ahlâksızlığı, kapkaççıyı cesaretlendirmekten öte bir işe yaramaz.

 
Ölüm döşeğindeki dedem, “okumak, yazmak sana bir şeyler öğretir ama… Cahilliği gideremez, yani adam olmayı öğretmez” demekle;
‘’Bu Vatanı sevmek imandan, ona hıyanet etme!
Doğru yoldan ayrılma, haddi tecavüz etme!
Cahil zaten bilmez ki, sakın itibar etme!
Göz nuru ŞANLI BAYRAK senin,gönderden indirme’’ demişti.
07 Temmuz 2015 Hasan ALPARSLAN Araştırmacı Gazeteci- Yazar

Share
1074 Kez Görüntülendi.
#

SENDE YORUM YAZ

6+1 = ?

Güvenlik Kodu * Time limit is exhausted. Please reload CAPTCHA.

İLGİNİZİ ÇEKEBİLECEK DİĞER KÖŞE YAZILARI

  • HZ. SEVBAN ( radıyallahü anh )

    24 Ocak 2017 KÖŞE YAZARLARI

    BÜYÜKLERİN AYAK İZİNDEN SAHABE HAYATLARI HZ. SEVBAN ( radıyallahü anh ) Eshâb-ı kiramdan, ismi Sevban, künyesi Ebû Abdullah idi. Yemenli Hakemi bin Sa’d bin Himyer’in kölesiydi. Peygamber efendimiz satın alıp, âzad etmiştir. Doğum yeri Yemen olarak bilinmekte ise de, doğum târihi ve vefâtında kaç yaşında olduğu bilinmemektedir. Resûl-i Ekrem ( aleyhisselâm ) kendisini âzad ettiği vakit, “Seni âzad ettim, amma yine gönlümüz beraberdir. Sen bizim ehli beytimizden sayılıyorsun.” buyurmuştu. O da Peygamber efendimizin hizmetinden hiç ayrılm...
  • İnsanlar Sevdikleriyle Beraberdir

    24 Ocak 2017 KÖŞE YAZARLARI, MANŞET

    İnsanlar Sevdikleriyle Beraberdir   Yeryüzünün en son Peygamberi ve tüm insanlığın Peygamberi olan Hz. Muhammed Mustafa (s.a.v) şöyle buyurmuştur;   “Kişi sevdiğiyle beraber haşrolacaktır.”   Evet!   İnsanoğlunun yaratıldığı dünyada sevenleri ve sevdikleriyle beraber olduğu gibi, sonsuz olan ahiret hayatında da sevdikleriyle birlikte olması yücelerin en yücesi olan Cenabı Allah’ın hususi bir lütfudur. Ki bizler de beşer olarak da bunu istememiz gerekir. Neden mi? Çünkü var olan dünya hayatında bir de sonsuzluğu yaşa...
  • İTOGED Kurucu Başkanı Çiğdem Sönmez Bursa Büyük Şehir Belediyesini Ziyaret etti

    24 Ocak 2017 HABER ÖZEL, KÖŞE YAZARLARI, KÜLTÜR&SANAT, SÜRMANŞET

    Bursa Büyükşehir Belediyesi tarafından açılan Gençlik ve Aile Destek Merkezi (GADEM) alkol ve madde bağımlılığı ile mücadelede yaptığı çalışmalarla bağımlılık alanında uğraş veren Uluslararası vakıfların dikkatini çekmeye başladı. İstanbul Toplumsal Gelişim Derneği Başkanı Çiğdem Sönmez ve ekibi tarafından ziyaret edildi. Ziyarette hazır bulunan GADEM ve merkez çalışanları, yürüttükleri çalışmalar hakkında ziyaretçilere bilgi verdi. İstanbul’da Beylikdüzü ve Avcılar Belediyesi tarafından açılan merkezlere danışmanlık hizmeti sağladıklarını ...
  • Sənin oyuncaqların varmı?

    23 Ocak 2017 KÖŞE YAZARLARI

    Heç bilirsənmi nədir həyat? Bu barədə nə vaxtsa düşünmüsənmi? Yəqin  edirəm, düşünmüsən. HƏYAT – olumdan ölümə qədər uzanmış yolun sinəsidir. O, əzablar şəbəkəsindən ibarət olan CƏHƏNNƏMDİR. Bioloji varlıq olan insanın onun qoynunda özünü gizlədə bilməsidir. Bilirsənmi, necə də çətindir ayaq üstə qala bilmək, həyatda yaşaya bilmək?! Çoooox çətindir, çooooooox. Uşaqlığınız, həmin dövrlər yadınıza gəlirmi? Həmin illəriniz yadınıza düşürmü? Qayğısız keçən illəriniz... Bəli, qayğısız. ... O da uşaq olub, kiçicik, bapbalaca uşaq. Sevgini...
UA-36507442-2