logo

reklam

BU VATANA SAHİP ÇIKMANIN ASKARİ ŞARTI..


facebook
Hasan ALPARSLAN
hasanalparslan20@hotmail.com

CÜMLE SATILMIŞLARA RAĞMEN BU MEMLEKET BİZİM.

Bugün, karşı karşıya kaldığımız sorun, ülkemizin bölünüp parçalanması için hortlatılan PKK terör örgütü ve yandaşları “mayın eşekleri”, Batı’nın baskı ve dayatmalarıyla Musul ve Kerkük’te başlayan, oradan Kıbrıs’a uzayan, Ege’yi ve bütün Anadolu’yu tehdit eden çevirme ve ele geçirme stratejisine karşı durmak mecburiyetindeyiz.

Bizlere bu vatanı emanet bırakan atalarımızın manevi huzurunda millet sevdalısı, Türkiye sevgisi ortak paydasında bütünleşen bütün vatanseverleri Türkiye merkezli yeni bir medeniyet projesinde birleşmenin önemini sahiplenmeliyiz.

Bu bizim hikâyemiz, sevdası ta Atilla’ya, Mete Hana, Tonyukuk’a, Oğuz Kağan’a, Bilge Kağan’a uzanan geçmişinde saklı… Selçukluda, Safavilerde, Osmanlı’da pişmiş Şubat 1969’un soğuk bir kış gününde, zemheride başlayan bu hikaye bizim hikayemiz. Her karışı şehit kanıyla sulanmış bu kutsal topraklara sahip çıkan bu gençlik bizim gençliğimiz.

Sokakların kurtarılmış bölge olmaya başladığı tarihlerde, o sokakları arşınlayan bizim gençliğimizdi. Okullar esaret altına alınıp, boykot bahanesiyle, derslere girmenin yasaklandığı günlerde, okula kahramanca girip, okumak isteyen, bunun için sınıflara giren bizim gençliğimizdi.

Sokaklarda kurşun yağmuruna tutulan, yurtları taranan, işyerlerinde sarı sendikacılık yoluyla baskı altına alınıp, el altından patrona çalıştırılan insanları uyandırmaya çalışan, bunun yüzünden kurşun yiyen gençler bizim gencimizdi. Tarladaki vatandaşın acısını paylaşan bizdik. Makinelerin başında, Nazım gibi “trrrrum tırak tiki tak” demeden, özüne yabancılaşmadan, üreten bizdik. Komünist söylemde olduğu gibi Nazım’ca makinalaşmadan.

Kominizim bayrağı altında bin defa ölmektense şanlı bayrağımın gölgesinde bir defa ölürüm diye göğsünü gererek vurulmuş, okul önlerinde taranmış, halk mahkemelerinde komünistler tarafından yargılanmış, Türk milletinin koruyucusu olmuş gençlik bizdik. Günler ilerleyip, gece dönüp sabaha, sabah akşam olanda, onlarca insan öldürüldü.

Terörün kutsallaştırıldığı günlerde, kırık dökük bir aletle Milliyetçi Türkiye yazan duvar önünde sırayla nöbet tutan bizim gençliğimizdi. Üniversitelerin kapısına asılan haşa, ‘Buraya Muhammed’in piçleri giremez’ yazısının altından bugününün yoz siyasal tosuncukları içlerine sindirip gelip geçerken, bu durumu kabullenmeyen, yazıyı yok ederken şehit edilen bizim gençliğimizdi.

Hapishanelerde işkence gördük bin vurulduk… Yeniden doğduk binlerce. Ne devrim nikahlarında, ne de muta nikahlarında kaybettirmedik kızlarımıza hayatı gencecik yaşlarında. Namusa vatan dedik, vatanı namus bildik, kızlarımızı vatan gördük. Vatan diye de anılmak istedik.

Bizim gençliğimizdi afişlere bakıp sinemaya gidemeyen. Dinsizliği dinmiş gibi yutturmaya kalkanlara direnen, Beyazıt kulesinden kızıl bez parçasını indirip, yerine Türk bayrağı diken bizim gençliğimizdi. Allahsıza bile sığınak olan uykuya gece yarısı yatarken leşler, bir asker gibi; fakat silahsız nöbet tutan bizim gençliğimizdi., köşe başlarında.

Marksist-Leninistlerle, bu ülkeyi komünistlere teslim etmeyeceğiz diye haykıran idealizmle, Türklüğü inkar edenlerle mücadeleyi erteleyen bizim gençliğimizdi. İhanete varan davranışlarını durdurduk solun, sağ ile olan kavgamızı ertelemekle. Lakin o zaman bostanda yatar gibi büyüdü bu gruplar, serpildiler bugün.

Kurtulan Cumhuriyetti, ülkemizdi; ancak 12 Eylül bizim üzerimizden geçti. Ruhi Kılıçkıran’la başlayan şehitler kervanı 12 Eylül 1980’de durdu. Sonrasında askeri mahkemeler altın tepsi içinde sundular dokuzları kurban isteyen ilahlara. Binlerce genç Hak yolunda şehit oldu, yenileri girdi sıraya.

Biliyoruz yaşatmak için yaşamak lazım, dik durmak lazım, suyun uyuduğu, düşmanın uyumadığı anda, geceyi kucaklayan karanlığın gündüzü sarmaya başladığı anda yine biz düştük yollara.

Tıkıldığımız hücreler dar geldi bize, işkenceler yıldıramadı, C-5’in müdavimci sorgucuları delirdi, aklını yitirdi, biz ayaktayız hayat süren leşlere inat. Bugün bizden başka kalmadı bayrak dendiğinde meydanları dolduran. Sokaklara çıkmadan ülkenin sigortası olduğunu, tetikleyicisi olduğunu, emperyalizme karşı direnç noktası olduğunu haykıran bizim gençliğimiz.

Bölünmeye karşı, böldürmeyiz diyen,
Ezan sesini dindirmek isteyenlere dindirmeyiz diyen,
Vatan sevgisi imandandır diyen Peygambere ümmet.
Mezhep diyerek, etnik diyerek havlayan,
Kızıl köpeğe, emperyalist köpeğe, birbirini ısırmayan it’e de
Etrafını sarmış olsa da kızılca kıyamet,
Liderinden işaret bekleyen bu gençlik bizim.

1969 Şubatının zemherisinde başlayan, tarihten gelen bitmeyen sevdanın yürüyüşü, bugün, “Durmak yola devam Türkiye”‘ye döndü, Türk milletinden destek bekliyor. Sönmeyen ateşin yüreklerdeki sahibi, ocağı içlerinde tutuşturup, vatan-millet ve bayrak sevdasıyla pişen bu gençlik bizim gençliğimiz. Ve sonsuza dek devam edecek gerçek sevgimiz. Çünkü biz bu vatanı karşılıksız sevdik.

Bugün, bir Fırat daha düşüp suladıysa toprağı kanıyla, ne farkı var sorarım size Çanakkale’de şehit düşen Onbaşı Ali’den, ne farkı var Kurtuluş Savaşında şehit düşen Yüzbaşı Salih’ten? Farkı yok Önkuzu’dan, Duracık’dan. Vatan için toprağa düşen er’den, subaydan, astsubaydan. Türkü yine çağrılacak “Bir ölür, bin diriliriz. Tenler ölesi değil.” Cümle satılmışlara inat bu memleket bizim.

Manzara açıkça göstermektedir ki, yolumuz uzun, işimiz çetindir. Bu yolda yılmadan ve usanmadan gayret göstermek, hepimizin boynunun borcudur.
Fitne ve fesada meydan vermeden birlik ve beraberlik içinde Ay yıldızlı bayrağımızı hak ettiği yerde her zaman dalgalandırmak bu aziz vatan’a sahip çıkmanın asgari şartıdır. Ve de… Bu kutsal topraklarda yaşayanların asli görevidir… Saygılarımla
Hasan ALPARSLAN Araştırmacı Gazeteci- Yazar 18 Ekim 2015

Share
821 Kez Görüntülendi.
#

SENDE YORUM YAZ

2+10 = ?

Güvenlik Kodu * Time limit is exhausted. Please reload CAPTCHA.

İLGİNİZİ ÇEKEBİLECEK DİĞER KÖŞE YAZILARI

  • RAMAZAN AYI İFTAR İSRAFI

    27 Mayıs 2017 KÖŞE YAZARLARI

    RAMAZAN    AYI     İFTAR    İSRAFI Ramazan ayı bahane,  israf  şahane... Ramazan ayı  israf ayı değildir... Ramazan ayı nefsi terbiye etme ayıdır... Yardımın, paylaşmanın, bölüşmenin  zirve yaptığı; ay olması gerekir... Pahalı ve görkemli iftar  sofraları, yerine; sade ve paylaşmanın esas olduğu  iftar sofraları tercih edilmelidir. Fakirin ve  yoksulun doyurulduğu, ortak ortamlarının paylaşıldığı, yüzünün güldüğü, sofralar; asıl amacın yerine getirildiği sofralardır. Öz budur... Son günlerde, Dünya toplumunun çekmiş olduğu açlık sıkıntıs...
  • Kemiğe yazılan yazı

    27 Mayıs 2017 KÖŞE YAZARLARI

    Kemiğe yazılan yazı Sa’d bin Ebi Vakkas, Kûfe vilayetine, Vali olup, ev yapmak arzu etti kendine. Arsa bulup, istedi onu satın almayı, Lakin bir mecusiye aitti yarı payı. Çağırıp buyurdu ki: (Bu hisseni bana sat!) Cevaben; (Satmam) dedi mecusi ona fakat. Para verdi ise de değerinden pek fazla, Yanaşmadı mecusi satmaya yine asla. Dediler ki: (Efendim bir mecusi kimseye, Ne lüzum var bu kadar fazla ısrar etmeye. Siz bugün valisiniz, o, mecusi bir kişi, Parasını vererek, bitirin hemen işi.) Mecusi...
  • Ağlayıp âh ederdi

    25 Mayıs 2017 KÖŞE YAZARLARI

    Ağlayıp âh ederdi Hazret-i Ebu Bekir dünyadan göçtüğünde, Cümle eshab ağlayıp, yaş döktüler o günde. Hep ağlama sesleri, kapladı ortalığı. Zira Resulullahın, O idi dert ortağı. O günlerde eshabtan, birkaç kişi geldiler. Muhterem zevcesini taziye eylediler. Ve ona dediler ki: (Hazret-i Ebu Bekri, Biz iyi tanıyoruz çoktu faziletleri. Lakin bunlardan ayrı, bizim bilmediğimiz, Varsa bazı halleri, bize söyler misiniz? Gündüz yaptığı işler, malumdur biz eshaba. Ve lakin geceleri ne yapardı acaba?) Onların bu şekilde sualine c...
  • Kürtler bağımsızlık ve tanınma istiyor, ya Biz?

    25 Mayıs 2017 KÖŞE YAZARLARI, MANŞET

    Bu referandumun yapılabilmesi için öncelikle bağımsız bir “Seçim Kurulu'nun oluşturulması olmazsa olmaz bir uluslararası kural. Bu yapılmazsa oylama “Diktatörlük” veya da “Dernek Seçimi” olarak addediliyor. Kürdistan Bölgesel Yönetimi (IKBY) Başkanı Mesut Barzani geçmiş aylarda yaptığı açıklamada “Kürt halkı için referandum yolu ile gelecekleri hakkında vermenin zamanı gelmiştir ve ortam da uygundur” diyerek, Kürtlerin gelecekleri konusunda karar verme zamanının geldiğini uluslararası kamuoyuna işittirmişti. DEAŞ´ın karşı çıkmasına ve IKBY b...
UA-36507442-2