logo

reklam

Bu sefer Anastasiadis haklı


facebooktwitter
Yurdagül BEYOĞLU ATUN
yurdagulbeyoglu@hotmail.com

Cumhurbaşkanı Mustafa Akıncı’nın 20 Temmuz Barış Harekâtı’nın 41’inci yıldönümü nedeniyle BRT’den yaptığı konuşmadaki “Kuşkusuz ki biz adına ‘Barış Harekatı’ desek de bu bir savaştı… Kimimiz yaşamını, kimimiz yakınını kaybetti. Ocaklar söndü, aileler dağıldı… Kıbrıs Rum toplumu, Yunan cuntasının sebep olduğu 1974 trajedisinin en büyük mağdurlarından birisi oldu” yönündeki sözleri Türkiye ve Kıbrıs Türkünün ciğerine ok gibi saplanırken, Rumlar tarafından sevinçle karşılandı.

“Akıncı Barış Harekâtı’nın aslında savaş olduğunu ve en büyük kurbanlarının da Kıbrıslı Rumlar olduğunu itiraf etti” yorumları yapıldı Rum basınında. Cumhurbaşkanı Akıncı’nın tam metin olarak kullandığı konuşmasından seçtiği bazı bölümleri öne çıkaran gazeteler “Kıbrıslı Türk lider ilk kez, hem de Türk istilasının yıldönümü mesajında böyle bir itirafta bulunuyor” ifadesini kullandı. Haberi Politis “Mustafa Akıncı’dan Tarihi Özeleştiri… 1974 savaştı, kurbanları Kıbrıslı Rumlardı” ve Fileleftheros “Akıncı: 1974’ün en büyük kurbanları Kıbrıslı Rumlardı” başlıklarıyla okurlarına aktardı.

Akıncı’nın sözleri, Rum propagandasına güzel destek oldu Allah için… Öyle ya, zaten tüm dünyaya 1974’e kadar ortalık güllük gülistanlıktı, bir gece ansızın Türkiye’nin aklına esti, adayı işgal etti demiyorlar mıydı? İşte Türklerin başındaki lider de bunu teyit casino online etmiş oluyordu.

Barış Harekatı’nı savaş olarak yorumlayan, hatta bırakın Kıbrıslı Türklerin gözünü semaya dikerek Türkiye’nin bir an önce gelmesi için yakarmalarını, bazı Rumların “Türkiye ne zaman gelecek” diye sabırsızlıkla beklediğini unutan/unutturmaya çalışan zavallılar 1963-1974 arasını görmezden gelmeyi tercih ettiler. Kuyulara atılan aileleri, yollardan çevrilerek bilinmeyene götürülen otomobilleri, yakılıp yıkılan köyleri, köylerden sürülen insanları unuttular, unutmak istediler, unutulması için de ellerinden geleni yaptılar. Bunları hatırlatan ırkçı, ganimetçi oldu, bu kişiler barışçı! Sanki de savaşın acılarının unutulmamasını, geçmişten ders çıkarılmasını isteyenler barış istemezmiş gibi… Bulutların üzerinde yaşadıklarından olsa gerek, dimağları 1963-1974 arasını sildi, akılda kalan 1974!

Fazla kafa yormaya gerek yok esasen. Bir neden sonuç ilişkisi kurulsa yetecek 1974 Mutlu Barış Harekatı için. Ki; Türkiye’nin o dönemde savaşa girecek maddi, manevi, politik gücü mü vardı? 15 Temmuz olmasaydı, 20 Temmuz olurmuydu? Türkiye soydaşlarının ısrarına, ezilmesine dayanamayarak, garantörlük hakları çerçevesinde son çare olarak gelmedi mi? En mühimi Türkiye gelmeseydi bugün burada Türk kalacak mıydı?

***

Rum Yönetimi Başkanı Nikos Anastasiadis, dün sabah Yunan Askeri Mezarlığı’nda düzenlenen anma töreninde yaptığı konuşmada, 20 Temmuz için “hüzünlü anı günü. Kimi yas tutarken kiminin bayram yapması üzücü. Kıbrıslı Türk liderin, bir barış operasyonu değil savaş olduğunu teslim ettiği dünkü açıklaması rahatlatıcıdır” demiş. Son cümlesi değil ama ilk söyledikleri üzerinde konuşmaya değer.

Anastasiadis haklı, zira zoraki nikahla bir araya getirmek için tüm dünyanın canını yediği iki milletin; bırakın dinini, dilini; sevindikleri, üzüldükleri günler bile farklı. Birinin bayramı, diğerinin yas günü olan iki ayrı millet, politik çıkarlar uğruna zorla bir araya getirilmek

istenirken, dini, dili ayrıştırıcı bir etken olarak görmeyen, geçmişte yaşananlara 1974 itibarıyla- Rum penceresinden-, bakmayı “barış havariliği” olarak gören “bizden birilerinin” bu yürek yangınları içinde nasıl huzur bulacaklarını anlamak mümkün değil.

Bilindik bir hikayenin anafikri misali;  “Bende bu kuyruk acısı, sende de bu evlat acısı varken, dost kalamayız…”

Share
844 Kez Görüntülendi.
#

SENDE YORUM YAZ

6+6 = ?

Güvenlik Kodu * Time limit is exhausted. Please reload CAPTCHA.

İLGİNİZİ ÇEKEBİLECEK DİĞER KÖŞE YAZILARI

  • Kötü arkadaşlardan ayrıl!

    17 Mayıs 2017 KÖŞE YAZARLARI

    Kötü arkadaşlardan ayrıl! Şırnak civarında yetişen Velilerden Şeyh İbrahim Hakkı hazretleri “rahmetullahi aleyh“, bir gün fena arkadaşlara aldanan sevdiği bir genci görüp, şefkatli bir sesle; - Görüyorum ki, “Allah adamları” ile görüşmekten sıkılıyor, zenginlerle, dünyaya düşkün olanlarla bulunmak istiyorsun, buyurdu. Delikanlı mahcup bir eda ile önüne bakıyordu. Devam etti: - Aman oğlum! O kötü arkadaşlarla düşüp kalkmak, insanı sonsuz felakete götürür. Onların yağlı, tatlı yemekleri, zehir gibi gönlü öldür...
  • ÜNLÜLERİN KUAFÖR’Ü TAYFUN BAKIRHAN MAGAZİN GÜNDEMİ PROGRAMINA KONUK OLDU !

    16 Mayıs 2017 HABER ÖZEL, KÖŞE YAZARLARI, SÜRMANŞET

    Ünlülerin kuaför'ü Tayfun Bakırhan ,hafta içi hergün yayınlanan magazin gündemi programında Kadir Balık'ın konuğu oldu. Programda çalışmalarıyla ilgili konuşan Bakırhan ,herşeyin gayet iyi olduğunu ve  devam ettiğini söyledi. Yakında  kendi sponsorluğunda  önemli bir projeyle hem medyada hemde  hayranlarının karşısında olacağınıda ifade etti.  ...
  • ETNOSPOR ETKİNLİKLERİ

    16 Mayıs 2017 KÖŞE YAZARLARI

    ETNOSPOR ETKİNLİKLERİ İstanbul Yeni Kapı'da 11-14 Mayıs günleri, ETNOSPOR KÜLTÜR FESTİVALİ etkinlikleri düzenlenmiştir. Bu festivalin yapılmasını amaçlayan, kurum; hedeflerini şöyle açıklamaktadır, Dünya Etnospor Konfederasyonu, geleneksel sporların günümüzde yaşatılması ve uzmanlaşması için her türlü spor faaliyetini destekler. Geleneksel sporları var eden kültürel mirası, toplumun zenginliği olarak görür ve bu mirası korumayı görev bilir. Dünya Etnospor Konfederasyonu, çocukların eğitiminde önemli bir yere sahip olması hasebiyle sportif o...
  • Kemiğe yazılan yazı

    15 Mayıs 2017 KÖŞE YAZARLARI

    Kemiğe yazılan yazı Sa’d bin Ebi Vakkas, Kûfe vilayetine, Vali olup, ev yapmak arzu etti kendine. Arsa bulup, istedi onu satın almayı, Lakin bir mecusiye aitti yarı payı. Çağırıp buyurdu ki: (Bu hisseni bana sat!) Cevaben; (Satmam) dedi mecusi ona fakat. Para verdi ise de değerinden pek fazla, Yanaşmadı mecusi satmaya yine asla. Dediler ki: (Efendim bir mecusi kimseye, Ne lüzum var bu kadar fazla ısrar etmeye. Siz bugün valisiniz, o, mecusi bir kişi, Parasını vererek, bitirin hemen işi.) Mecusi bunu duyup, evine gitti h...
UA-36507442-2