logo

reklam
30 Eylül 2015

BU MİLLETTE ÇANAKKALE RUHU VAR OLDUKÇA ..!


facebook
Ahmet AL
alahmet53@hotmail.com

 Bu ülkenin sevdalıları tahmin ediyorum ki; sizlerde benim gibi zaman zaman YES’e düşüyor. Memleketimizde 7 Haziran’dan itibaren hain ve kalleş PKK’nın katliamlarıyla, toplu ölümler hepimizi üzdüğü gibi, endişe ve kuşkuya sevk ediyordu. Ama göğsünü siber ederek, astsubayımızı yol kesen terörist (P.K.K)’ lıların elinden alan halkımızı duyunca, endişelerimin yerini 1915 Çanakkale savaşına katılan Vefa Lisesi öğretmeni Ahmet Rıfat beyin hatıratı geldi. Nasıl mı? Çanakkale savaşının en kanlı günleri Ahmet Rıfat hocam, Vefa lisesinde sınıfa derse girer, selam verir. Ama öğrencileri selamı almaz, nedenini sorunca arkadan bir öğrenci, hocam mahallede eli ayağı tutan herkes savaşta bizim yaşımız tutmuyor, gidemiyoruz. Siz neden buradasınız, Vatan elden giderse ders neye yarar. Hoca çok duygulanır, istifa dilekçesini bırakır. Okulu terk eder; Çanakkale’ye gitmek üzere hazırlık yapar ama beraber yaşadığı yaşlı annesi vardır. Ve de annesine bakacak kimsesi yoktur. Mahallenin bakkalı Mehmet Efendiye o ayki maaşını bırakır ve annesinin ihtiyaçlarını karşılamasını rica eder. Savaştan dönüşte borcunu ödeyeceğini söyler; elini öper oradan ayrılır.

        Mayıs’ta gittiği Çanakkale’de çeşitli cephelerde savaştıktan sonra, Aralık ayında şehit olduğu haberi gelir. Annesi iradesi güçlü bir kadındır. Şehidine dua ettiği bir günde, yavrum borçlu kalmasın diye bakkal Mehmet Efendiye gider.

       Mehmet Efendi, best online casino “biliyorsun oğlum Çanakkale’de şehit oldu.” Şehit künyesi ve üzerinden çıkanlarla beraber bir ikramiye ile bana ulaştırıldı. Bizim bu veresiye defterini çıkarda helallaşalım. Oğlum gideli 7 aydır bir kuruş ödemedik. Oğlum borçlu yatmasın.

      Mehmet Efendi “Senin okuman yoktur; bir yakınını gönder biz onunla  helallaşalım” der.

        Ayşe Hanım bir başka gün komşusunun kızı Gülbahar’ı alır yanına tekrar bakkal Mehmet Efendiye gider; borcunu öğrenmek ister Mehmet Efendi defteri açar, komşu kızına okutur. Kız okudukça gözleri dolar ve kendini tutamayarak hıçkırıkla ağlamaya başlar. Meğer Ahmet Rıfkı’nın hesabı kırmızı kalemle üstü çizilmiş ve sayfaya boydan boya şöyle yazılmıştır.” Bu hesap Ahmet Rıfkı’nın helal kanıyla ödenmiştir.”

Sevgili Dostlar;

       Her karışı kan ile sulanmış bu vatana ve üstünde başkalarının kanı olmayan, saf ve temiz sadece Türk Milletinin kanıyla meydana gelen bayrağına kimin haddidir. Yanbaka, bakanları Türk Milleti defalarca, gerek Habur’da, gerek Oslo’da, gerekse Dolmabahçe’de gereği kadar uslanmaları için, millet olmanın hoşgörüsünü göstermiştir. Ama bunlar bu hoşgörüyü kötüye kullanarak Cobani’deki kantonlarının bir ayağını Cizre’de oluşturup orada başlamak üzere bir iç savaş çıkartarak toprak bütünlüğümüze göz dikmiştir. Ama bunları yaparken, Türk Milletinin birçok şeye hoşgörüsünün olduğunu ama Vatanına ve bayrağına el uzatılınca yeniden Çanakkale Ruhunun doğacağını ve “Nush ile uslanmayanı etmeli tektir. Tektir ile uslanmayanın hakkı kötektir.” Demesini bildiğini unutmuşlar ve bu memleketi sahipsiz zannetmişlerdir.

         Son Diyarbakır, Ankara ve İstanbul’daki yüzbinlerin gönüllü oluşturduğu bayrak mitingleri her ne kadar bazı partili arkadaşları rahatsız etse de gösteriyor ki; bu vatan bu millet ilelebet payidar ruhu ile kalacaktır.

Ne mutlu Türküm diyene, Ne mutlu Türkiyeliyim diyene…!

         

Ahmet AL

 

Share
460 Kez Görüntülendi.
#

SENDE YORUM YAZ

10+6 = ?

Güvenlik Kodu * Time limit is exhausted. Please reload CAPTCHA.

İLGİNİZİ ÇEKEBİLECEK DİĞER KÖŞE YAZILARI

  • TEVHÎD ve MÂRİFET

    17 Ocak 2017 KÖŞE YAZARLARI

    TEVHÎD ve MÂRİFET Tevhîd, kadîm olanı (başı ve başlangıcı olmayanı), hâdis (sonradan) olandan ayırmak ve bundan (hâdis olandan) O’na (kadîm olana) yönelmektir. Kadîm olan yalnızca Allah Teâlâ olduğu için, tevhîd yalnızca O’nu görmek ve O’nu duymaktır. O’nunla birlikte hâdis olan şeyleri ve hatta kendi varlığını da görüp hisseden bir kimse, farklı mahiyetteki iki şeyi görüp duyduğu için tevhîd’ten uzaklaşmış ve ikiliği kabul etmiş olur. Kadîm ile hâdisin mahiyetleri birbirinden farklı oldukları için, hâdisin özellik ve sıfatları olan şekillilik...
  • Türkiye Cumhuriyeti Ülkesi ve “Başkanlık Sistemi”

    17 Ocak 2017 KÖŞE YAZARLARI, MANŞET

    Başkanlık sistemi yeryüzünde modern olup demokratik siyasetin zeminini en iyi şekilde kabul edendir. Siyasi düzlemde “Başkanlık Sistemi’ne” bakıldığı zaman Türkiye Cumhuriyeti milletinin egemenliğine yaslanan demokratik bir yönetim şeklidir. Bundan dolayı başkanlık sistemi, parlamenter sistem ve yarı olan başkanlıkla beraber modern demokratik bir yönetim sistemini ortaya koymaktadır.   Başkanlık sistemi diğer sistemlerin hepsinden apayrı ve doğru olan bir yönetim sistemidir. Başkanlık sistemi, yarı başkanlık ve parlamenter sistemlerden ço...
  • Cenevre depremi

    17 Ocak 2017 KÖŞE YAZARLARI, MANŞET, SÜRMANŞET

    Bir hafta öncesinden Yunanistan Dışişleri bakanı Nikos Kocias tarafından sabote edileceğini yazdığım ve televizyonlarda da dile getirdiğim Cenevre Konferansı sonrasında, Rum lider Nikos Anastasiadis’in twitter mesajlarına göz attım, Rum tarafında neler olup bittiğini ve nelerin konuşulduğunu öğrenmek için. Bu yazımı yazana kadar Rum lider Nikos Anastasiadis’in attığı son yedi tweet aynen aşağıdaki gibi. 1 Aralık günü, Kıbrıs için yapılacak müzakerelerde karar almak yönünde sorumluluk aldım. Sonuçlar bu kararı desteklemektedir. Garantilerin...
  • İbretlik

    16 Ocak 2017 KÖŞE YAZARLARI

    İBRETLİKTİR KESİNLİKLE OKUMALISINIZ Adamın biri bir gün bahçesinde otururken Hayvan dışkısından top yapan bir böceği görmüş, böcek pisliği ayakları ile yuvarlayarak giderken içinden şöyle geçirmiş: - Ey Allahım! Her şeyi çok güzel çok hoş yaratmışsın da, şu böceği sırf pislikle uğraşsın diye mi yarattın? Aradan bir kaç ay geçmiş adam umarsız bir hastalığa yakalanmış. Derdine kimseler çare bulamamış. En sonunda bilge bir doktor ''Bak demiş bazen bahçelerde gezen bir böcek olur ayakları ile pislik yuvarlar işte o yuvarladığı pi...
UA-36507442-2