logo

reklam

Bu gün İslam coğrafyası büyük bir fitne ateşinin içindedir.


facebooktwitter
Mustafa ÇİÇEKLİ
ciceklireklam@hotmail.com

Bu gün İslam coğrafyası büyük bir fitne ateşinin içindedir.
Müslümanlar, cayır cayır yanıyorlar.
Müslümanların yürekleri kan ağlıyor.
Fitne ateşini çıkaran, basiretsiz, öngörüsüz ve İslam düşmanı kimseler, hâlâ fitne ateşini üflemektedirler.
Körükle ateşi alevlendirmektedirler.
Fitne ateşinin üzerine kan dökmektedirler.
Kan döküldükçe fitne ateşi daha da alevlenmektedir.
Yazık bu millete!
Özellikle Suriye!
Allâh aşkına bir Suriye’ye bakın!
Bundan altı yedi sene önce Suriye’ye sükûnet içindeydi.
İnsanlar, sabahları kalkıyor işlerine gidiyorlardı.
Çocuklar, okullarına gidiyorlardı.
İnsanları fakirdi. İnsanları siyasi baskı altındaydı.
Ama camcıların katırlarını ürkütmeyenlere hiçbir şey yoktu!
Gecenin saat 12’sinde Suriye’nin herhangi bir yerleşim yerinde rahatlıkla elini kolunu sallaya sallaya emniyet içinde gezebiliyordun!
Can emniyeti vardı.
Mal emniyeti vardı.
Namus emniyeti vardı.
Nesil (evlad) emniyeti vardı.
Din emniyeti vardı.
Sadece siyâsî emniyet yoktu.
Ama bazı fitneciler çıktılar.
Suriye’ye siyâsî özgürlük ve demokrasi getirmek adına; Suriye de fitne çıkarttı.
Suriyede emniyet bozuldu.
Can emniyeti kalmadı.
Her gün binlerce insan öldürüldü.
Öldürende Müslüman, ölende Müslüman!
Mal emniyeti kalmadı.
Müslümanların malları talan edildi.
Namus emniyeti kalmadı.
Müslümanların kızları cariye ve harp ganimeti oldu.
Müslümanların gelinlerine ve hanımlarına tecavüz ettiler.
Nesil emniyeti kalmadı.
Tecavüz edilen kadınlar ve kızlar, nikahsız binlerce piç doğurdular.
Çocuklar parklarda oynarken bombalandılar.
Din emniyeti kalmadı.
Aynı dinde hatta ve hatta aynı mezhepte olan insanlar, birbirlerine saldırdılar.
Arap, Türk ve Kürt diyerek kendileri gibi, inanan, kendilerinin dininde ve hatta mezhebinde olan insanları, sadece kendi siyasi fikirlerini kabul etmedikleri için, öldürüldüler.
Sürüldüler.
Vatanlarından sürgün edildiler.
Veya kaçmak mecburiyetinde kaldılar.
Bu gün milyonlarca Suriyeli dış ülkelerde yaşıyor!
Gittikleri yerlerde ya çadırlarda yaşıyorlar! Veya şehirlerde dilencilik ederek geçinmeye çalışıyorlar.
Çocukların çoğu eğitimden yoksun kaldı!
Suriye, yoklar diyarı oldu.
Ekmek yok.
Su yok.
Cereyan (Elektrik) yok.
Hastane yok.
İlaç yok.
Eğitim, yok.
Emniyet yok!
Bunun sorumlusu kim?
……………
Hayır! Hayır! Sadece Esad değil!
Bütün bu öldürmelerin, asıp kesmelerin, sürgünlerin namussuzlukların, talanların ve zinaların sorumlusu, Suriye’de bu fitne ateşini çıkaran fitnecilerdir!
Çünkü hukukta “Bir şeye sebep olan fail (onu yapan) gibi (sorumludur)” kaidesi vardır.
Ey fitneciler! Sizler bu milletten ne istediniz?
Ey fitneciler! Şunu iyi bilin ki, elbette Allâhü Teâlâ Hazretlerinin adaleti bir gün tecelli edecektir.
Kıyamet gününde zerre kadar hayır işleyen veya zerre kadar şer işleyen kişi, mükafat veya cezasını görecektir!
Ey fitneciler! Kıyamet gününde kendinizi nasıl savunacaksınız?
Allâhü Teâlâ Hazretleri, kitabı kadiminde, “Fitne öldürmekten daha şiddetlidir!” buyurmadı mı?
Peygamber Efendimiz (sallallâhü aleyhi ve sellem) hazretleri,
“Fitne uykudadır; fitneyi uyandıran (Müslümanların arasına fitne sokan kişiye) Allâhü Teâlâ Hazretleri, lanet etsin. (Onu dünyada ve âhirette rahmetinden mahrum etsin)” buyurmadı mı?
Ağzı dualı biri çıksa Müslümanların sulh-u selâmeti için dua etse ve şu fitnecilerin ıslahı eğer ıslahları mümkün değilse helaki için, beddua etse de bize de “amin” desek!
Ne kadar güzel olurdu değil mi?

Share
186 Kez Görüntülendi.
#

SENDE YORUM YAZ

1+2 = ?

Güvenlik Kodu * Time limit is exhausted. Please reload CAPTCHA.

İLGİNİZİ ÇEKEBİLECEK DİĞER KÖŞE YAZILARI

  • RAMAZAN AYI İFTAR İSRAFI

    27 Mayıs 2017 KÖŞE YAZARLARI

    RAMAZAN    AYI     İFTAR    İSRAFI Ramazan ayı bahane,  israf  şahane... Ramazan ayı  israf ayı değildir... Ramazan ayı nefsi terbiye etme ayıdır... Yardımın, paylaşmanın, bölüşmenin  zirve yaptığı; ay olması gerekir... Pahalı ve görkemli iftar  sofraları, yerine; sade ve paylaşmanın esas olduğu  iftar sofraları tercih edilmelidir. Fakirin ve  yoksulun doyurulduğu, ortak ortamlarının paylaşıldığı, yüzünün güldüğü, sofralar; asıl amacın yerine getirildiği sofralardır. Öz budur... Son günlerde, Dünya toplumunun çekmiş olduğu açlık sıkıntıs...
  • Kemiğe yazılan yazı

    27 Mayıs 2017 KÖŞE YAZARLARI

    Kemiğe yazılan yazı Sa’d bin Ebi Vakkas, Kûfe vilayetine, Vali olup, ev yapmak arzu etti kendine. Arsa bulup, istedi onu satın almayı, Lakin bir mecusiye aitti yarı payı. Çağırıp buyurdu ki: (Bu hisseni bana sat!) Cevaben; (Satmam) dedi mecusi ona fakat. Para verdi ise de değerinden pek fazla, Yanaşmadı mecusi satmaya yine asla. Dediler ki: (Efendim bir mecusi kimseye, Ne lüzum var bu kadar fazla ısrar etmeye. Siz bugün valisiniz, o, mecusi bir kişi, Parasını vererek, bitirin hemen işi.) Mecusi...
  • Ağlayıp âh ederdi

    25 Mayıs 2017 KÖŞE YAZARLARI

    Ağlayıp âh ederdi Hazret-i Ebu Bekir dünyadan göçtüğünde, Cümle eshab ağlayıp, yaş döktüler o günde. Hep ağlama sesleri, kapladı ortalığı. Zira Resulullahın, O idi dert ortağı. O günlerde eshabtan, birkaç kişi geldiler. Muhterem zevcesini taziye eylediler. Ve ona dediler ki: (Hazret-i Ebu Bekri, Biz iyi tanıyoruz çoktu faziletleri. Lakin bunlardan ayrı, bizim bilmediğimiz, Varsa bazı halleri, bize söyler misiniz? Gündüz yaptığı işler, malumdur biz eshaba. Ve lakin geceleri ne yapardı acaba?) Onların bu şekilde sualine c...
  • Kürtler bağımsızlık ve tanınma istiyor, ya Biz?

    25 Mayıs 2017 KÖŞE YAZARLARI, MANŞET

    Bu referandumun yapılabilmesi için öncelikle bağımsız bir “Seçim Kurulu'nun oluşturulması olmazsa olmaz bir uluslararası kural. Bu yapılmazsa oylama “Diktatörlük” veya da “Dernek Seçimi” olarak addediliyor. Kürdistan Bölgesel Yönetimi (IKBY) Başkanı Mesut Barzani geçmiş aylarda yaptığı açıklamada “Kürt halkı için referandum yolu ile gelecekleri hakkında vermenin zamanı gelmiştir ve ortam da uygundur” diyerek, Kürtlerin gelecekleri konusunda karar verme zamanının geldiğini uluslararası kamuoyuna işittirmişti. DEAŞ´ın karşı çıkmasına ve IKBY b...
UA-36507442-2