logo

reklam

Bu din, vermek dinidir


facebooktwitter
Mustafa ÇİÇEKLİ
ciceklireklam@hotmail.com
Bu din, vermek dinidir

İran Evliyasından Muhyiddin-i Dusti hazretlerine “rahmetullahi aleyh”, bir gün bazı dostları gelip;
– Dünyada en güzel şey nedir? diye sordular.

Cevabında;
– Dünyada en güzel şey, dünyaya düşkün olmamaktır, buyurdu.

Anlayamadılar.
O zaman sordu onlara:

– Sizce dünyada en kıymetli maden nedir?
– Altındır efendim.

– Peki altından kıymetli olan nedir?
– Bilmiyoruz hocam, nedir?

– O altını, ihtiyaç sahibi başka Müslümana vermektir. Bu din, vermek dinidir. Veren aziz olur, alansa zelil.

O Serverin yaşantısı

Bir gün de;
– Resulullah efendimiz aleyhisselamın yaşantısı nasıldı? diye sordular bu zata.

Buyurdu ki:
– Efendimiz aleyhisselam, sıkıntıyla yaşamayı severdi. Öyle bir hayat yaşıyordu ki, yemek ve içmek hatırına bile gelmezdi.

Merak ettiler.
– Nasıl mesela efendim?

– Mesela; “Yemek getirin yiyelim!” veya “Falanca yemeği pişiriniz!” demezdi.
Hangi yemek getirirlerse yerdi.
Her ne meyve verseler kabul ederdi.

Sordular:
– Az mı yerdi, çok mu efendim?

– Bazen aylarca az yer, açlığı severdi. Bazen de çok yerdi. Yemek sonunda su içmez, başkalarıyla yemek yerken, herkesten sonra el çekerdi.

Kolay ölmek için

Bir gün de bazı sevdiklerine;
– Ölürken ruhunuzun kolay çıkmasını ister misiniz? diye sordu.

Cevaben;
– Elbette isteriz efendim, dediler.

– Öyleyse verici olun, buyurdu. Müslüman, almayı değil, vermeyi düşünür. Onu kârlı bilir. Alınca değil, verince sevinir.

Ve ekledi:
– Yaşarken vermeye alışan, ölürken ruhunu da kolay verir. Öyle ki, tereyağından kıl çeker gibi çıkar da haberi bile olmaz.

– Ya vermeye alışmamışsa efendim?

– Onların işi zordur. Vermeye alışmadıkları için ruhlarını da zor verirler.
Öyle ki, yaş keçeden diken söker gibi zor çıkar ruhları.

Share
75 Kez Görüntülendi.
#

SENDE YORUM YAZ

10+1 = ?

Güvenlik Kodu * Time limit is exhausted. Please reload CAPTCHA.

İLGİNİZİ ÇEKEBİLECEK DİĞER KÖŞE YAZILARI

  • TEKRAR DÖNME ŞANSIN YOK!

    26 Haziran 2017 KÖŞE YAZARLARI

    Sen… Ya karşılaştığın olaylar içinde, RASÛL’ün haber verdiği şekilde, kendi hakikatına yakışan bir biçimde, ilmin gereği olan davranışlar ortaya koyarak, hakikatına bir adım daha yaklaşacak; yakîninin meyvelerini derleyeceksin… Ya da… İlmi ve aklını bir yana koyup; şartlanmaların, ilkel değer yargıların, duyguların istikâmetinde davranışlar ortaya koyacak; sahiplik düşüncesi ve duygusuyla yaşamına yön verip, sonuçta pişmanlıkları oynayacaksın!. Boşa geçen, değerlendiremediğin zamanı, yapman gerekirken yapamadıklarını sonradan asla telâfi edem...
  • HZ.EBUBEKİR’İN VASİYETİ

    25 Haziran 2017 KÖŞE YAZARLARI

    Hazret-i Ebu Bekrin vasiyeti Hazret-i Büreyde’den, edilir ki rivayet: O Server, bir gazadan, zaferle etti avdet.Vakta ki Medine’ye, sağ salim döndüğünde, Bir siyahi cariye, gelip durdu önünde. Dedi: (Ya Resulallah, adamış idim ki ben, Eğer sen, bu gazadan döner isen salimen, Avdet eylediğinde, huzuruna geleyim. Eğer izin verirsen, tef çalıp söyliyeyim.) O Server, cariyenin bu arzusunu duydu, (Eğer adadıysan çal, yoksa çalma!) buyurdu. (Adamıştım) diyerek cariye o Servere, Başladı huzurunda, tef çalıp...
  • Rahmetin Yağdığı Ay’ın Bayramı “Ramazan Bayramı”

    24 Haziran 2017 KÖŞE YAZARLARI, MANŞET

    Rahmetin yağdığı ay’ın bayramı olan Ramazan Bayramına erişmek bütün Müslüman alemi güzel duygu ve hislerin ortaya çıktığı anın resmidir.   Birlik beraberlik içerisinde toplumun bütün kesimlerinin en güzel noktada kaynaştığı, huzur ve mutlulukla dolu olan bir Ramazan’ı Şerif ayının ardından onun o eşsiz güzelliğe sahip bayramına ulaşmak yüce Allah’ın biz müminlere büyük bir ikramı ve ihsanıdır.   Bayram; güzel duyguların, sevinçlerin, güzelliklerin ortaya çıktığı günün adıdır. Yüce duyguların yüceliğe ulaştığı, duyguların coştuğu, s...
  • “İslam Dünyasında oluk oluk kan akarken biz bayram mı yapacağız?!!”

    24 Haziran 2017 KÖŞE YAZARLARI, MANŞET, SÜRMANŞET

    Manevi atmosferi yüksek bir Ramazan-ı Şerif'i daha geride bırakıyoruz.Günahlardan arınmış,bağışlanan kullardan olma ümidiyle bayram  hazırlıklarına başladık. Bayramlar; neşe demek,sevinç demek.Peki biz inananlar olarak bu bayramı neşe ve sevinçle karşılayabiliyor  muyuz? Ya da diğer bir ifadeyle sevinçle karşılamalı mıyız? İslam beldelerinin neredeyse tamamında kan ve gözyaşı hüküm sürerken nasıl bayram yapabiliriz? İslam tarihinde daha önce belki de hiç olmadığı kadar büyük acılar yaşanmaktadır! İslam Alemi bu kadar acz içine belki hiç düşm...
UA-36507442-2