logo

reklam
22 Temmuz 2016

BU BİR DARBE DEĞİLDİR. !


facebook
Ahmet AL
alahmet53@hotmail.com

Asım’ın nesli… diyorum ya…nesilmiş, gerçek 

İşte çiğnetmedi, namusunu, çiğnetmeyecek.

  Şüheda gövdesi, bir baksana, dağlar, taşlar. . .

  O, rükü olmasa, dünyada eğilmez başlar.

      

       Vurulmuş tertemiz alnından uzanmış yatıyor.

       Bir hilal uğruna, yâ Rab, ne güneşler batıyor!.

       Ey, bu topraklar için toprağa düşmüş asker!.

       Gökten ecdad, inerek öpse  o pak alnı  değer. . .

       

       Ne büyüksün ki;  kanın kurtarıyor, tehdidi. . .

       Bedr’in aslanları ancak bu kadar şanlı idi.

      Sana dar  gelmeyecek Makberi kimler kazsın?

      Gömelim gel, seni tarihe  desem, sığmazsın.

    

     Ey Şehid oğlu şehid, isteme benden makber,

      Sana âgüşunu açmış duruyor,  Peygamber.

                                                                                                          Mehmet Akif  Ersoy

       

          Efendim, 15 Temmuz gibi darbeleri, yaşı 19 ile 65 arasındaki her vatandaşın en az bir ve bir kaç tane  darbe hikayesi vardır. Ya içinde bulunmuş; acı ve göz  yaşı anıları vardır veya dolaylı  maddi ve manevi üzüntüleri olmuştur.

         Hiç bir darbe girişimi, ne 1960, ne 1971, nede 1980  darbeleri  bunun kadar şerefsiz, bunun kadar onursuz ve bunun kadar namussuz  olmamıştır.

         Belki diyeceksiniz, darbenin namusu  olur mu, her  işin bir namusu vardır. Orospunun bile namusu  vardır. Ama bunların yok olsaydı; darbe yaptıktan sonra idare edecekleri  ve ihtiyaç duyacakları T.S.K ‘nın en seçkin birliklerini barındıran ve  yetiştiren özel  kuvvetler komutanlığını bombalayarak yok etmezlerdi.

        Bunların namusları olsaydı; pis postallarıyla, milletin ikbali’ ne, istikbali’ ne, istiklal’ ine, milletin dinini, devletini korumak için alınan F-16’ larla  bomba  yağdırmazlardı.

       Bunlar Türk Milletinin göz bebeği, Peygamber ocağına sızmış; vatan hainleridir. Amerika’nın desteği Persilvanya’nın talimatı ile milleti ve askeri polisle çatıştırıp bir iç savaş çıkartarak ülkeyi işgal edip dış güçlere peşkeş çektirtmektir. Bundan dolayı, bu bir darbe değildir. Darbelerde ülkenin liderlerine, kurum ve kuruluşlarına el konulur. Devlet zevala uğratılmaz; rejim  üzerinde hile ve zorbalıklar  yapılır.

      İşgalde  istiklal savaşında olduğu gibi, devlet işgal edilir  ve paylaşılır, 15 Temmuz ‘da da devletin  kurumları işgal edilmiş. Halk katledilmiş, tankın paletlerine kan  bulaşmıştır. İşgallerde ancak halkın şeref ve haysiyeti gözetilmez ve kurum  ve kuruluşları yok edilerek başkalarına teslim  edilir.

      Dostlar gün geçtikçe olayın vahameti ve derinliği ortaya çıkıyor. Görülen o ki; bu sadece bir FETÖ  örgütünün işi  değildir. Bu  işin içinde son bir ayda kimler darbeden bahsediyorlarsa,  FETÖ nerede barınıyorsa, oralara  kulak  vermek gerektiğine inanıyorum.

       Bu  işgal tipi, Amerika tipi işgallerine benziyor. Bunların örneklerini Mısır’da gördük. Ama en çarpıcısını da Şili’de gördük. Darbelerinde işgallerinde patenti vardır.

        Bunları nerden biliyoruz; Şili’de  1973 ‘de Faşist General Pinochet  darbe  yaptıktan sonra darbeyi 1973  Amerika’sının başkanı Nixon ile danışman  arasında geçen telefon konuşmasından Nixon; “Darbenin başarılı olması için gerekli koşulları hazırladık diyor ve keyfini sürüyordu”

        Bende merak ediyorum;  belki siz de merak ediyorsunuz.!.. 15 Temmuz sabahı ABD Başkanı Obama ile Dış İşleri Başkanı Kerry arasında nasıl bir konuşma geçti. Tarih  bunu da yazacak. . . . .          

         Bütün  dünya gördü ki; ister Batıdan, ister  Doğudan, ister zalimden, ister hainden, ne  hilelerle gelirse  gelsinler, Asım’ın  nesli sokaklarda bedenini  çiğnetsede,namusunu çiğnetmeyeceğini, Allah’ın nurunun tamamlanma süresinde Peygamber’e komşu  olma şerefiyle canını ve malını vermeye hazır.

       Ne  mutlu  ki;  Allah Bedr’in  aslanlarına  ölümü bile aziz kılmıştır. .

 

Ahmet AL

 

Share
1079 Kez Görüntülendi.
#

SENDE YORUM YAZ

4+4 = ?

Güvenlik Kodu * Time limit is exhausted. Please reload CAPTCHA.

İLGİNİZİ ÇEKEBİLECEK DİĞER KÖŞE YAZILARI

  • İTOGED Kurucu Başkanı Çiğdem Sönmez Bursa Büyük Şehir Belediyesini Ziyaret etti

    24 Ocak 2017 HABER ÖZEL, KÖŞE YAZARLARI, KÜLTÜR&SANAT, SÜRMANŞET

    Bursa Büyükşehir Belediyesi tarafından açılan Gençlik ve Aile Destek Merkezi (GADEM) alkol ve madde bağımlılığı ile mücadelede yaptığı çalışmalarla bağımlılık alanında uğraş veren Uluslararası vakıfların dikkatini çekmeye başladı. İstanbul Toplumsal Gelişim Derneği Başkanı Çiğdem Sönmez ve ekibi tarafından ziyaret edildi. Ziyarette hazır bulunan GADEM ve merkez çalışanları, yürüttükleri çalışmalar hakkında ziyaretçilere bilgi verdi. İstanbul’da Beylikdüzü ve Avcılar Belediyesi tarafından açılan merkezlere danışmanlık hizmeti sağladıklarını ...
  • Sənin oyuncaqların varmı?

    23 Ocak 2017 KÖŞE YAZARLARI

    Heç bilirsənmi nədir həyat? Bu barədə nə vaxtsa düşünmüsənmi? Yəqin  edirəm, düşünmüsən. HƏYAT – olumdan ölümə qədər uzanmış yolun sinəsidir. O, əzablar şəbəkəsindən ibarət olan CƏHƏNNƏMDİR. Bioloji varlıq olan insanın onun qoynunda özünü gizlədə bilməsidir. Bilirsənmi, necə də çətindir ayaq üstə qala bilmək, həyatda yaşaya bilmək?! Çoooox çətindir, çooooooox. Uşaqlığınız, həmin dövrlər yadınıza gəlirmi? Həmin illəriniz yadınıza düşürmü? Qayğısız keçən illəriniz... Bəli, qayğısız. ... O da uşaq olub, kiçicik, bapbalaca uşaq. Sevgini...
  • HALKTAN KORKAN HALK (!) PARTİSİ

    23 Ocak 2017 KÖŞE YAZARLARI

    Türkiye’nin ufkunu açacak Anayasa değişikliği ile ilgili görüşmeler sırasında CHP’nin nasıl agresif pozisyon aldığını cümle alem televizyonlardan canlı canlı ve maalesef ibretle izledi.    Meclis kürsüsünü kırmalar, yaralamalar, ısırmalar, kelepçemeler derken TBMM adeta Tayland meclisine çevrildi. CHP, Anayasa değişikliğine “Rejim değişiyor” gerekçesiyle karşı çıkıyor. Yeni Anayasa paketinde topu topu 18 madde var, oysa bu maddelerin hiçbirinde rejimin yani Cumhuriyet’in değiştirilmesiyle ilgili hiçbir ifade yok… İşin aslı rejim değil me...
  • ALLAH’ın RIZASI

    23 Ocak 2017 KÖŞE YAZARLARI

    ALLAH RIZASI İÇİN YAPILAN İŞ Mekke-i Mükerreme'de paramı kaybetmiştim. Para bekliyordum, lâkin henüz gelmemişti. Mâlum, haccın bir rüknü olarak belli bir vakitte saçını sakalını kısaltman icap eder. Bir berbere girdim. Bir müşterisini tıraş ediyordu. Utana-sıkıla *"afedersiniz; param yok, Allah rızası için saçımı-sakalımı düzeltebilir misin"* diye sordum. Berber beni bir an süzdü, sonra tıraş ettiği adamın yanındaki boş koltuğu gösterip, "buyurun, oraya oturun" dedi. Tıraş ettiği adama "müsaadenizle sizi bekleteceğim biraz;...
UA-36507442-2