Küresel Güçler, Türkiye’ye “Dolar ve Faiz” üzerinden savaş açtı!

Küresel Güçler, Türkiye’ye “Dolar ve Faiz” üzerinden savaş açtı!

Gezi Kalkışması ile başlayan ve zaman zaman artan, zaman zaman da azalarak etkisini sürdüren ve 24 Hazira
Ana Sayfa Gündem, MANŞET, Yazarlar 15.05.2018 742 Görüntüleme

Bize, Kahrolsun ABD ve Siyonizm’den fazlası lazım!

14 asırdır İslam’ın Haremi, Müslümanların onuru ve namusu olan ve içinde Mescid-i Aksa’yı içinde barındıran kutsal topraklar; onur ve haysiyetlerini küresel güçlere satmış İslam ülkelerinin ‘sözüm ona’ liderlerinin ihanetleri nedeniyle 70 yıldır ‘Siyonist’ işgalci İsrail’in tahakkümü altında. Filistin toprakları, o dönemdeki emperyal güçlerin bekçisi olan İngiltere’nin desteği ve satılmış rejimlerin basiretsizliklerinden cesaret alınarak adım adım işgal edilmiştir.

1948’de Terör devleti İsrail’in kurulmasıyla başlayan ve 70 yıldır devam eden İsrail katliamları soykırıma dönüştü. Tüm bu süreçte katliamlar aralıksız sürdü. On binlerce Müslüman Filistinli hayatını kaybetti. Zulüm ve gözyaşı hiç dinmedi.

70 yıllık işgal süresince bunca saldırıya gerekli tepki ve dik duruş göstermeyen ‘İslam dünyası’, ABD Başkanı Trump’ın Kudüs’ü “İsrail’in başkenti” olarak tanıma kararının ardından Tel Aviv’deki ABD Büyükelçiliğini bugün Kudüs’e taşımasını protesto eden 60 Filistinlinin katledilmesi ve 3000’nin üzerinde Filistinlinin yaralanması ile başlayan sürecin asıl müsebbipleridirler. Zira Siyonist terör devleti ve suç ortağı ABD ile onların patronları olan “Küresel Aktörler”, İslam dünyasının bu pısırıklığından cesaret almaktadırlar.

Birçok yazımda şu gerçeğin altını çizmeye gayret ediyorum. İslam Dünyası ve Türkiye üzerinde sayısız operasyonları gerçekleştiren görünürdeki müsebbip ABD gibi görünse de; ABD’yi de yönlendiren perde arkasındaki asıl güç “CFR’dir”. CFR, Dünya’ya hâkim olan dünya düzenine yön veren bir Siyonist kuruluşudur. Kamuoyunda sıkça duyduğumuz “Küresel Aktörler” olarak ifade edilen gücün ta kendisidir. David Rockefeller ve Rothshild ailelerinin yönettiği bu kuruluş emir eri ABD’nin eliyle dünyaya ayar veriyor, operasyonlar çekiyor, yakıyor, yıkıyor!

Emperyalizm’in son yüzyıldaki bekçisi ve küresel aktörlerin devlete bürünmüş yapısı olan ABD’nin Başkanı Donald Trump’ın, Kudüs-ü Şerif’i resmen İsrail’in başkenti olarak tanıma kararı alması ya da daha doğru bir ifadeyle, ona bu kararı aldırmaları ve bugün itibariyle ABD Büyükelçiliğinin düzenlenen bir törenle Kudüs’e taşınmış olması ve ardından yaşanan üzücü olaylar bu açıdan şaşırtıcı olmamıştır!

Peki bu son katliam İslam Dünyasının aklını başına getirdi mi?

Maalesef yine hayır! 70 yıldır gördüğümüz manzaranın tıpa tıp aynısı yaşanmaktadır. Türkiye dışından yine ciddi bir ses veren olmadı bugüne kadar. Türkiye, yüksek tonda ABD ve İsrail’e sert eleştirilerde bulunuyor. İsrail’in Ankara Büyükelçisi ülkeden kovulması, üç günlük yas ilan edilmesi ve İslam İşbirliği Teşkilatı’nın toplantıya çağrılması hepsi bu kadar. Diğer tepkiler ise dostlar alışverişte görsün kabilinden! Güney Afrika Cumhuriyeti’nin hakkını yememeliyiz. Zira bu ülke, İsrail vahşetine önemli tepki veren nadir ülkelerden biri oldu. Tepkilerini, Tel Aviv Büyükelçilerini geri çağırarak gösterdi.

Siyonizm ve Haçlı ortaklık, İsrail’in güvenliğini sağlamak ve nihai hedeflerinden biri olan Tevrat’ta bahsi geçen “Arz-ı Mevud” yani “Vaad Edilmiş Topraklar” olarak ifade edilen, Fırat’tan Nil’e kadar olan bölgede bir “Büyük İsrail Devleti’ne” kavuşma hayaline ulaşması için mücadelesini sürdürmektedir.

ABD Başkanı Donald Trump’ın, Kudüs-ü Şerif’i İsrail’in başkenti olarak tanıma kararı ve Tel Aviv Büyükelçiliği’ni buraya taşıması nihai hedefe ulaşmada atılmış bir küçük adımdan ibarettir. Müslümanlar uyumaya devam etmesi halinde bunun arkası gelecektir. Bugün,“Bana dokunmayan yılan bin yaşasın” anlayışında olan Müslüman ülkelerin büyük bir tokat yiyecekleri gün de çok yakındır. O, “bana dokunmasın da ne yaparsa yapsın” dediğiniz yılan sizi de sokacaktır.

Su uyur, düşman uyumazmış. Küresel güçler uyumuyor. Siyonizm’in nihai hedefi olan Arz-ı Mevud’a ulaşma adına plân üstüne plân, operasyon üzerine operasyon yapıyor. Filistin topraklarının işgali ve devamında 70 yıldır sürdürülen katliamlar ile başta Türkiye’de olmak üzere Ortadoğu’da yaşanan birçok gelişmeyi bu bağlamda değerlendirmek gerekir.

Siyonizm’in, Arz-ı Mevud hayaline ulaşması için Türkiye’nin zayıf düşürülmesi gerekir. Zira güçlü bir Türkiye, bu amaca ulaşmada onlara engel olacaktır. Onlar bunun farkındalar. Bunun için bize saldırıyorlar. Bu saldırılar artarak sürecektir. DAEŞ’i üzerimize saldılar olmadı. FETÖ’yü saldılar olmadı. PKK’yı saldılar olmadı. PYD-YPG’yi üzerimize saldırdılar olmadı. Arz-ı Mevud hedefine engel olabilecek tüm ülkeler karıştırılarak bir birlerine kırdırılıyor. ABD ve İsrail’in çıkarlarıyla ayrışan herkes tasfiye edilmek isteniyor. Erdoğan özelinde yapılanları bu bağlamda değerlendirmek gerek.

Siyonizm’in önünde en büyük engel ve gücün Türkiye olduğunu görmek için önceki gün yaşanan katliama yönelik gösterdiğimiz tepki ve aldığımız tedbirlere bakmak yeterlidir.

İsrail’i ve 70 yıldır uyguladığı soykırımı kim durduracak?

Geçmişte Kızılderilileri katleden ve bugün yaşanan katliamı hazırlayan Amerikalılar mı? Avustralyalı yerlileri katleden İngilizler mi? Cezayir’de bir milyon Müslüman’ı katleden Fransa mı? Yoksa Hitler’in Almanya’sı mı?

Hitler’in Almanya’sının uyguladığı soykırım gibi nice ‘Soykırımlara’ imza atan ve Milyonlarca insanı katleden Karadzic, Ratko Mladic, Adolf Hitle, Josef Stalin, Reinhard Heydrich, Mao Zedong, Nicolae Ceausescu , Musolini, Miloseviç, Ferdinand Marcos, Şaron, Şimon, Peres,Binyamin Netanyahu, gibi soykırımcı liderler yetiştiren ve onları baş tacı eden Batılı devletlerin; İsrail’in neden olduğu ‘soykırıma’ ve zulme dur demesini beklemek beyhudedir!

70 yıldır Filistin topraklarının neredeyse tamamını işgal eden ve bölgede devlet terörü estiren İsrail’e göz yuman, izin veren ‘İslam ülkelerinden’; terör devleti İsrail’e engel olmasını, katliamları durdurmasını beklemek de gerçekçi değil. Benim şahsen bu ümmetten bir umudum ve beklentim kalmadı. 15 Temmuz ruhunun tüm İslam ülkelerine yayılması ile oluşacak yeni nesilden, bugünün ümmetinin çiğnettiği namusunu kurtarmasını ummaktan başka bir çare görünmüyor!

Siyonizm’in ağababaları ile onların yeryüzündeki hizmetkârları olan emperyalistler ve onların yerli uşaklarının başlattıkları topyekun saldırıların üstesinden gelmek için birliğimizi güçlendirmeliyiz. Ülkemizi süratle kalkındırmaya, güçlendirmeye devam etmeliyiz.

Dünya mazlumlarının yegane umuduyuz. Bu umudu söndürmemek için koşacağız, dik duracağız. Onurumuz ve özgürlüğümüz için canla-başla çalışacağız. Düşmana korku, dosta umut olmaya devam edeceğiz. Büyük Türkiye’yi kurmak için yola çıkan liderimiz Recep Tayyip Erdoğan’ın arkasında duracağız.

“Kahrolsun ABD ve Siyonizm” sloganları ile bir yere varılamayacağını görmeliyiz artık. Unutmayalım ki bu vahşilerle ancak kana kan, dişe diş mücadele edersek başarabiliriz! Bu alçaklar ancak güçten anlar. Biz de güçlü olursak bunun üstesinden gelebiliriz. Böylece hem Müslüman kanının dökülmesine engel olabilecek, hem de Türkiye’yi sıkıntıya sokacak planların önüne geçebileceğiz.

MEHMET ZENGİN

16.05.2018

Yorumlar

Yorumlar (Yorum Yapılmamış)

Yazı hakkında görüşlerinizi belirtmek istermisiniz?

Dikkat! Suç teşkil edecek, yasadışı, tehditkar, rahatsız edici, hakaret ve küfür içeren, aşağılayıcı, küçük düşürücü, kaba, pornografik, ahlaka aykırı, kişilik haklarına zarar verici ya da benzeri niteliklerde içeriklerden doğan her türlü mali, hukuki, cezai, idari sorumluluk içeriği gönderen Üye/Üyeler’e aittir.

Haber Sitesi | Uzman Tescil