logo

reklam

BİZ, OLMALIYIZ… BİZ…


Orhan ARSLAN
orhanarslanmatoglu@hotmail.com

BİZ, OLMALIYIZ…  BİZ…

Son günlerde,  hemen yakınımızda olan, olaylar göstermektedir ki; güçlü olmak zorundayız… Bugün  Batının, yaptığı tüm eylemleri  gücümüzün yettiği  kadar protesto ediyoruz, Lanetliyoruz. Kısacası insan olarak üzerimize düşeni yapıyoruz. Ancak, caydırıcı olmuyor. Neden?  Onlar açısından;  karşımızdaki gücü korkutacak kadar, demek ki; güçlü değiliz. Bizi güçlü görmüyorlar…  Gösterelim o halde…

Aynı şeyler kuzey Irakta olan olaylar için de, geçerlidir. Bizim önümüzü kesmek için; her türlü oyunu oynamaktadırlar. Türkiye’nin kararlılığı karşısında, geri adım atmaya başladılar. Yine de; yeni, yeni oyunlar peşindeler. Oradaki terör yandaşlarına, her türlü yardımı yapmaya devam ediyorlar.

Hadi, O zaman, İşte cevap; her alanda güçlü olmak zorundayız… Nasıl güçlü olacağız? Doğal olarak, Devleti besleyen damarları daha güçlü hale getirerek, bunu elde edebiliriz. O zaman karşımızdakiler, yanıldıklarını anlayacaklar. Bu Aziz Milletin gücünü fark edeceklerdir.

Yaşanan son olayların neticesinde; AB topluluğu, gerçek yüzünü ortaya koymuştur. Ülkemiz için; güzel düşünceler beslemiyorlar. İyi niyetli değiller.

Buna karşılık; SAYIN  CUMHURBAŞKANIMIZ, yaptığı değerlendirmelerle, Batının gerçek yüzünü ortaya çıkarmaktadır. Halkımıza, bu konuda doyurucu bilgiler sunmaktadır. Yaptıklarına karşılık; resti çekmiştir. İki yüzlülüklerini, bizzat yüzlerine söylemiştir. Tek amaçları vardır. Ülkemizin güçlenmesini istememektedirler. Ülkemizde barış, huzur, sükunet olmasın diye; ellerinden gelen çabayı gösteriyorlar. Terör örgütlerine destek veriyorlar. Terör elemanlarını; koruyup, kolluyorlar. Açıkça  silah  yardımı yapıyorlar.

Bütün bunlar, gözümüzün önünde olmaktadır. Bu olanları ancak; daha güçlü bir Devlet olunca; engelleyebiliriz. Bu da; bizim elimizdedir. Çok çalışmak, yetişmekte olan nesillerimizi; tüm değer yargıları ile; donatmış bir şekilde yetiştirmek, zorundayız. Hain ve içimizdeki kötü düşüncelere sahip insanların, sayısını azaltmak zorundayız. Böyle insanlar yetişmesin diye; mücadele etmek, şarttır. Bizim güçlenmemizi istemeyen dış güçler; içimizdeki bu yandaşlarından, güç almaktadırlar.

Bütün çabamız, yaşadığımız tecrübelerden ibret almak, aynı acı tecrübeleri bir daha yaşamamaktır. Yakın coğrafyamızda olan vahşetleri de unutmamaktır. Dış güçlerin çevremizi nasıl ateş çemberine dönüştürdüğünü ise; her zaman aklımızda tutmalıyız. Böyle şeylerden çok çalışarak, güçlü olarak, Vatanımızı, canımız kadar severek ve onu koruyarak kurtulabiliriz. Kuru kuru sevmekle değil, gerekirse önce malımızdan, çıkarımızdan  fedakarlık ederek, başlamalıyız. Malını vermeyen canını biraz zor verir. Devlete olan zorunlu ödemelerimizi yaparak bunu başarabiliriz. Devlet her alanda güçlü olmaz ise; hiç bir alanda hizmet üretemez… Güçsüz Devlet imajı da; en çok düşmanlarımızı, bu coğrafyada gözü olan insanları sevindirir.

İdam konusu da; aynen öyledir. Bizim dışımızdakiler, ne diyor? Diye değil; Kasten öldürülen insanın hakkını korumak için; Vatana ihanetin bir bedeli olması için; uygulamaya sokulmalıdır. Sayın CUMHURBAŞKANIMIZIN tabiri ile; Hans, George, ne düşünüyor? Diye, düşünmemek gerekir. Milletimizin ne düşündüğü, önemlidir.

Çevremizde  yaşanan vahşet görüntüleri,  mülteci sorunları, aynı zamanda bizlerin, bu konuda uyanık olması için, yeterli sebeptir. Bu olaylar bizim Ülkemizin bu coğrafyada, bu bölgede ne kadar daha güçlü olmamız gerektiği  gerçeğini  vurgulamaktadır. Adeta haykırmaktadır. Asıl tepkimizi, Bu sahada en güçlü olmak adına; çalışarak, bütünleşerek, birbirimize yeteri kadar sahip çıkarak ortaya koymalıyız. Devletimiz yeteri kadar güçlü olduğu zaman; unutmayın, ilk fark edecek olanlar ezeli düşmanlarımızdır. Onlar bizim yeteri kadar güçlü olduğumuzu anladıkları andan itibaren; tüm tavır ve davranışları değişecektir. Tarih bunun örnekleri ile doludur.

Öncelikle, bizim, bizden başka dostumuz yoktur. Bu böyle biline…

Riyakar AB yöneticilerini,  Mültecilerin önünün açılması, konusu; nasıl  tedirgin etmiştir. Mültecilerin girişini engellemek için; her türlü zorluğu çıkarmaktadırlar. Ancak, Üç milyon insan yola çıkacak, olursa; nasıl durduracaklar?  Bu ihtimali düşünerek; O nedenle; karıştırıcılığa, bozgunculuğa,  kışkırtmacılığa, devam etmektedirler.

O halde Ülkemizin daha güçlü, düşmanlarımız tarafından da caydırıcılığı olan, bir Ülke olması için; her alanda Ülkemize sahip çıkmalıyız. Devletimizi güçlendirmeliyiz. Kişisel yararları değil, Ülke yararlarını en önde tutmalıyız. Unutmayalım; başka TÜRKİYE yoktur. Bizim gidecek yerimiz de; yoktur.  Ben, SEN, O, OLMA ZAMANI DEĞİL, BİZ OLMALIYIZ…  BİZ…  Hadi, ne bekliyoruz…

Share
455 Kez Görüntülendi.
#

SENDE YORUM YAZ

5+7 = ?

Güvenlik Kodu * Time limit is exhausted. Please reload CAPTCHA.

İLGİNİZİ ÇEKEBİLECEK DİĞER KÖŞE YAZILARI

  • Ebu Cehil’i tanır mısınız?

    24 Nisan 2017 KÖŞE YAZARLARI

    Ebu Cehil’i tanır mısınız? Muhacir sahabilerden Abdurrahman bin Avf hazretleri “radıyallahü anh”, yaşlı haline rağmen Bedir cengine katılmıştı. İki taraf yerlerini almış, birazdan tarihin en mühim ve anlamlı cengi başlayacaktı. O ara, Medineli iki delikanlı yanaştı bu gün görmüş ihtiyarın yanına. - Amca, bakar mısınız! - Buyurun evlatlar. - Siz, Ebu Cehili tanırsınız herhalde? - Tabii, tanıyorum. Gençler heyecan yüklüydüler. - Onu bize gösterir misiniz? - Olur, ama niçin? - Onunla bir hesabımız var da bugün. - Onunla hepimiz...
  • Allah Hükmünde Ortak Kılmaz! I

    24 Nisan 2017 KÖŞE YAZARLARI

      Allah… Kendi hükmünde hiç kimseyi ortak kılmaz." (Kehf Suresi, 26)   Gerçek Kur’an ahlakı, Kur’an'a tam olarak uyulduğunda yaşanabilir. Allah'ın indirdikleri dışında açıklamalar getirmeye çalışmak, yorumlarda bulunmak insana her zaman kayıp getirir. Yüce Allah, "... Aralarında Allah’ın indirdiğiyle hükmet ve sana gelen haktan sapıp onların heva (istek ve tutku)larına uyma..." (Maide Suresi, 48) ayetiyle müminlerin ölçüsünün ve yol göstericisinin, Allah'ın indirdiği hükümler olduğunu bildirir. Bundan başka yollar insanı doğrulara...
  • Bu din, vermek dinidir

    23 Nisan 2017 KÖŞE YAZARLARI

    Bu din, vermek dinidir İran Evliyasından Muhyiddin-i Dusti hazretlerine “rahmetullahi aleyh”, bir gün bazı dostları gelip; - Dünyada en güzel şey nedir? diye sordular. Cevabında; - Dünyada en güzel şey, dünyaya düşkün olmamaktır, buyurdu. Anlayamadılar. O zaman sordu onlara: - Sizce dünyada en kıymetli maden nedir? - Altındır efendim. - Peki altından kıymetli olan nedir? - Bilmiyoruz hocam, nedir? - O altını, ihtiyaç sahibi başka Müslümana vermektir. Bu din, vermek dinidir. Veren aziz olur, alansa ...
  • Sevgilinin Sevgiliye Kavuştuğu Gece: Miraç Gecesi

    23 Nisan 2017 KÖŞE YAZARLARI, MANŞET

    Sevgilinin sevgiliye kavuştuğu en güzel, en kutlu ve de en mübarek olan gecelerden bir gece olan Miraç kandili ve gecesi tüm Müslüman alemine hayırlı olsun.   Peygamber Efendimiz Hz. Muhammed Mustafa’nın (s.a.v) göğe yükselerek Yüceler yücesi olan Yüce Mevla’nın huzuruna en güzel şekilde kabul edildiği mübarek gecedir.  İlahilerin birçok sırrını, hikmetini ve de bereketini kendi bünyesinde bulunduran bu gecede İsra Suresinin ilk ayeti kerimesinde şöyle ifade edilmektedir: “Bir gece, kendisine ayetlerimizden bir kısmını gösterelim diye (M...
UA-36507442-2