logo

reklam

BİZ NEYDİK..


facebooktwitter
Nevzat ERTEKİNOĞLU
nevzatertekinoglu@hotmail.com

Merhabalar sevgili Mercekhaber okurları..

 

Başlıkta da belirttiğim üzere, bu yazımda  biz neydik gelecek yazımda da ne olduk diyeceğim.

 

Biz komşusu aç iken tok yatmayandık. Biz Esnaf komşumuz siftah yapmadığında, gelen müşteriyi yan esnafa göndererek onunda siftah yapmasını sağlayandık. Biz Dünyanın öbür ucundaki bir insanın derdiyle dertlenendik. Biz çevremizdeki bir komşumuz veya tanıdığımız sıkıntıya düştüğünde ilk koşandık. Biz sevdiklerimiz veya tanıdıklarımız kazandığında kendimiz kazanmış gibi sevinendik.

 

Hatta daha fazla kazansın diye destek sunandık. Biz tanıdık olsun veya olmasın gördüklerimize Allah’ın Selamını vermemenin ayıp ve dahi caiz olmadığını bilenlerdik. Biz Biri hastalandığında ailesine desteğe koşandık. Biz Biri vefat ettiğinde tanıdık olsun veya olmasın cenazesine koşup omuzlayıp sevabından nasip almaya çalışandık. Biz bir düğün olduğunda sahibini onure etmek için düğününe katılan ve şenlendirmeye çalışandık. Biz cebimizdeki  3 – 5 kuruşu dostlarımızla ve arkadaşlarımızla tereddüt etmeden paylaşandık. Biz bir yerde otururken bir yanımızdan büyüğümüz geçtiğinde  selamını alırken saygıdan ayağa kalkandık. Biz Evde odada otururken bir büyüğümüz odaya girdiğinde hürmeten ayağa kalkandık. Biz Büyüğümüz önünde önünü ilikleyerek duran ve bir dediğini ikiletmeyendik. Biz Babamızı ata bilip sözünü yere düşürmeyen başının dik gezmesini sağlayandık.

 

Biz okulda öğretmene hürmet eden saygısızlık yapmayandık. Biz bir devlet büyüğü geldiğinde (hangi siyasi görüşten olursa olsun) ayağa kalkan surat dahi asmayıp saygı gösterendik. Biz kendimize yapılmasını istemediğimiz bir şeyi asla ve asla başkasına yapmamaya çalışandık. Biz Bir alim gördüğümüzde sonsuz hürmet eden feyz almaya çalışandık. Biz birisiyle bir münakaşamız olduğunda ilk önce kendimizi muhasebeye çekendik. Biz herhangi birinin bırakın kusurunu ortaya çıkarmaya çalışan, tam tersi  kusurları varsa örtmeye çalışandık. Biz birinin kusurunu yüzüne vurmayandık. Biz insanların onurunu başkasının yanında zedelemeyendik. Biz büyükler olarak küçüklerimizi hatalarından döndürmeye çalışan bu konuda nasihatler veren en önemlisi onlara iyi örnek olmaya çalışandık.

 

Biz Öğretmen olarak iyi nesil yetiştirmeye çalışıp ileride makam sahibi olduklarında işte bu benim eserim mantığıyla eğitim verendik. Biz hakim olarak haksız olan padişah dahi olduğunda mazlumun ve mağdurun yanında karar verendik. Biz yönetici olarak herkese adil yaklaşandık. Biz işveren olarak işçinin alnının teri dahi kurumadan hakkettiğini verendik. Biz çalışan olarak ekmek yediğimiz yere sadakat içerisinde çalışıp aldığımızı hak etmek için çalışandık. Biz ailemizin rızkı için gece gündüz demeden uf demeden çalışandık. Biz eşimize ve çocuklarımıza kırıcı kelime kullanmayandık. Biz anne veya babamızın yanında yüksek sesle dahi konuşmayan içimizden de olsa uf dahi demeyendik. Biz sorumluluğumuzu bilen geleceğimizi garanti altına almaya çalışan gençliktik. Biz  Yerli malı yurdun malı her kes onu kullanmalı diyenlerdik. Biz Devlet malına bir çizik dahi atmamaya özen gösterendik.

 

Biz iftira ve çamur atmayandık. Biz söz konusu bir insan ise görüşü inancı ne olursa olsun ona kendimize davranılmasını istediğimiz gibi davranandık. Biz insanı incitecek kelimelerden özellikle kaçınandık. Biz söz konusu vatansa gerisi tefarruattır diyendik. Biz vatan söz konusu olduğunda siyaseti bir kenara bırakandık. Biz Üst makamlara geldiğimizde böbürlenmeyen halka hizmet hakka hizmettir diyendik…

 

Bu Biz’ ler uzadıkça uzar..

 

SAHİ “BİZ NEYDİK…???”

 

YAZAR – MALİ MÜŞAVİR

NEVZAT ERTEKNOĞLU

nevzatertekinoglu@hotmail.com

Share
523 Kez Görüntülendi.
#

SENDE YORUM YAZ

9+8 = ?

Güvenlik Kodu * Time limit is exhausted. Please reload CAPTCHA.

İLGİNİZİ ÇEKEBİLECEK DİĞER KÖŞE YAZILARI

  • Kul Aşk’ı mı Allah Aşk’ı mı?

    24 Mart 2017 KÖŞE YAZARLARI, MANŞET

      İnsanlık kendisini kul Aşk’ıyla mı avutup durur yoksa Cenabı Allah’ın o eşsiz güzelliklerle dolu olan Aşk’ıyla mı mutlu etmek ister?   Aşk denilen duygu, insanoğlunun ayaklarını yerden kesermiş, yüreğinde ve de bütün yaşamında şiddetli heyecanların yaşanmasına vesile olan duyguları yaşatıyormuş. Böyle bir durumda insanoğlunun sabahın ilk ışıklarıyla kendi yatağından kalktığı anda aklına ilk gelen, aşık olduğu kişinin gelmesi oluyormuş. Gece yatağına girerken yatmadan önce sürekli olarak onu hayal eder, onu düşünür, girdiği her ortam...
  • Rufeyde radıyallahu anhâ.

    24 Mart 2017 KÖŞE YAZARLARI

    Kırık gönüllerimize şifa olsun Rufeyde---------Otobüse biniyorum, iş çıkışı herkes yorgun. Kulaklıklar takılıyor, birbirine dolanmış olanlar aceleyle çözülüyor. Bekleriz... Gazeteler ezberlenmiş bir hareketle açılıp, gözlükler el yordamıyla düzeltiliyor. Tesbih tanelerinin akıp gittiği parmaklar ile akıllı telefonlarda kayıp giden parmakların yarıştığı sıralarda, bir amca spor sayfasına geçiyor bile. Yoğun trafik ve kalabalık... İster istemez o havasızlıktan kendinizi soyutlayıp bir yerlere nefes almaya çıkıyorsunuz. Tam o sırada bir şey çalını...
  • Rumların bitmeyen Bizans oyunları

    24 Mart 2017 KÖŞE YAZARLARI, MANŞET, SÜRMANŞET

    BM Genel Sekreteri’nin Kıbrıs Özel Danışmanı Espen Barth Eide’nin hayal gücü gerçekten çok iyi çalışıyor. Belli ki Rumların gazına gelmiş gene.  Eide, müzakerelerin yeniden başlaması, Temmuz ayında bir anlaşma sağlanması ve Eylül ayında da referanduma gidilmesi için yol haritası hazırlıyormuş.  Ben bu müzakereler nasıl başlayacak çok merak ediyorum.  10 Şubat günü Kıbrıs Rum Temsilciler Meclisinde “Kıbrıs’ın Yunanistan’a bağlanması amacıyla 1950 yılında gerçekleştirilen ve sadece Kıbrıslı Rumların katıldıkları referandumun (plebisit) yıldönü...
  • Şükretmek

    23 Mart 2017 KÖŞE YAZARLARI

    Aleyhissalatü vesselam Efendimiz buyurdular: “Gökyüzüne baktım ve dua ettim. Gök kapıları açıldı. Cebrail (as) nurlara bürünmüş olduğu halde nazil oldu. Dedi: “Sana Cenab-ı Hak’tan selam ve tahiyye ve ikram hediye getirdim.” Ben ta’zimen selamlarını aldım. Cebrail (as) buyurdular: “Üzerinden şu zırhı çıkar, bu duayı oku. Bu duayı üzerinde taşır ve okursan zırhtan daha büyük te’siri vardır.” Peygamber (asm), Cibril-i Emin’e sordu: “Bu duanın te’siri ve hassası yalnız bana mıdır? Yoksa ümmetime de şamil midir? ...
UA-36507442-2