logo

reklam

Bir anlık ibadet


facebooktwitter
Mustafa ÇİÇEKLİ
ciceklireklam@hotmail.com
Bir anlık ibadet

Sevgili Peygamberimiz “sallallahü aleyhi ve sellem”, bir gün mescid-i şerifte eshabiyle sohbet ediyordu.

Az sonra Cebrail aleyhisselam geldi.
Bir haber getirmişti Efendimize.

Selam verip arzetti:
– Ya Resulallah! Ebu Bekir, bu sabah bir ibadet yaptı ki, yetmiş yıllık ibadete bedeldir.

Efendimiz bir şey buyurmadılar.
Bilal-i Habeşiyi çağırıp;
– Ebu Bekir’i çağır, gelsin buyurdular.

Hazret-i Bilal;
– Baş üstüne ya Resulallah dedi.
Ve koşup çaldı kapıyı.

Hazret-i Ebu Bekir çıktı kapıya:
– Buyur ya Bilal!

– Efendimiz seni çağırıyor ya Eba Bekir.
– Peki, hemen geliyorum.

Acele giyinip çıktı evden.
Az sonra mescitteydi.
Selam verip oturdu karşılarına.

Efendimiz sordular:
– Nasılsın ya Eba Bekir?
– Elhamdülillah ya Resulallah.

– Evde ne yapıyordun?
– Bir şey yapmıyordum.

– Bir ibadet yapmıyor muydun?
– Hayır ya Resulallah.

– Bir hayır, hasenat?
– Yok, hayır.

– Peki, kalbinden bir şey geçirdin mi?

Hazret-i Ebu Bekir biraz düşünüp arzetti:
– Evet ya Resulallah, Cenneti ve Cehennemi, Allahü teâlânın her ikisini de insanla dolduracağını geçirdim kalbimden.

Efendimiz sordular:
– Başka ne düşündün ya Eba Bekir?

– Cehennemin büyüklüğünü ve şiddetini düşündüm ya Resulallah. Burada yanacak olan insanların halini tefekkür edip titredim ve bir temennide bulundum.

– Ne temenni ettin?
– Ya Rabbi! dedim, ahirette benim vücudumu öyle büyük yap ki, Cehennemi yalnız ben doldurayım. Başka kimseye yer kalmasın. Böylece senin takdirin de yerine gelmiş olur ve bütün insanlar Cehennemden kurtulur böylece.

Efendimiz sordular:
– Neden böyle istedin ya Eba Bekir?

– Çünkü kimsenin yanmasını istemiyorum ya Resulallah. Ben yanayım, ama kimse yanmasın. Bunu istedim Rabbimden

Peygamber efendimiz aleyhisselam çok memnun olmuşlardı.
Dua buyurdular kendisine.

Share
69 Kez Görüntülendi.
#

SENDE YORUM YAZ

4+2 = ?

Güvenlik Kodu * Time limit is exhausted. Please reload CAPTCHA.

İLGİNİZİ ÇEKEBİLECEK DİĞER KÖŞE YAZILARI

  • TEKRAR DÖNME ŞANSIN YOK!

    26 Haziran 2017 KÖŞE YAZARLARI

    Sen… Ya karşılaştığın olaylar içinde, RASÛL’ün haber verdiği şekilde, kendi hakikatına yakışan bir biçimde, ilmin gereği olan davranışlar ortaya koyarak, hakikatına bir adım daha yaklaşacak; yakîninin meyvelerini derleyeceksin… Ya da… İlmi ve aklını bir yana koyup; şartlanmaların, ilkel değer yargıların, duyguların istikâmetinde davranışlar ortaya koyacak; sahiplik düşüncesi ve duygusuyla yaşamına yön verip, sonuçta pişmanlıkları oynayacaksın!. Boşa geçen, değerlendiremediğin zamanı, yapman gerekirken yapamadıklarını sonradan asla telâfi edem...
  • HZ.EBUBEKİR’İN VASİYETİ

    25 Haziran 2017 KÖŞE YAZARLARI

    Hazret-i Ebu Bekrin vasiyeti Hazret-i Büreyde’den, edilir ki rivayet: O Server, bir gazadan, zaferle etti avdet.Vakta ki Medine’ye, sağ salim döndüğünde, Bir siyahi cariye, gelip durdu önünde. Dedi: (Ya Resulallah, adamış idim ki ben, Eğer sen, bu gazadan döner isen salimen, Avdet eylediğinde, huzuruna geleyim. Eğer izin verirsen, tef çalıp söyliyeyim.) O Server, cariyenin bu arzusunu duydu, (Eğer adadıysan çal, yoksa çalma!) buyurdu. (Adamıştım) diyerek cariye o Servere, Başladı huzurunda, tef çalıp...
  • Rahmetin Yağdığı Ay’ın Bayramı “Ramazan Bayramı”

    24 Haziran 2017 KÖŞE YAZARLARI, MANŞET

    Rahmetin yağdığı ay’ın bayramı olan Ramazan Bayramına erişmek bütün Müslüman alemi güzel duygu ve hislerin ortaya çıktığı anın resmidir.   Birlik beraberlik içerisinde toplumun bütün kesimlerinin en güzel noktada kaynaştığı, huzur ve mutlulukla dolu olan bir Ramazan’ı Şerif ayının ardından onun o eşsiz güzelliğe sahip bayramına ulaşmak yüce Allah’ın biz müminlere büyük bir ikramı ve ihsanıdır.   Bayram; güzel duyguların, sevinçlerin, güzelliklerin ortaya çıktığı günün adıdır. Yüce duyguların yüceliğe ulaştığı, duyguların coştuğu, s...
  • “İslam Dünyasında oluk oluk kan akarken biz bayram mı yapacağız?!!”

    24 Haziran 2017 KÖŞE YAZARLARI, MANŞET, SÜRMANŞET

    Manevi atmosferi yüksek bir Ramazan-ı Şerif'i daha geride bırakıyoruz.Günahlardan arınmış,bağışlanan kullardan olma ümidiyle bayram  hazırlıklarına başladık. Bayramlar; neşe demek,sevinç demek.Peki biz inananlar olarak bu bayramı neşe ve sevinçle karşılayabiliyor  muyuz? Ya da diğer bir ifadeyle sevinçle karşılamalı mıyız? İslam beldelerinin neredeyse tamamında kan ve gözyaşı hüküm sürerken nasıl bayram yapabiliriz? İslam tarihinde daha önce belki de hiç olmadığı kadar büyük acılar yaşanmaktadır! İslam Alemi bu kadar acz içine belki hiç düşm...
UA-36507442-2