logo

reklam

BİLKİ YOLDA SEN YOLCUDA


Dilek EJDER
gothereblackeagles4536@hotmail.com

 

DİLEK EJDERBİLKİ YOLDA SEN YOLCUDA

Ömür yolculuğumda öyle bir kitap okumalıydım ki ben, bu kitap beni sadece içine almakla kalmayıp, yakmalı kül eylemeliydi bu beni…

Sonra; küllerimi toprağa düşürmeli, toprak beni yeniden tohum eylemeli ve benden bir başka ben cana getirmeliydi.

Ben topraktan yeni baştan doğmalıydım yani. Yeni baştan ve sil baştan…

Yeniden doğmalıydım yani, yeniden. Sahi var mıydı böyle bir kitap?

Birçok kitapla küs ayrıldık; ne onlar anlatabildi kendini, ne de ben bitirebildim onları. Dedim ya; içimde “Arabul beni “diyen bir fısıltı gibiydi, uğruna aşkın narına düştüğüm sözler ve yaprak yaprak çevirmek istediğim sayfalar!

İyide bu sözler nerdeydi, hangi kaf dağının sayfalarındaydı ve bu arabul pusulası kimin kalemindeydi? Bilmiyordum ama elbet bir gün bana geleceklerdi ve ben sabrımın son demine kadar bekleyecektim, can fısıltısıyla ruhumu ve tenimi yakacak bu kavilleri… Ben ki 5 yaşında başlamışım iç fısıltılarımı duymaya ve bu  fısıltıları kendimden büyük ablalara yazdırmakla başlamışım işe. Sonra kendim yazmayı öğrenmekle ele almışım kalemimi. O gün bu gündür yazıyorum ve ben 5 yaşından beri beklemişim, beni kül edip, küllerimden yeni bir ben yaratacak kalemi… Uzun uzun yıllar beklemişim hem de! Nihayet!

Bir gün gönlümün kapısı tıklandı; “Kim o?” dedim.

“Ses” vermedi kapıdaki; ve o an “Ses” “Söz”e düşünce anladım; gelen gönlümün sultanı Mevlana’ydı. Mevlana tüm sözleri ve tüm aşkıyla yürek ülkeme gelmişti. Hoş zati yürek ülkemin gizli padişahıydı da, ne var ki o ülkemde dipsiz bir kuyuda Şems”inin peşine düşüvermişti…

Ondandı bu gizli arayış, ondandı bu kor yanış!

Okudum yürek ülkemin Mevlana’sını; buldum aradığım kitabı.

Ölmeden önce öldüm, yandım da küllerimle toprağa düştüm.

Toprak gizledi beni, sardı sarmaladı da, ben yeniden cana düştüm.

Uyandım kendimi buldum da, nicedir yollara düştüm…

Bu yollarda, her arayış biraz azalttı beni ve çokça çoğalttı; bir yandan attım nar tanelerimi, bir yandan bütüne parça aradım.

Öyle ya;

Ah be beyhude geçen zaman, sen mi tehiydin, yoksa yazgının meramına mı düşmemiştin daha?  Bilmem gayrı!

Zaten ruhani bir duruşum var benim, iyice mecnuni bir hala büründüm.

Ne etten kemiktim, ne kemikten et.

Ne candım, ne ten, ne vardım ne yok; bir balon köpüğüydüm ki, avuçlarımın arasında bir taraftan puf olup yok oluyorken, diğer yandan bir başka baloncuklar oluşturuveren…

Ne gözlerim gördüklerini yüreğime indiriyor, ne yüreğim duyduklarını gözlerimde resmediyordu.

Ne ben kendimdeydim, nede bir başkasında, bir ruhani gezgindim candan bezgin. Ruhum avare avare dolandı o sokaklarda…

Yollarda arardım, sokaklarda, casino online kaldırım taşlarının sadece izinde değil, dilinde aradım, lisanında…

Ruhum bir garip firar da;

“Gel” dedim ruhuma; “Gel gayrı, gel de giyin şu bedenimi!

Gel ki tamım ol, parçada bırakma beni!”

“Gel” dedim; “Gel, gel benim nazlım edalım,

Gel ki tut elimi, gel ki yarımda bırakma beni.

Gel gel, benim kuhlarımın zümrüdü ankası, gel gayrı!”

Ben kime söylüyorum ki?

Ten bendeyse de, can çoktan gitmiş tenden, duymaz ki bu beni!

Kim bilir o hangi meyin sesinde saklı şimdi?

“Gel ey ruhum, gel ki semaya gidelim, gel ki sen can ol, ben canan!”

Zar zor ruhum geldi cana, bedenimi giyindi de, geldim döndüm ben bana.

Ey nazlı can;

O ki, bu aşk sana da düşmüş, o vakit sende nazlı canımsın…

O ki, deryada damla cana düşmüş, o vakit sende varımsın, tam narımsın…

O derya ki, bu topraklar da, ondandı ki damlası her taneye düşmüş…

Herkeste bir damla nuru can, feryadı “Sus”lara düşmüş…

O “Sus”lar ki her dilde, çığlığı ise alemi berzaha düşmüş…

 

Bu yollarda, her arayış biraz azalttı beni ve çokça çoğalttı;

Bir yandan attım nar tanelerimi, bir yandan bütüne parça aradım.

Öyle ya;

Sen sanır mısın ki dünya tektir, birdir; o halde dön de bir nara bak;

Dıştan birdir de, içten bindir…

Dünyada öyledir, dıştan bir görünse de, içindekilerle her biri, bir bindir.

Sen yeter ki damlada okyanusu gör; zerrede ki kapıyı arala ve gir içeri;

Gör ki her insan bir okyanus, bir dünyadır…

Dünyadır, dünyadır da;

Nasıl ki yediğin, narın kabuğu değil de, içindeki tanedir;

Dünyada öyledir, yenilen kabuğu değil de, içindeki tanedir.

O halde, sen tamı da gör, taneyi de

0 vakit ben haldelerin yollarına düştüm;

Nerde bir tane gördüysem tamı aradım…

Nerde bir tam gördüysem dönüp taneyi aradım…

Aradım da, ondandır ki seyyah olup yolara düştüm; sancıdım kanadım…

Yollara düştüm de, her bulduğumun içinde evvela kendimi aradım…

Ben beni uzaktan ararken kendi içimde buldum da narıma harmanlandım.

Ey yol, benim yolum kendi içimdeydi;

Ben aradığımı da kendimi de bende buldum, kendimde aradım…

Ey can; sende aradığını kendinde ara;

Bil ki, yolda senin içinde yolcuda, bil ki yolda sen, yolcuda…

Bil ki, sen de senin içinde, o hep uzaklarda aradığında…

 

Haftaya “Konya”dayım” yazımla buluşmak üzre hoşça kalın dostça kalın ama asla ve asla sevgisiz ve bensiz kalmayın… Sevgilerimle Dilek EJDER

 

 

 

 

 

 

Share
2012 Kez Görüntülendi.
#

SENDE YORUM YAZ

5+10 = ?

Güvenlik Kodu * Time limit is exhausted. Please reload CAPTCHA.

#

BİLKİ YOLDA SEN YOLCUDA” için 1 yorum

  1. mehmet : diyor ki:

    Etkileyici….Kaleminize sağlık…

İLGİNİZİ ÇEKEBİLECEK DİĞER KÖŞE YAZILARI

  • ÖĞRETMEN

    21 Şubat 2017 KÖŞE YAZARLARI

    Nurcan Hanımla Murat bey Güzelce giyinip Esirgeme Yurdu’nun yolunu tuttular. Yetimleri sevindirip onlarlarla vakit geçirmek sevindirmek istiyorlardı Vardıklarında Nurcan Hanım’ın içinde bir heyecan vardı. O heyecanla merdivenleri adım adım çıkarken, öyle bir çığlık koptu ki, duyanların gönlüne yangın oldu. Herkes ne olduğunu anlamaya çalışıyordu. Bir görevliydi bu. Ne yapacağını bilemez bir hâlde, Müdür Bey’in odasına girdi. Bu sırada Murat Beyler de Müdür Bey’in kapısına yaklaşmışlardı. Görevli bayan konuşmakta bile zorlanıyordu. Kekeleyerek s...
  • İnsanlığın Ahlakı Olan (Doğruluk)

    21 Şubat 2017 KÖŞE YAZARLARI, MANŞET

    İnsanlığın Ahlakı Olan (Doğruluk)   İnsanlığın ahlakı olan doğruluk, yeryüzünün en güzel dinlerinden olan İslam dinimizin getirdiği olduğu ölçüler noktasında, insanların günahlarıyla beraber kirlenmiş olan gönüllerini tertemiz hale getirmekle beraber, dünya’nın içerisine dalmış olan ruhunu uhrevi olan hayata döndürür. Dünya’yı ahiret hayatına, ahiret’i de dünya hayatına tercih etmeden her ikisini de Cenabı Allah’ın razı olacağı yaşantıya çevirmektedir. Bu sebeple de bizlere sunulmuş olan bu ilkeleri benimsemeli ve hayat düsturu haline get...
  • Tesadüf Delice Bir Düşüncedir!

    21 Şubat 2017 KÖŞE YAZARLARI

      “Evrenin şu anki yapısının tümüyle bir tesadüf eseri olabileceği düşüncesi, tümüyle delice bir düşüncedir. Delilik kavramını argovari bir hakaret niyetiyle değil, tamamen psikolojideki teknik anlamıyla kullanıyorum. Gerçekte bu tür bir düşünce ile şizofrenik düşünce tarzı arasında büyük benzerlikler vardır.” (Karl Stern, Montreal Üniversitesi Psikiyatristi)   Kâinat, derin düşünmemize ve Allah’a yaklaşmamıza vesile olabilecek örneklerden yalnızca biri. Dünya ve uçsuz bucaksız kâinat üzerine düşünen insan, yaratılıştaki ihtişamı ...
  • İYİLİK

    20 Şubat 2017 KÖŞE YAZARLARI

    İnayet; Sözlük Anlamı (İnayet); Arapça kökenli bir kelime, sözlük manası; karşılıksız gösterilen sevgi, iyilik yapmak, bağış da bulunmak, imdada yetişmek, lütuf'dur. Sözlük anlamındaki açıklama ile konu daha iyi anlaşılacaktır. Örnek : ''ALLAH (cc) hepimize inayet etsin.'' bu örnekte geçen inayet kelimesinden mana bizlere lütufu'nu esirgemesin, bizlere yardımda bulunsun, bizlere rahmet eylesin anlamında kullanılan bir kelimedir. İhsan; Sözlük Anlamı (İhsan); Bağışta bulunmak, yardım eli uzatmak, iyilikte bulunmak, namuslu ve temiz k...
UA-36507442-2