logo

“BENCİLİLİK DEĞİL BİZ OLMAK”


facebooktwitter
Mustafa ÇİÇEKLİ
ciceklireklam@hotmail.com

Bu durum da özellikle, ahir zaman Müslümanlarının kadim tercihidir ya “Ben” olmayı tercih edecekler ya da “Biz” olmayı. Bu tercih çağın virüsleri olan ideolojik değerlerde olduğu gibi, ilahi olan inanç İslam’da  ise, “Ben” olmak kerih, “Biz” olmak şarttır, bu böyledir.
“Ben” olmak ahir zaman tercihidir, “Ben” olarak yaşamak, bu dünyalıdır, buraya aittir, kurallarını, kaidelerini, esprisini, tutarsızlığını, yalnızlığını, düşüncesini, iş tutuşunu, hesap yapışını, diyaloglarını, iktidarını, yani “Ben”in kendisine ait ne varsa, bu dünyanın, fani olanın paradigması belirler. Yol göstericisi, öğreticisi, kılavuzu, akıl vereni, ışık tutanı bu dünyadır, ahir zamandır, mazeretleri yapay, düşüncesi sığdır. “Ben”in denizlerinde, “Dağ gibi gemiler” yüzemez, yüzse yüzse, filikalar, küçük sandallar yüzer.
“Ben” olmayı seçmek kolaycılıktır, yükün altına girmeden, risk almadan, adanmışlıktan uzak, bedel ödemenin ağırlığını göze alamamaktan dolayı yapılmış bir tercihtir. “Ben” olmak, kendi ülkesinde,  kendi iktidarında, kendi sarayında sultan olmaktır, “Ben”in dışında ne varsa, ne oluyorsa, umursamadan bir hayat yaşamaktır, ya da, ne yapılacaksa yeryüzünde, “Ben” yaparım, “Ben”olmazsam olmaz demektir. “Biz” olmanın getirdiği mesuliyeti ve yükü, “Ben”in omuzları taşıyamaz.
“Ben”i tercih, ve bu tercihte ısrar, bencilliğin ne kadar etkili ve kuşatıcı olduğunu gösteren başak bir şeydir. “Ben”i tercih, bir düşünce tarzıdır, bazen “Biz”in içinde bile insan “Ben” olabilir, “Benim” diyebilir. Bu hal, çağın deyimiyle, terimiyle egoizm, İslami deyimle, terimle enaniyettir. “Ben” merkezdir, varlığını, imkanlarını, tecrübelerini, elindekilerini, planlarını, geleceğe ait hesaplarını sadece kendisinin değerlendirdiği merkezdir. Ama şöyle de bir gerçek vardır ki; “Benin” gelecekle ilgili bir planı, projesi, derinlemesine düşüncesi yoktur. “Ben”, kendisiyle sınırlı olduğu için, kendi bildiği, yapıp ettiği kadar vardır.
“Ben” olmanın, kendi doğruları, başkaları gibi düşünmediği, ayrıştığı noktaları vardır, içine oturmadığı, ikna olamadığı, söylemekten çekindiği korkuları, “Sizin gibi düşünmüyorum” ekolleri vardır. Fırka fırka fırkaları, ve her fırkanın kendi yanındakiyle öykünmeleri vardır.
“Ben”, aslında fark edilmeden bir kayboluştur, yok oluştur, bütün “Bizliği” ile savaş edip duran harp ettiklerinin karşısında zaman içerisinde erimesidir. “Ben”in bir ömürlük vakti vardır, nesiller yetiştiremez, kendi çapında derler ya, işte “Ben” öyledir
“Biz” olmak ise yukarıda sayılanların tam karşısında duran bir değerdir, güçtür, kuvvettir, paylaşmaktır, direnmek, var olan egemenlere karşı başka bir oluşumu var etmek, var olan bütün gayri İslami düşünceleri, hayat tasavvurlarını ret etmek için ilk adımdır.
“Biz” olmak bu dünyalı değildir, onun çağlar üstü hesapları, planları, geleceğe ait yatırımları, paylaşımları, selamları, esenlik bir dünyası vardır. “Biz” olmak, “Ben” olmanın karanlık dünyasını terktir, kuşatıcıdır, Allah için yaşamak, Allah için ölmektir. “Biz”olmanın idrakine varan ve olan çağın Firavunlarına karşı direnmenin nasıl olduğunu göstermektir “Biz” olmak.
“Biz” olmak, ilahi bir emirdir, Allah’tan gelmiştir, “Biz” olmamız gerektiğini, Allah söylemiştir, bize her gün defalarca “Biz” diye dua ettirmektedir.
“Biz” olmak, çağın zalimlerinin hesaplarını alt üst etmek, planlarını, tuzaklarını, yapıp ettiklerini başlarına geçirmektir. Allah’ın rahmetini celp etmek, bireysellikten kurtulup rahmete nail olmaktır. “Biz” olmak fıtratla uyum sağlamaktır, sadakatle kalmak için sadıklarla beraber olmak, beraber yaşamak, beraber ölmektir, beraberce “Biz” olarak haşrolmaktır.
“Biz” olmak, bende varım demektir, beraber yapıp edeceğiz, beraber yaşayacağız, bendekileri de beraber paylaşacağız, ne yapıp edeceksek Allah’ın arzında, kendi aralarında “Biz” olan Allah düşmanlarına karşı güç birliği yapmaktır.
“Biz” olmak, ahde sadakattir, vefadır, bağlanmadır, sarılmak, dayanışmak, gözyaşını silmektir. Gecenin bir yarısında, başını pencereden çıkardığında hissettiğin soğu ısıtan, yakıcı sıcağı serinleten kelimelerin kifayet etmediği mananın içini doldurmaktır “Biz”olmak.
“Biz” olmak, kendi kendimize verdiğimiz sözden, gün geldiğinde Allah’ın sınamasıdır, ortaya attığımız büyük lafların, okuduğumuz kitabın muhkem yanlarının, kendimize önder edindiğimiz Nebinin sürekli zikredip durduğumuz sözlerinin bir gün uyandığımızda kapımıza dayanmasıdır.
“Biz” olmak, Allah’ın saf tutarak küfre karşı duran sevdiği kullarından olmak, zulme uğradıklarında birbirleriyle yardımlaşanların safında yer almak, Allah için mücadele eden seçilmiş kullarından olmaktır. Korkulardan uzak, eminliğe adım atmak, çağlar üstü hesap yapmaktır “Biz” olmak.
“Biz” olmak, engin denizler gibidir, dağlar gibi gemiler Allah’ın izniyle, “Biz” olmanın denizlerinde yüzer, dalgalar ne kadar güçlüde gelse, kar boran fırtına da olsa zarar veremez, çünkü “Biz” olanlar, Allah’ın koruması altındadır.
Çağın Müslüman’ı çok önemli bir karar vermek zorundadır, topyekün bütün Müslümanlar olarak, birbirinden haberdar olanlar, birbirini bilenler, birbiriyle bireysel olarak hem hal olanlar. Önemli bir karar, “Ben” kalmaya ya da “Biz” olmaya. Verecekleri karar bu dünyalarındaki hayatını etkileyeceği gibi, ahretini de etkileyecektir.her gün bir yanımızı yıkan, her gün bir değerimizi telef eden, her saat bir kalemizi fetih eden Firavunlar karşı, ya “Biz”den taraf olacağız ya da“Bertaraf” olacağız.

ALINTI

Share
277 Kez Görüntülendi.
#

SENDE YORUM YAZ

5+7 = ?

Güvenlik Kodu * Time limit is exhausted. Please reload CAPTCHA.

İLGİNİZİ ÇEKEBİLECEK DİĞER KÖŞE YAZILARI

  • 24 Temmuz Gazeteciler ve Basın Bayramı

    24 Temmuz 2017 KÖŞE YAZARLARI

      Ülkemizdeki basın mensuplarının günü olan 24 Temmuz Gazeteciler ve Basın Bayramı kutlu olsun. Basın mensuplarımız yeri geliyor bir savaşın ortasına giriyor, yeri geliyor soğuk bir kış gününde saatlerce çekim yapmak zorunda kalıyor; bu gün zor şartlar altında çalışan basın mensuplarının günü.24 Temmuz 1908 tarihinde Türk Basınında sansürün kaldırılması nedeniyle, her yıl 24 Temmuz günü "Gazeteciler ve Basın Bayramı" olarak kutlanıyor. Günümüzde her insanın bilgiye ulaşma, doğruları öğrenebilme ve kendi fikirlerini ifade edebilme özgürl...
  • “Bozulan Almanya ilişkilerinin perde arkası ve Batı’da bir Türkiye dostu”

    24 Temmuz 2017 KÖŞE YAZARLARI, MANŞET

    "Türkiye-Almanya ‘dostluğunun’ tarihsel gelişimi" Türkiye-Almanya ilişkileri yaklaşık olarak 250 yılı aşkın bir geçmişe sahip.İlişkilerin başlangıcı 1761 tarihinde Prusya ile Osmanlı İmparatorluğu arasında imzalanan “Dostluk, Gemicilik ve Ticaret Antlaşması” ile başladığı düşünülmektedir. Bu süreç içerisinde Türkiye ile Almanya arasında doğrudan bir savaş yaşanmamış. İngiliz ve Fransız Donanmalarından kaçarak İstanbul'a sığınan ve Osmanlı devletince satın alınan  “Gobel ve Braslav” adlı iki Alman kruvazörünün, "Yavuz" ve "Midilli" isimler...
  • “DƏMİR BARMAQLIQLAR”

    24 Temmuz 2017 KÖŞE YAZARLARI

     O, dünyanın ən qəribə həbsxanasıdır. Bəli, ən qəribə... Çünki hökmü məhbusunun əli ilə imzalanır. Hakimi də elə dustaqının özü olur. Nəticədə, bir insan HAKİM, MÜTTƏHİM və VƏKİL qisminə bölünərək, öz-özlüyündə haçalanır. Qurulan məhkəmədə hər üçünün də nitqində həqiqət danışır. Acınacaqlısı odur ki, hər biri söylədiklərində haqlıdır. "HAKİM" verdiyi qərarında, "MÜTTƏHİM" etiraflarında, "MÜDAFİƏÇİ" isə qurbanın müdafiəsində doğru və yalnışları göstərməyə çalışır, hər kəsə. ŞAHİD isə susur. Üzündəki istehza ifadələri ilə izləyir, üçtərəfli dialo...
  • “Ayaq səsləri”- hər kəsin həyatından bir pay…

    24 Temmuz 2017 KÖŞE YAZARLARI

        “Ayaq səsləri” adlı psixoloji romanın bəlkədə müəllifdən sonra oxuduğu ilk insanam. Roman digər romanlardan fərqli olaraq öz həyat hekayəsi ilə fərqlənir. Hər şey elə müəllifin qeyd etdiyi” Məqsədə çatmaq üçün hər şeyə hazır olmalısan”, kəlməsindən başlayır desəm yanılmaram. Həyatın hər bir üzüylə zaman keçdikcə tanış oluruq. Ən çətin omür fəslimiz qocalıqdır desək yəqinki, bir çoxları məndən inciməz. Bir qadına aşiq olub,onu ömrünün sonuna kimi gözləmək hər sevənin həddi deyil. Elə ordaca illər əvvəl söz verdiyi skmayada əyləşm...
UA-36507442-2