logo

reklam

Bellapais Felaket Yaşıyor (2/2)


twitter
Prof.Dr.Ata ATUN
ata@kk.tc

Adamıza Anadolu’dan suyun getirilmesini her kes alkışlamaktadır. Bu su sayesinde adanın binlerce yıl çektiği kuraklığın biteceğini, tuzlanan yer altı suyumuzun tekrar içilebilir hale geleceğini herkes bilmekte ve böylesi görülmemiş bir projeyi hayata geçirenlere de şükranlarını sunmaktadır.

Ada içinde gerekli olan ana su boruları döşenirken uygulanan yöntem ise çok vahşi ve çağ dışı. Elli sene evvelki yöntem uygulanmakta maalesef. Merkezi İhale Komisyonu nasıl bir ihale açmış, bu ihalenin koşullarının nasıl bu denli çevre düşmanlığı içermesine izin verilmiş, gerçekten anlamış değilim. Bugün itibarı ile Beylerbeyi Girne anayolunun neredeyse 2 kilometre uzunluktaki kısmı kazılmış, boruları döşenmiş ve üstü toprakla örtülmüş durumda ama halen daha asfaltlanmamış halde. Niye şartnamede yolun kazılması, boruların döşenmesi üstüne toprağın örtülmesi ve üzerinin asfalta kaplanması iki günle sınırlandırılmamakta ve çevredeki insanlara, hayvanlara ve bitkilere tam bir çevre felaketi yaşatılmaktadır anlamak gerçekten çok zor.

Yoldan araçlar geçerken kalkan tozun haddi hesabı yok. Yöredeki evlerde yaşayan insanlar herhalde 100 yılda solumadıkları tozu bu bir-iki hafta içinde solumuşlardır. Yolun kenarındaki ve bahçelerdeki birbirinden güzel ağaçların renkleri maalesef yeşilden krem rengine dönüşmüş durumda bu kalkan tozdan dolayı. Yöredeki evlerin üzerine asgari 20 yılda düşecek olan toz ve kir, bu bir-iki hafta içinde düşmüş. Bu evlerin içlerini görmedim ama berbat durumda olduklarını hayal edebiliyorum.

Bin bir zorlukla kurduğumuz ve yaşatmaya çalıştığımız devletimizin memurlarının hazırladıkları yol kazımı ve boru döşeme şartnamesinde çevreye, insanlara, evlere, hayvanlara ve bitkilere bu denli zarar verecek müteahhitlik işlemlerini düşünememeleri ve koruyucu tedbirler almamaları asla kabul edilebilecek bir uygulama değildir. Devlet yol kazımı ve boru döşeme işini daha ucuza mal edecek diye çevreye ve ekonomimize bu denli zarar verecek bir uygulamayı işleme koymaması gerekmekteydi.

Şartname ve kontrat uyarınca yüklenici firma işin kolayına kaçıyor normal olarak. Yolun baştan sonra tümünü bölüm bölüm kazacak, boruları koyacak ve üstünü toprakla örtüp iş bitene kadar da öylece bırakacak. Haftalarca sonra iş bitince de bir kerede baştan sona tümünü asfalt dökecek! Şartnamede yazan ve istenen böyle maalesef. Bu geçen süre içinde çevrede korkunç bir felaketin yaşanacağı ne müteahhidin ne de Merkezi İhale Komisyonu’nun umurunda olmamış bugüne değin. Merkezi İhale Komisyonu en düşük ihaleye odaklı maalesef ve ucuz fiyattan dolayı, korkunç bir çevre felaketinin yaşanacak olması onları pek ilgilendirmiyor anlaşılan.

Her konuya maydanoz olan Çevre Dairemizin olaydan haberi bile yok sanırsam. Halen daha KKTC’nin fauna (hayvan varlığı) ve flora (bitki örtüsü ve varlığı) haritasını çıkarmamış olmalarına rağmen ahkam kesmekte üzerlerine yoktur, bu dairemizin ve elemanlarının. Yetkimiz yok deyip her türlü sorumluluktan kaçmayı çok iyi bilirler ama yol kazımı konusunda oturup yönetmelikler yaratmamışlardır bugüne değin.

Kendilerini davet ediyorum, bu yazım bilgilerine geldikten sonra lütfedip klimalı odalarından çıkıp Beylerbeyi’ne gelsinler ve yaşanan çevre felaketini gözleri ile görüp, bundan sonraki yol kazısı gerektiren işler için insanlara ve çevreye felaket yaşatmayacak kalıcı tedbirler alsınlar. Hatta ben söyleyeyim; çözümlerden bir tanesi, kazılan her 50 metrelik yol uzunluğunda yapılması gerekli işlerin 2 gün içerisinde bitirilmesi, üzerinin kurallara uygun olarak sıkıştırılarak örtülmesi ve asfaltlanması koşulunun ihalelere konması olmalıdır.

Sıkıntılar bu kadarla sınırlı değil işin ekonomik yönü de tam bir ticari felaket. Her gün onlarca, yüzlerce turisti Bellapais Manastırına taşıyan otobüsler bu yoldan geçemedikleri için Manastıra gelen giden yok. Yıllardır ve sadece yaz aylarında geçimini bu turistlerden sağlayan çevre esnafı maalesef sinek avlıyor ve kepenk kapatmak üzere. Merkezi İhale Komisyonu’nun bağlı olduğu Maliye Bakanlığı ise bu konuda araştırma bile yapmak gereğini duymadı, gelip esnafla konuşmadı, “yol kazım işleri nedeni ile trafik durdu, işleriniz kötüleşti, sizler için neler yapabilirim” diye bir girişimde bile bulunmadı. Sene sonu gelince vergileri dayayacak bu kan ağlayan esnafın yüzüne ve vergisini de isteyecek….

Çok merak ediyorum, devletimiz ve memurlarımız ne zaman yüzlerini halka dönecekler ve halka hizmet için o mevkilerde bulunduklarının farkına varacaklar…

Ata ATUN e-mail: ata.atun@atun.com veya  ata.atun@gmail.com

http://www.ataatun.org

Facebook: Ata Atun

http://www.twitter.com/ataatun

29 Temmuz 2015

Share
314 Kez Görüntülendi.
#

SENDE YORUM YAZ

9+8 = ?

Güvenlik Kodu * Time limit is exhausted. Please reload CAPTCHA.

İLGİNİZİ ÇEKEBİLECEK DİĞER KÖŞE YAZILARI

  • Bir anlık ibadet

    29 Mayıs 2017 KÖŞE YAZARLARI

    Bir anlık ibadet Sevgili Peygamberimiz “sallallahü aleyhi ve sellem”, bir gün mescid-i şerifte eshabiyle sohbet ediyordu. Az sonra Cebrail aleyhisselam geldi. Bir haber getirmişti Efendimize. Selam verip arzetti: - Ya Resulallah! Ebu Bekir, bu sabah bir ibadet yaptı ki, yetmiş yıllık ibadete bedeldir. Efendimiz bir şey buyurmadılar. Bilal-i Habeşiyi çağırıp; - Ebu Bekir’i çağır, gelsin buyurdular. Hazret-i Bilal; - Baş üstüne ya Resulallah dedi. Ve koşup çaldı kapıyı. Hazret-i Ebu Bekir çıktı kapı...
  • Bunlar Beyt-ül-malındır

    29 Mayıs 2017 KÖŞE YAZARLARI

    Bunlar Beyt-ül-malındır Bir gün hazret-i Ömer, zekat develerinden, Birinin ardı sıra koşuyordu ki, birden. Gördü hazret-i Ali halifenin halini. Hayret içerisinde sordu şu sualini: (Hayrola nedir bu hal ya emir-el müminin! Ne için koşuyorsun ardından bu devenin?) Buyurdu ki: (Ya Ali, beyt-ül-malın bu deve, Havutunu düşürmüş, kaçıyor başka yere. Tutup da, havutunu vurayım ki ben derhal, Zarara uğramasın zamanımda beyt-ül-mal.) Duydu hazret-i Ali bu sözü Halifeden. Derinden bir “Âh!” çekip, ağladı so...
  • RAMAZAN AYI İFTAR İSRAFI

    27 Mayıs 2017 KÖŞE YAZARLARI

    RAMAZAN    AYI     İFTAR    İSRAFI Ramazan ayı bahane,  israf  şahane... Ramazan ayı  israf ayı değildir... Ramazan ayı nefsi terbiye etme ayıdır... Yardımın, paylaşmanın, bölüşmenin  zirve yaptığı; ay olması gerekir... Pahalı ve görkemli iftar  sofraları, yerine; sade ve paylaşmanın esas olduğu  iftar sofraları tercih edilmelidir. Fakirin ve  yoksulun doyurulduğu, ortak ortamlarının paylaşıldığı, yüzünün güldüğü, sofralar; asıl amacın yerine getirildiği sofralardır. Öz budur... Son günlerde, Dünya toplumunun çekmiş olduğu açlık sıkıntıs...
  • Kemiğe yazılan yazı

    27 Mayıs 2017 KÖŞE YAZARLARI

    Kemiğe yazılan yazı Sa’d bin Ebi Vakkas, Kûfe vilayetine, Vali olup, ev yapmak arzu etti kendine. Arsa bulup, istedi onu satın almayı, Lakin bir mecusiye aitti yarı payı. Çağırıp buyurdu ki: (Bu hisseni bana sat!) Cevaben; (Satmam) dedi mecusi ona fakat. Para verdi ise de değerinden pek fazla, Yanaşmadı mecusi satmaya yine asla. Dediler ki: (Efendim bir mecusi kimseye, Ne lüzum var bu kadar fazla ısrar etmeye. Siz bugün valisiniz, o, mecusi bir kişi, Parasını vererek, bitirin hemen işi.) Mecusi...
UA-36507442-2