logo

Bazı Ekonomik Tedbirler Alınabilir


twitter
Prof.Dr.Ata ATUN
ata@kk.tc

Dünya üzerinde süren ekonomik daralma, Asya borsalarının çökme noktasına gelmesi,  Avrupa Birliği içinde yaşanan deflasyon ve Türkiye’de yaşanan siyasi olaylar ile terörün yarattığı olumsuz ekonomik gelişmelerin etkisi bizim küçücük ülkemizde beklendiğinden daha da büyük oldu.

Dövizdeki kur değişikliğinin önüne geçilmesi mümkün olmasa da halkın ekonomik sıkıntılarını azaltacak bazı tedbirler alınabilir.

Bunlardan en önemlisi de bütün yaşam alanlarını etkileyen ve olmazsa olmaz enerji kaynağı olan elektrik enerjisinde yapılabilecek indirimler.

KIB-TEK’in tekel bir kuruluş olması ve tekel olmayı da ısrarlar sürdürmek istemesi, vatandaşın sırtında çok ağır bir elektrik gideri faturasının yüklenmesine neden oluyor.

Alınacak tedbirlerden en önemlisi, KIB-TEK’in tekel olmak hakkının iptal edilmesi ve elektrik üretiminin özel sektöre de açılması olacaktır.

Günümüzde güneş enerjisinden fotovoltaik yöntemle veya konkav aynalar vasıtası bir kazanın ısıtılarak elde edilen buharla çalışan elektrik türbininden temiz elektrik enerjisi elde edilen yöntemler dünyanın çeşitli yerlerinde uygulamaya konmuş durumdadır. 50 Megawatlık benzeri elektrik üretim santralleri Fas ve Mısır’da kurulmuş olup, yatırım maliyetinin tümü yatırımcıya ait olmak üzere üretilen elektriğin maliyeti €0.03 cente kadar, yani 10 kuruşa kadar inmiş durumdadır.

KKTC’de 10 kuruşa üretilip, 5 kuruşluk dağıtım masrafı ile birlikte 15 kuruşa mal edilecek bir elektrik enerjisi birçok kuruluşa ve vatandaşın cebine can suyu gibi hayat verecektir.

Ülkemizdeki elektrik enerjisi üretimi konusundaki casino online tekel kaldırılmalı ve KIB-TEK’e ilaveten özel sektöre de üretim izni verilmelidir. KIB-TEK ister özelleşir, ister özerkleşir, isterse de halen olduğu gibi Kamu İktisadi Teşekkülü (KİT) olarak yaşamını devam ettirir.

Bu uygulama ile özel sektör devreye girdiği vakit, vatandaşın ödediği bu fahiş olarak tanımlanabilecek elektrik ücreti, ki maktu ücret adı altında hiçbir hizmet verilmeden her ay alınan 20 TL’lik haraçla birlikte neredeyse en düşük dilimde, kilovat başı ödenen para 60 kuruşa çıkmaktadır, 15-20 kuruşlar seviyesine inecektir. Böylesi bir indirim sanayinin tüm kesimlerine neredeyse doping etkisi yapacakken, vatandaşın da cebini yakan elektrik ücreti giderleri neredeyse üçte bire düşecektir.

Bizim ülkemizde elektriği tükettikçe yükselen dilim nedeni ile kilovat başı ücretin artmasına karşın birçok ülkede, dilim yükseldikçe elektrik birim fiyatı düşmektedir. KIB-TEK tekel olmanın tüm avantajlarını kendi çıkarları için kullandığından maalesef elektrik ücreti artık yasal soyguna dönüşmüş durumdadır.

KIB-TEK’in trafo katkı payı adı altında her ev yapılırken aldığı 45-50 bin TL’lik haraç, yeraltı kablosu döşenecek diye çıkarılan fahiş faturalar ve benzeri akıl almaz giderler, KIB-TEK’in tekel haklarına sahip olmasından kaynaklanmaktadır maalesef.

Elektrik enerjisi üretimi konusunda faturaların aşağıya çekilmesi ve KIB-TEK tarafından vatandaşa dayatılan hayali giderlerden kurtulunmak isteniyorsa, elektrik enerjisinde var olan tekelin kaldırılması ve özel sektöre üretim izni verilmesi gerekir. Bu çözümler vatandaşın ve tüm sektörlerin cebini fena halde yakan elektrik fiyatlarının düşüşüne yol açarken, KIB-TEK’e de kendisine çeki düzen vermek ortamını yaratacaktır.

Ekonomik krizin etkilerinin azaltılması yönündeki ikinci çözüm önerisi de şudur; Türkiye’den yapılan ithalatlarda bazı ticari malların KDV’leri hem Türkiye’de hem de KKTC’de ödenmekte olup, söz konusu emtiayı tüketici konumundaki vatandaşımız ve sanayicimiz neredeyse yüzde 25 daha pahalıya satın almak zorunda kalmaktadır. Çifte vergilendirmenin kaldırıldığı gibi çifte KDV uygulaması da kaldırılabilir ve söz konusu ticari emtiaların maliyetleri yüzde 25 aşağıya çekilebilir.

Devletin, özellikle ithalatta, herhangi bir hizmet verilmeden zorla tahsil ettiği “Rıhtım harcı”, “tartı parası”, “katkı payları” ve birtakım gereksiz ve sadece bazı kuruluşları ayakta tutmak için konmuş “fon”ların kaldırılması gibi dövizin düşüşünün yarattığı satın alma gücündeki azalmayı önleyecek tedbirler alınabilir.

Vatandaşımız, hükümetimizden tedbirler almasını ve sırtındaki bu tür haraca dönüşmüş yüklerin kaldırılmasını veya da azaltılmasını istemektedir…

Ata ATUN e-mail: ata.atun@atun.com veya  ata.atun@gmail.com

http://www.ataatun.org

Facebook: Ata Atun

http://www.twitter.com/ataatun

28 Ağustos 2015

Share
558 Kez Görüntülendi.
#

SENDE YORUM YAZ

3+4 = ?

Güvenlik Kodu * Time limit is exhausted. Please reload CAPTCHA.

İLGİNİZİ ÇEKEBİLECEK DİĞER KÖŞE YAZILARI

  • Dürüstlük Pahalı Bir Mülktür, Ucuz İnsanlarda Bulunmaz.

    19 Temmuz 2017 KÖŞE YAZARLARI

    ´Dürüst olmak´´ doğruluğu benimsemek ve doğru olmak demektir.Dürüstlük, özde, sözde, yaşayışta doğru ve tutarlı olmayı gerektirir.Özde, sözde ve yaşamda dürüstlük insanın içinin ve dışının bir olmasıdır. Kişi, düşündüğü ve inandığı neyse, onu söylemeli, onu yapmalıdır.Bazı idealler o kadar değerlidir ki! o yolda mağlup olmak ta yenilmek te inanın bir zafer sayılır. Bana göre dürüst olmak bence insanın özünün, sözünün bir olma durumu, olduğu gibi görünmek farklı görünme ve farklı göstermeye çalışmamak yani sadece karşınızdakiler için değil kendi...
  • SÖZ NAMUSTUR!..

    19 Temmuz 2017 KÖŞE YAZARLARI

    Yerine getirmek niyetiyle söz vermek sevaptır. Verilen sözde durmak müstehaptır. Sözünde durmamak tenzihen mekruh olur. Kendisine söz verilen kimse, (Sen bana söz verdiğin için bu benim hakkımdır) demeye hakkı yoktur. Hadis-i şerifte buyuruldu ki: (Bir kimse, yapmak niyeti ile verdiği sözü tutamazsa günah olmaz.) Yapmayacağı halde, yalan olarak söz vermek haramdır. Bu şekilde sözünde durmamak da günah olur. Yapmamak niyetiyle söz verdiği halde, sonradan, verdiği sözde durursa, yalancılık günahı affolmuş olur. Hadis-i şerifte, (Sözünde durm...
  • Özü sözü bir olmak

    17 Temmuz 2017 KÖŞE YAZARLARI

    Özü sözü bir olmak, kısaca insanın içinden geçirdiği düşündüğünü yapmak anlamına gelir, kişi ne düşünüyorsa onu yapıyorsa, söylediği şeylerle yaptığı şerler birebir örtüşüyorsa, yapmayacağı şeyi söylemiyorsa, yalandan uzak, oldukça fazlasıyla dürüst olan insanlar genellikle özü sözü bir insanlardır. ‘Münafıklar sana geldiklerinde: Şahitlik ederiz ki sen Allah’ın Peygamberisin, derler. Allah da bilir ki sen elbette, O’nun Peygamberisin. Allah, münafıkların kesinlikle yalancı olduklarına şahitlik eder.’ (Münafikûn,1) Ayet-i kerime, nifak çeli...
  • 15 Temmuz Kalkışmasında TSK ve Halk

    17 Temmuz 2017 KÖŞE YAZARLARI, MANŞET

    15 Temmuz 2016 tarihinde yapılan kalkışmanın yıldönümü olan evvelki gün İstanbul’daydım. Hem törenleri izledim, hem de sokaktaki vatandaşla, ülkesi için, vatanı için, eski tabirle “kellesini koltuğunun altına alıp kalkışmacılarla mücadele için sokağa fırlamaktan çekinmeyenlerle” görüşmeye çalıştım. Bana anlatılanları, fikirleri, görüşleri, yaşanan olayları ve gazetelerden okuduğum, duymadığım, bilmediğim olayları, kahramanlıkları, vatan sevdasını ve gözü peklikleri, eve gelince eşimle birlikte değerlendirdik. Sonra da bir köşeye çekilip, top...
UA-36507442-2