logo

reklam

BAYRAM İNSANLARIN ORTAK YAŞAMA KÜLTÜRÜNÜ GELİŞTİRİR


Orhan ARSLAN
orhanarslanmatoglu@hotmail.com
BAYRAM İNSANLARIN ORTAK YAŞAMA KÜLTÜRÜNÜ GELİŞTİRİR

İnsan hayatı, kimi zaman, çıkmaz sokaklarla doludur. Yaşadığı süreç, farkında olmadan; insanları çıkmaz sokaklara sürükler, O sokaklar da; insanın mücadelesi, bazen ömür boyu, bazen yıllarla ifade edilen, zaman dilimlerini ihtiva eder. Aslında öz olan; çıkmaz sokaklara giden yolları fark edip, o yollardan geri dönmektir. Her insanda; farklı, farklı gelişen, bu çıkmaz sokak yolculuğu; her zaman kötü sonuçlanmayabilir. O nedenle; fark edip, yanlış yoldan dönmek; beraberinde, mutluluğu getirir. Yanlış yola girmenin; pişmanlığı, azabı, rahatsız ediciliği, belirli bir süre insan hayatında devam eder. Burada önemli olan; insanın tekrar, o, yanlış yolculuğa başlamamasıdır.

İşte yanlış yollardan, yanlış davranışlardan, oluşan; insan ilişkilerine bir göz atalım. İnsanlar, kendi hayatlarını düzene koymaya çalışırlarken; kendine göre bazı kurallar koyarlar. Bu kurallar konurken dikkat edilmesi gereken en önemli hususlardan biri; karşı taraftaki ya da etrafımızdaki başka insanların kurallarına da uymak, gerektiğini bilmeleridir. Dünya’da sadece biz yaşamıyoruz. Bizim dışımızda da canlılar yaşamaktadır. Ortada rahat ve huzur ortamının oluşması isteniyorsa; bu belirli kurallardan geçer. İnsanların son dönemlerde; pek bu kurallara uyduğu söylenemez. Ben varsam, benim dışımdakilerden bana ne? mantığı; el, an kullanılmaktadır. Yaşadıkları her ortamda benim dışımdakiler; bana uymak mecburiyetindedir, mantığı geçerliliğini korumaktadır. Çevreye saygı, insana saygı, topluma saygı, diğer canlılara saygı, kuralları; sanki geçerliliğini yitirmiş gibidir. Sorumsuzluk, vurdumduymazlık, ilgisizlik, almış başını gidiyor. Sadece, kendini düşünmek, kendi hayatını yaşamak, anlayışı; önemli yanlışlarımızdan, bir tanesidir.
Bizim bu tür davranışları, kabul etmememiz lazım. Biz böyle olamayız. Ne Dini inançlarımız buna müsaade eder, ne de Milli gelenek ve göreneklerimiz, ahlakımız… Bayram günleri, bunun için; bir fırsat casino online günleridir.
Ey MİLLET! Hala bizi esir alan Batı kültürünün takipçisi olmaya devam mı edeceğiz? Bizi ne hale getirdiğinin farkında mıyız? Yalnızlığımızın, mutsuzluğumuzun, aile içi huzursuzluğumuzun, sakın nedeni bu batı kültürünün baskısı olmasın? Kaş yapayım derken, göz mü çıkarıyoruz? Gelecek nesillerimizin iyi bir okul kazanması için harcadığımız para ve zamanın, acaba kaçta kaçını; iyi bir adam, dürüst bir insan olması için harcıyoruz. Ne kadar kafa yoruyoruz. Sınavdan aldığı başarısız notun bizi rahatsız ettiği kadar; çevrede yapmış olduğu, kötü ve yanlış davranışlar ne kadar bizi rahatsız ediyor. Teknolojinin esir aldığı gençlerimiz, nasıl bu yanlıştan dönecekler. İyi ve güzel davranışlarla donanmış genç olarak, onları ne zaman göreceğiz? Gittikçe bencilleşiyoruz. Bencilleşmemiz, arkasından yalnızlığı getiriyor. İnançsız bir yalnızlık; huzursuzluğu, geçimsizliği getiriyor. Çünkü, bizim dışımızdaki Dünya, bizi hiç ilgilendirmiyor. Aynı zamanda, o, tür bir yalnızlık; soğukluğu, duyarsızlığı, duygusuzluğu, merhametsizliği, körüklemektedir. Buna bağlı olarak; kontrolden çıkan bir birey; her türlü dengesizliğe ve de suça hazır  hale geliyor.
Evet, durun kalabalıklar bu cadde çıkmaz sokak… Bir an önce insanlığımıza, ahlakımıza, dürüstlüğümüze, insan muhabbetimize, dostluklarımıza, mutlu komşuluk ilişkilerimize ve akrabalarla olan birlikteliğimize,   geri dönmek mecburiyetindeyiz. BAYRAMLAR, bunun için; bir fırsat olmalıdır. Bayram, tatil değildir. Bayram, insani duyguların, zirve yaptığı bir düğündür. İnsanca yaşamanın, insana verdiği önemli değerlerden, biridir. İnsanlığımızı hatırladığımız için, insanca yaşamayı amaç edindiğimiz için; Yüzler, hep gülmelidir. O sevinçlerin en önemli ögesi, çocuklardır. Onlar, bizim tüm iyi davranışlarımızı örnek alarak; bizden sonra; o iyi ve güzel davranışlarımızı yaşatmaları gerekir. O nedenle; Bayram günleri onların hafızalarında; mermere yazılan yazılar kadar, tesir bırakmalıdır. Her bayram, kelimesi, çocuk için; coşku, sevinç kaynağı, akrabalara yakınlık, kucaklaşmak, yakınlaşmak, kavramlarını ifade etmelidir. O, kavramların arandığında; bulunacağı adres olarak; bayram günlerini hatırlamalıdır.
Tatil asla bayram olamaz. Onun mana ve ifade ettiği şey farklıdır. BAYRAM günlerini tatile çevirerek; Bu yanlış hareketi yaparken; Neler kazanacağımızın hesabını değil, neleri kaybettiğimizi görmüyoruz. Gençliğimiz, geleceğimiz gözümüzün önünde eriyor. Biz, ise; bu yanlış hareketlere, büyükler olarak; destek veriyoruz. Gelecek neslimizi, bencil, toplumdan ayrışmış, Sosyal hayatın sıcaklığından uzak bir şekilde yetiştiriyoruz. Tüm yetkili karar verme yerindeki aile büyüklerinin; bu gidişe dur demelerini bekliyoruz.

 

Share
372 Kez Görüntülendi.
#

SENDE YORUM YAZ

8+4 = ?

Güvenlik Kodu * Time limit is exhausted. Please reload CAPTCHA.

İLGİNİZİ ÇEKEBİLECEK DİĞER KÖŞE YAZILARI

  • ASLINDA HEPİMİZİN DÖRT EŞİ VAR

    22 Mart 2017 KÖŞE YAZARLARI

    ASLINDA HEPİMİZİN DÖRT EŞİ VAR Bir zamanlar büyük ve güçlü bir ülkeyi yöneten bir kral ve dört eşi varmış. Kral en çok dördüncü eşini sever, bir dediğini iki etmez, herşeyin en güzelini ve en iyisini ona verirmiş. Kral üçüncü eşini de çok severmiş. Bu güzelliğin bir gün kendisini terk edebileceğinden korktuğu için onu çok kıskanır ve üzerine titrermiş. Kral ikinci eşini de çok severmiş. Kendisine karşı her zaman iyi ve sabırlı davranan eşi, ne zaman bir derdi olsa daima onu yanında bulunur, sorunun çözümünde ona destek verirmiş. Kraliçe ...
  • Yapılan Köprüler “Deli Dumrul” Köprüsü mü? (!)

    21 Mart 2017 KÖŞE YAZARLARI, MANŞET, SÜRMANŞET

    Hani bir hikâye vardır; zamanın birinde Deli Dumrul isminde biri, bir akarsuyun üzerine köprü yaptırır ve bu köprüden geçenden 5 akçe, geçmeyenden de döve döve zorla 10 akçe alırmış. Şimdi de birileri; “yapılan köprüler gereksiz, zarar ediyor, geçmediğimiz köprünün parasını ödüyoruz, bunlar Deli Dumrul köprüsü” gibi ifadeler kullanmakta… Daha önce Osmangazi ve Yavuz Sultan Selim Köprüleri için yapılan bu trajı-komik eleştiriler, şimdi de geçtiğimiz günlerde temeli atılan “Çanakkale 1915 Köprüsü” için dile getirilmekte... Yap İşlet Devret...
  • CÖMERTLİĞİN BÖYLESİ

    21 Mart 2017 KÖŞE YAZARLARI

    CÖMERTLİĞİN BÖYLESİ Bir gün, hazret-i Ebu Bekir ile hazret-i Ali mescid-i şerifte oturuyorlardı. O esnada biri girdi içeri. Ancak hazret-i Ali’yi görünce adamın rengi kaçtı birden. Mahcup bir vaziyette çöküverdi oracığa. Hazret-i Ebu Bekir, merakla hazret-i Ali’ye döndü: - Ya Ali! Şu adamı tanıyor musun? - Evet, tanıyorum. - Seni görünce mahcup oldu. Acaba neden dersin? Aliyyül Mürteza tahmin etmişti: - Bana borcu var. Belki ondandır. Hazret-i Ebu Bekir kalktı ve gitti o adamın yanına: - Hayırdır, neyin var senin? - Yok bir şey ...
  • ÇANAKKALE RUHU CANLI TUTULMALI

    21 Mart 2017 KÖŞE YAZARLARI, SÜRMANŞET

    ÇANAKKALE RUHU CANLI TUTULMALI Papatya Yayınlarından Mustafa Turan’ın "Destanlaşan Çanakkale"  kitabında anlatılanlara göre, yıllar önce eğitim sistemimizi incelemek üzere Japonya’dan bir heyet Türkiye’ye gelir. İnceleme tamamlandıktan sonra MEB yetkilileri, Japon heyetinden hiç beklemedikleri bir tepki almıştır. Konuk heyetin, dönemin Başbakanı rahmetli Turgut Özal’ın huzurunda dile getirdikleri acı gerçek şöyledir: “Türk eğitim sisteminde milli ruh yok...” Sonra şöyle devam etmişler: “Biz, eğitime şok testler uygulayarak başlarız. Ön...
UA-36507442-2