logo

Batı’nın çöküşü Türkiye’nin yükselişi (2)


twitter
Prof.Dr.Ata ATUN
ata@kk.tc

Batı’nın çöküşü Türkiye’nin yükselişi (1)

ABD, IMF’nin kuruluşunun, dönemin güçlü devletleri sayılan Avrupa’nın galip devletleri tarafından kabulü sonrasında Avrupa’nın yaralarını sarması için karşılığı olmayan Dolarlarını basarak Avrupa’ya “Marshall yardımı” adı altında yardım ve kalkınma hamlesi başlatırken, BM’nin de Milletler Cemiyeti kimliğinden çıkarttırılarak yeni bir kimlik altında ve tamamen ABD’nin kontrolünde olacak şekilde tekrar hayata geçmesini sağlamış.

ABD, dünyanın kaderinde ciddi rol oynayan Güvenli Konseyi’ni de kendi başkanlığı ve İngiltere ve Fransa gibi kayıtsız koşulsuz kendisinin yanında olan 2 ülkenin desteği ile hayata geçirerek, dünya üzerinde var olan diğer ülkelerin kaderleri üzerinde de söz sahibi olmayı başarmış.

1945 yılından sonra dünya üzerinde yaşanan olayların planlayıcıları, başta ABD olmak üzere İngiltere, Fransa ve Almanya gibi kayıtsız, koşulsuz kendisine destek veren yardakçıları ve ABD’nin bu küresel hegemonyasına karşı çıkmayan çalışan Rusya ve Çin.

Ama her yükselişin bir sonu olduğu gibi ABD ve AB’nin de yükselişinin durduğu ve her ikisinin de gerileme dönemine girdiğinin sinyalleri belirgin bir şekilde gelmeye başladı.

ABD Ulusal İstihbarat Konseyi’nin (National Intelligence Council, NIC) her 4 yılda bir hazırladığı raporlardan bir tanesi olan “Global Trends 2030: Alternative Worlds” yani “Küresel Eğilimler 2030: Alternatif Dünyalar” başlıklı raporu ABD’nin küresel çapta son durumunu açık bir şekilde ortaya koymakta.

Gerçekte bu rapor, ABD’nin kendi içinde farklı kulvarlarda faaliyet gösteren 16 farklı “İstihbarat Teşkilatı” tarafından müşterek bir çalışma ile hazırlanıyor. Raporun hedefi 2035 yılında ABD’nin durumunun ne olacağının en sağlıklı ve duygusal olmayan bir şekilde tespiti.

Rapor özetle, ABD’nin çöküşünün 2025 yılında başlayacağı ve 2035 yılına doğru da II. Dünya Savaşından sonra dünya üzerinde kurmayı başardığı küresel aktörlük gücünü yitireceği şeklinde.

Bu yıllarda ABD küresel aktörlük gücünü kaybetmeye başlayacak ve dünyanın ekonomik, siyasi ve güvenlik güç merkezi Batı’dan Asya’ya doğru, Türkiye üzerinden kaymaya başlayacak.

ABD’nin ellerinden kayıp gidecek olan bu gücün nerede ve nasıl odaklanacağına başta Çin olmak üzere Hindistan, Türkiye, İran, Meksika, Vietnam ve Endonezya’nın büyük etkisi olacak.

İşte bu aşamada Türkiye faktörü ve Türkiye’nin bölgesel önemi ortaya çıkmakta ve başta ABD olmak üzere AB’yi ve İsrail’i rahatsız etmekte. ABD’nin çöküş sürecinin başlamasının ve güç kaybının, İsrail’i de çok yakından etkileyeceği kesin. ABD’nin gerileme sürecine girmesi, dünyanın jandarmalığını yapamaz hale gelmesi ve çöküşü başta Orta Doğu olmak üzere kıta

Asya’daki istikrarı da olumsuz etkileyecektir. Bu etkilenmenin sonucunda çıkabilecek olası bir 4cü Arap-İsrail savaşında nükleer bombaların karşılıklı kullanılması büyük bir olasılık. İsrail’in can havli ve hayatta kalmak içgüdüsü ile kullanacağı nükleer bir bomba, hem kendinin hem de bölgenin sonunu getirecektir. Bu aşamada bölgesel aktörlüğün Türkiye’nin sırtına çok önceden yüklenmiş olacağı da yanlış bir varsayım olmaz.

Zaten Türkiye’nin yükselişi de başladı.

Dünya coğrafyasında Avrupa’nın ortasından neredeyse Japonya’ya kadar olan bölgede sanayisi en gelişmiş ülkelerden bir tanesi Türkiye…(devam edecek)

Ata ATUN

16 Mart 2016

Share
441 Kez Görüntülendi.
#

SENDE YORUM YAZ

9+1 = ?

Güvenlik Kodu * Time limit is exhausted. Please reload CAPTCHA.

İLGİNİZİ ÇEKEBİLECEK DİĞER KÖŞE YAZILARI

  • 24 Temmuz Gazeteciler ve Basın Bayramı

    24 Temmuz 2017 KÖŞE YAZARLARI

      Ülkemizdeki basın mensuplarının günü olan 24 Temmuz Gazeteciler ve Basın Bayramı kutlu olsun. Basın mensuplarımız yeri geliyor bir savaşın ortasına giriyor, yeri geliyor soğuk bir kış gününde saatlerce çekim yapmak zorunda kalıyor; bu gün zor şartlar altında çalışan basın mensuplarının günü.24 Temmuz 1908 tarihinde Türk Basınında sansürün kaldırılması nedeniyle, her yıl 24 Temmuz günü "Gazeteciler ve Basın Bayramı" olarak kutlanıyor. Günümüzde her insanın bilgiye ulaşma, doğruları öğrenebilme ve kendi fikirlerini ifade edebilme özgürl...
  • “Bozulan Almanya ilişkilerinin perde arkası ve Batı’da bir Türkiye dostu”

    24 Temmuz 2017 KÖŞE YAZARLARI, MANŞET

    "Türkiye-Almanya ‘dostluğunun’ tarihsel gelişimi" Türkiye-Almanya ilişkileri yaklaşık olarak 250 yılı aşkın bir geçmişe sahip.İlişkilerin başlangıcı 1761 tarihinde Prusya ile Osmanlı İmparatorluğu arasında imzalanan “Dostluk, Gemicilik ve Ticaret Antlaşması” ile başladığı düşünülmektedir. Bu süreç içerisinde Türkiye ile Almanya arasında doğrudan bir savaş yaşanmamış. İngiliz ve Fransız Donanmalarından kaçarak İstanbul'a sığınan ve Osmanlı devletince satın alınan  “Gobel ve Braslav” adlı iki Alman kruvazörünün, "Yavuz" ve "Midilli" isimler...
  • “DƏMİR BARMAQLIQLAR”

    24 Temmuz 2017 KÖŞE YAZARLARI

     O, dünyanın ən qəribə həbsxanasıdır. Bəli, ən qəribə... Çünki hökmü məhbusunun əli ilə imzalanır. Hakimi də elə dustaqının özü olur. Nəticədə, bir insan HAKİM, MÜTTƏHİM və VƏKİL qisminə bölünərək, öz-özlüyündə haçalanır. Qurulan məhkəmədə hər üçünün də nitqində həqiqət danışır. Acınacaqlısı odur ki, hər biri söylədiklərində haqlıdır. "HAKİM" verdiyi qərarında, "MÜTTƏHİM" etiraflarında, "MÜDAFİƏÇİ" isə qurbanın müdafiəsində doğru və yalnışları göstərməyə çalışır, hər kəsə. ŞAHİD isə susur. Üzündəki istehza ifadələri ilə izləyir, üçtərəfli dialo...
  • “Ayaq səsləri”- hər kəsin həyatından bir pay…

    24 Temmuz 2017 KÖŞE YAZARLARI

        “Ayaq səsləri” adlı psixoloji romanın bəlkədə müəllifdən sonra oxuduğu ilk insanam. Roman digər romanlardan fərqli olaraq öz həyat hekayəsi ilə fərqlənir. Hər şey elə müəllifin qeyd etdiyi” Məqsədə çatmaq üçün hər şeyə hazır olmalısan”, kəlməsindən başlayır desəm yanılmaram. Həyatın hər bir üzüylə zaman keçdikcə tanış oluruq. Ən çətin omür fəslimiz qocalıqdır desək yəqinki, bir çoxları məndən inciməz. Bir qadına aşiq olub,onu ömrünün sonuna kimi gözləmək hər sevənin həddi deyil. Elə ordaca illər əvvəl söz verdiyi skmayada əyləşm...
UA-36507442-2