logo

reklam

Batılı Efendilerin Köleleri “Laikliği” Savunanlar!


facebook
Mehmet KIZILKAYA
memoeemuh@gmail.com

Batılı efendilerin köleleri “Laikliği” savunan kafatasçı beyinsizler!

 

Geçmişten günümüze kadar gelen ve içerisinde bulunduğumuz çağın da en büyük fikir ve düşünce dayatmalarından olan, hatta belki de en büyük ve de en kafatasçı olan Laikliğinin ne kadar aptalca bir şey olduğunu sizlere açıklamak istiyorum.

 

Son imparatorlukların ve de büyük imparatorlukların yıkılmasıyla beraber yenidünya düzenlerinin olduğunu bilmekteyiz.

 

Sizlerde iyi bilirsiniz ki; çok önceki insanlık tarihinin hiçbir noktasında, hiçbir tarihinde, hiçbir evresinde görülmedik şekilde özellikle İslam dinini temsil eden devletler ve diğer devletlerle beraber dinlerinden tamamen uzaklaştırılarak laiklik yani seküler bir hale getirilmeye çalışıldı. Dinlerinden tamamen uzaklaştırılma sistemi neredeyse bütün devletlerde başarılı bir şekilde yıllarca devam etti. Tabi bu dünya düzenini değiştirmek isteyen ve de başarılı bir şekilde de değiştiren Amerikan Birleşik Devletleri ve İngilizler bu sistemin başını tutanlar olmuştur her daim.

 

Amerikan Birleşik Devletlerinin parası olan “Dolar’ı” kontrol ettiğimiz zaman çizilen üçgenin altında şöyle bir ibare vardır, “Novus Ordo Seclorum”, bu da sizlerin de ve de herkesin de bileceği Dünyanın Yeni Sistemi yahut Yeni Seküler Sistem yani dünyanın yeni sistemi laik olarak nokta atışlarını yapmışlardır.

 

Tarih noktasında araştırıldığı zaman geçmişte yıkılan sadece imparatorluklar olmadığını, dine dayalı ve de din anlayışına dayalı olan devlet anlayışını da ortadan kaldırmışlardır. Bunlar ortadan kaldırıldıktan sonra laiklik denilen düzeni ortaya çıkardılar. Tabi her çağda olduğu gibi bunları yapanlar yine Amerikan Birleşik Devletleri ve İngilizlerdir. Bu sebeple din anlayışlarını devletlerin hepsinden tamamen uzaklaştırıp, yalnızca insanların kendilerince yani bireysel anlamda olacak şekilde yaşayacakları inanç sistemlerini ortaya çıkardılar. Tabi bu sistem bütün dinleri devre dışı bir noktaya getirmesi ve materyalist sistemin benimsediği laiklik düzenini ortaya çıkarması planıydı. Ki yüzyıllardır bu düzen öylece işlenmektedir.

 

Tabi bu kadar sistematik bir şekilde ciddi manada çalışan bu şeytanın askerleri dünyaya “şimdiye kadar yaşanan kargaşaların ve savaşların tümü dinler yüzünden meydana geldiğini yeni çağda artık hiçbir şekilde dinlerin olmayacağını, dine dayanmış olan devletlerin olmayacağı ve de bunların olmadığı süre içerisinde dünyaya huzur ve barışın geleceğini” beyan ettiler.

 

Öyle ya!

 

Geride bıraktığımız bu kadar çağda savaşların hiçbir şekilde bitmediğini, bilakis her seferinde daha çok savaşların olduğu ve tek kutuplu savaşların da çoğaldığını görebilmekteyiz.

 

Güçleri ellerinde bulunduran lanetlenmiş olan batılı devletler, bütün çağlarda olduğu gibi içerisinde bulunduğumuz çağda da yeryüzünde bulunan bütün dünya ülkelerini istedikleri şekilde sömürüyor, istedikleri şekilde savaş çıkarıyor, istedikleri şekilde insanları öldürüyor, istedikleri gibi başkalarının ülkesini parselliyor ve istekleri doğrultusunda tetikçileri her ülkede kan döktürüyor. Tabi bu dinsizlerin, bu Siyonistlerin, bu laikçi düzenbazların karşılarında onlara karşı savaşabilecek güçte devletler de bugüne kadar olmadı. Öyle sanıyorum ki; bundan sonra olmayacaktır. Olursa da sadece Türkiye Cumhuriyeti Ülkesi ve halkları olacaktır.

 

Laikçiliği her daim savunan insanlar sizlere söylüyorum iyi görün, iyi izleyin ve de her daim doğru okumayı öğrenin!

 

Yaşanılanlar ve de yaşatılanlar bizlere şunu gösterdi ki; mesele hiçbir zaman din meselesi olmadı. Sadece ve sadece ülkeler oldu, sadece insanlar oldu. Sadece başkalarının ülkesini sömürüp kendilerine parsel parsel yer ayıranların planları doğrultusunda meydana gelen savaşlar oldu. Ölümler oldu, sömürüler oldu, katliamlar oldu.  Şunun iyi bilinmesi gerekir ki; yeryüzünde din olsa da olmasa da insanlar yine savaşır, yine de savaş çıkarırlardı. Çünkü burada ki sorun din sorunu ya da din meselesi değildir, aksine insanlardır topraklardır. Laikliği savunanlar görebiliyor musunuz seküler(laiklik) yüzyıl da savaşlar ve katliamlar bitmek bilmiyor. Sizler laiklik deyip tutturanlar görün bakın! Ateizm ve onunla beraber gelişen materyalizm yeryüzünde bulunan bütün topraklarını avucuna almış. Dünyanın bütün ülkelerinde, bütün topraklarında hiç olmadığı kadar daha çok sömürü düzenleri yaşandı. Halen de yaşanmaya devam edilmektedir.

 

Her seferinde çıkıp Laikliği savunan domuz yüzlü mahlukatlar!

 

Bu sistemin sahipleri, bu sistemi bütün dünyaya kabul ettirirken dinlere bağlı savaşların biteceğini vaatlerinde bulunmuşlardı. Sizler de kendinizi kandırmayın ki öyle olmadığını hep beraber en iyi şekilde tecrübe ettik. Öyle ya bizim ülkemizde yani Türkiye Cumhuriyeti Ülkesinde halen “Tek Kurtuluşumuz Laikliktir” diyen şu batılı efendilerin köpekleri ve de köleleri yaşamaktalar.

 

Batılı efendilerin köpekleri olanlar aslında karşı olduklarını sandıkları şeylerin birer ürünleri olduklarının ve yine de karşı olduklarını sandıkları o sistemi koruduklarının farkında olmayan beyinsiz, beyinleri çürümüş, kalbi sakat, beyinleri hipnoz edilmiş birer güruhturlar.

 

Batılı efendilerin kölesi ve onların köpeklerinin çıkardıkları sistemlerle yaşamaktansa Müslümanların dini ve bütün dinlerin üstünde olan “İslam” dini ile yaşamaktan ve onun uğrunda şehit olmaktan gurur duyarım.

 

Sevgi ve Saygılar…

 

 

“Mehmet KIZILKAYA”

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

Share
420 Kez Görüntülendi.
#

SENDE YORUM YAZ

5+5 = ?

Güvenlik Kodu * Time limit is exhausted. Please reload CAPTCHA.

İLGİNİZİ ÇEKEBİLECEK DİĞER KÖŞE YAZILARI

  • Güneş durdu yerinde

    24 Mayıs 2017 KÖŞE YAZARLARI

    Güneş durdu yerinde Şam şehrinde medfun Evliyadan Seyyid Muslihiddin Efendi ”rahmetullahi aleyh“, bir gün Peygamber efendimiz aleyhisselamdan bahsederken şunu anlattı sevdiklerine: Peygamber efendimiz bir gün evlerinde otururken hazret-i Ali de “radıyallahü teâlâ anh” yanlarındaydı. O esnada Cebrail aleyhisselam bir vahiy getirdi. Efendimiz aleyhisselam, vahyin ağırlığından mübarek başlarını hazret-i Ali’nin dizine koydular. Vakit, ikindiyle akşam arasıydı. Ve güneş batana kadar kaldıramadılar başlarını. ...
  • Bugünün işini, yarına bırakma!

    23 Mayıs 2017 KÖŞE YAZARLARI

    Bugünün işini, yarına bırakma! Buhara’da yetişen Evliyadan Seyyid Emir Burhan hazretleri “rahmetullahi aleyh“, bir gün bir gence; - Ey kıymetli oğlum! Bugün, her istediğini kolayca yapabilecek bir haldesin. Gençliğin, sıhhatin, gücün, kuvvetin, malın ve rahatlığın bir arada bulunduğu bir zamandasın, buyurdu. Sonsuz saadete kavuşturacak sebeplere yapışmayı, yarar işleri yapmayı yarına bırakma, hemen yap. Delikanlı sordu. - Ne yapmamı tavsiye edersiniz efendim? - İnsan ömrünün en iyi zamanı olan bu gençlik gün...
  • DURDURAMADINIZ BÜYÜK TÜRKİYE YÜRÜYÜŞÜNÜ!

    22 Mayıs 2017 KÖŞE YAZARLARI, MANŞET

    BÜTÜN DÜMENLRİNİZİ BİLİYORUZ. Bu ülke 35 yıldır sadece terörle mücadele etmiyor, bu ülke 35 yıldır terörün bataklığında üreyen işte bu kirli zihniyetle de mücadele ediyor. Terörü bir geçim kapısı haline getirmiş, yoksul çocukların ölümünü kendisine bir rant haline getirmiş kan baronlarıyla da bu ülke mücadele ediyor. İnanın, bunlar için en iyi Kürt ölü Kürt’tür, bunlar için en iyi Alevi ölü Alevidir. Vatanına ihanet eden, ama mütedeyyin maskesi takan örgütlerin dizinin dibine çökerler, ama gerçek mütedeyyinden korkar, onu yok etmek için her şe...
  • Ahlak ilmi çok mühimdir

    22 Mayıs 2017 KÖŞE YAZARLARI

    Ahlak ilmi çok mühimdir Edirne’de medfun bulunan büyük Velilerden Şücaeddin-i Karamani hazretleri ”rahmetullahi aleyh“, bir gün sohbetinde; - Ahlak ilmi, kalb ve ruh temizliği bilgisi demektir, buyurdu. Tıp ilminin, beden sağlığı bilgisi olmasına benzer. Çünkü fena huylar, kalbin ve ruhun hastalıkları, zararlı işler de bu hastalıkların alametleridir. Şöyle devam etti: - Ahlak ilmi, çok şerefli, pek kıymetli, en lüzumlu bir ilimdir. - Neden efendim? dediler. - Çünkü, kalbin ve ruhun kötülükleri bu ilimle tem...
UA-36507442-2