logo

BAŞARMAK İÇİN ARZU VARSA ÇÖZÜMDE VARDIR…


facebooktwitter
Abdurrahman YEŞİLDAĞ
abdurrahmanyesildag13@gmail.com

Bizleri yoran hayatın zorluklarından ziyade, anlayışı kıt olanlardır..

                          Seçim kampanyaları Partiler tarafından gayet titiz bir şekilde ve müjdelerle devam ederken bütün siyasi partiler bütün kartlarını masaya koymaktalar. Unutulmaması gereken bir şey var ki korku siyasetinin insanlara abes geldiği Umut siyasetinin ise insanları cezbettiği bilinen bir şeydir.

                     Yapılan anket sonuçlarına bakılırsa Ak Parti oylarını koruma noktasında bulunmakla birlikte hatta bazı anketlerde açık farkla önde olduğu. Chp ve Mhp”nin oylarında ise küçük bir artışın gözlemlendiği HDP”nin ise Anket karmaşalığı içerisinde bir baraj üstü bir baraj altı gel git lere maruz kaldığı görülmektedir. Ama naçizane fikrimi söylemek isterim ki bu Seçim sürprizlere açık ve son güne kadar bu dalgalanmaların artı ve eksi yönünde devam edeceğidir. Burada bazı Siyasi taktikler ve siyaset arenasında projeler,Halkın refah düzeyinin iyileştirilmesi,Bilhassa emekli ve asgari ücretli çalışanlar ve diğer çalışanlarının tamamının yoksulluk sınırı üzerine çıkarılması.

 

 

                        Bütün partilerin en önemli ana maddesi olmalıdır. Ama maalesef Ülkemizde gelir dağılımında öyle bir adaletsizlik var ki ,Üst sınır ve Alt sınır gelir dağılımının yani best online casino tabiri caiz ise birileri yokluk içerisinde kıvranırken bir çoklarının da seyr-ü sefa içerisinde bir yaşantı sürmesi Halk arasında pekte hoş karşılanmamaktadır. Varlık ve Yokluk arasındaki ince çizgiye balans ayarı yaparak halkın beklentisi doğrultusunda daha güzel şeyleri kapsayan projeler ister istemez Seçimlerde etkisini gösterecektir.Hayat şartlarının çok pahlı olduğu ve kiraların en düşüğünün bile bir asgari ücrete eş değer olduğu Ülkemde asgari ücretle geçinebileceği Söylemine. kusura bakmayınız hiç kimse itibar göstermez.

 

             Hazır anketlerden bahsetmişken aslına bakarsak toplumları temsil eden STK”larda halkın temsilcisi ve halkın içinden oldukları için küçük çaplıda olsa birer anketör sayılırlar. Burada asıl dikkat çekilmesi gereken konu CHP ve MHP”nin ne kadar oy alacağından ziyade,Seçimlere parti olarak girecek olan ve seçimlere sıkı hazırlandığı gözlerden kaçmayan HDP”nin barajı aşıp aşamıyacağı, Şayet barajı aşmaması durumunda AK Partinin istediği Millet Vekili çoğunluğunu yakalayıp başkanlık sistemine geçmesinin sorunsuz olacağı öngörülüyor. Diğer senaryo ise HDP”nin barajı sürpriz bir şekilde aşıp bu planları alt üst etmesi de diğer bir senaryo.Bazıları derki nereden çıktı şimdi bu diye.Bende derim ki her şeyi düşünmek gerekir Seçme ve seçilme hakkı demokratik bir haktır ve insanların hür iradesi ile istediği partiyi sandığa yansıtmasıdır.Kaybedenin kazananı tebrik edeceği ve sarılacağı ve Ülke menfaatine köstek değilde  herkes destek olacağı bir tablo istiyor .

 

             Başkanlık sistemi halkın çoğunluğu tarafından istenilen bana göre de olması gereken bir sistem. Başkanlık sistemini halka iyi anlatmak gerekiyor. Başkanlık sisteminin ne olduğunu bilende konuşuyor bilmeyende konuşuyor. Halkımızın kafasındaki bilgi kirliliğinin bu süreç içerisinde giderilmesi gerekmektedir.Halk huzur içerisinde refah düzeyi yüksek, Kardeşliklerin pekiştiği tek yumruk tek vücuda bir Türkiye istiyor.Kendisine yeten Dosta güven Düşmana korku veren kimselere muhtaç olmadan kendi öz kaynakları ile medeniyetler Ülkesi olan bir Türkiye istiyor.

 

          Milletimiz et tırnak misali bir birine bağlı ve Halkımızın birbirleri ile sorunları yoktur.Hiç bir güç tarihler boyunca omuz omuza savaşarak destanlar yazan bu aziz Milletin kardeşliğini gönül bağını bozamaz .burada siyasetçilerinde üslup olarak biraz daha örnek olmaları herkesin tek arzusudur.                                

 

 

 

Share
1200 Kez Görüntülendi.
#

SENDE YORUM YAZ

5+6 = ?

Güvenlik Kodu * Time limit is exhausted. Please reload CAPTCHA.

İLGİNİZİ ÇEKEBİLECEK DİĞER KÖŞE YAZILARI

  • 24 Temmuz Gazeteciler ve Basın Bayramı

    24 Temmuz 2017 KÖŞE YAZARLARI

      Ülkemizdeki basın mensuplarının günü olan 24 Temmuz Gazeteciler ve Basın Bayramı kutlu olsun. Basın mensuplarımız yeri geliyor bir savaşın ortasına giriyor, yeri geliyor soğuk bir kış gününde saatlerce çekim yapmak zorunda kalıyor; bu gün zor şartlar altında çalışan basın mensuplarının günü.24 Temmuz 1908 tarihinde Türk Basınında sansürün kaldırılması nedeniyle, her yıl 24 Temmuz günü "Gazeteciler ve Basın Bayramı" olarak kutlanıyor. Günümüzde her insanın bilgiye ulaşma, doğruları öğrenebilme ve kendi fikirlerini ifade edebilme özgürl...
  • “Bozulan Almanya ilişkilerinin perde arkası ve Batı’da bir Türkiye dostu”

    24 Temmuz 2017 KÖŞE YAZARLARI, MANŞET

    "Türkiye-Almanya ‘dostluğunun’ tarihsel gelişimi" Türkiye-Almanya ilişkileri yaklaşık olarak 250 yılı aşkın bir geçmişe sahip.İlişkilerin başlangıcı 1761 tarihinde Prusya ile Osmanlı İmparatorluğu arasında imzalanan “Dostluk, Gemicilik ve Ticaret Antlaşması” ile başladığı düşünülmektedir. Bu süreç içerisinde Türkiye ile Almanya arasında doğrudan bir savaş yaşanmamış. İngiliz ve Fransız Donanmalarından kaçarak İstanbul'a sığınan ve Osmanlı devletince satın alınan  “Gobel ve Braslav” adlı iki Alman kruvazörünün, "Yavuz" ve "Midilli" isimler...
  • “DƏMİR BARMAQLIQLAR”

    24 Temmuz 2017 KÖŞE YAZARLARI

     O, dünyanın ən qəribə həbsxanasıdır. Bəli, ən qəribə... Çünki hökmü məhbusunun əli ilə imzalanır. Hakimi də elə dustaqının özü olur. Nəticədə, bir insan HAKİM, MÜTTƏHİM və VƏKİL qisminə bölünərək, öz-özlüyündə haçalanır. Qurulan məhkəmədə hər üçünün də nitqində həqiqət danışır. Acınacaqlısı odur ki, hər biri söylədiklərində haqlıdır. "HAKİM" verdiyi qərarında, "MÜTTƏHİM" etiraflarında, "MÜDAFİƏÇİ" isə qurbanın müdafiəsində doğru və yalnışları göstərməyə çalışır, hər kəsə. ŞAHİD isə susur. Üzündəki istehza ifadələri ilə izləyir, üçtərəfli dialo...
  • “Ayaq səsləri”- hər kəsin həyatından bir pay…

    24 Temmuz 2017 KÖŞE YAZARLARI

        “Ayaq səsləri” adlı psixoloji romanın bəlkədə müəllifdən sonra oxuduğu ilk insanam. Roman digər romanlardan fərqli olaraq öz həyat hekayəsi ilə fərqlənir. Hər şey elə müəllifin qeyd etdiyi” Məqsədə çatmaq üçün hər şeyə hazır olmalısan”, kəlməsindən başlayır desəm yanılmaram. Həyatın hər bir üzüylə zaman keçdikcə tanış oluruq. Ən çətin omür fəslimiz qocalıqdır desək yəqinki, bir çoxları məndən inciməz. Bir qadına aşiq olub,onu ömrünün sonuna kimi gözləmək hər sevənin həddi deyil. Elə ordaca illər əvvəl söz verdiyi skmayada əyləşm...
UA-36507442-2