logo

reklam

BAĞLANMAMAK LAZIM


facebooktwitter
Mustafa ÇİÇEKLİ
ciceklireklam@hotmail.com

Toplumun siyasî hayatının başına geçenler, kendilerini, sultan, kral, padişah, emir şu veya bu şekilde isimlendirenlerin çoğu, o makama sadece ve sadece kendilerinin yakıştığını ve kendilerinin ve evladlarının bu işi yapabileceğini zannederler.
Halbuki eskiler, “Bir kişinin bir ma dûnu varsa; elbette bin mâ fevki vardır.” Demişiler.
Yani eğer toplumda kraldan düşük bir kişi varsa; kraldan daha üstün ve işi daha iyi yapabilecek en az bin kişi vardır.
Sultandan düşük bir kişi varsa; sultandan üstün en az bin kişi vardır.
Toplumda padişahtan daha düşük bir kişi varsa; elbette toplumda padişahtan daha üstün ve padişahlığı daha güzel yürütebilecek binlerce kişi vardır.
Toplumda emirden daha düşük ancak bir kişi vardır. Ama toplumun içinde imaret işini emirden daha iyi yapabilecek binlerce kişi vardır.

İhtilal İnkılab ve Darbeye Hayır
İhtilale hayır!
Darbeye hayır!
İnkılaba hayır!
Darbenin her türlüsüne hayır! Darbenin biçimi, şekli ve kimin tarafından gelirse; gelsin bütün darbalere hayır!
İhtilale hayır!
İnkıbala hayır!
Çünkü bütün bunlar, halkın idaresine ipotek vurmaktadır.
İhtilal ve inkılaplar, toplumun özgür idaresini ihtirasların kör kuyusunda boğmaktadır.
Darbeler, halkı susturmaktadır.
Darbeler, zulüm ve haksızlık getirmektedir.
Seçimin Olmadığı Zulüm Vardır
Seçimin Olmadığı yerde haksızlık vardır.
Seçimin olmadığı yerde zulüm vardır.
Seçimin olmadığı yerde işkence vardır.
Seçimin olmadığı kul hakkına tecavüz vardır.
Seçimin olmadığı yerde bazı hevaskâr insanlar, toplumun idaresini şu veya bu şekilde ellerine alır.
Ve asla o makamı bırakmak istemezler.
Bunlar toplumu idare etme makamının ellerinden çıkmaması için her türlü yolu mubah görürler.
Vurmak,
Kırmak,
Zindanlara atmak,
Kan dökmek,
Öldürmek gibi her şeyi caiz görürler.
Kendilerinin güdümünde olan kötü âlimlerden bu işin fetvasını alırlar.
Kendilerine karşı gelenin millete karşı geldiğini ve toplumun düzen, huzur ve emniyetini bozduklarını iddia ederek, bütün muhaliflerini ortadan kaldırırlar.
Eğer toplumlarda özür ve sistemi hakkaniyet üzerine kurulmuş seçimler olsa, idareciler, seçimle gelirler.
Kötü idareci birkaç sene sonra yine seçimle gider.
İyi idareciler, seçimle iş başına gelirler.
Toplumda, vurmak, kırmak, kan dökmek ve öldürmek lazım.
İşte o zaman, toplumda kardeşlik, birlik ve beraberlik olur.
Toplumda zulmün olmaması için, adilâne, hakkaniyet prensibi üzere özgür seçimler olmalıdır.
Seçim kültürü, bütün bireyler tarafından benimsenmelidir.

Share
143 Kez Görüntülendi.
#

SENDE YORUM YAZ

7+6 = ?

Güvenlik Kodu * Time limit is exhausted. Please reload CAPTCHA.

İLGİNİZİ ÇEKEBİLECEK DİĞER KÖŞE YAZILARI

  • MÜNAFIKLIK-İKİYÜZLÜLÜK..

    27 Haziran 2017 KÖŞE YAZARLARI

    Kur’an’da “mü’minler, müslümanlar, mücâhidler, sâdıklar, sâlihler…” vb. tabiri caizse “yağlı ballı” nitelemeleri üzerimizi almaya pek bayılırız da… “Yahudiler, Hristıyanlar, münâfıklar, akılsızlar, fikirsizler, kafasızlar, sefihler (beyinsizler), sağırlar, körler, dilsizler, kitap yüklü eşekler, dilini sarkıtan köpekler, Hamanlar, Karunlar, Hahamlar, Ruhbanlar” vb. sıfat ve nitelemeleri duyunca arkamıza bakınırız… Kesin bizden bahsetmiyordur! Bunları Kurtlar Vadisi’nde “Çakır” rolü üzerine yapışıp kalan dizi oyuncusu gibi (ki kurtulmak...
  • Yağ,sevgi yağışım, yağ!

    27 Haziran 2017 KÖŞE YAZARLARI

    Dəli    külək    əsir .  Yağmur    öz    həzin    nəğməsini    damla - damla ürəyimin    hər    döyüntüsünə   köçürür .  Narın    damlaların    altında düşüncələrim ,  sanki    cilalanır , ruhum   rahatlıq    tapır .  Rüzgarları , yağmurları , bir   də   dənizi   çox   sevirəm . Yağmurlu    yollarda    adlaya - adlaya   yenə   də    ürəyim   SƏNİNLƏ həmsöhbət    olub .  Yenə   qəlbimdəki    təmiz    sevginin    al   şəfəqlərinə boyanıb,  həsrətli    yollarda    azıb    qalan   gözlərim .  Yollar ,  bəlkə  də SƏNİ    gözləməkdən     yorul...
  • KATAR, ORTADOĞU’NUN SARI ÖKÜZÜ OLMADI

    26 Haziran 2017 KÖŞE YAZARLARI, MANŞET

    Eski zamanların birinde bir otlakta öküz sürüsü yaşarmış. Yaşarmış yaşamalarına ama civardaki aslanlar bir türlü rahat bırakmazlarmış onları. Hemen her gün saldırırlarmış bu sürüye. Öküz dediğin öyle yabana atılır bir hayvan değil ki, bir araya toplandılar mı kolayca defetmesini bilirlermiş o koca aslanları. Gün geçtikçe aslanları almış bir kaygı. “Herhalde bize bu otlağı terk etmek düşüyor” demiş aslanlardan birisi. “Evet” diye tasdik etmiş diğerleri. “Nereye gideriz” diye düşünürlerken “Bir dakika” diye bir ses duymuşlar gerilerden. Herkes...
  • TEKRAR DÖNME ŞANSIN YOK!

    26 Haziran 2017 KÖŞE YAZARLARI

    Sen… Ya karşılaştığın olaylar içinde, RASÛL’ün haber verdiği şekilde, kendi hakikatına yakışan bir biçimde, ilmin gereği olan davranışlar ortaya koyarak, hakikatına bir adım daha yaklaşacak; yakîninin meyvelerini derleyeceksin… Ya da… İlmi ve aklını bir yana koyup; şartlanmaların, ilkel değer yargıların, duyguların istikâmetinde davranışlar ortaya koyacak; sahiplik düşüncesi ve duygusuyla yaşamına yön verip, sonuçta pişmanlıkları oynayacaksın!. Boşa geçen, değerlendiremediğin zamanı, yapman gerekirken yapamadıklarını sonradan asla telâfi edem...
UA-36507442-2