logo

reklam

Aziz Yıldırım taktikleri


facebook
Özkan IŞILGAN
ozkan.isilgan@gmail.com

Fenerbahçe’nin Kjaer, Fernandao ve Şener Özbayraklı’ya imza attırmasının ardından Nani ve Luiz Adriano gibi isimlerin Fenerbahçe ile anılması Galatasaraylı taraftarları özellikle sosyal medya üzerinde paniğe sevk etmiş durumda

Galatasaray’ın şu ana kadar Akhisarspor’dan Bilal kısa ile sözleşme imzalamış olması, Sabri Sarıoğlu’nun sözleşmesinin uzatılması zam yapılması ve Aydın Yılmaz’ın sözleşmesinin uzatılmasının gündemde dolaşması ayrıca Galatasaray’ın adının yıldız isimlerle anılmaması taraftarları çileden çıkarmış durumda. Sosyal Medya üzerinden kulübe ve yönetim büyük tepki yağmakta.

Bu gelişmeler aslında bir tek şeyi işaret ediyor. Galatasaraylı taraftarların tıpkı 2001 ve 2002 yıllarında olduğu gibi Aziz Yıldırım’ın taktiklerine kandığını.

2001 ve 2002 yıllarında Aziz Yıldırım’ın neler yaptığını kısaca hatırlayalım.

2000 yılında Galatasaray’ın UEFA şampiyonluğu ve 4 sene üst üste şampiyon olduğu sene Aziz Yıldırım kesenin ağzını açarak yine yüksek maliyetli yıldız futbolcular alarak gündem değiştirmişti.2002 yılında yine ilk olarak 3. Yıldız Galatasaray’ın takması üzerine Aziz Yıldırım bir sonra ki sene üzeri yıldızlarla dolu forma ve yine yıldız isimler transfer ederek sezona başlamış yaz transfer dönemini domine etmişti.

Bu taktıkleri düşündüğümüz zaman 2015 yılında da durum pekte farklı değil. Oturmuş bir kadroya sahip olan Fenerbahçe’nin sezon sonu şampiyonluğuna garanti gözüyle bakılırken Galatasaray’ın İtalyan teknik adam Prandelli ile olan kötü performansı şampiyonluk şansının az görülmesine ve taraftarların endişe duymasına yol açıyordu. Nitekim Prandelli’nin görevine son verilip Hamza Hamzaoğlu’nu takımın başına geçirene kadar

Hamza Hamzaoğlu’nun takımın başına geçmesinin ardından büyük bir çıkış yakalayan Galatasaray bu dönemde çıktığı 37 maçta 25 galibiyet, 7 mağlubiyet, 5 beraberlik aldı.

Galatasaray bu performansı ile 4. Yıldız için yarıştığı ezeli rakibi Fenerbahçe’yi geride bırakarak şampiyonluğa ulaştı ve 4. Yıldızı ilk takan kulüp olarak yeniden tarihe geçti.Galatasaray Ziraat Türkiye kupası finalinde Bursaspor’u 3-2 mağlup ederek bu kupanıda sahibi oldu ve sezonu çifte kupa ile kapattı. Galatatasaray ; Fenerbahçe ve Arsenal’in ardından Bursaspor’unda sahasında kupa kaldırmış oldu.

Galatasaray’ın bu başarılı sezonunun ardından Aziz Yıldırım ve Fenerbahçe’nin bir atak yapması bekleniyordu.Nitekim o atak transfer sezonunda geldi. Galatasaray’ın 2 kupalı sezonunu ve 4. Yıldızlı sezonunu gündemden düşürmeye çalışan Aziz Yıldırım’ın medya ve sabırsız Galatasaray taraftarlarının kulübü eleşriren tavırlarıyla amacına ulaştığı görüliyor.

Sosyal medya üzerinden Galatasaray’ı eleştiren ve Galatasaylılığında şüphe ettiğim o kişilere şu mesajları vermek istiyorum;

Galatasaray 3 başkan ve 2 teknik direktör değiştirerek hiç şans verilmemesine rağmen Hamza Hamzaoğlu ile 4. Yıldıza ve çifte kupaya ulaştı.

Galatasaraylıların tek yapması gereken sabırlı olmalarıdır. Galatasaray’ın ve Hamza Hamzaoğlu’nun vizyonunun küçük olması söz konusu değildir. Galatasaray büyük bir camia ve bu camiaya yakışan transferleri yapacaktır. Rakiplerine göre önünde daha uzun bir süre var. Uefa’nın koyduğu mali kriterlere göre transfer yapılması gerekliliği Galatasaray’ın ilerleyen yıllarda sıkıntı yaşamaması için uyulması gereken bir kural. Galatasaraylıların yapması gereken sabırlı olup takıma, teknik heyete, yönetime destek vermesi ayrıca kazanılan çifte kupanın ve 4. Yıldızın tadını çıkarması, şampiyonlığu konuşması konuşturması bu başarıların arka plana itilmemesi için uğraşması ve Aziz Yıldırım taktiklerine boyun eğmemesi gerekmektedir.

Galatasaray bu sezon yine 2-3 tane önemli yıldız transferi yapacaktır bundan kimsenin şüphesi olmasın.

Share
621 Kez Görüntülendi.
#

SENDE YORUM YAZ

1+5 = ?

Güvenlik Kodu * Time limit is exhausted. Please reload CAPTCHA.

İLGİNİZİ ÇEKEBİLECEK DİĞER KÖŞE YAZILARI

  • ASLINDA HEPİMİZİN DÖRT EŞİ VAR

    22 Mart 2017 KÖŞE YAZARLARI

    ASLINDA HEPİMİZİN DÖRT EŞİ VAR Bir zamanlar büyük ve güçlü bir ülkeyi yöneten bir kral ve dört eşi varmış. Kral en çok dördüncü eşini sever, bir dediğini iki etmez, herşeyin en güzelini ve en iyisini ona verirmiş. Kral üçüncü eşini de çok severmiş. Bu güzelliğin bir gün kendisini terk edebileceğinden korktuğu için onu çok kıskanır ve üzerine titrermiş. Kral ikinci eşini de çok severmiş. Kendisine karşı her zaman iyi ve sabırlı davranan eşi, ne zaman bir derdi olsa daima onu yanında bulunur, sorunun çözümünde ona destek verirmiş. Kraliçe ...
  • Yapılan Köprüler “Deli Dumrul” Köprüsü mü? (!)

    21 Mart 2017 KÖŞE YAZARLARI, MANŞET, SÜRMANŞET

    Hani bir hikâye vardır; zamanın birinde Deli Dumrul isminde biri, bir akarsuyun üzerine köprü yaptırır ve bu köprüden geçenden 5 akçe, geçmeyenden de döve döve zorla 10 akçe alırmış. Şimdi de birileri; “yapılan köprüler gereksiz, zarar ediyor, geçmediğimiz köprünün parasını ödüyoruz, bunlar Deli Dumrul köprüsü” gibi ifadeler kullanmakta… Daha önce Osmangazi ve Yavuz Sultan Selim Köprüleri için yapılan bu trajı-komik eleştiriler, şimdi de geçtiğimiz günlerde temeli atılan “Çanakkale 1915 Köprüsü” için dile getirilmekte... Yap İşlet Devret...
  • CÖMERTLİĞİN BÖYLESİ

    21 Mart 2017 KÖŞE YAZARLARI

    CÖMERTLİĞİN BÖYLESİ Bir gün, hazret-i Ebu Bekir ile hazret-i Ali mescid-i şerifte oturuyorlardı. O esnada biri girdi içeri. Ancak hazret-i Ali’yi görünce adamın rengi kaçtı birden. Mahcup bir vaziyette çöküverdi oracığa. Hazret-i Ebu Bekir, merakla hazret-i Ali’ye döndü: - Ya Ali! Şu adamı tanıyor musun? - Evet, tanıyorum. - Seni görünce mahcup oldu. Acaba neden dersin? Aliyyül Mürteza tahmin etmişti: - Bana borcu var. Belki ondandır. Hazret-i Ebu Bekir kalktı ve gitti o adamın yanına: - Hayırdır, neyin var senin? - Yok bir şey ...
  • ÇANAKKALE RUHU CANLI TUTULMALI

    21 Mart 2017 KÖŞE YAZARLARI, SÜRMANŞET

    ÇANAKKALE RUHU CANLI TUTULMALI Papatya Yayınlarından Mustafa Turan’ın "Destanlaşan Çanakkale"  kitabında anlatılanlara göre, yıllar önce eğitim sistemimizi incelemek üzere Japonya’dan bir heyet Türkiye’ye gelir. İnceleme tamamlandıktan sonra MEB yetkilileri, Japon heyetinden hiç beklemedikleri bir tepki almıştır. Konuk heyetin, dönemin Başbakanı rahmetli Turgut Özal’ın huzurunda dile getirdikleri acı gerçek şöyledir: “Türk eğitim sisteminde milli ruh yok...” Sonra şöyle devam etmişler: “Biz, eğitime şok testler uygulayarak başlarız. Ön...
UA-36507442-2