logo

reklam
12 Mayıs 2016

Azerbaycan Güzel Sanatlar Üniversitesi Sinema ile Azerbaycan Ressamlık Akademisi Bölümü mezunu…

Ağalarova, ebru Türk-İslam Kültürünün,

       çok önemli ve vazgeçilmez en nadide sanatı…..

 

Ebru,Türk Milletinin her ferdinin,

           içinde yaşatması gereken bir sanattır….. 51c40deb-5586-45d2-919e-af69bc80390a

Halim UTLU

Azerbaycan Güzel Sanatlar Üniversitesi Sinema ve Azerbaycan Ressamlık Akademisi Tarihi Eserlerin Restorasyonu Bölümü mezunu, Bakü  doğumlu Könül Ağalarova, üniversite yıllarında yaptığı  bir araştırma sonucu, tesadüfen Ebru Sanatının sırlarını öğrenme şansı bulduğunu, daha sonra bir TV  belgeselinde de, ebrunun yapılışını görerek hayran olması üzerine,” Bir daha inandım ki, Türk-İslam Kültürünün tüm elementlerini kendinde barındıran bu nadide sanat, benim ruhumun bir parçası ve en önemli hedeflerimden biri oldu.”dedi.

Ebrunun,tüm sırlarını ve tekniklerini öğrendi

2012‘de Türkiye’ye gelmesiyle hayallerinin gerçekleştiğini, Esengül Boyacıoğlu İnalpulat hocayla tanışarak,ebrunun insan ruhu ile bütünleşen detaylarını ve sanat dünyasındaki öneminin eğitimini sabırla aldığını ve ebruya başladığını ifade eden Ağalarova,artık bu sanatın tüm sırlarını ve tekniklerini öğrendiğini, resim sergilerine katıldığını ve hayatının vazgeçilmez bir parçası olduğunu söylüyor.

Sanatçı,geçen Nisan’da da ANKÜSEV’de diğer ebru sanatçıları ile beraber, ebru işliği “Renklerde sonsuz değişim” konulu ebru sergisi açtı. Ağalarova, ebru sanatı ile ilgili bakın neler anlatıyor;

4e686a4c-3542-4439-b7c1-2e3f7ff8658eAvrupa’da “Türk kağıdı” adı ile tanındı

“Ebru, Farscanın “ebr” kelimesinden alınmış “bulut” anlamını taşımaktadır ki, doğrudan renkler fırçayla su üzerine düşünce, bulut görünümü alır. Renkler, su üzerinde yatarken, insanın ruhu dinlenir, sanki tamamen bambaşka bir diyardasındır.

Ebru, 9-10.yüzyıllarda doğudan doğmuş ve tarihin derinliklerinden süzülerek Anadolu’ya gelmiş ve buradan Avrupa’ya geçmiştir. Avrupa’da “Türk kağıdı” adı ile tanınmıştır. Ebru, tarihinin en parlak devrini Osmanlı döneminde yaşamıştır. Kitapların kapakları, eşyalar ebruyla süslenmiş ve dönemin Avrupalı krallarına, büyük devlet adamlarına hediye olarak gönderilince, Avrupalıların ilgisini daha fazla çekmiştir ve yayılmıştır.

Ebruyu, Türk Milletinin her ferdi, içinde yaşatmalı

Kadim tarihe sahip olan bu ender sanatın, varlığını muhafaza ederek, günümüze kadar gelmesi, ziyadesiyle zor olmuştur. Lakin tarihin her devrinde, ebruyu gelecek nesillere aktaran fedakar hocalarımız var olmuştur.Ebrunun, Türk Milletinin her bir ferdinin içinde yaşatması gereken sanat numunesi olduğu inancı içerisinde, bu sanatın yaşatılması ve gelecek nesillere aktarılması istikametinde, faaliyet göstermeyi manevi  bir borç hissediyorum.”

Share
323 Kez Görüntülendi.
#

SENDE YORUM YAZ

7+3 = ?

Güvenlik Kodu * Time limit is exhausted. Please reload CAPTCHA.

UA-36507442-2