logo

reklam

Ayrımcılık Böyle Bir Şey


twitter
Prof.Dr.Ata ATUN
ata@kk.tc

Hayatımda ilk defa yasaklı oldum bu seçim döneminde.

Yasaklı olmayı ben seçmedim. Beni yasaklılar listesine koydular, hem de “VIP Yasaklı Listesi”ne.

Bir arkadaşım ağzından kaçırdı bir gün.

Konuşurken “Ata bey sen “yasaklı” listesindesin, hem de “VIP yasaklı” listesinde. Bu nedenle seni programlara çağıramıyoruz, kusura bakma. Sonra işimizden oluruz” diyerek konuyu bana işittirdi.

İnanamadım kulaklarıma.

Devletin başında sosyalist geçinen, insan haklarına saygılı olduğunu, herkese eşit davrandığını iddia eden bir hükümet var ama ben devletin kurumlarında yasaklıyım, hem de VIP yasaklı.

“VIP yasaklı”nın ne demek olduğunu bile anlamadım ilk başta. 

Aklıma ilk gelen, “demek ki yasaklılar listesi var ve bayağı da genişmiş” oldu. Bu yüzkarası listede az yasaklılar var, orta yasaklılar var, yasaklılar var ve birde VIP yasaklılar var diye düşündüm çabucak.

Piyango bana çıkmış ve benim haberim daha yeni oldu.

Geçmişi biraz deşince gördüm ki, VIP Yasaklıları bırakın ekrana çıkarmayı, binadan bile içeri sokmuyorlarmış.

Özgürce ekranlarda konuşabileceğimi sanıyordum ama yanılmışım.

İnsanları susturmanın bir başka yolu da demek ki belli kategorileri olan “Yasaklı Listesi” çıkarmakmış.

Belli ki 7 tane kategori var bu insanların nazarında, yaşam felsefelerinde ve uygulamalı yasaklılar listesinde.

Liste 1- Baş üstüne konanlar veya baş tacı edilenler: Tüm kapılar her zaman açık.

Liste 2- Cepte taşınanlar: Kapılardan girişlerde kısıtlama yok.

Liste 3- Yasaklı olmayanlar: Olsa da olur, olmasa da olur.

Liste 4- Arada bir yasaklılar: Kontrollü girişe tabi.

Liste 5- Orta yasaklılar: Ara sıra çağrılır ve ne söyleyecekleri önceden kontrol edilir.

Liste 6- Yasaklılar: Hiç giremezler.

Liste 7- VIP Yasaklılar: Binanın etrafında bile dolaşamazlar. Bunların aleyhine konuşmak ve kötülemek serbesttir.

İnanılmaz bir uygulama ile karşılaştığımı ve büyük bir düş kırıklığına uğradığımı itiraf etmem gerekir.

Aslına bu uygulamanın yürürlüğe konmasından sonra bana daha farklı ve artan bir özgüven geldiğini de söylemem gerekir. “Vayyy neymişim ben” diye düşünmekten de kendimi alamadım.

Güya demokrasinin en geniş olduğu ülke diye övündüğümüz bir yerde yaşıyoruz.

***

Aynı düşünceyi Cumhurbaşkanları mal varlıklarını açıklayınca da hissettim.

Dr. Derviş Eroğlu mal varlığını açıklayınca, bir takım kişilerin ilk sözü “Nerden edinmiş bu varlığı oldu” ve hemen basına yansıdı veya da yansıtıldı.

Dr. Sibel Siber mal varlığını açıklayınca bu malum kişilerden her hangi bir ses çıkmadı, düşünceleri basına bile yansımadı.

Ekonomist bir arkadaşım ile emlakçı bir arkadaşımın önlerine ayrı ayrı ve isimsiz olarak her iki adayın beyan ettiği mal varlıklarını koydum ve bana bir değerlendirme yapmalarını söyledim, günümüz fiyatları ve geçmişin enflasyonist faizlerini de dikkate alarak.

Her ikisinin de bulgusu ve bildirimi, Dr. Sibel Siber’in açıkladuğı mal varlığının parasal değerinin, Dr. Derviş Eroğlu’nunkinden çok daha fazla olduğu idi.

O zaman anladım ki amaç üzüm yemek değil bağcı dövmek. Yani Eroğlu, “bir odam, bir sofam da var” dese bu eleştiriler gelecek zira itiraza şartlanmış bu kişilerin, iki mal varlığının mukayesesini yapmaya dillerinin varmaması bunun en bariz göstergesi….

Ata ATUN

e-mail: ata.atun@atun.com

http://www.ataatun.org

Facebook: Ata Atun

http://www.twitter.com/ataatun

17 Nisan 2015

Share
267 Kez Görüntülendi.
#

SENDE YORUM YAZ

7+7 = ?

Güvenlik Kodu * Time limit is exhausted. Please reload CAPTCHA.

İLGİNİZİ ÇEKEBİLECEK DİĞER KÖŞE YAZILARI

  • TRT Haber’in Akıncı’ya soramadıkları!

    19 Ocak 2017 KÖŞE YAZARLARI, MANŞET, SÜRMANŞET

    KKTC Cumhurbaşkanı Akıncı’nın TRT Haber’e anlattıkları “çözüm, hemen şimdi” dedirtecek cinstendi. Neredeyse gece gece Rum liderin kapısına dayanıp, “hadi caymadan bitirelim şu işi” diyeceğiz. Soruları içtenlikle yanıtladı Allah var ama sorular nedense “duymak istenen cevaplara” göreydi. Esasa ve tedirginliklere yönelik soru gelmedi. Tabi öyle olunca yanıtlar da “Anadolu” insanının içine su serpecek cinsten oldu. “Türkiye’nin garantörlüğü olmazsa olmaz” dedi. “Rumların haritasını beğenmedim, onay verecek tek Kıbrıslı Türk olmaz” dedi. “Beni...
  • KUŞ ile DERVİŞ

    18 Ocak 2017 KÖŞE YAZARLARI

    " KUŞ ile DERVİŞ Bir gün yaralı bir kuş Hz. Süleyman’a gelerek, kanadını bir dervişin kırdığını söyler.Hz. Süleyman, dervişi hemen huzuruna çağırtır ve ona sorar... "Bu kuş senden şikayetçi, neden kanadını kırdın?" Derviş kendini savunur.. "Sultanım, ben bu kuşu avlamak istedim. Önce kaçmadı, yanına kadar gittim, yine kaçmadı. Ben de bana teslim olacağını düşünerek üzerine atladım. Tam yakalayacağım sırada kaçmaya çalıştı, o esnada kanadı kırıldı." Bunun üzerine, Hz. Süleyman kuşa döner ve der ki... "Bak, bu adam da haklı. Sen...
  • TEVHÎD ve MÂRİFET

    17 Ocak 2017 KÖŞE YAZARLARI

    TEVHÎD ve MÂRİFET Tevhîd, kadîm olanı (başı ve başlangıcı olmayanı), hâdis (sonradan) olandan ayırmak ve bundan (hâdis olandan) O’na (kadîm olana) yönelmektir. Kadîm olan yalnızca Allah Teâlâ olduğu için, tevhîd yalnızca O’nu görmek ve O’nu duymaktır. O’nunla birlikte hâdis olan şeyleri ve hatta kendi varlığını da görüp hisseden bir kimse, farklı mahiyetteki iki şeyi görüp duyduğu için tevhîd’ten uzaklaşmış ve ikiliği kabul etmiş olur. Kadîm ile hâdisin mahiyetleri birbirinden farklı oldukları için, hâdisin özellik ve sıfatları olan şekillilik...
  • Türkiye Cumhuriyeti Ülkesi ve “Başkanlık Sistemi”

    17 Ocak 2017 KÖŞE YAZARLARI, MANŞET

    Başkanlık sistemi yeryüzünde modern olup demokratik siyasetin zeminini en iyi şekilde kabul edendir. Siyasi düzlemde “Başkanlık Sistemi’ne” bakıldığı zaman Türkiye Cumhuriyeti milletinin egemenliğine yaslanan demokratik bir yönetim şeklidir. Bundan dolayı başkanlık sistemi, parlamenter sistem ve yarı olan başkanlıkla beraber modern demokratik bir yönetim sistemini ortaya koymaktadır.   Başkanlık sistemi diğer sistemlerin hepsinden apayrı ve doğru olan bir yönetim sistemidir. Başkanlık sistemi, yarı başkanlık ve parlamenter sistemlerden ço...
UA-36507442-2