logo

reklam

“Avrupa Neden Böyle Yapıyor?”


facebooktwitter
Nevzat ERTEKİNOĞLU
nevzatertekinoglu@hotmail.com

Merhabalar sevgili okurlarım. Son aylarda, özelliklede Geçtiğimiz Hafta içerisinde (Batı dediğimiz Haçlı zihniyetinin) Avrupa ülkelerinin İslam ve Türkiye Karşıtlığında sınır tanımadıklarına şahit olduk.

Avusturya, Almanya ve en sonunda da Hollanda inanılmaz Türkiye düşmanlığı yapmaya başladılar. Avusturya Türkiye’ye ambargo uygulamaya başladı, Altay Tankları projesini yazılım kısmını sinsice engellediler. Türkiye ve Müslümanlar aleyhine açıklamalar yaptılar.

Almanya ve medyası zaten Türkiye, İslam ve Erdoğan düşmanlığıyla biliniyordu. Ancak son aylarda bunun dozunu iyice arttırdılar. Gazete ve dergiler Müslümanlara ve özelliklede Cumhurbaşkanımız Erdoğan’a inanılmaz hakaretlerini, dozlarını arttırarak devam ettirdiler. Fırat kalkanı harekatı ve Anayasa değişikliğinin Referanduma götürülme kararının ardından Türkiye karşıtlıklarının artması son derece düşündürücüdür.

Türkiye karşıtı tüm İllegal örgütlere kucak açan, deyim yerindeyse onları kollayan Almanya, Türkiye Cumhuriyeti Bakanlarına, Milletvekillerine toplantı ve panel yapmalarına izin vermiyor. Oysa çok değil daha birkaç ay önce İllegal terör örgütlerine polis korumasıyla izin vermişlerdi.

Son olarak Hollanda, inanılmaz bir skandala imza attı. Bakanlarımızın yapacakları toplantılara izin vermediler.  Aile ve Sosyal politikalar bakanımız, Sayın Fatma Betül Sayan Kaya’nın Türkiye konsolosluğuna girmesine izin vermediler. Saatlerce Mahsur bırakıp en temel ihtiyaçlarının karşılanmasına dahi müsaade etmedler. Başka ülkelerdeki Konsolosluklar uluslararası anlaşmalara göre O ülkenin kendi toprakları sayılır. Buna rağmen Bakanımızın kendi topraklarına girmesine izin vermediler. Milliyetçi Hareket Partisi Lideri Devlet Bahçelinin talimatı ile Teşkilat mensupları ve Hollanda’daki diğer vatansever Türkler, Bakanlarına sahip çıkmak için en demokratik haklarını kullanarak konsolosluğa gittiler. Onlarında Üzerlerine At ve Köpeklerle saldırdılar.  Oysaki o insanlar ne bir taş, ne bir molotof attılar nede bir yere zarar verdiler. Ülkemizde gösteri adı altında yakıp yıkanlara polisimizin müdahalesini endişe olarak gören bir zihniyetin bunları yapması aklın ve mantığın alabileceği bir şey değildi. Türkiye’de yakıp yıkanlara dahi köpekle ve At ile müdahale edilseydi Dünya’da yer yerinden oynardı.

Gelelim neden böyle davrandıklarına. Terör örgütlerinin Giyeceklerine, silahlarına ve dahi lojistik desteklerine baktığımızda hep Avrupa çıkıyor karşımıza. Türkiye Son yıllarda özelliklede son bir yılda terörle mücadelede inanılmaz ilerleme kaydetti. Son aylarda neredeyse terör olayı yok denecek kadar azaldı bilmem farkındamısınız? PDY(FETÖ) ile darbe girişimi başarılı olamayınca, Suriye (DEAŞ-PYD) ile planlarını uygulamak istediler ancak bu planlarını da “Fırat Kalkanı” Bozdu. Artık kullanacakları maşa kalmayınca da bizatihi kendileri içlerindekini gün yüzüne çıkarmaya başladılar.

Empati kurduğumda fazla kızasım gelmiyor aslında. Daha önce Her dediklerini yapan el pençe duran bir ülke vardı, şimdi kendi dediğini yapan bir Türkiye var. Daha önce pazarları olan Türkiye şimdi kendi ülkelerini Pazar haline getirdi ( İhracatımızın büyük kısmını Avrupa’ya yaptığımızı hatırlatmak isterim). Sattıkları silahları şartlı olarak verdikleri Türkiye, Şimdi savunma sanayinin %60 ını kendisi üretiyor üstelik ihraç ediyor olmuş. Daha önce bir manşetle, bir döviz müdahalesiyle Hükümet değiştirdikleri Türkiye, Şimdi 10 yıldan fazladır Tek Parti iktidarıyla (Siyasi görüşümüzden olsun veya olmasın, Tek Pari iktidarları istikrar demektir) yönetilen, tüm müdahalelere rağmen kriz çıkarılamayan bir ülke olmuş. Teknoloji sattıkları 3. Sınıf Türkiye, şimdi kendilerine teknoloji satan, Çağ atlayan, Tüm müdahale ve Global olaylara rağmen yıkılmayan bir ekonomiye sahip olan bir ülke. Dünya Yapı ve İnşaat sektöründe %60 olan paylarının büyük çoğunluğunu kaptırdıkları ülke Türkiye. 3. Havaalanının tamamlanmasıyla Hava alanı üstünlüklerini de kaptıracakları ülke Türkiye. İstikrarlı ve sürekli büyümesini istemedikleri, İslam alemine hamilik yapmasından korktukları ülke Türkiye. Daha bunun gibi nice sebepler sayabiliriz aslında.

Vel hasıl; Bu Ülke bizim, Cumhurbaşkanı bizim, Bakanlar bizim. Ülkemizin ilerlemesi biz ve çocuklarımız için inanılmaz önemlidir. Zaman Siyasi ve parti bazlı davranma zamanı değildir. Parti üstü tavır ve davranış zamanıdır. Bakanımıza Üstelik Bayan olan bakanımıza bu yapılanları hep bir ağızdan lanetlemeliyiz.  Zamanında Mesut Yılmaza Yapıldığında nasıl lanetlediysek, Şimdide aynı şekilde lanetlemeliyiz. Zira Avrupa Kişiler ve Hükümet üzerinden Ülkemize ayar çekmeye çalışmaktadır, uyanık olmamız lazım.

Son olarak, Dağılmaya doğru giden Avrupa birliği, Müslüman ve Türk Düşmanlığı Ekseninde Birliğini ve geleceğini korumayı amaçlamaktadır kanaatimce.

 

“Avrupa neden böyle yapıyor” artık çok açık değil mi?

 

Ülke, Millet ve dahi ümmet olarak birliğimizin daim olması dileğimle…

 

YAZAR – MALİ MÜŞAVİR

NEVZAT ERTEKNOĞLU

nevzatertekinoglu@hotmail.com

Etiketler: »
Share
431 Kez Görüntülendi.
#

SENDE YORUM YAZ

8+6 = ?

Güvenlik Kodu * Time limit is exhausted. Please reload CAPTCHA.

İLGİNİZİ ÇEKEBİLECEK DİĞER KÖŞE YAZILARI

  • SÖYLEMELİ SÖYLENMEMELİ

    28 Nisan 2017 KÖŞE YAZARLARI

    Sızlanma, sızıltı, yakınma, hoşnutsuzluk belirten söz veya yazıların tümüne şikayet diyoruz. Şikayet, ilgili yetkililere duyurulup takip edilirse giderilebilir. Yoksa birey şikayetini kendi kendine yapar veya dedikodusunu yaparsa bu söylenmek olur, şikayetin giderilmesine de katkısı olmaz.        Millet olarak ne hikmetse çoğumuz şikayeti sevmediğimiz gibi, yapanı da hoş karşılamayız. Bazen kınayanlarımız bile olur. Şikayetlerimizi ilgili yetkililere iletip giderilmesine çalışmak yerine, söylenmeyi tercih ederiz. Hele o gün için ucu bize d...
  • Hanımların işi kolay

    27 Nisan 2017 KÖŞE YAZARLARI

    Hanımların işi kolay İstanbul Evliyasından Seyyid Ahmet Mekki Efendi hazretleri “rahmetullahi aleyh“, bir sohbetinde; - Ahirette Müslüman hanımların işi kolay, buyurdu. - Neden efendim? dediler. - Çünkü onların hesabı, beylerinden sorulacak ahirette. - Her hanımın mı efendim? - Hayır. Sadece beş vakit namazını kılan, orucunu tutan, kocasına itaat eden ve tesettüre riayet eden hanımların hesabını kocaları verecek. - Hikmeti ne acaba efendim? - Çünkü erkekler, hanımlarından mesuldür. Ama hanımlar, erkeğin g...
  • Muteber olan, sondur

    26 Nisan 2017 KÖŞE YAZARLARI

    Muteber olan, sondur Fas Evliyasından Muhammed bin Ömer hazretleri “rahmetullahi aleyh”, bir gün bazı ahbabına; - Ölüm ne genç dinliyor, ne ihtiyar. Hepimiz, adım adım bu son noktaya yaklaşıyoruz. Muteber olan da, sondur, buyurdu. Ve izah etti: - Yani mühim olan, “imanla ölmek”tir. İnsan son nefesinde, “Allah!” diyeceği yerde, “Aman doktor, kurtar beni!” derse, imansız gidebilir mâzallah. Bir kişiyi kurtarmak Sohbetin devamında; - Bir kişiyi Cehennemden kurtarmak, Peygamberlik görevi yapmaktır, buyurdu. Ama “Allah için” yapmalıdır ...
  • Kıbrıs’ta Rum olmayana yer yoktur

    25 Nisan 2017 KÖŞE YAZARLARI, SÜRMANŞET

    Genelde Kıbrıs’ın yakın tarihi, özellikle de 1950-1974 arası beni çok ilgilendiriyor. Kıbrıslı Rumların sapıttığı ve asırlardır adada yaşamlarını sürdüren Kıbrıslı Türklere rağmen, Türkiye’yi de yokmuş gibi farz ederek adayı Yunanistan’a bağlamak için yaptıkları çılgınlıklarla doludur bu çeyrek asırlık dönem.  Bunların içinde en dikkatimi çeken Polikarpos Yorgacis’dir. 38 yıllık kısacık hayatı, 15 Mart 1970 tarihinde Yunanistan’dan gelen suikast timinin kendisini Haspolat ovalarında infaz etmesi ile sonra ermişti.  Sağlam bir EOKA’cıydı Yor...
UA-36507442-2