logo

reklam
31 Mayıs 2016

“Atatürk’ü koruma kanununu Alman “Prof. Hirsch hazırlamıştır !”

armağan nnn

Bu iddia extrem çıkışları ve toplumun bir kesimin tepkilerini çekecek açıklamalarıyla tanınan ünlü tarihçi Mustafa Armağan’a aittir. Saklanan Tarih adlı programda konuşan Armağan,Atatürk’ü koruma kanunu ile ilgili yine şaşırtıcı iddialarda bulundu. Atatürk’ü koruma kanununun metnini o dönemlerde Türkiye’de bulunan Alman Yahudisi “Prof. Dr. Ernst Eduard Hirsch tarafından hazırlandığını ileri sürdü.
İşte Tarihçi Mustafa Armağan’ın O Sözleri ;
“Atatürk’ü koruma kanunu toplum vicdanında kalkmıştır. Çünkü bu kanun fosilleşti. Fosilleşen her şey gibi bu da tarihe karışması lazım. Çünkü dünyanın hiçbir yerinde böyle bir şey olamaz. Ölen bir insan, kanunun konusu olmaktan çıkar. Hukuk şöyle tanımlar ;”İlk nefesi aldığı ve son nefesi verdiği süre içerisinde bir insanın hayatını düzenler” Hukukun ölen bir kişi ile ilgisi artık sadece miras meselesi ile alakalıdır. Ölen kişiye laf söylenemez, hakkında konuşulamaz, eleştiri yapılamaz gibi meseleler hukukun konusu değildir. Nitekim Atatürk’ü koruma kanununun metnini o zaman Türkiyede bulunan (1902 – 1985 ) yılları arasında yaşayan Alman Yahudisi “Prof. Dr. Ernst Eduard Hirsch hazırlamıştır.
Prof. Dr. Ernst Eduard Hirsch bunu kendi hatıratında şöyle anlatır;
Adnan Menderes’in adamları geldi bende bir formül istediler.Çünkü Türkiye Millet Meclisinde  ”Atatürk koruma kanunu” reddedildi.”Aman bize bir formül biz bu konunu çıkarmamız lazım” dediler. Bende oturdum bir formül buldum. Düşündün evet ölmüş bir insan hukuk tarafından korunamaz, dünyanın hiç biryerinde savunulacak bir şey değil ama burada şöyle bir kurnazlık geldi aklıma -onu seven insanların hissiyatı- rencide olacak şekilde Atatürk’e davranılırsa bu yine yaşayan insanların hukuku alanına girer.
Kendisine başvuran, hükümete yakınlığıyla tanınmış bir milletvekiline Hirsch’in verdiği cevap, şu olmuştur:
“Atatürk adında bir şahıs, hukuki anlamda, artık mevcut değildir. Dolayısıyla ona yasa yoluyla da bir imtiyaz sağlanması söz konusu olamaz. Söz konusu tasarıda ceza hukuk normlarıyla korunması öngörülen hukuki varlık bir şahıs olarak Atatürk değildir.
Burada korunmak istenen Türkiye Cumhuriyeti’nin kurucusuna karşı Türk milletinde genel olarak yaygın bulunan hayranlık ve saygı duygusudur. İşte, ceza tehdidi altına konulmak istenen davranışlar, halkın içinde yaşamayı sürdüren bu saygı duygusunu, yani merhumun anısını zedelemeye müsait davranışlardır.”
Böylece Hirsch, hem hukuki anlamda mevcut bulunmayan birisi hakkında, hem de tek bir şahıs hakkında kanun çıkartarak sakat doğacak bir kanuna bir formül geliştirmiş ve ölen kişinin değil, yaşayanların, yani hukuki anlamda kişilerin hayranlık ve saygı duyguları üzerinden bir koruma kanunu çıkartılmasına önayak olmuştur.
Artık kanun metni, “Atatürk’ün hatırasına alenen hakaret eden veya söven kimse; Atatürk’ü temsil eden heykel, büst ve abideleri veyahut Atatürk’ün kabrini tahrip eden, kıran, bozan veya kirleten kimse cezalandırılır” şeklini almış ve 25 Temmuz 1951’de TBMM’de görüşülerek kanunlaşmış, 31 Temmuz 1951’de ise Resmi Gazete’de yayınlanarak yürürlüğe girmiştir.
 Kaynak : Risale Ajans

Etiketler:
Share
360 Kez Görüntülendi.
#

SENDE YORUM YAZ

10+9 = ?

Güvenlik Kodu * Time limit is exhausted. Please reload CAPTCHA.

UA-36507442-2