logo

reklam
10 Mayıs 2015

ANNE OLMAK NEDİR DİNLE ÜSDAT


Dilek EJDER
gothereblackeagles4536@hotmail.com

10606354_1607764609437303_3380071360700004919_nAnne Olmak Nedir? Dinle Üstad!

Biz Ağaç Düşünki Zemheride Bile Hep Yeşil; İşte Onun Adı Anne…
Bir Lale Düşünki Karları Delip Güneşe Baş Kaldırmış; İşte Onun Adı Anne…
Evladı İçin Zemheriyle Savaşır, Karla Kış”la Barışır; İşte Onun Adı Anne…
Onun Yaşadığı Mevsim Kış Olsa da, Evladına Yaşattığı Mevsim Hep Ama Hep Bahardır. Şefkat Baharı…

Sadece Doğurmakla Anneliğin Olmadığını Bilincinde Olan, Şefkatle Büyüten, Her Ne Olursa Olsun Evladının Başında Olup, Ona Siper Olan, O Üşüdüğünde Gerekirse Ağzının Buharında Isıtan, Yemeyip Yediren, Giymeyip Giydiren, Evladından Öte Benlik Anlayışı Olmayan Annelerdir Anne Olan… Hayat Her Birimiz İçin Yüzmeyi Bilmediğimiz Kocaman Bir Okyanustur; Ve O Okyanusun Ortasında Evladını Bilmediği Sulara Terk Etmek Asla VeAsla Annelik Demek Değildir…

Annelik; Küçük Sulardan Başlayıp, Büyük Denizlerde Yüzmeyi Öğretmek, Hayat Denizinin Dibe Vurduğu Zamanlarda Boğulmamayı, Üste Vurduğu Durumlarda Şımarmamayı Öğretmektir…
Doğurup “Bakamadım” Deyip Bir Bez Parçası Gibi Çöpe Atarak Kendini Kurtaran, Evladını Açlığa, Sefalete, Her Türlü Tehlikeli Sulara Ve Hayatın Kirliliğine Bir Bez Parçası Gibi Terk Edip, Yıllar Sonrada Programlara Çıkıp Evlat Aramakla Anne Olunmuyor Ca-nım…
Anne olmak; kayıtsız şartsız sevmek, üstelik benmerkezciliği bir kenara bırakıp, sadece o olabilmektir…

Kendinde öte onu görebilmektir; o varsa, sende bir benlik anlayışı olmamaktır..

Anne olmak; evladını kaç yaşında olursa olsun yavru görebilmek, her yönüyle sevebilmektir…

İtelemeden, kakalamadan büyütmek, gerektiğinde ona sürüne sürüne gitmektir…

Sen doğuracaksın “Bakamıyorum” deyip cami avlusuna bırakacak yada elinde büzüştürüp bir gazete parçacı gibi çöpe atacaksın… Üstelik elini kolunu sallaya sallaya hayata gideceksin ha…

Yıllar sonra çocuğun seni arayacak, bulacak ama sen bir sopa gibi sarılacak, Müge”yi de, Ebruyu”da, seyirciyi”de şaşırtacaksın!

Peh!!! Peh Ki Ne Peh! Ülen dünyanın cılkını çıkardınız be!

Açmıymışsın? Çocuğunu çöpe atmanın mazereti bu muymuş? Gel de ağzını bozma şimdi…

Anne dediğin açsa da beraber ölür be… Çocuğunu açlığa, kendini tokluğa yollayacaksın ha? Kendini kurtaracak, evladını atacaksın ha… Öl daha iyi… Ölümün bile şereflisi güzel…  Bu şerefsizce bir ölüm demek değilde nedir?

Anne olmak ne olursa olsun, hangi şartta olursa olsun kendinle beraber nefes aldırmak, kendinle beraber götürmektir; gidebildiğin yere kadar, son nefesine kadar.

Anne olmak; ateşten gömlektir anne olana…

Anne olmak; sudan köpüktür, anlamayana…

Anne olmak; kaç çocuğu varsa ağırlığı terazide aynı tartmaktır…

Anne olmak; dikeni kendine, gülü evladına ayırmaktır…

Dahası;

Anne olmak; ot çiğnemek, diken yutmaktır be üstad…

Anne olmak; casino zemheriyle savaşmak, karla kışla barışmaktır…

Anne olmak; mevsimi ne olursa olsun, kışı kendine baharı evladına ayırmaktır…

Anne olmak; doğurduğunun, baktığının hesabını yapmamaktır…

Anne olmak; doğum sancısından beter sancıdır, zordur ama anne olmak başarmaktır…

En kolayı da doğurup anne olamamaktır; doğuracaksın koverceksin gitsin…

Dünyasına, girmeyecek, yoluna koymayacaksın; nasılsa o büyüyüp gidiverecek, boş ver gitsin…

Gitmen mi gerekiyor evladına? Ne gerek var ca-nım, kapıda koşu atımı var, boş ver gitsin…

Sevmenmi gerekiyor evladını? Hadi ca-nım, koca eşşek olmuş ya, ne sevmesi, s…tiret gitsin…

Dedim ya anne olmak ateşten gömlektir, anne olana…

Anne olmayana hadi breeee avuçlarının arasında bir köpüktür evlat; üfleyiver de, yok oluversin de gitsin…

Yok üstadım yok, anne olmak öyle değil, anne olmak başka şey olmaktır…

Ben çok gördüm hayvan olup da yavrusunu ağzında taşıyan…

Ben çok gördüm insan olup ta yavrusunu bir hayvan yavrusu gibi çöpe atan…

Şimdi hangisi insan, hangisi hayvan…

Anne olmak zoru başarmaktır; işte ondandır ki Cennet olmaktır… Evlat olmak ise o Cennetin kilidini açabilmektir…

Yüce Yaradan Bizleri Evlatlarımıza Cennet Annelerden,

Annelerimize Karşıda O Anahtarı Bulan Evlatlardan Eylesin…

Sadece doğurmakla anne olunuyorsa, hadi bütün doğurganların anneler günü kutlu olsun…

Anneler gününü hak eden başta benim canım anneciğimin ve bütün kutsal annelerimizin anneler gününü kutluyor, bugün annesinin yokluğunu hisseden tüm yürekler adına Dar-ı Bekaya göç eden bütün annelerin anneler gününü kutladığımı fısıldıyorum… Sevgilerimle Dilek EJDER

Share
1858 Kez Görüntülendi.
#

SENDE YORUM YAZ

1+2 = ?

Güvenlik Kodu * Time limit is exhausted. Please reload CAPTCHA.

İLGİNİZİ ÇEKEBİLECEK DİĞER KÖŞE YAZILARI

  • Anastasiadis: “Kıbrıslı Hellenizm”

    27 Mart 2017 KÖŞE YAZARLARI, MANŞET

    Anastasiadis, BM Genel Sekreteri Antonio Guterres ile 23 Mart günü yaptığı görüşmeden sonra bir açıklama yaptı. Bu açıklamanın satır aralarında kullandığı kelimeler ibretlik. Bizim içimizde kendilerini “Türkçe konuşan Kıbrıslı” diye tanıtanlara hayal içinde olduklarının dersini veriyor Anastasiadis.  Görüşmeden sonra gazetecilerin sorularını yanıtlayan Anastasiadis, Guterres ile Eide arasında farklı bir yaklaşım saptayıp saptamadığı sorusu üzerine yaptığı açıklama içinde yer alan bir paragraf aynı aşağıdaki gibi, kelimesi kelimesine: “Farklı ...
  • Kul Aşk’ı mı Allah Aşk’ı mı?

    24 Mart 2017 KÖŞE YAZARLARI, MANŞET

      İnsanlık kendisini kul Aşk’ıyla mı avutup durur yoksa Cenabı Allah’ın o eşsiz güzelliklerle dolu olan Aşk’ıyla mı mutlu etmek ister?   Aşk denilen duygu, insanoğlunun ayaklarını yerden kesermiş, yüreğinde ve de bütün yaşamında şiddetli heyecanların yaşanmasına vesile olan duyguları yaşatıyormuş. Böyle bir durumda insanoğlunun sabahın ilk ışıklarıyla kendi yatağından kalktığı anda aklına ilk gelen, aşık olduğu kişinin gelmesi oluyormuş. Gece yatağına girerken yatmadan önce sürekli olarak onu hayal eder, onu düşünür, girdiği her ortam...
  • Rufeyde radıyallahu anhâ.

    24 Mart 2017 KÖŞE YAZARLARI

    Kırık gönüllerimize şifa olsun Rufeyde---------Otobüse biniyorum, iş çıkışı herkes yorgun. Kulaklıklar takılıyor, birbirine dolanmış olanlar aceleyle çözülüyor. Bekleriz... Gazeteler ezberlenmiş bir hareketle açılıp, gözlükler el yordamıyla düzeltiliyor. Tesbih tanelerinin akıp gittiği parmaklar ile akıllı telefonlarda kayıp giden parmakların yarıştığı sıralarda, bir amca spor sayfasına geçiyor bile. Yoğun trafik ve kalabalık... İster istemez o havasızlıktan kendinizi soyutlayıp bir yerlere nefes almaya çıkıyorsunuz. Tam o sırada bir şey çalını...
  • Rumların bitmeyen Bizans oyunları

    24 Mart 2017 KÖŞE YAZARLARI, MANŞET, SÜRMANŞET

    BM Genel Sekreteri’nin Kıbrıs Özel Danışmanı Espen Barth Eide’nin hayal gücü gerçekten çok iyi çalışıyor. Belli ki Rumların gazına gelmiş gene.  Eide, müzakerelerin yeniden başlaması, Temmuz ayında bir anlaşma sağlanması ve Eylül ayında da referanduma gidilmesi için yol haritası hazırlıyormuş.  Ben bu müzakereler nasıl başlayacak çok merak ediyorum.  10 Şubat günü Kıbrıs Rum Temsilciler Meclisinde “Kıbrıs’ın Yunanistan’a bağlanması amacıyla 1950 yılında gerçekleştirilen ve sadece Kıbrıslı Rumların katıldıkları referandumun (plebisit) yıldönü...
UA-36507442-2