logo

reklam

ANAYASA MAHKEMESİ’NE YAPILAN BİREYSEL BAŞVURU HAKKINDA BİLİNMESİ GEREKENLER


Av.İpek BİTER
info@ipekbiter.av.tr

Anayasa Mahkemesi’ne bireysel başvuru, o an için ülke içinde etkin bulunan tüm idârî ve hukukî süreçlerin tüketilmesinden sonra bireyler tarafından başvurulabilecek ikincil nitelikte bir yargı yoludur.

Bireysel başvuru, kişiler arasındaki özel hukuk ilişkilerini değil; devletin kamu gücünün aktif ya da pasif oluşundan kaynaklanan hak ihlâllerini kapsamaktadır. Belirtilen hak ihlâlleri, kamu gücü tarafından gerçekleştirilmiş ya da gerçekleştirilmemiş işlem ya da eylemler sonucunda ortaya çıkmış olmalıdır. 

Kamu gücünün ihmâlleri de bireysel başvuru kapsamında yer almaktadır. Zirâ kamu gücünün ihmâli sonucunda oluşacak hak ihlâlleri ve zararların ülke içindeki idârî ve hukuk yollarında çözüme kavuşturulamamış olması durumunda, Anayasa Mahkemesi’ne bireysel başvuru söz konusu olabilecektir.

Bireysel başvuru, Anayasa tarafından teminât altına alınmış olan temel hak ve özgürlüklerin yanısıra, Türkiye Cumhuriyeti Devleti tarafından imzâlanarak kabûl edilmiş olan Avrupa İnsan Hakları Sözleşmesi kapsamında yer alan insan haklarının gözetilmesini kapsamaktadır. Bu bağlamda Anayasa Mahkemesi’ne bireysel başvuru, bir yönüyle Avrupa İnsan Hakları Mahkemesi nezdinde yapılan başvurulara benzerlik göstermektedir.

Anayasa Mahkemesi’ne bireysel başvurunun kapsamı, Anayasa’da teminât altına alınmış olan temel hak ve özgürlüklerin devletin kamu gücü aracılığı ile ihlâl edilmesidir. Bu kapsamı şu şekilde açıklayabiliriz :

Gerek Avrupa İnsan Hakları Sözleşmesi’nde gerekse Anayasa’da sayılmış ve teminât altına alınmış olan insan haklarının devletin kamu gücü aracılığı ile ihlâli ne yazık ki söz konusu olabilmektedir. Devlet yapısına dâhil olan makâmlarca kişilerin hak ve özgürlükleri aktif ya da pasif olarak ihlâle mâruz kalabilmektedir. Örneğin; bir idârî makâm tarafından gerçekleştirilen bir işlem ya da uygulama sonucunda kişilerin temel hak ve özgürlükleri ihlâl edilebilmektedir ve bu durum “aktif ihlâl” olarak nitelendirilmektedir. Yine bir idârî makâmın mevzuatla ya da hukukun genel ilkeleri çerçevesinde üzerine tevdî edilmiş olan görevini yerine getirmemesi durumunda kişilerin temel hak ve özgürlükleri ihlâl edilebilmektedir ve bu durum “pasif ihlâl” olarak nitelendirilmektedir.

Devletin yürütme, yargı ve hatta yasama erkleri tarafından aktif ya da pasif ihlâllerin gerçekleştirilmesi durumunda Anayasa Mahkemesi’ne bireysel başvuru söz konusu olabilecektir.

Burada unutulmaması gereken husus, Anayasa Mahkemesi’ne bireysel başvuruların kapsamına kişilerarası hukukî meselelerin girmediğidir. Örneğin; alacak-verecek ya da boşanma gibi konularda bireysel başvuru yoluna gidilmesi mümkün değildir. Bu konularda Anayasa Mahkemesi’ne bireysel başvuru yoluna gidilebilmesi için, söz konusu meselede devletin açıkça bir hak ihlâline sebebiyet vermiş olması gerekmektedir.

Anayasa Mahkemesi’ne bireysel başvuru yolu, ikincil nitelikte bir yargı yolu olduğundan, başvuruyu yapabilecek kişiler açısından bâzı özellikler ve kısıtlamalar içermektedir. Bireysel başvuru yoluna gidebilecek kişiler aşağıd detaylıca izah edilmiştir :

  • TÜZEL KİŞİLER: Tüzel kişiler, sâdece tüzel kişiliklerini direkt ilgilendiren konularda Anayasa Mahkemesi’ne bireysel başvuru yoluna gidebilirler. Tüzel kişiler, üyeleri ya da çalışanları adına bireysel ya da toplu başvuruda bulunamazlar. Örneğin; dernekler, sendikalar ya da siyâsî partilerin üyeleri adına toplu ya da bireysel başvuruda bulunma imkânları yoktur.
  • TÜRK VATANDAŞI GERÇEK KİŞİLER: Türkiye Cumhuriyeti Devleti’ne vatandaşlık bağı ile bağlı olan her gerçek kişi, Anayasa Mahkemesi’ne bireysel başvuru yoluna gidebilme imkânına sâhiptir. 18 yaşını geçmiş ve tam ehliyetli olan her Türk vatandaşı, kendi irâdesi ile bireysel başvuru sürecini başlatabilir ve yürütebilir. 18 yaşını geçmemiş Türk vatandaşları ise velî ya da vasî aracılığı ile kendilerini temsil ettirmek yolu ile bireysel başvuru sürecini başlatabilir ve sürdürebilir. Herhangi bir nedenden dolayı haklarında kısıtlılık karârı olan kişiler de yasal temsilcileri aracılığı ile bireysel başvuru yoluna gidebilirler.
  • YABANCI UYRUKLU GERÇEK KİŞİLER: Türk vatandaşı olmayan gerçek kişiler, sâdece yabancılara tanınmış haklar kapsamına dâhil olan konularla ilgili olarak Anayasa Mahkemesi’ne bireysel başvuru yoluna gidebilirler. Türk vatandaşlarına tanınıp yabancı uyruklu gerçek kişilere tanınmamış haklarla ilgili olarak yabancı uyruklu kişilerin bireysel başvuruda bulunma imkânlatı yoktur.

Anayasa Mahkemesi’ne bireysel başvuru, ülkemizdeki diğer yargı yollarından usûl ve başvuru süreci bakımından da farklılık göstermektedir. Anayasa Mahkemesi’ne bireysel başvuru şu şekilde yapılmaktadır:

Anayasa Mahkemesi’ne bireysel başvuru, çeşitli internet sitelerinde yer alan başvuru formu ya da başvuru formuna uygun olarak düzenlenmiş bir dilekçe ile yapılır. Biz, internet üzerinden temin edebileceğiniz formu doldurmak suretiyle başvuru yapmanızı tavsiye etmekteyiz.

Bireysel başvuru formu, doğrudan Anayasa Mahkemesi’ne verilebileceği gibi, ülke içindeki mahkemeler ya da yurtdışındaki temsilciliklerimiz aracılığı ile Anayasa Mahkemesi’ne gönderilebilir. Mahkemeler ya da yurtdışı temsilcilikler aracılığı ile yapılacak bireysel başvurular, o  makâmlar tarafından incelenmeksizin doğrudan Anayasa Mahkemesi’ne ulaştırılacaktır. 

Bireysel başvuru yapılırken unutulmaması gereken en önemli husus, bireysel başvuruların aslâ posta, internet, telgraf gibi iletişim araçları aracılığı ile yapılamayacağıdır. Bireysel başvuru formu kesinlikle posta yolu ile Anayasa Mahkemesi’ne gönderilmemelidir. Aksi hâlde bireysel başvuru, incelemeye alınmaksızın reddolunacaktır. Bireysel başvuru sonucunda başlayacak yargı süreci boyunca, hiçbir bilgi ve evrâk posta ve diğer iletişim araçları kullanılarak Anayasa Mahkemesi’ne ulaştırılmaya çalışılmamalıdır. Anayasa Mahkemesi ile yapılacak tüm yazışmalar, doğrudan mahkeme ile ya da ülke içindeki mahkemeler veyâ yurtdışı temsilciliklerimiz aracılığı ile yapılmalıdır.

Anayasa Mahkemesi’ne bireysel başvuru için gerekli şartları şu şekilde özetleyebiliriz :

1- Anayasa Mahkemesi’ne bireysel başvuru için öncelikle ortada devletin kamu gücünün aktif ya da pasif bir ihlâli neticesinde meydana gelmiş bir mağduriyetin olması gerekmektedir. Devletin kamu gücünün bir uygulamasından ya da uygulamamasından kaynaklanan bir mağduriyet söz konusu olmadıkça Anayasa Mahkemesi’ne bireysel başvuru imkânı söz konusu olmayacaktır.

2- Devletin kamu gücünün aktif ya da pasif ihlâline karşı ülke içindeki tüm idârî ve hukukî yolların tüketilmiş olması gerekmektedir. Kişiler, mâruz kaldıkları ihlâllere karşı doğrudan Anayasa Mahkemesi’ne bireysel başvuruda bulunamazlar. Öncelikle ülke içindeki tüm idârî ve hukukî yollar sırayla ve usûle uygun olarak tüketilmiş olmalıdır.

3- Bireysel başvuruya konu olan mağduriyetin Anayasa’da teminât altına alınmış temel hak ve özgürlüklerden bir ya da birkaçının ihlâl edilmesi ile ilgili olması gerekmektedir. Anayasa’da yer alan diğer hükümler ya da hiç yer almayan konularla ilgili olarak Anayasa Mahkemesi’ne bireysel başvuruda bulunulamaz.

4- Anayasa Mahkemesi’ne bireysel başvuru, yasal süresi içinde yapılmalıdır. Bireysel başvuru için yasal süre, ülke içindeki tüm idârî ve hukukî yolların tüketilmesini belirleyen en son karâr târihinden itibâren 30 gündür. Eğer bireysel başvuru konusu ile ilgili olarak ülke içinde herhangi bir idârî ya da hukukî başvuru yolu öngörülmemişse, bireysel başvuruya konu olan hak ihlâlinin öğrenildiği ândan itibâren yine 30 günlük süre söz konusudur. Eğer mücbir sebep olarak nitelendirilebilecek âfet, ağır hastalık, yasal engel vb. durumlardan ötürü bireysel başvuru 30 günlük süre içinde yapılamamışsa, söz konusu engelin ortadan kalktığı ândan itibâren 15 gün içinde bireysel başvuru yapılmalıdır. Anayasa Mahkemesi, bireysel başvurunun mücbir sebepten dolayı geç yapılmış olması ile ilgili incelemesini yapacak ve karârını verecektir.

5- Anayasa Mahkemesi’ne bireysel başvuru, 23 Eylül 2012 târihinden sonra kesinleşen işlemler ve karârları kapsamaktadır. Bu târihten önceki işlem ya da karârlardan kaynaklanan hak ihlâlleri ve mağduriyetlerin bireysel başvuru kapsamına dâhil edilme imkânı yoktur. ANCAK 23 Eylül 2012 târihinden önceki hak ihlâlleri ve mağduriyetler için başvuru şartlarının uygun olması durumunda Avrupa İnsan Hakları Mahkemesi yolu açıktır.

Anayasa Mahkemesi’ne bireysel başvuru ile birlikte başlayan yargı süreci, asıl olarak iki aşamalıdır. İlk aşama ön inceleme aşaması olup, başvurunun şekil ve süre şartlarına uygunluğu ile ilgilidir. Bireysel başvuru formunun usûle uygun olarak doldurulmuş olması, gerekli diğer belgelerin eksiksiz olması, bireysel başvurunun Anayasa Mahkemesi’ne usûle uygun olarak ulaştırılmış olması, bireysel başvurunun yasal süresi içinde gerçekleştirilmiş olması, bireysel başvuru gerçekleştirilmeden öce ülke içindeki tüm idârî ve hukukî yolların usûle uygun olarak tüketilmiş olması gibi kriterler baz alınarak ön inceleme gerçekleştirilir.

Yukarıda sayılan kriterlere uygunluğu tespit edilen bireysel başvurunun esastan incelemesine geçilir ve bu, ikinci aşamadır. Esasa dair inceleme, asıl yargılama aşamasını oluşturmaktadır. Bu aşamada Anayasa Mahkemesi, bireysel başvuruya konu olan hak ihlâli iddiâlarını inceleyecek ve karâra bağlayacaktır. 

İlk aşama olan ön incelemede bireysel başvurunun şekil ve süre bakımında kabûl edilmiş olması, bireysel başvurunun tamâmen kabûl edildiği ve dâvânın kazanıldığı anlamına gelmemektedir. Anayasa Mahkemesi’ne bireysel başvuru ile başlayacak yargılama süreci, ikinci aşama olan esâstan görüşme aşamasının karâr ile sonuçlandırılmasıyla bitmektedir.

Anayasa Mahkemesi’ne bireysel başvuru, bir temyiz ya da yeniden yargılama yolu değildir.

İkincil nitelikte bir yargılama yolu olan bireysel başvuru, yeniden yargılama yolunu açabilecek niteliktedir. Anayasa Mahkemesi tarafından bireysel başvuruya konu olan iddiâların yerinde görülmesi ve hak ihlâli olduğunun tespit edilmesi hâlinde ve hak ihlâli bir mahkeme karârından kaynaklanıyorsa, söz konusu dosya ilgili mahkemeye gönderilir ve yeniden yargılama yolu açılır.

Yeniden yargılamadan beklenen fayda elde edilemeyecek durumdaysa Anayasa Mahkemesi tarafından belli bir miktâr tazminâta hükmedilebileceği gibi, böyle bir tazminâta hükmedilmeksizin genel mahkemelere söz konusu tazminâtla ilgili olarak başvuru yolu açılabilir.

Anayasa Mahkemesi, bireysel başvurunun sonucunda hak ihlâli olduğunu tespit etmesi durumunda, bireysel başvuruya konu olan hak ihlâlinin sonuçlarıyla birlikte ortadan kaldırılması için yapılması gereken idârî ve hukukî yolları göstermesi de söz konusudur.

Anayasa Mahkemesi’ne bireysel başvuru, bireysel başvuruya konu olan ya da olmayan hiçbir idârî ve hukukî işlemin ve karârın icrâsını durdurmamaktadır.

Saygılarımla,

Av. İpek BİTER

www.ipekbiter.av.tr

info@ipekbiter.av.tr

 

Share
407 Kez Görüntülendi.
#

SENDE YORUM YAZ

3+6 = ?

Güvenlik Kodu * Time limit is exhausted. Please reload CAPTCHA.

İLGİNİZİ ÇEKEBİLECEK DİĞER KÖŞE YAZILARI

  • Anastasiadis: “Kıbrıslı Hellenizm”

    27 Mart 2017 KÖŞE YAZARLARI, MANŞET

    Anastasiadis, BM Genel Sekreteri Antonio Guterres ile 23 Mart günü yaptığı görüşmeden sonra bir açıklama yaptı. Bu açıklamanın satır aralarında kullandığı kelimeler ibretlik. Bizim içimizde kendilerini “Türkçe konuşan Kıbrıslı” diye tanıtanlara hayal içinde olduklarının dersini veriyor Anastasiadis.  Görüşmeden sonra gazetecilerin sorularını yanıtlayan Anastasiadis, Guterres ile Eide arasında farklı bir yaklaşım saptayıp saptamadığı sorusu üzerine yaptığı açıklama içinde yer alan bir paragraf aynı aşağıdaki gibi, kelimesi kelimesine: “Farklı ...
  • Kul Aşk’ı mı Allah Aşk’ı mı?

    24 Mart 2017 KÖŞE YAZARLARI, MANŞET

      İnsanlık kendisini kul Aşk’ıyla mı avutup durur yoksa Cenabı Allah’ın o eşsiz güzelliklerle dolu olan Aşk’ıyla mı mutlu etmek ister?   Aşk denilen duygu, insanoğlunun ayaklarını yerden kesermiş, yüreğinde ve de bütün yaşamında şiddetli heyecanların yaşanmasına vesile olan duyguları yaşatıyormuş. Böyle bir durumda insanoğlunun sabahın ilk ışıklarıyla kendi yatağından kalktığı anda aklına ilk gelen, aşık olduğu kişinin gelmesi oluyormuş. Gece yatağına girerken yatmadan önce sürekli olarak onu hayal eder, onu düşünür, girdiği her ortam...
  • Rufeyde radıyallahu anhâ.

    24 Mart 2017 KÖŞE YAZARLARI

    Kırık gönüllerimize şifa olsun Rufeyde---------Otobüse biniyorum, iş çıkışı herkes yorgun. Kulaklıklar takılıyor, birbirine dolanmış olanlar aceleyle çözülüyor. Bekleriz... Gazeteler ezberlenmiş bir hareketle açılıp, gözlükler el yordamıyla düzeltiliyor. Tesbih tanelerinin akıp gittiği parmaklar ile akıllı telefonlarda kayıp giden parmakların yarıştığı sıralarda, bir amca spor sayfasına geçiyor bile. Yoğun trafik ve kalabalık... İster istemez o havasızlıktan kendinizi soyutlayıp bir yerlere nefes almaya çıkıyorsunuz. Tam o sırada bir şey çalını...
  • Rumların bitmeyen Bizans oyunları

    24 Mart 2017 KÖŞE YAZARLARI, MANŞET, SÜRMANŞET

    BM Genel Sekreteri’nin Kıbrıs Özel Danışmanı Espen Barth Eide’nin hayal gücü gerçekten çok iyi çalışıyor. Belli ki Rumların gazına gelmiş gene.  Eide, müzakerelerin yeniden başlaması, Temmuz ayında bir anlaşma sağlanması ve Eylül ayında da referanduma gidilmesi için yol haritası hazırlıyormuş.  Ben bu müzakereler nasıl başlayacak çok merak ediyorum.  10 Şubat günü Kıbrıs Rum Temsilciler Meclisinde “Kıbrıs’ın Yunanistan’a bağlanması amacıyla 1950 yılında gerçekleştirilen ve sadece Kıbrıslı Rumların katıldıkları referandumun (plebisit) yıldönü...
UA-36507442-2