logo

Anastasiadis yüzde 76’yı nasıl ikna edecek?


facebooktwitter
Yurdagül BEYOĞLU ATUN
yurdagulbeyoglu@hotmail.com

Rum Yönetimi Başkanı Nikos Anastasiadis’in “Benim hedefim Annan planını reddeden yüzde 76’nın kabul edeceği çözüm, yani Kıbrıslı Rumların, itiraz etsem bile her zaman haklı bulduğum endişelerine cevap vermek peşindeyim” sözleri hayli ilginç.

Uzun vadede Kıbrıslı Türklerin felaketine yol açacak Annan Planı’na “evet” demeyenleri memnun edecek bir anlaşmanın nasıl olabileceğini düşünmek bile insanın canını sıkıyor.

İki toplum anlaşmak için masaya oturuyor, ortaya bir plan çıkıyor, bu planı bir taraf beğenmiyor ve beğenmeyen milletin başı diyor ki, “siz merak etmeyin, sizin istediğiniz gibi bir anlaşma olacak!”Rumların “Hayır” dediği Annan Planı neydi peki;Referandumdan sonraki 10 yıl içinde, 1974 sonrasında adada konuşlanmış Türk askerinin tamamı Türkiye’ye geri dönecekti.Tarım alanları ile birlikte 25 köy, kapalı Maraş’ın ve etrafındaki iskana açılmış bölge, Güzelyurt kenti ile tarımsal arazileri ve Karpaz’daki 4 köy Rumlara geri verilecekti.

KKTC’nin kapladığı alanın yaklaşık beşte biri yani Kıbrıs adasının yüzde 6.5′ine yakın bir alan, (rakamsal olarak 601 km2 veya 450 bin dönüm toprak) Rumlara iade edilecekti.İlave harita uyarınca, daha ilk sene içinde iade edilmiş olan 450 bin dönüm toprağa ilaveten Kıbrıs Türk Devleti sınırları içinde kalan Rum mallarının da üçte biri, yani 468 km2/ 350 bin dönüm toprak geri verilecekti.

Kıbrıs adasının yüz ölçümünün yaklaşık yüzde 11.5′na yakın bir toprağı veya diğer bir tanımla mevcut KKTC sınırları içinde kalan toprakların üçte biri, rakamsal olarak da 800 bin dönüm toprak/1067 km2’lik bir alan iade edilecekti.

Tüm bu toprak iadelerden sonra gayrimenkul sahibi Kıbrıslı Rumlar evlerini veya KKTC toprakları üzerinde yerleştikleri köy veya kasabalarındaki başka bir evi tazminat olarak geriye alabileceklerdi.Her mal sahibi Rum, Türk kesiminde kalan 600 bin dönüm Rum toprağı için, tazminata hak kazanacak ve bunu kişisel olarak paşa paşa ödeyecektik.Bu toprakların iadesinden sonra elimizde sadece yaklaşık 2 bin km2 toprak veya 1milyon 500 bin dönüm toprak kalacak, gerisi elimizden alınmış olacaktı.Tüm stratejik birimler Rumların elinde olacaktı.

Rumlara iade edilen ve Rumların yerleştiği topraklardan sökülüp atılan Kıbrıslı Türklere yeni bir göç yolu görünmüş olacaktı.Bunları beğenmediler ve şimdi müzakerecileri “siz merak etmeyin, sizin istediğiniz gibi olacak” diyor da, -Yüzde 76’yı nasıl ikna edeceği gayet açıkken- bizim liderlik çıkıp “Annan Planı’nın daha gerisinde bir anlaşmaya ‘Evet’ demeyiz” diyemiyor.

Kıbrıs Türk halkını azınlık olarak gören ve klasik Helen megolamanisini klinik boyutta yaşayan bu kişilerin anlaşma anlayışı, Kıbrıslı Türklere Annan Planından çok daha az haklar vererek bu işi kotarmak. Yani öyle al-ver filan istemiyor Rumlar. İşin sadece “ver” kısmından müzakere sürdürüyorlar. Zaten Türkleri eşit kabul eden bir anlaşmaya hiçbir Rumun “Evet” demesi mümkün değil.

Rum lider, Akıncı ile sergiledikleri “uyumlu imaja” halel gelmesinden çekinmeden, “ben halkıma ‘evet’ dedirtecek bir anlaşma peşindeyim” diyebilirken, bizim Cumhurbaşkanımız da –en azından- kimi temsilen, kimin haklarını korumak için orada olduğunu unutmamalı.

****

Kanton mu oluşuyor?

Rum lider Nikos Anastasiadis Kıbrıs müzakerelerinde gelinen son durumu parti liderlerine aktardı geçenlerde. İçinden birçok maddeyi alarak haberleştirdik ama birini atlamışız. Onu da Yunanistan’da yayın yapan Trakya’nın Sesi’nde okudum. (Rum basınından almış Trakya’nın Sesi) Anastasiadis, çözüm çerçevesinde Karpaz’da Türk ve Rum kantonlarının oluşturulacağını, Maraş bölgesininse Rumlara verileceğini söylemiş. Söyleyebilir, söylesin de, niye biz bunları hep Rum basınından öğreniyoruz ki…

Share
482 Kez Görüntülendi.
#

SENDE YORUM YAZ

8+9 = ?

Güvenlik Kodu * Time limit is exhausted. Please reload CAPTCHA.

İLGİNİZİ ÇEKEBİLECEK DİĞER KÖŞE YAZILARI

  • Ateşin Yakmadığı Peygamber!HZ. İBRAHİM..

    22 Temmuz 2017 KÖŞE YAZARLARI

    Ateşin Yakmadığı Peygamber!HZ. İBRAHİM.. İbrâhim aleyhisselâm putlarını paramparça ettiği cahil kavminin hâlâ putların âcizliğini göremeyip akıllarını kullanmamaları karşısında hayretler içinde kaldı ve onlara, “Size de, Allah'ı bırakıp taptıklarınıza da yuh olsun! Hala aklınızı başınıza almayacak mısınız?” diye seslendi. Buna karşılık kavminin önde gelen zalimleri: “..’Eğer bir şey yapacaksanız, İbrâhim’i ateşe atıp yakın, böylece ilahlarınıza yardım edin!’ dediler.” Böylece zalimler Hz. İbrâhim aleyhisselâm hakkında tuzak kurup plan yaptılar...
  • Milletin Akıl ve Feraseti Darbeye Dur Dedi

    21 Temmuz 2017 KÖŞE YAZARLARI

    Akıl, düşünme, muhakeme ve doğruyu yanlıştan ayırma melekesi olmakla beraber, bunun fert olarak herkeste aynı olması gerekmez. Burada esas olan aklı iyi ve yerinde kullanabilmektir. Bu da aynı zamanda bir metot ve yöntem bilim işidir.   Akıl, ister Descartes’in dediği gibi bazı fikirleri ister birlikte getirsin, isterse getirmesin; bu meleke eşya ile münasebetlere girdikçe yani tecrübe kazandıkça gelişir; muhteva kazanır. Mühim olan bu muhtevayı nasıl ve nereden kazandığıdır. Aklın çalışması, zihnin faaliyeti demektir. Zihnin çalışma...
  • ŞİKE MEDYAYA DÜŞTÜ “Urfaspor’a yapılan haksızlığın bedeli ödenmeli”…

    21 Temmuz 2017 HABER ÖZEL, KÖŞE YAZARLARI, MANŞET, Şanlıurfa, SÜRMANŞET

    Spor bir moral, bir beraberlik, bir milli duruş ve dayanışma kültürüdür. Şanlıurfa nın 1969 dan bu yana profesyonel futbol liglerinde oynayan futbol takımı Urfaspor, maalesef uzun yıllardır siyasi entrikalara ve ikballere alet ve kurban edilmektedir. Spor bedensel fonksiyonlara kolaylık ve sağlığa zindelik ve enerji katan, kural ve centilmenlikle bütünleşmiş hareketler organizasyonudur. Şanlıurfaspor 2016-17 dönemi Futbol Federasyonu lig maçlarında istenilen başarıları elde edememesine rağmen, yinede Şanlıurfa halkı tarafından sevgi ve...
  • BİNDİRİLMEDİĞİ TRENE MAKİNİST OLDU

    21 Temmuz 2017 KÖŞE YAZARLARI

    Gıda Tarım ve Hayvancılık Bakanı Ahmet Eşref Fakıbaba ile tanışıklığımız, Şanlıurfa SSK Başhekimliği döneminde başarılı hizmetlere imza attığı yaklaşık 20 yıl öncesine dayanır. Anadolu Ajansı’ndan 1998 yılında emekli olduktan sonra Şanlıurfa’ya dönüp çıkardığımız yerel gazetede Fakıbaba’nın güzel çalışmalarını sık sık kamuoyuna duyurduk. 2004 yılında AK Parti’nin Şanlıurfa Belediye Başkan adayı olduğunda da yine Fakıbaba’nın yanındaydık. O zamanlar aramızdan su sızmıyordu. Ta ki belediye başkanı seçildikten sonra bir köşe yazarımızın yaptığı el...
UA-36507442-2