logo

reklam

Anastasiadis: “Kıbrıslı Hellenizm”


twitter
Prof.Dr.Ata ATUN
ata@kk.tc

Anastasiadis, BM Genel Sekreteri Antonio Guterres ile 23 Mart günü yaptığı görüşmeden sonra bir açıklama yaptı. Bu açıklamanın satır aralarında kullandığı kelimeler ibretlik. Bizim içimizde kendilerini “Türkçe konuşan Kıbrıslı” diye tanıtanlara hayal içinde olduklarının dersini veriyor Anastasiadis.

 Görüşmeden sonra gazetecilerin sorularını yanıtlayan Anastasiadis, Guterres ile Eide arasında farklı bir yaklaşım saptayıp saptamadığı sorusu üzerine yaptığı açıklama içinde yer alan bir paragraf aynı aşağıdaki gibi, kelimesi kelimesine:

Farklı bir yaklaşım olduğunu sanmıyorum. Bu ne herhangi bir arabulucu ne de Avrupa Birliği’nin meselesidir. Nüfusun demografik oluşumunu değiştirebilecek ya da “Kıbrıs’ın Helenizm”ini tehlikeye atacak bir isteğin uygulanması “Kıbrıslı Helenizm”i için bir tehlike teşkil ediyorsa, hiçbir üçüncü şahsın bunun kabul edilmesi ve uzlaşıya varılması konusunda dayatma uygulayamaz.

 “Kıbrıs’ın Hellenizm”i ve “Kıbrıslı Helenizm” tanımları, bizim aramızdaki kendini “Türkçe konuşan Kıbrıslı” diye tanımlayan kesimler için ders niteliğinde bir tanımlama. Anastasiadis’in ağzından daha bugüne değin “Rumca konuşan Kıbrıslı” veya da “Rumca konuşan Kıbrıslılar” gibi bir laf duymadım. “Biz Heleniz”den başka bir tanımlama da duymadım. Rumlarda Kıbrıslılık olgusu yok, sadece ve sadece “Helen” ırkından olmak olgusu var. Bu inanışlarının kökeni de Bizans dönemine dayandırılmakta. Kendilerini “Bizans’ın torunları” olarak has be has “Helen” addetmekte Rum adadaşlarımız.

 “Kıbrıs’ın Hellenizm”i ve “Kıbrıslı Helenizm” tanımları da Kıbrıs adasının Helen dünyasının bir parçası olması ve aynı ülküyü taşıması, diğeri de Kıbrıslı Rumların akıllarındaki ve ruhlarındaki Helen ırkından olmak duygusu ve ülküsüdür. Agona’ları da, yani “en büyük hedefleri” de adadaki Türklerle mücadele edip adayı Yunanistan’a bağlamaktır. Bu düşünce ve idealleri içinde, Kıbrıslı Türklere” ve de kendilerinin Türk olmadıklarını vurgulamak için “Türkçe konuşan Kıbrıslı” diye kendilerini tanıtan kişilere yer yoktur. Olsa olsa, bu kendilerini “Türkçe konuşan Kıbrıslı” diye tanıtan ve ırklarının ne olduğu belirsiz kişilere verecekleri hak sadece vatandaşlık hakları olabilir aynen Rum kesiminde yaşayan Maronitler’e, Ermeniler’e ve Venedik döneminden kalan Katolikleri tanımlamak için kullandıkları Latinler’e verdikleri haklar kadar. Zaten 1960 Kıbrıs Cumhuriyeti Anayasasında “Maronitler, Ermeniler ve Latinler “Azınlık” olarak tanımlanmasalardı 1960 Kıbrıs Cumhuriyeti Temsilciler Meclisinde (Parlamento) birer adet, konuşma hakkı olan ama oy kullanma hakkı olmayan sandalyeye de sahip olamazlardı. 1960’dan günümüze kadar çoktan asimile olup Rumlaşırlardı.

 Lüzinyan, Venedik ve Osmanlı devrini anlatan tarih kitaplarında, batılı tarihçilerin kitaplarında ve Milat sonrasında çeşitli asırlar içinde adamıza gelip, her yeri dolaşarak gözlemlerini anı notlarına döken 167 Avrupalı gezginin notlarında da kendilerini Türkçe konuşan Kıbrıslılar” diye tanıtan ve soyu sopu belli olmayan bu güruha, bu ırka veya da bir millete ait en ufak bir not yok. Nereden çıktı bu “Türkçe konuşan Kıbrıslılar” tanımlaması, soyları sopları nereye dayanıyor pek de anlamış değilim, son 2 bin yıllık Kıbrıs tarihini tüm detayları ile neredeyse ezbere bilmeme rağmen.

 Rumlar için varsa da yoksa da kendi “Helen” ırkları, “Kıbrıs’ın Hellenizm”i ve “Kıbrıslı Helenizm”leri. Bu tanımlamaların içinde ne Katolik Maronitlere, ne Katolik Latinlere ve ne de yarı Ortodoks olarak tanımlanabilecek Gregoryen Ermenilere ait tek bir yer yoktur. “Türkçe konuşan Kıbrıslılar”a ise hiçbir yer yoktur, zaten olamaz da Helen ırkından olmadıkları için.

 Anastasiadis’in açıklamasındaki bir diğer önemli yer de ilgili paragrafın son cümlesi. “Kıbrıs’ın Helenizm”ini tehlikeye atacak bir isteğin uygulanması “Kıbrıslı Helenizm”i için bir tehlike teşkil ediyorsa, hiçbir üçüncü şahsın bunun kabul edilmesi ve uzlaşıya varılması konusunda dayatma uygulayamaz.” Özetle Anastasiadis bu son cümle ile, hiçbir kimse bizi ve Kıbrıs adasını “Helen” olmaktan çıkaramaz, herhangi bir dayatma da yapamaz diyor. Yaparsa “giyeriz çizmeleri, takarız silahları ve Agona’mızı başlatırız”ın mesajını veriyor.

 Kendilerini “Türkçe konuşan Kıbrıslılar” diye tanıtan, Türklükten imtina eden, ne oldukları belirsiz kişilerin kulaklarına küpe olsun Anastasiadis’in bu sözleri.

 Prof. Dr. Ata ATUN

Share
92 Kez Görüntülendi.
#

SENDE YORUM YAZ

7+1 = ?

Güvenlik Kodu * Time limit is exhausted. Please reload CAPTCHA.

İLGİNİZİ ÇEKEBİLECEK DİĞER KÖŞE YAZILARI

  • VERGİ MİLLETLERİN KALKINMASININ TEMELİDİR

    30 Nisan 2017 KÖŞE YAZARLARI

    VERGİ MİLLETLERİN KALKINMASININ TEMELİDİR Vergi, yeteri kadar toplanamamaktadır... Bu tespit, Sayın Maliye Bakanlığının yetkilileri tarafından, ifade edilmiştir. Genel olarak baktığımız zaman, gerçekten acı bir durumdur. En yetkili ağızlardan bunu duymak daha da acıdır. Yeteri kadar neden toplayamıyoruz? sorusunun cevabı, detaylı olarak açıklanmalı ve bu konuda halkımız bilgilendirilmelidir. Devletin yeni yapılanmasında; öncelikli konular arasında, ele alınması gereken ciddi bir meseledir. Sayın Cumhurbaşkanımızın bu konuyu, ele alacağın...
  • Allah, kalbe bakar

    30 Nisan 2017 KÖŞE YAZARLARI

    Allah, kalbe bakar Hasan Sezai Efendi “rahmetullahi aleyh”, Edirne toprağını nurlandıran bir Veli. Nur yüzlü ve sevimliydi. Edirne’de 53 sene müddetle oranın halkına ilim ve feyz saçtı. Zahire değil, kalbin temizliğine önem verirdi. Bir gün bir genç nasihat istedi ondan. Cevabında; - Evlat! Bugün insanlar, yalnız zahirlerini süslüyorlar. Sen öyle yapma. Cenâb-ı Hak kullarının mal ve mevkilerine değil, kalblerine bakar, buyurdu. Bir gün derste; - İslamiyet’te en kıymetli şey nedir efendim? diye sordular...
  • ARTIK KAFAYI YEMEK ÜZERELER. YENİ TÜRKİYE BUNLARA BATIYOR!

    29 Nisan 2017 KÖŞE YAZARLARI, SÜRMANŞET

    Bunlar asla akıllanmayacak kadar kör ve hırslarının esiri olmuşlar. Yeni anayasa halk oylamasının ‘EVET’le sonuçlanmasını hazmedemeyen Kılıçdaroğlu ve avenesi iptal istemiyle İtiraz ettiği Yüksek seçim Kurulu, Anayasa Mahkemesi ve Danıştay’dan olumsuz cevap aldı. CHP şimdi Avrupa İnsan Hakları Mahkemesi’ne gitti... AİHM referandum konusunda yapılan başvuruları gündemine almıyor.. AİHM referandum konusunu bir insan hakkı ya da kişisel hak olarak görmüyor ve bu konuda yapılan başvuruları geri çeviriyor. Cumhurbaşkanı ERDOĞAN ve AK parti iktida...
  • Puta tapılır mı?

    29 Nisan 2017 KÖŞE YAZARLARI

    Puta tapılır mı? Ebu Zer-i Gıfari, vakta ki etti iman, İstedi ki, kavuşsun bu devlete her insan. O, Müslüman olmanın sevinciyle, bu kere, Söyledi imanını Kâbe’de aşikâre. Müşrikler bunu duyup, üstüne saldırdılar. Bayılıncaya kadar, taş ve sopa vurdular. Sonra hazret-i Abbas görüp bu olanları, Ebu Zer’i kurtarıp, ikaz etti onları. Dedi: (Öyle bir yerde oturur ki bu adam, Ticaret kervanınız, önünden geçiyor tam. Buna öyle eziyet, işkence ederseniz, Bir daha siz oradan nasıl geçeceksiniz?) Müşriklerin elinden kurtulunca Eb...
UA-36507442-2