logo

reklam

Anadolu’dan Su ve Elektrik


twitter
Prof.Dr.Ata ATUN
ata@kk.tc

Bugün, İstanbul’da gerçekleştirilecek Dünya Enerji Kongresi’nde Türkiye Cumhuriyeti’ni temsilen Enerji ve Tabii Kaynaklar Bakanı Berat Albayrak ve KKTC’yi temsilen Ekonomi ve Enerji Bakanı Sunat Atun’un “Türkiye’den, KKTC’ye deniz altından kabloyla elektrik temin edilmesini öngören anlaşma”yı karşılıklı imzalamalarıyla Anadolu’dan Kuzey Kıbrıs Türk Cumhuriyetine ve dolayısı ile Kıbrıs adasına elektrik bağlanmasının ilk adımı atılacak.

Yapılacak iş gerçekten uzun, yorucu ve su temini projesi gibi bir başka mühendislik harikası gerektiriyor. Proje tamamlandığında KKTC’nin elektrik sistemi Türkiye üzerinden Avrupa-Balkanlar-Kafkaslar ve orta Doğu’yu kapsayan enterkonnekte (Ağ Şebeke veya Bağlaşımlı) elektrik sistemine bağlanacak.

“Enterkonekte sistem veya Bağlaşımlı Sistem” tanım olarak en açık şekilde ve kısaca “bir ülkenin tamamının yada belirli bölgelerinin elektrik enerji gereksinimini karşılayabilecek bir biçimde üretim ile tüketim merkezleri arasındaki enerji alış verişini sağlayan enerji taşıma sistemi” demek.

Biz Türkiye çapında yani küçük ölçekte Türkiye’nin bağlaşımlı sistemine bağlanırken, gerçekte Avrupa’nın, Balkanların, Kafkasya’nın ve Orta Doğu’nun tüm elektrik sistemini bir birine bağlayan büyük ölçekteki enterkonnekte sisteme bağlanıyoruz.

Kıbrıs Rum tarafı böylesi bir olanağı yaratmak ve bundan fayda görmek için İsrail-Kıbrıs Rum kesimi- Girit adası-Yunanistan arasında deniz altından çekilecek, kuş uçuşu asgari 1216 kilometrelik bir elektrik bağlantısı sistemi için proje ve kredi araştırması içine girmeye çalışırken bize sadece 72 km uzaktaki Anadolu kıta karasından bu bağlantıyı sağlayacağız.

Gerçekte bizim için aynen adamıza Anadolu’nun suyunun bağlanması gibi büyük bir lütuf bu.

Avrupa-Balkanlar-Kafkasya-Orta Doğu büyük enerji ağına Anavatanımız üzerinden bağlaşımlı olmakla, yani ağ şebekesine bağlanmakla ucuz, temiz ve kesintisiz elektrik alacağımızın yanında, “Yenilenebilir enerji” kaynaklarının kullanımı da teşvik edilmekte. Özellikle de “Güneş enerjisi” kullanımı hem teşvik edilecek, hem de güneş ışınlarından elde edilen elektrik enerjisinin bağlaşımlı sisteme satılarak mahsuplaşma yaygınlaştırılıp insanımızın daha ucuz enerji kullanması hedeflenmekte. Proje hayata geçtiğinde kaba bir hesaplama ile kilovat saat’lik elektrik ücreti evler için 25 kuruş, işyerleri ve sanayi için de daha düşük olacak.

Bugün Albayrak ve Atun tarafından resmi imzalar atılırken aklıma, Enosis uğruna adayı kana bulamaktan çekinmeyen Kıbrıslı Rum lider, Başpiskopos Makarios geldi. 1973 yılının Ocak ayında Mücahitliğimin son günlerinde Sancaktarımızın emri ile Yeşilköy’e (eski adı ile Ayios Andronikos) gitmiştim, oradaki Mücahit Birliğinin komutanı ile görüşmek amacı ile. Yolda giderken yanımdan eskortlar eşliğinde Makarios geçmişti, Yeni Erenköy’de (eski ismi ile Yalusa) halka hitap etmek için. 18 Şubat 1973 tarihinde yapılacak Cumhurbaşkanlığı seçiminde tek aday olmasına rağmen, köy köy gezip Rum halkına ateşli ateşli, enosis sözleri ile dolu milliyetçi nutuklar atmaktaydı. Yunanistan’daki Albaylar Cuntası ile arası bozuktu ama Enosis’ten de, yani Kıbrıs adasının Yunanistan’a ilhak etmesi fikrinden de vazgeçmemişti.

İşim bitince, Makarios’u dinlemek için sivil kıyafetlerle çok yakında olan Yeni Erenköy’’e gittim ve kalabalığa karıştım. Halk tabiri ile Makarios atıp tutuyor, kesip biçiyordu. 1972 yılında Kıbrıs’ta çekilen kuraklıktan sonra Dünya Bankası, Kıbrıs adasına Anadolu’dan borularla su getirilmesi için Kıbrıs Cumhuriyeti’ne kaba ölçekte proje sunmuş, kredi vermek teklifinde bulunmuştu.

Makarios, cüppesi ayazdan uçuşarak, arada bir siyah kepini uçmasın diye elleri ile tutarak ve de ağızından tükürükler saçıla saçıla “Susuzluktan ölsek de, asla asırlardır sahibi olduğumuz adamızın borularla olsa bile Anadolu’ya bağlanmasına izin vermeyeceğim” diyordu ve Yalusa’lı Rumlarda kendisini “Zido Enosis”, “Yaşasın Yunanistan’a ilhak” çığlıkları ile çılgınca alkışlayıp gaza getiriyordu…..

Ne mutlu ki, şimdi Anadolu’muza borularla bağlıyız, yarın da buna ilaveten kablolarla bağlanacağız…..

Ata ATUN

10 Ekim 2016

Share
369 Kez Görüntülendi.
#

SENDE YORUM YAZ

9+4 = ?

Güvenlik Kodu * Time limit is exhausted. Please reload CAPTCHA.

İLGİNİZİ ÇEKEBİLECEK DİĞER KÖŞE YAZILARI

  • Şükretmek

    23 Mart 2017 KÖŞE YAZARLARI

    Aleyhissalatü vesselam Efendimiz buyurdular: “Gökyüzüne baktım ve dua ettim. Gök kapıları açıldı. Cebrail (as) nurlara bürünmüş olduğu halde nazil oldu. Dedi: “Sana Cenab-ı Hak’tan selam ve tahiyye ve ikram hediye getirdim.” Ben ta’zimen selamlarını aldım. Cebrail (as) buyurdular: “Üzerinden şu zırhı çıkar, bu duayı oku. Bu duayı üzerinde taşır ve okursan zırhtan daha büyük te’siri vardır.” Peygamber (asm), Cibril-i Emin’e sordu: “Bu duanın te’siri ve hassası yalnız bana mıdır? Yoksa ümmetime de şamil midir? ...
  • CHP’Lİ KARDEŞİM ANLAŞILMIYOR MU? BİZ NİYE‘EVET’ DEMELİYİZ?

    23 Mart 2017 KÖŞE YAZARLARI, MANŞET

    VATAN,MİLLET,BAYRAK SEVDALISI CHP'Lİ KARDEŞİM ANLAŞILMIYOR MU? BİZ NİYE‘EVET’ DEMELİYİZ? Milletin verdiği mesajı almamakta, anlamamakta direnen kimileri de girdikleri çıkmaz sokaktan bir türlü çıkamıyorlar. Ana muhalefet demeye bin şahit isteyen CHP'nin durumu bir taraftan trajik, bir taraftan komik. Parti mi, Bremen mızıkacıları mı belli değil. Her kafadan ayrı bir ses çıkıyor Yalan üretmekte mahir olanlar ülke meselelilerin sahiplenmek yerine ‘HAYIR’ çetesine katılmayı matah bilip teröre-emperyalizme göz kırpmaktan vaaz geçmiyorlar. 'Ha...
  • ASLINDA HEPİMİZİN DÖRT EŞİ VAR

    22 Mart 2017 KÖŞE YAZARLARI

    ASLINDA HEPİMİZİN DÖRT EŞİ VAR Bir zamanlar büyük ve güçlü bir ülkeyi yöneten bir kral ve dört eşi varmış. Kral en çok dördüncü eşini sever, bir dediğini iki etmez, herşeyin en güzelini ve en iyisini ona verirmiş. Kral üçüncü eşini de çok severmiş. Bu güzelliğin bir gün kendisini terk edebileceğinden korktuğu için onu çok kıskanır ve üzerine titrermiş. Kral ikinci eşini de çok severmiş. Kendisine karşı her zaman iyi ve sabırlı davranan eşi, ne zaman bir derdi olsa daima onu yanında bulunur, sorunun çözümünde ona destek verirmiş. Kraliçe ...
  • Yapılan Köprüler “Deli Dumrul” Köprüsü mü? (!)

    21 Mart 2017 KÖŞE YAZARLARI, MANŞET, SÜRMANŞET

    Hani bir hikâye vardır; zamanın birinde Deli Dumrul isminde biri, bir akarsuyun üzerine köprü yaptırır ve bu köprüden geçenden 5 akçe, geçmeyenden de döve döve zorla 10 akçe alırmış. Şimdi de birileri; “yapılan köprüler gereksiz, zarar ediyor, geçmediğimiz köprünün parasını ödüyoruz, bunlar Deli Dumrul köprüsü” gibi ifadeler kullanmakta… Daha önce Osmangazi ve Yavuz Sultan Selim Köprüleri için yapılan bu trajı-komik eleştiriler, şimdi de geçtiğimiz günlerde temeli atılan “Çanakkale 1915 Köprüsü” için dile getirilmekte... Yap İşlet Devret...
UA-36507442-2