logo

reklam

Allah, kalbe bakar


facebooktwitter
Mustafa ÇİÇEKLİ
ciceklireklam@hotmail.com
Allah, kalbe bakar

Hasan Sezai Efendi “rahmetullahi aleyh”, Edirne toprağını nurlandıran bir Veli.
Nur yüzlü ve sevimliydi.

Edirne’de 53 sene müddetle oranın halkına ilim ve feyz saçtı.
Zahire değil, kalbin temizliğine önem verirdi.

Bir gün bir genç nasihat istedi ondan.

Cevabında;
– Evlat! Bugün insanlar, yalnız zahirlerini süslüyorlar. Sen öyle yapma. Cenâb-ı Hak kullarının mal ve mevkilerine değil, kalblerine bakar, buyurdu.

Bir gün derste;
– İslamiyet’te en kıymetli şey nedir efendim? diye sordular.

– Takvadır buyurdu.

Ve izah etti:
“Takva”, Allah’tan korkup günah işlememektir.

Mümin, ilaç gibidir

Bir gün de;
– Mümin nasıl olmalı? diye sordular bu zata.

Cevap mükemmeldi:
– Mümin, ekmek ve su gibidir. Her insanın ihtiyacı vardır ona. Yahut yumuşak bir halıya benzer. Üzerinde yürüyenler hiç incinmezler.

Bir gün de;
– Bu nefs nasıl bir şeydir? diye sordular.

Cevaben;
“Nefs”, insanın en büyük düşmanıdır, buyurdu. İbadetten kaçar. Günahlara yanaşır. Haramlar gıdasıdır onun.

Sordular:
– Peki, onun şerrinden nasıl kurtuluruz efendim?

– İslam’a uymakla buyurdu.

Ve ekledi:
– İslam’a uymak, onu yola getirmek için tek çıkar yoldur.

Peki, öyle olsun

Anlatılır ki:
Bir grup genç, sepetlerini yiyecek ve içki ile doldurup,
kıra gitmek için yola koyuldular.

Ancak Hasan Sezai Efendi, dergahın önünden geçerken gördü onları.

Ve sordu:
– Evlatlar, nereye böyle?
– Kıra gidiyoruz Efendi baba.

– Şişelerinizde ne var?
– Şerbet.

Büyük Velinin yüzüne manalı bir tebessüm oturdu.
Onlara bakarak;

– Pekala, öyle olsun! buyurdu.

Gençler, bir şey anlamadı bu sözden.
Yollarına devam ettiler.

Hatta biraz uzaklaşınca, muzipçe gülüşüp;
– Nasıl da aldattık, dediler.

Ama kıra varıp da şişeleri açınca donup kaldılar.
Zira şişelerde şarap değil, “Şerbet” vardı.

Bu, hidâyetine sebep oldu gençlerin.
O gün tövbe ettiler.

Ve bu mübarek zata talebe olmakla şereflendiler.

Share
80 Kez Görüntülendi.
#

SENDE YORUM YAZ

1+2 = ?

Güvenlik Kodu * Time limit is exhausted. Please reload CAPTCHA.

İLGİNİZİ ÇEKEBİLECEK DİĞER KÖŞE YAZILARI

  • TEKRAR DÖNME ŞANSIN YOK!

    26 Haziran 2017 KÖŞE YAZARLARI

    Sen… Ya karşılaştığın olaylar içinde, RASÛL’ün haber verdiği şekilde, kendi hakikatına yakışan bir biçimde, ilmin gereği olan davranışlar ortaya koyarak, hakikatına bir adım daha yaklaşacak; yakîninin meyvelerini derleyeceksin… Ya da… İlmi ve aklını bir yana koyup; şartlanmaların, ilkel değer yargıların, duyguların istikâmetinde davranışlar ortaya koyacak; sahiplik düşüncesi ve duygusuyla yaşamına yön verip, sonuçta pişmanlıkları oynayacaksın!. Boşa geçen, değerlendiremediğin zamanı, yapman gerekirken yapamadıklarını sonradan asla telâfi edem...
  • HZ.EBUBEKİR’İN VASİYETİ

    25 Haziran 2017 KÖŞE YAZARLARI

    Hazret-i Ebu Bekrin vasiyeti Hazret-i Büreyde’den, edilir ki rivayet: O Server, bir gazadan, zaferle etti avdet.Vakta ki Medine’ye, sağ salim döndüğünde, Bir siyahi cariye, gelip durdu önünde. Dedi: (Ya Resulallah, adamış idim ki ben, Eğer sen, bu gazadan döner isen salimen, Avdet eylediğinde, huzuruna geleyim. Eğer izin verirsen, tef çalıp söyliyeyim.) O Server, cariyenin bu arzusunu duydu, (Eğer adadıysan çal, yoksa çalma!) buyurdu. (Adamıştım) diyerek cariye o Servere, Başladı huzurunda, tef çalıp...
  • Rahmetin Yağdığı Ay’ın Bayramı “Ramazan Bayramı”

    24 Haziran 2017 KÖŞE YAZARLARI, MANŞET

    Rahmetin yağdığı ay’ın bayramı olan Ramazan Bayramına erişmek bütün Müslüman alemi güzel duygu ve hislerin ortaya çıktığı anın resmidir.   Birlik beraberlik içerisinde toplumun bütün kesimlerinin en güzel noktada kaynaştığı, huzur ve mutlulukla dolu olan bir Ramazan’ı Şerif ayının ardından onun o eşsiz güzelliğe sahip bayramına ulaşmak yüce Allah’ın biz müminlere büyük bir ikramı ve ihsanıdır.   Bayram; güzel duyguların, sevinçlerin, güzelliklerin ortaya çıktığı günün adıdır. Yüce duyguların yüceliğe ulaştığı, duyguların coştuğu, s...
  • “İslam Dünyasında oluk oluk kan akarken biz bayram mı yapacağız?!!”

    24 Haziran 2017 KÖŞE YAZARLARI, MANŞET, SÜRMANŞET

    Manevi atmosferi yüksek bir Ramazan-ı Şerif'i daha geride bırakıyoruz.Günahlardan arınmış,bağışlanan kullardan olma ümidiyle bayram  hazırlıklarına başladık. Bayramlar; neşe demek,sevinç demek.Peki biz inananlar olarak bu bayramı neşe ve sevinçle karşılayabiliyor  muyuz? Ya da diğer bir ifadeyle sevinçle karşılamalı mıyız? İslam beldelerinin neredeyse tamamında kan ve gözyaşı hüküm sürerken nasıl bayram yapabiliriz? İslam tarihinde daha önce belki de hiç olmadığı kadar büyük acılar yaşanmaktadır! İslam Alemi bu kadar acz içine belki hiç düşm...
UA-36507442-2