logo

reklam

Allah Hükmünde Ortak Kılmaz! I


facebooktwittergoogle plus
Elif NİSA
elif.alaca@hotmail.com

 

Allah… Kendi hükmünde hiç kimseyi ortak kılmaz.” (Kehf Suresi, 26)

 

Gerçek Kur’an ahlakı, Kur’an’a tam olarak uyulduğunda yaşanabilir. Allah’ın indirdikleri dışında açıklamalar getirmeye çalışmak, yorumlarda bulunmak insana her zaman kayıp getirir. Yüce Allah, “… Aralarında Allah’ın indirdiğiyle hükmet ve sana gelen haktan sapıp onların heva (istek ve tutku)larına uyma…” (Maide Suresi, 48) ayetiyle müminlerin ölçüsünün ve yol göstericisinin, Allah’ın indirdiği hükümler olduğunu bildirir. Bundan başka yollar insanı doğrulara ve aydınlığa değil, yanlışa ve karanlıklara çıkarır.

 

Ancak kimi ‘din adamları’ Kur’an’ın açık hükümlerini değiştirir, ayetlerde ‘ima’ olduğunu iddia eder, kendilerince ‘ima’dan farz çıkarırlar. Kur’an ayetleri ima ile yorumlanmaz ancak bu kişiler “dillerini kitaba doğru eğip büker”, Allah Katından olmayan hükümler üreterek Allah’a karşı yalan söylerler. Allah, “Her şeyi açıkladım, Kur’an noksansızdır” buyururken, -haşa- “Kur’an eksiktir” diyerek Allah’ın Kitabı’na âdeta meydan okurlar.

 

Dinde olmayan bâtıl hükümler, helal ve haramlar çıkararak dini özünden ve aslından saptıran, kendilerine özgü inançları ve uygulamaları olan “batıl bir din” meydana getirerek, insanları İslam’dan uzaklaştıran kimi ‘din adamları’nın irtidat (dinden dönme) konusundaki söylemlerine ve Kur’an’ın cevabına dikkat çekmek istiyorum.

 

*“Dinden dönenin cezası ölümdür. Gönül rızasıyla girmiş olduğu İslam dininden tekrar çıksa, küfre dönse, kafir olsa, irtidat suçunu işlemiş olur. Bu suçu işleyen insana mürted denir. Bu suçun cezası da ölümdür.”

 

Oysa Allah’ın elçileri de dahil hiç kimse bir başkasını dini yaşaması için zorlayamaz:

 

De ki: “Ey insanlar, şüphesiz size Rabbinizden hak gelmiştir. Kim hidayet bulursa, o ancak kendi nefsi için hidayet bulmuştur. Kim saparsa, o da, kendi aleyhine sapmıştır. Ben sizin üzerinizde bir vekil değilim.” (Yunus Suresi 108)

 

*“İslam’dan çıkanlar ölümle cezalandırıldığı için dinimiz bugüne kadar diri kalabildi. Sahabe tarafından rivayet edilen birden çok hadise göre… Bütün mürtedler öldürülmelidir!”

 

Bir insanın hidayet bulması ve İslam’ı gönülden kabul edip yaşaması Allah’ın lütfu ve dilemesiyledir. Dini yaşamamak ya da kuşkuya düşüp dinden dönmek, kişinin kendi sorumluluğudur.

 

Ve de ki: “Hak Rabbinizdendir; artık dileyen iman etsin, dileyen inkâr etsin.” (Kehf Suresi, 29)

 

Her insan inanıp inanmamakta özgürdür, sorumluluğu kendi üzerinedir. İman, dinin samimi vicdan ve akılla kabulüdür. Ölüm tehdidi ya da korkusu, insanı samimi imana değil münafıklığa yönlendirir. Bu tehdit büyük bir vebaldir.

 

Onların hidayete ermesi, senin üzerinde (bir yükümlülük) değildir. Ancak Allah, dilediğini hidayete erdirir. (Bakara Suresi, 272)

 

*“İslam’da dinden dönenin cezası ölümdür. Bunda bir ihtilaf yoktur.”

 

Hiç kimse, bir başkasını inanmadığı veya inancını kaybettiği için cezalandırma hakkına sahip değildir.

 

 “… Onlar mümin oluncaya kadar insanları sen mi zorlayacaksın?” (Yunus Suresi, 99)

 

*“Bir kimse eğer dinden döner, İslam’ı reddederse hemen üç kere tevbeye çağırılır. Ancak tevbe etmezse öldürülür, onun cenazesi yıkanılmaz, üzerinde namaz kılınmaz cenazesi de Müslümanların mezarlarına defnedilmez.”

 

Dinden dönmek, insanın kendi tercihidir. Dünyada bu tercihe göre yaşayan insan, hesabını ahirette Allah’a verir.

 

“… Sizden kim dininden geri döner ve kafir olarak ölürse, artık onların bütün işledikleri (amelleri) dünyada da, ahirette de boşa çıkmıştır ve onlar ateşin halkıdır, onda süresiz kalacaklardır.” (Bakara Suresi, 217)

 

Ki Allah Peygamberimiz(asm)’a, “Sen onların üzerinde bir zorba değilsin; şu halde, Benim kesin tehdidimden korkanlara Kur’an ile öğüt ver. (Kaf Suresi, 45) buyururken, insanların bu konuda zorlama yapması Kur’an’a uygun değildir.

 

Haftaya, bu dehşet verici sisteme tabi olan kimi ‘din adamları’nın namaz kılmayanlar konusundaki bazı ifadeleri ile devam edeceğim inşaALLAH.

 

 

 

 

 

 

 

 

 

Etiketler: » » » » »
Share
72 Kez Görüntülendi.
#

SENDE YORUM YAZ

9+5 = ?

Güvenlik Kodu * Time limit is exhausted. Please reload CAPTCHA.

İLGİNİZİ ÇEKEBİLECEK DİĞER KÖŞE YAZILARI

  • KULUN ALLAH SEVGİSİ

    23 Haziran 2017 KÖŞE YAZARLARI

    Allah kulunu severse Behrullah Efendi "rahmetullahi aleyh", Anadolu Velilerindendir. Kabr-i şerifi Tokat’ın Erbaa ilçesine bağlı Eksel köyünde bulunuyor. Bir gün sordular bu zata: - Allah’ın bir kimseyi sevdiğinin alameti nedir efendim? Büyük zat cevaben; - Allahü teâlâ bir kulunu severse, ona iki şey nasip eder, buyurdu. - Onlar nedir hocam? - Birincisi, ona sevdiği bir kulunu, tanıtır. İkincisi, ona hayırlı bir iş nasip eder. Ve izah etti: - Yani o kimse “Allah adamları”ndan birini tan...
  • Bin kişiye üç kişi

    22 Haziran 2017 KÖŞE YAZARLARI

    Bin kişiye üç kişi İmam-ı Rabbani hazretlerinin “kuddise sirruh” talebesinden üç kişi, bir iş için sahraya çıkmışlardı bir gün. Oralarda bir puthane gördüler. Şunu yıkalım mı diye istişare ettiler aralarında. Ve yıkmaya karar verdiler. Zira o puthanede tapınan Hindular, zaman zaman toplanıp, garip Müslümanlara eziyet ediyorlardı. Kimsecikler de yokta ortalıkta. Ve başladılar yıkmaya. Çıkan gürültüyü işiten Hindular öğrendiler bu durumu. Ve birbirlerine haber vererek koştular oraya. Yaklaşık bin kişi...
  • İbadet yapın, tövbe edin!

    21 Haziran 2017 KÖŞE YAZARLARI

    Elini kalbinin üstüne koy! Evliyanın en büyüklerinden Seyfeddin-i Faruki “kuddise sirruh” hazretleri, bir gün sevdiği birine; - Şüpheli bir şey ile karşılaşınca, elini kalbinin üstüne koy! Çarpıntı olmazsa, o işi yap! Çarpıntı olursa yapma! buyurdu. Adam merak etti: - Hikmeti nedir efendim? - Çünkü hayırlı işlerde kalb rahat olur, buyurdu. Ve ilave etti: - Hadis-i şerifte; (Elini kalbinin üzerine koy! Helal olan şey yapılırken, kalb sakin olur) buyuruldu. İbadetlerini kusurlu bil! Bir gün de bir sevdiğ...
  • Fərdi üslub nədir və o, necə yaranır.

    20 Haziran 2017 KÖŞE YAZARLARI

    Fərdi üslub və onun yaranması, formalaşması, xüsusi imkanları... barədə yazmaqdan öncə geniş mənada götürülən üslub və həmçinin dar mənada izah edilən üslubiyyat barəsində məlumat verməyi gərəkli hesab edirik. Hazırda dünyada 3500-dən çox dil var. Dil ictimai hadisədir və bilvasitə ictimai hadisələr zəmnində inkişaf edir. Dil vahidləri müxtəlif  sahələrdə istifadə olunur. Məhz bu səbəbdən də cəmiyyət fərqli sahələrdə işlədilməsindən dolayı dil vahidlərindən eyni səviyyədə istifadə edə bilmir. Çünki müxtəlif sahələrin profili də müxtəlifd...
UA-36507442-2