logo

reklam
03 Kasım 2015

Ali Nesin:”Tayyip Erdoğan’ın bir dahi olduğunu kabul edelim.”

BILGI UNIVERSITESI MATEMATIK BOLUM BASKANI ALI NESIN  CIKARDIKLARI  MATEMATIK DERGISI ILE ILGILI DUSUNCELERINI ARKADASIMIZ  FILIZ AYGUNDUZ'E ANLATTI FOTOGRAF: ERCAN ARSLAN

Ali Nesin, CHP’nin paçalarından ikiyüzlülük aktığını söyledi. Nesin, Cumhurbaşkanı Erdoğan’a ise övgüler yağdırdı. Aziz Nesin’in oğlu Prof. Dr.Ali Nesin, 1 Kasım genel seçim sonuçlarından sonra Facebook hesabından yaptığı açıklamalarda CHP’yi yerden yere vururken Erdoğan’a övgüler yağdırdı.  Nesin, CHP ve Kemalizm’in Türkiye için bitmiş bir proje olduğunu ve CHP’nin bu haliyle bir moruk partisi olmaya mahkum olduğunu söyledi. Ali Nesin, Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan için ise; “Recep Tayyip Erdoğan üst düzey, dahi seviyesinde bir stratejist. Bunu kabul edelim ve kimle aşık attığımızı iyi bilelim.” dedi

Ali Nesin’in Facebook’taki hesabından yayınladığı o çok konuşulacak ifadelerinin ayrıntısı şöyle:

“Seçim tahminimi anımsayalım:

AKP %38
CHP %27
MHP %15
HDP %16
Tüm sonuçlara saygılıyız.

Seçim sonrası düşünceler:
1. Tahminlerimde çok fena sınıfta kaldım. Sadece ben değil, belki %47 tahmin eden Adil Gür dışında istisnasız tüm anket şirketleri de sınıfta kaldı. AKP’lilerin bile beklemediği bir sonuçtu. Okuma yazması olmayanlar sonucu daha iyi tahmin etti sanki.
2. Recep Tayyip Erdoğan üst düzey, dâhi seviyesinde bir stratejist. Bunu kabul edelim ve kimle aşık attığımızı iyi bilelim.
3. AKP oylarının %20 inip çıkması oylarının çantada keklik olmadığını gösteriyor. Başkanlık projesi ve yolsuzluklar oy kaybettiriyor mesela. RTE’nin elinden geldiğince seçim sürecinin dışında kalmasının da oy patlamasında etkili olduğunu sanıyorum. Yani her ne kadar stratejiyi RTE çizmişse de, verilen oyların RTE’ye değil, AKP’ye verildiğini düşünüyorum.
4. HDP açısından: PKK elinden geleni yaptı oyların düşmesi için. Ama HDP de PKK’den mesafesini yeterince alamadı. (HDP’nin PKK’den bağlarını kopardığını duyurması gerektiğini yazmıştım anımsarsanız.) Kürt seçmen AKP ve PKK’nin bu oyununu yutmaz diye ummuştum, ama öyle olmadı, Doğu seçmeni HDP’yi cezalandırdı. Doğu illerindeki HDP düşüşüne bakılırsa, HDP’nin Türkiyeleşmesi ve bağımsızlığını kazanması sadece Cihangir seçmeni için değil, Kürt seçmen için de önemli. Bu da Türkiye kolay kolay parçalanmaz demektir, rahat olalım. HDP önümüzdeki günlerde PKK’den uzaklaşmalıdır. Dört yıl yeterince uzun bir zaman ve Demirtaş daha çok genç.
5. MHP açısından: MHP koalisyon sürecinde tamamen pasif kaldı. Oysa seçmen siyaseti etkileyecek partiye oy verir, seyirciye değil. Düşeceğini tahmin etmiştim ama bu kadarını da beklemiyordum doğrusu. Bahçeli’nin istifa etmekten başka bir çaresi yok sanıyorum.
6. Bundan böyle CHP’nin toparlanabileceğini hiç sanmıyorum. CHP ve Kemalizm Türkiye için bitmiş bir projedir.
7. Gelecek: Seçimlere katılım hiçbir Batı ülkesinde olmadığı kadar yüksek, yani demokrasiye inanç sağlam. Sadece bu nedenden bile olsa geleceğin pırıl pırıl, pasparlak, göz kamaştırıcı olduğunu düşünüyorum. Enseyi karartmayalım.

Baykal’dan sonra CHP’nin başına Kılıçdaroğlu geçtiğinde bayağı umutlanmıştım doğrusu. Ama genel başkanlığı kabul konuşmasında ağzına Kürt ve Alevi sözlerini almaması tüm umutlarımı söndürdü. Eğer o gün Kılıçdaroğlu Ecevitvari bir devrimci konuşma yapsaydı ve laf arasında da olsa, ağzında geveleyerek de olsa CHP’nin geçmiş günahlarıyla bir biçimde bağlarını koparıp AKP’nin elindeki majör kozları alabilseydi, Gezi başkaldırısından ve ayyuka çıkan yolsuzluklardan çok daha fazlayararlanabilirdi. Ardından Sarıgül ve İhsanoğlu adayları CHP’nin küçük hesap peşinde olduğunun yadsınamaz kanıtı oldu. Üzülerek söylüyorum: İkiyüzlülük CHP’nin paçalarından akıyor. Geçmişle tüm bağlarını koparıp bir tür neo-kemalizm tanımlaması yapması gerekiyor. Ancak o zaman %26’nın üstüne çıkabilir; belki, çok geç olmadıysa… Bu haliyle bir moruklar partisi olmaya mahkûm.

Kızdırdığım CHP’lilere: İşsizlik artmış, dolar bir yılda %50 değer kazanmış, turizm geliri düşmüş, cari açık yükselmiş, kişi başına gelir düşmüş, enflasyon dizginlenememiş, ülke iç ve dış savaş eşiğine gelmiş, yolsuzluk iddiaları ayyuka vurmuş, basına ve medyaya baskı tarihte görmediğimiz bir seviyeye ulaşmış, hukuk her gün ayaklar altına alınmış, sosyal medyaya sansür uygulanmış, şirketler basılmış, en baştaki başkanlığa özenmiş ama prim görmemiş ve13 yıllık yönetim sonrasında iktidar partisi yıpranmış ve bölünmüş. Bu durumda iktidar partisi oylarını %25 artırmış, ama senin partin, ana muhalefet partisi yerinde saymış, hatta 2011’e göre gerilemiş. Bir yerde bir yanlış var demektir. Eleştirileri dikkate al. Eleştiriler haksızsa bir şey kaybetmezsin, ama haklıysa kazanan sen olursun. Benim (önceki paylaşımlarda dile getirmeye çalıştığım) eleştirilerim de şunlar: Sahtesin ve çok hesapçısın, dolayısıyla inandırıcı değilsin. Rakibinin senden yegâne üstünlüğü gerçek ve içten olması.

MERCEKHABER GAZETESİ

Share
1217 Kez Görüntülendi.
#

SENDE YORUM YAZ

7+9 = ?

Güvenlik Kodu * Time limit is exhausted. Please reload CAPTCHA.

UA-36507442-2