logo

reklam

ALÇAK DARBE PLANI PÜSKÜRTÜLDÜ, TÜRKİYE BAĞIRSAKLARINI TEMİZLİYOR


facebook
Hasan ALPARSLAN
hasanalparslan20@hotmail.com

TSK’daki cunta yapılanması tarafından düzenlenen darbe girişimi Amerikasız, daha doğrusu CIA’sız olmaz. CIA’nın paralel örgütü FETÖ üzerinden bir darbe, halkın direnişi ile başarısızlıkla sonuçlandı.. 15 Temmuz paralel terör örgüt cunta darbesinde FETÖ’ PKK’dan daha tehlikeli olduğunu milletimiz gördü.”Mısır ile Türkiye de yapılmak istenilen darbeye bakıldığında arasındaki farkı görmek gerekiyor.

 

Aslında Mısır, Menderes döneminde yaşananları yaşadı. 50’li yıllarda Türkiye’nin yaşadığını Mısır 2000’li yıllarda yaşadı. Türkiye aradan geçen 60 yılda her 10 yılda bir darbe gördü bu süreçte toplum kendi demokratik derinliğini oluşturdu. Bunların hesaplamadığı nokta budur. En kötü yönetim bile darbe yönetiminden daha iyidir dediği bir toplumsal mutabakat sağlandı. FETÖ terör örgütünü PKK’dan daha tehlikeli bir örgüt olduğunu bu toplum gördü. Çünkü F16 savaş uçaklarının kendi meclisini bombalamasını sağladıklarına bu toplum şahit oldu. PKK’nın elinde böyle bir güç yok.

 

Devlet içine yerleşmiş asker görünümlü bazı hainler bu milletin silahıyla milleti esir almaya milletin iradesine ipotek koymaya kalkıştılar. Kurtuluş savaşında bile bombalanmayan meclisin bombaladılar. İşgal ordularının bile yapmadığını yapmaya kalkan bu HAŞHAŞİLER bir şeyi hesap edemediler. Rükudan başka asla eğilmeyen liderimizi, tarih boyunca kimseye boyun eğmemiş milletimizi hesap edemediler. Hamdolsun Allahın yardımıyla Başkomutanımız Recep Tayyip Erdoğan’ın kararlılığı ve milletimizin dik duruşuyla bu darbeyi püskürtüldü. Başkomutanımızın, reisimizin, Başbakanımızın talimatları doğrultusunda halkımız meydana sahip çıkmaya devam ediliyor.

 

Darbe sürecinde Cumhur Başkanı, Meclis Başkanı, Hükümet ve Başbakan, Genelkurmay Başkanı teslim olmadı.. Allah yardım etti ve alçak darbe planı püskürtüldü..Allah yardım etti de bu ihanet planı başarıya ulaşmadı. Yoksa her şey planladıkları gibi gerçekleşseydi, bugün başka bir gün olacaktı.. Ama onların planı varsa, Allah’ın da bir planı vardı ve galip olan da O’nun planı oldu.
Yoksa ilk hamlede Erdoğan vurulmuş olacaktı. Meclis vurulduğu için çalışamaz hale getirilecekti. Genelkurmay Başkanı ve kuvvet komutanları kaçırılmıştı. Jandarma ve hava birlikleri, Beştepe, MİT ve Polis merkezleri yanında hükümetin toplanmasına izin vermeyecek, hepsi infaz edilmiş ve tutuklanmış olacaktı..

 

Kronikleşen vesayet, statüko ,Darbeci ve mafyalaşma ile çeteleşmenin açığa çıkarıldığı ve günden güne demokratikleşme olgusu içerisinde yerini alan ve tabuları yıkan ülkemize karşı kurgulanan darbe göz önüne alındığında..Tarihsel süreç içerisinde dünyanın merkezi coğrafyasının tam ortasında ulus devlete sahip olan ülkemizin elinden bu avantaj yıllar boyu olduğu gibi bugün de ve günümüz koşullarında Fetö Terör örgütü Cunta darbesi ile.Misak-ı milli sınırları içinde bir ulus devlet olarak kurulmuş olan Türkiye Cumhuriyeti’ni ortadan kaldırmak üzere sistemli çökertme operasyonu dış iç karanlık güçler tarafından yürütülmek istendi…

 

800 bin kilometrekarelik bir büyük ülkede 78 milyonluk nüfusu ile dev bir ülke konumunda olan Türkiye Cumhuriyeti, çağ dışı planlarla kurban edilmek istendi. devletin ve milletin huzuru, istikrarı ve kalkınmışlığına darbe vurmak isteyenlere çanak tutanlar bugün halkımızın huzurunda hesap verme noktasına getirildi.

 
Meselenin teşhisinde, küresel güç mücadelesini belirleyici güçlerinden biri, hatta küresel güç adayı haline gelen Türkiye’de yaşanan son gelişmeleri sadece iç dinamikler açısından göstermek ya da sadece “basit siyasi hesaplaşmalar” çerçevesinde değerlendirmek, hiç kuşkusuz meselelere Mars’tan bakmaktan farkı olmayacaktır. Türkiye iyi bir noktaya gidiyor. Çünkü bu sıkıntılar, bu sancılar bir taraftan doğum sancısıdır, bir taraftan bağırsaklarını temizlemesidir.
Hasan ALPARSLAN

Araştırmacı Gazeteci-Yazar 19 Temmuz 2016

Share
938 Kez Görüntülendi.
#

SENDE YORUM YAZ

6+9 = ?

Güvenlik Kodu * Time limit is exhausted. Please reload CAPTCHA.

İLGİNİZİ ÇEKEBİLECEK DİĞER KÖŞE YAZILARI

  • Allahım..! İşlerin Hepsi Güzel.

    20 Ocak 2017 KÖŞE YAZARLARI

    Adamın biri bir gün bahçesinde otururken Hayvan dışkısından top yapan bir böceği görmüş, böcek pisliği ayakları ile yuvarlayarak giderken içinden şöyle geçirmiş: - Ey Allahım! Her şeyi çok güzel çok hoş yaratmışsın da, şu böceği sırf pislikle uğraşsın diye mi yarattın? Aradan bir kaç ay geçmiş adam umarsız bir hastalığa yakalanmış. Derdine kimseler çare bulamamış. En sonunda bilge bir doktor ''Bak demiş bazen bahçelerde gezen bir böcek olur ayakları ile pislik yuvarlar işte o yuvarladığı pisliklerden 40 gün boyunca aralıksız yiye...
  • “ VƏTƏNÇİN ÖLƏNƏ ÖLÜ DEYİLMƏZ! ”

    20 Ocak 2017 KÖŞE YAZARLARI

          Yenicə ATA olmuşdu. Valideyn olmağın sevincini yaşayırdı. SƏNGƏRDƏKİ dostları ilə bölüşdü, çin olmuş arzusunun səadətini. Həyata ilk qədəmlərini atan oğlunu görmək, onu qucağına almaq, cənnət ətirli qoxusunu duymaq üçün günləri sayırdı. Qəlbi ümidlər, arzular, xəyallar ümmanına çevrilmişdi... Amma düşmən gülləsi aman vermədi, oğlunun şirin qığıltısını eşitməyə. Onun beşiyi başında səngərdən, hərbdən, qanlı döyüşlərdən, qolları üstündə gözlərini yuman şəhid igidlərdən bəhs edən hekayətlərini birər-birər nəql etməyə. Ömrü qə...
  • Azadlıq Şəhidləri

    20 Ocak 2017 KÖŞE YAZARLARI

    Allah yolunda öldürülənlərə(şəhid olanlara)”ölü deməyin”.Əksinə,onlar (Allah dərgahında) diridirlər,lakin siz bunu dərk etmirsiniz. “Bəqərə” sürəsi 154                        Azərbaycan tarixinin qızıl səhvələrinə bir ölməzlik dastanı yazdılar. Məğrur baxışları soyuq daşlara həkk olundu. Sabahı düşünmədən Azadlıq toxumunu torpağa səpdilər. Nə tank,nə güllə,nədəki ölüm yollarında döndərə bilmədi.Ürəklərdə əbədi məskən saldılar.Elə bir məskənki,məzarları belə olmasa bir millətin bir ulusun qəlbində yaşayacaqlar. İllər,əsirlər bel...
  • Yarını 1960 ile kıyaslamak

    20 Ocak 2017 KÖŞE YAZARLARI, SÜRMANŞET

    Yarını 1960 ile kıyaslamak KKTC Cumhurbaşkanı Sayın Mustafa Akıncı’nın Salı akşamı TRT HABER’de ve yerel televizyonlarda canlı olarak yayınlanan “Anadolu Soruyor” programında müzakereler ile ilgili yaptığı açıklamalar bana göre “Çok düşündürücü” ve kabul edilemezdir. Sayın Akıncı söz konmuşu canlı yayında hiç durmadan müzakereler sonrasını hep 1960 koşulları ve 1960 Cumhuriyeti’nde Kıbrıslı Türklerin Anayasal hakları ile karşılaştırdı ve bir çözüme varılırsa nasıl bu koşullardan daha ileriye gideceğimizden bahsetti. Sayın Akıncı’ya gör...
UA-36507442-2