logo

reklam

AKINCI ÜSSÜNÜ KAPATMAK YETMEZ


facebooktwitter
Necdet Cemal OCAK
ncocak@gmail.com

Hendek savaşları sırasında HDP kapatılsın diye sesler yükseliyordu. O zaman dedik ki; binalar, içindeki masalar, koltuklar suç işlemez. Kapatırsanız başka isimle yenisini açarlar. İnsan unsuru suç işler, onları cezalandırmak gerek.

Hamdolsun böyle bir hata yapmadık. PKK’ya silah taşıyan adamı bile alamadık. Almadığımız gibi meclis kürsüsünde millete küfretmesine izin verdik.  Emniyet güçleri operasyon yapamazsın diye terörist yuvalarına yerleşen vekil bozuntularına bile izin verdik. İyi bir karardı!

Şimdi iyi bir karara daha imza atıyoruz. Akıncı üssü isyancı çetenin karargâh olarak kullandığı üs olduğu için kapatıyoruz. Eğer ülkemizde Akıncı adında bir üs olmasa bu kalkışma asla olmayacaktı.

Ne yapacağız peki o üssü? Şehitlerin anısına park yapacağız. Ağaçlı bölgede aileler piknik yapacak. Pisti de onarır, çocuklara top sahası falan yaparız.

“Akıncı üssü” diye sosyal medyada açılan taga yazılanlara baktım vatandaş çok memnun. Devletin hafızasında kötü bir yer etmiş diye kapatmak en uygun davranış. Yanlışa yanlış deme kültürümüz olmadığı için herkes “oleey” diyor. Yarın medyada bu konu ile ilgili güzellemeler okuyacağımızdan eminim.

Çözüm sürecinde benzer şeyler yaşadık. Dehşetli ve çok bilgili yazarlarımız “ Öcalan öldürmeyi değil yaşatmayı seçti” dediler. Adeta “oleey “ çığlıkları attılar. Biz yanlış ama devlet karar verdi denesin. Ama bu bebek katilinin, katil olma vasfını değiştirmiyor dedik. Hendekler, barikatlar, tonlarca bombalar çıkınca ortaya sustular.

Çözümün bir Amerikan projesi olduğunu söylediğimizde, akıl sahipleri destek verseydi, iktidar paralel yapı eliyle yanlış yola girdiğini görürdü. Paralel yapının farkına varır, belki bugün bunları yaşamamış olurduk. Ama biz alkışlamayı seçtik.

Tarihimizde devletin ve milletin hafızasında kötü yer etmiş çok olay vardır. Her hafıza tazeleme olayı sonucunda yakıp, yıkarak çözüm aramak akla ve mantığa son derece aykırı.

İsyancı çetelerin yol açtığı vahim olaylarda çok sayıda şehidimiz oldu. Akıncı üssünün adını değişir, bir şehidimizin adını veririz. Üssün yer değişmesi ve taşınması külfetinden kurtulmuş oluruz. O para ile okul yaparız, taşınacak kışlalar için yeni tesisler yaparız.

Üs’de hala varsa eğer paralel çete örgütüne mensup personel ki kanaatimce vardır onlar temizlenir. Sadece TSK değil bütün kurumlarda temizlik yapılmakta zaten.

Birliklerin yer değiştirilmesi fikri akla yatar. Tank çıkışının olduğu birlikler değil sadece, şehir içinde kalmış birliklerin, şehir dışına taşınması elbette uygundur. Zaten bu birlikler kurulurken büyük ihtimalle şehir dışındaydı.

Üs kapatılınca sorun çözülmüyor. Üs’den o gece havalanan uçakları da imha etmek gerek. Birliklerden çıkış yapan tanklar da yakılıp yok edilmeli. Piyade tüfeklerine mühimmat üreten Kırıkkale fabrikası da kapatılmalı. Hatta alçak uçuşlarla insanımızın hafızasında kötü imaj oluşturmuş uçakları barındıran Hava Kuvvetleri de lağvedilebilir.

Yine o gece bombalanması nedeni ile vekillerimizin hafızasında kötü izler bırakmış olan Meclis de başka yere taşınabilir. Boğaziçi köprüsünü yıkarsak, bir daha darbe girişiminde kapatılacak köprü de olmaz.

Birliklerin önündeki iş makinesi ve kamyonlarla yapılan ablukaya da son verilmeli. Birlikte sadece isyancı hainler yok çünkü. O gece onlarla çarpışan vatansever personel rencide olmaktadır. Ayrıca etrafı tel örgü ile çevrili birlikten çıkmak için, tanklar neden nizamiyeye ihtiyaç duysun ki?

Ey medya. Artık doğru bir şeyler yazın. Bu yapılanların yanlış olduğunu söyleyin. Söylemez alkış tutarsanız iktidar yine yanlış yaptığını anlamayacak.

Bilinçsizce imam hatip, dincilik vurgusu yapanlar bilsin ki bu dinci kalkışma değildi. Bu Amerikan darbesi idi. Ayrıca Tuğgeneral ve Tümgeneral rütbesinde isyancılar olduğuna göre sorun 10-15 yıllık sorun değil. O zaman sorarlar, komutan birliğinin yaptığı ve yapamadığı her şeyden sorumlu değil mi? Altın nesil dedikleri, 1986 askeri lise giriş devresi ile başlayan bu serüven için o zamanki komutanlar nasıl bir tedbir aldı?

Tenkit ederken de bilinçli olalım. Birilerine olan kinimiz nedeni ideolojik davranırsak gerçekleri göremez, getireceğimiz çözümler de çözüm olmaz.

29.7.2016

 

 

 

 

Share
684 Kez Görüntülendi.
#

SENDE YORUM YAZ

3+7 = ?

Güvenlik Kodu * Time limit is exhausted. Please reload CAPTCHA.

İLGİNİZİ ÇEKEBİLECEK DİĞER KÖŞE YAZILARI

  • Kul Aşk’ı mı Allah Aşk’ı mı?

    24 Mart 2017 KÖŞE YAZARLARI, MANŞET

      İnsanlık kendisini kul Aşk’ıyla mı avutup durur yoksa Cenabı Allah’ın o eşsiz güzelliklerle dolu olan Aşk’ıyla mı mutlu etmek ister?   Aşk denilen duygu, insanoğlunun ayaklarını yerden kesermiş, yüreğinde ve de bütün yaşamında şiddetli heyecanların yaşanmasına vesile olan duyguları yaşatıyormuş. Böyle bir durumda insanoğlunun sabahın ilk ışıklarıyla kendi yatağından kalktığı anda aklına ilk gelen, aşık olduğu kişinin gelmesi oluyormuş. Gece yatağına girerken yatmadan önce sürekli olarak onu hayal eder, onu düşünür, girdiği her ortam...
  • Rufeyde radıyallahu anhâ.

    24 Mart 2017 KÖŞE YAZARLARI

    Kırık gönüllerimize şifa olsun Rufeyde---------Otobüse biniyorum, iş çıkışı herkes yorgun. Kulaklıklar takılıyor, birbirine dolanmış olanlar aceleyle çözülüyor. Bekleriz... Gazeteler ezberlenmiş bir hareketle açılıp, gözlükler el yordamıyla düzeltiliyor. Tesbih tanelerinin akıp gittiği parmaklar ile akıllı telefonlarda kayıp giden parmakların yarıştığı sıralarda, bir amca spor sayfasına geçiyor bile. Yoğun trafik ve kalabalık... İster istemez o havasızlıktan kendinizi soyutlayıp bir yerlere nefes almaya çıkıyorsunuz. Tam o sırada bir şey çalını...
  • Rumların bitmeyen Bizans oyunları

    24 Mart 2017 KÖŞE YAZARLARI, MANŞET, SÜRMANŞET

    BM Genel Sekreteri’nin Kıbrıs Özel Danışmanı Espen Barth Eide’nin hayal gücü gerçekten çok iyi çalışıyor. Belli ki Rumların gazına gelmiş gene.  Eide, müzakerelerin yeniden başlaması, Temmuz ayında bir anlaşma sağlanması ve Eylül ayında da referanduma gidilmesi için yol haritası hazırlıyormuş.  Ben bu müzakereler nasıl başlayacak çok merak ediyorum.  10 Şubat günü Kıbrıs Rum Temsilciler Meclisinde “Kıbrıs’ın Yunanistan’a bağlanması amacıyla 1950 yılında gerçekleştirilen ve sadece Kıbrıslı Rumların katıldıkları referandumun (plebisit) yıldönü...
  • Şükretmek

    23 Mart 2017 KÖŞE YAZARLARI

    Aleyhissalatü vesselam Efendimiz buyurdular: “Gökyüzüne baktım ve dua ettim. Gök kapıları açıldı. Cebrail (as) nurlara bürünmüş olduğu halde nazil oldu. Dedi: “Sana Cenab-ı Hak’tan selam ve tahiyye ve ikram hediye getirdim.” Ben ta’zimen selamlarını aldım. Cebrail (as) buyurdular: “Üzerinden şu zırhı çıkar, bu duayı oku. Bu duayı üzerinde taşır ve okursan zırhtan daha büyük te’siri vardır.” Peygamber (asm), Cibril-i Emin’e sordu: “Bu duanın te’siri ve hassası yalnız bana mıdır? Yoksa ümmetime de şamil midir? ...
UA-36507442-2