logo

reklam

AKILLI SEVGİ


facebook
Hasan ALPARSLAN
hasanalparslan20@hotmail.com

İNSANLARI SEVDİM, İNSANLIĞI SEVDİM.
MUTLULUĞA KİM KOLAY ERİŞEBİLİR Kİ?
Sevgi ile aptallığı birbirinden ayıran ince çizgi nedir diye hep düşünmüşümdür.
Sevginin anahtar kavramlarından birisi güvendir. Güven üzerine kurulmamış bir sevgi ilişkisinin uzun soluklu olması beklenemez. Güvensiz bir ortamda süren duygusal ilişkiler, muhtemelen başka arızaları içinde taşımaktadır, diye düşünebiliriz. Sevgide güven, akış içinde algılanabilir. Ama gözleri kör eden bir ilişkide güvenin varlığı veya yokluğu fark edilmeyebilir de. Güven koşullarının izlenmesi ve geliştirilmesi konusunda en büyük yardımcımızın yine akıl olacağına kuşkum yok. Güven oluşması konusunda aklın ilk söyleyeceklerinden birisi, güven oluşturmak için yapacaklarımızın başkalarının güvensizliğine neden olmaması, başka türden ilişkilerin zarar görmemesi olacaktır.

 

Aklın olmadığı bir sevgide, sevilen ile gerçek olanın aynı kişi olmama ihtimali yüksektir. Akılsız sevgilerde kişiler genel olarak kafalarında yarattıkları bir hayale kapılırlar. Eğer bir gün hayal ile gerçek karşılaşırsa, büyük bir kırgınlık yaşamaları da kaçınılmazdır. Bu nedenle sevginin, en az günlük yaşamın kendisi kadar objektif koşulları olduğunu unutmamak gerekir. Dünya’nın Güneş’in etrafında dönmesinin hayal ve isteklerimizden bağımsızlığı gibi; sevginin geleceği de kendi başına kurulan hayallere ve dile getirilmemiş isteklere bağlı değildir. Sevgi, emek ister; emek ise akla ihtiyaç duyar.

 

Sevgi, olumluluk üzerine kurulması gereken bir ilişkidir. Sorunlar üreterek bir ilişkiyi sürdürmek mümkün değildir. Hata bulmak yerine, bunları konuşmak; sorunları süründürmek yerine birlikte çözmeye çalışmak daima daha iyi sonuçlar verir. Yıkmak kolaydır; ama bir sevgi dünyasını kurmak, bazen bir ömre bile sığmayabilir.

 

Galiba sonunda buldum: ‘’AKIL’’ Sevgi ile aptallığı birbirinden ayıran ince çizgi aklın varlığında yatıyor. Aslında aptallık aklın tersi olduğuna göre, bu buluşum pekte öyle bir keşif sayılmaz. Ama yinede beni çok rahatlattığını söylemeliyim.Sevgi ancak akıl ile buluştuğu zaman bir anlam kazanıyor..
Akılsız sevgi, seveni de sevileni de zaman zaman üzer ve zarara uğratabilir. Büyüklerimiz boşuna mı, aptal dostun olacağına akıllı düşmanın olsun, demişler.
Bence, akıllı sevgi ‘’ karşılıksızdır’’.Çünkü aklımız, duygularınızın önündedir ve bilir ki, insanın hem de seven bir insanın beklentilerinin tümünü başka birisinin yerine getirmesi mümkün olmayabilir.
Mutlaka bir gün bu uyumsuzluk, bir tatsızlık ortaya çıksa bile,, seven yürekten severse anlayışlı , şefkatli ve affedici tatlı duygularıyla dargınlığa, kırgınlığa prim vermez, yaklaşımcı ve barışçıl olur.
Çünkü iki insanın her an ayni duygu, düşünce ve beklentilere sahip olması, ayni biçimde davranması olanaksız olsa da sevgisini ve sevilmesini yaralamak istemez…
Kimse bir başkasını yargılayabilecek kadar kusursuz değildir ama bazıları kendinde bu hakkı görebilecek kadar hadsizdir.
Bazen bir şeye sahip olmak için istemek yetmez, daha fazlası gerekir.
Akıttığın gözyaşlarını silmek yerine, akmasına neden olanları sil hayatından ve unutma ki nankörlük; zayıf insanların işidir.
Bazılarıyla kaliteli iletişim kurmanın tek yolu, onlarla araya mesafe koymaktan geçer.
İnsanın ruhunu yücelten acı, ucuz bir mutluluktan daha değerlidir. İnsanı olgunlaştıran bir hüzün, bin bir neşeden daha değerlidir.

 

Ben bütün yaşamım boyunca insanları sevdim..Hem soyut olarak insanlığı hem de somut olarak insanları…Yani hem insanlığı sevdim ve de mutlu oldum.
İnsanlara kızdığım zaman, ya müzik dinleyerek, kitap okuyarak, ya da yazarak zihnimin ve yüreğimin kötü duygularını da arındırdım ve dışarı attım.
Sadece ve yalnızca iyi duygularla, güzel imgelere ve sevgiye yer açtım yüreğimde ve beynimde.
Karşılık beklemediğiniz yani akıllı olduğunuz için de, size karşı yapılan her türlü olumsuzluğu görmeyecek ve hatta ciddiye dahi almadan es geçip onu kendisi ile baş başa bırakacaksınız ve yapılanlarda tepenizden sıyrılıp gidecektir. Sevgiyi besledim ve büyüttüm bilincimde ve bilinçaltımda. Böylece mutlu oldum. Size de öneririm karşılıksız sevgi duymayı.
Yani akıllı sevgiyi..

 

Özet olarak diyorum ki, başkalarını ve insanlığı onlar için değil kendiniz için sevin. Böylece bitmez tükenmez bir enerji kaynağı emrinizde olacaktır.Her işte, her ilişkide, herkesten bir adım önde olacaksınız.Çünkü başta kendinizle, sonrada herkesle barışık ve dolayısıyla mutlu olacaksınız.

 

Sevmesini ve de sevilmesini bilmeyenler, kin ve nefretleri, küçük hesaplarla çirkinleşip, mutsuz bir yaşam içine doğru yuvarlandıkça,..Siz sevenler, sevginin ürettiği güzellik denizinde hem yükselecek hem de yüceleceksiniz. Bu akıl ve duyguların bir sentezi değil, doğal bir içgüdüsüdür.
Doğanın verdiği bu karşılıksız sevgi içgüdüsüne, akıl ile erişilebilir. Bunun zor olduğunu biliyorum ama sevgiler karşılıklı oluşmadıkça, met-cezir gibi gelgit oldukça ve yüzüne kapılar kapandıkça mutluluğa kim kolay erişebilir ki? Saygılarımla.
Hasan ALPARSLAN Araştırmacı, Gazeteci- Yazar. 06 Eylül 2016

Share
987 Kez Görüntülendi.
#

SENDE YORUM YAZ

10+7 = ?

Güvenlik Kodu * Time limit is exhausted. Please reload CAPTCHA.

İLGİNİZİ ÇEKEBİLECEK DİĞER KÖŞE YAZILARI

  • Şükretmek

    23 Mart 2017 KÖŞE YAZARLARI

    Aleyhissalatü vesselam Efendimiz buyurdular: “Gökyüzüne baktım ve dua ettim. Gök kapıları açıldı. Cebrail (as) nurlara bürünmüş olduğu halde nazil oldu. Dedi: “Sana Cenab-ı Hak’tan selam ve tahiyye ve ikram hediye getirdim.” Ben ta’zimen selamlarını aldım. Cebrail (as) buyurdular: “Üzerinden şu zırhı çıkar, bu duayı oku. Bu duayı üzerinde taşır ve okursan zırhtan daha büyük te’siri vardır.” Peygamber (asm), Cibril-i Emin’e sordu: “Bu duanın te’siri ve hassası yalnız bana mıdır? Yoksa ümmetime de şamil midir? ...
  • CHP’Lİ KARDEŞİM ANLAŞILMIYOR MU? BİZ NİYE‘EVET’ DEMELİYİZ?

    23 Mart 2017 KÖŞE YAZARLARI, MANŞET

    VATAN,MİLLET,BAYRAK SEVDALISI CHP'Lİ KARDEŞİM ANLAŞILMIYOR MU? BİZ NİYE‘EVET’ DEMELİYİZ? Milletin verdiği mesajı almamakta, anlamamakta direnen kimileri de girdikleri çıkmaz sokaktan bir türlü çıkamıyorlar. Ana muhalefet demeye bin şahit isteyen CHP'nin durumu bir taraftan trajik, bir taraftan komik. Parti mi, Bremen mızıkacıları mı belli değil. Her kafadan ayrı bir ses çıkıyor Yalan üretmekte mahir olanlar ülke meselelilerin sahiplenmek yerine ‘HAYIR’ çetesine katılmayı matah bilip teröre-emperyalizme göz kırpmaktan vaaz geçmiyorlar. 'Ha...
  • ASLINDA HEPİMİZİN DÖRT EŞİ VAR

    22 Mart 2017 KÖŞE YAZARLARI

    ASLINDA HEPİMİZİN DÖRT EŞİ VAR Bir zamanlar büyük ve güçlü bir ülkeyi yöneten bir kral ve dört eşi varmış. Kral en çok dördüncü eşini sever, bir dediğini iki etmez, herşeyin en güzelini ve en iyisini ona verirmiş. Kral üçüncü eşini de çok severmiş. Bu güzelliğin bir gün kendisini terk edebileceğinden korktuğu için onu çok kıskanır ve üzerine titrermiş. Kral ikinci eşini de çok severmiş. Kendisine karşı her zaman iyi ve sabırlı davranan eşi, ne zaman bir derdi olsa daima onu yanında bulunur, sorunun çözümünde ona destek verirmiş. Kraliçe ...
  • Yapılan Köprüler “Deli Dumrul” Köprüsü mü? (!)

    21 Mart 2017 KÖŞE YAZARLARI, MANŞET, SÜRMANŞET

    Hani bir hikâye vardır; zamanın birinde Deli Dumrul isminde biri, bir akarsuyun üzerine köprü yaptırır ve bu köprüden geçenden 5 akçe, geçmeyenden de döve döve zorla 10 akçe alırmış. Şimdi de birileri; “yapılan köprüler gereksiz, zarar ediyor, geçmediğimiz köprünün parasını ödüyoruz, bunlar Deli Dumrul köprüsü” gibi ifadeler kullanmakta… Daha önce Osmangazi ve Yavuz Sultan Selim Köprüleri için yapılan bu trajı-komik eleştiriler, şimdi de geçtiğimiz günlerde temeli atılan “Çanakkale 1915 Köprüsü” için dile getirilmekte... Yap İşlet Devret...
UA-36507442-2