logo

reklam

Aile Düzeni


facebooktwitter
Mustafa ÇİÇEKLİ
ciceklireklam@hotmail.com

“Bir ülkede aile kurumu çökerse, tehlike çanları çalıyor demektir. Şartlar ne olursa olsun, Kadının onuru kaybolursa, kaybolan kendisidir….Erkekler zaten çok eşliliğe meyillidir…!

Bekar kadınların yarısından çoğu zengin koca arıyor. Hatta neredeyse evli kadınlar bile bir zengin adam bulsalar, ellerindekini boşayacaklar. Peki, zengin koca nasıl bu
lunur?

Bana sorarsanız, bulunmaz! Hatta bir kocada aranacak özellikler içinde liste başında bile değildir. Zaten ülke şartlarına bakarsak, ortada zengin de kalmadı. Ultra zengin olanlar var, onların da seni beni alacağı yok. Genellikle aynı mal varlığına sahip iki aile, kendi aralarında konuşup, çocukları birbirlerine veriyorlar. Hem para dışarı çıkmıyor, hem şirketler birleşiyor. Yani, Türk filmlerindeki zengin çocuk, fakir kız hikayesi gerçek hayatta yaşanmıyor. İş ortaklığının duygusal göstergesi olan bu evlilikler haricinde, yoldan geçerken omzuna çarpıp aşık olan varlıklı adam sayısı çok az. Bu yüzden zengin koca bulunmaz demek çok da yanlış değil.

Sosyal çevreme baktığımda, bırakın zengini, normal yaşayan bir koca yüzüne bile hasret kalmış hanımlar. Bunun sebebi ne acaba? Erkekler evlilikten gittikçe uzaklaşıyorlar mı? Bu durum nasıl oluştu? Adamlar neden evlilik dendiğinde suratını buruşturuyor?

Şimdi bana kızacaksınız ama maalesef bizim yüzümüzden. Kadınlarımız, özellikle büyük şehirde yaşayan, üstelik çalışan ve para kazanan bir grubumuz var ki, (elbette hepsinden bahsetmiyorum yanlış anlaşılmasın) modernlik ve burada yazamayacağım başka bir durumu birbirine karıştırıyor. Özgür kadın olmak, her gece istediğin adamla birlikte olacağın anlamına gelmez. Evet, kadınlar da cinsel özgürlüklerini kazanmalıdır, erkekler kadar her konuda yaşamaya hakları vardır. Bunları sonuna kadar savunuyorum.

İyi de işin bir sınırı yok mu? Bu kadar bozulmuş olamayız. Yıllarca ezilen, sömürülen, kullanılan kadınların intikamı mı alınıyor?

Bir grup daha var. Onları son zamanlarda her taşın altında görüyorum. Güzel giyinen, kendine bakan, çalışmayan, havalı bazı kadınlar türedi. Onlar da zengin, fakir demeden, ne bulursa kullanma derdinde. Üstelik sözüm ona çaktırmadan. Hatta birkaç erkeği birden idare eden, özellikle evli erkekleri seçen bir grup bunlar. Her faturayı bir adama, her ay kirayı birisine, mutfak alış verişini başkasına, cep harçlığını öbürüne yıkarak yaşayanlar var. Adamın tipi, karakteri falan önemli değil. Her türlü gideri var yani!

Ülkede ciddi kriz ve parasızlık var. Herkes borç batağı içinde ancak bu bir çıkar yol mu? Kimilerine göre bir çeşit yol! Durum böyle olunca, gelin hikayeye bir de erkekler açısından bakalım.

Adamlar ortalıkta prim yapmaya başladı. Hiçbir özelliği dikkate alınmadan, her çeşit adama ciddi talep var. Ben erkek olsam, içimden şunu geçiririm. Niye evleneyim ki? Evin tüm işlerini yurt dışından gelen bir kadın çok ucuza yapıyor. Hem de hiç nazlanmadan. Biraz cebinde para varsa, gittiği bir mekandan muhtemelen eli boş çıkmıyor. Avcı ablalar zaten barlarda pusu kurup oturmuş. Yani, cinsel olarak da bir sıkıntı yok. Nerdesin, neden aramadın, doğum günümü unuttun, o kadına niye baktın, akşam buluşup yemek yiyelim, bu akşam çıkamam gibi sıkıntıları da çekmiyor. İstediği zaman envai çeşit kadına ulaşabiliyor. Karşılığında kadın dırdır yapmıyor. Hatta telefon numaraları bile alınmıyor. Alınsa da aranmıyor. Aranırsa yine keyifli bir gece geçirilip, herkes kendi yoluna gidiyor.

Adam demez mi ben enayi miyim? Neden evlenip sorumluluk, kapris, sıkıntı, aileler gibi dertlerin altına gireyim?

Bir ülkede aile kurumu çökerse, tehlike çanları çalıyor demektir. Şartlar ne olursa olsun, ayakta durmayı, özgürlüklerimizi doğru kullanmayı, yerinde ve kararında yaşamayı bilmeliyiz. Kadının onuru kaybolursa, kaybolan kendisidir. Erkekler zaten çok eşliliğe meyilli. İstisnalar kaideyi bozmaz. Hem ellerine her istediklerini ver, hem de evlenecek adam yok diye ağla, olmaz öyle şey! Kızlar, bir an önce kendimize gelmeliyiz. Üstümüze aldığımız sıfatların içini doğru doldurmalıyız. Gelecek manzarası bana hiç hoş görünmüyor. Yakında ortalıkta aileler kalmayacak, çocukların çoğu ayrılmış ailelerin psikolojik sorunlu çocukları olacak, kadınlar erkekler neden evlenmiyor diye düşünüp cevap bulamayacak.

Dejenerasyon ile değişim farklı şeylerdir. Tüm kazandıklarımızı gün gelip kaybetmemek için, akıllar başa lütfen ! Dost acı söyler !”

__Alıntı__

Share
173 Kez Görüntülendi.
#

SENDE YORUM YAZ

7+7 = ?

Güvenlik Kodu * Time limit is exhausted. Please reload CAPTCHA.

İLGİNİZİ ÇEKEBİLECEK DİĞER KÖŞE YAZILARI

  • Allah kuluna bir nimet verirse

    23 Haziran 2017 KÖŞE YAZARLARI

    Allah kuluna bir nimet verirse İstanbul Evliyasından Fethi Ali Efendi “rahmetullahi aleyh”, bir sohbette; - Kardeşlerim, Allahü teâlâ bir kuluna bir nimet verdiyse, bu nimeti o kulunun üstünde görmek ister, buyurdu. Ve misal verdi: - Mesela bir Müslümana zenginlik verdiyse, o kimse imkanı nispetinde güzel yemekler yemeli, güzel elbiseler giymeli, güzel yerlerde oturmalı, fakirleri de gözetmelidir. Şöyle bitirdi: - Bununla beraber “ölüm”ü ve “ahiret”i bir an olsun unutmamalıdır. İbadeti bilerek yapın! Bi...
  • Din & Ahlâk ilişkisine dair…

    23 Haziran 2017 KÖŞE YAZARLARI, MANŞET, SÜRMANŞET

    Din ve ahlâk ilişkisi tarih boyunca tartışıla gelmiştir. Kimileri Din ile ahlâkı bir tutmuş ve asla farklı düşünülemeyeceğini savunmuş, kimileri de birbirleriyle hiçbir ilişkisi olmayan kavramlar/disiplinler olduğunu ifade etmişlerdir. Nitekim geçenlerde bir sohbet esnasında “Ahlâk dinden, din ahlâktan ayrı düşünülemez. Din-ahlâk ayrımı yapmak kesinlikle yanlıştır.” İfadesi kullanıldı.   Oysa ki; Din ve ahlâk kavramları, birbiriyle oldukça ilişkili, adeta birbirinin mütemmimi (tamamlayıcısı) olan iki kavram olmakla beraber, ...
  • HER ŞEYE RAĞMEN BAYRAM MUTLULUKTUR

    23 Haziran 2017 KÖŞE YAZARLARI

      HER ŞEYE RAĞMEN BAYRAM MUTLULUKTUR Ülkemizde yaşanan, tüm olumsuzluklara rağmen; manevi havayı , bolca teneffüs ettiğimiz, Ramazan ayından sonra; Bayramı yaşamak, bir mutluluktur. Allah'ın müslümanlara bir hediyesidir. İnsanoğlu, Kıştan sonra, bahar sevincini nasıl yaşıyorsa; Bayram sevincini de; öyle yaşamalıdır. Özellikle, böyle zor günlerden geçtiğimiz şu zamanda; Bayramımızı coşku ile, kutlamak; bizim dışımızdaki tüm düşman ve hainlere verilecek, en güzel cevaptır. Haydi, bayramımızı kutlamaya... Haydi ,çocuklarımızı bu manev...
  • KULUN ALLAH SEVGİSİ

    23 Haziran 2017 KÖŞE YAZARLARI

    Allah kulunu severse Behrullah Efendi "rahmetullahi aleyh", Anadolu Velilerindendir. Kabr-i şerifi Tokat’ın Erbaa ilçesine bağlı Eksel köyünde bulunuyor. Bir gün sordular bu zata: - Allah’ın bir kimseyi sevdiğinin alameti nedir efendim? Büyük zat cevaben; - Allahü teâlâ bir kulunu severse, ona iki şey nasip eder, buyurdu. - Onlar nedir hocam? - Birincisi, ona sevdiği bir kulunu, tanıtır. İkincisi, ona hayırlı bir iş nasip eder. Ve izah etti: - Yani o kimse “Allah adamları”ndan birini tan...
UA-36507442-2