logo

reklam
25 Aralık 2015

AİLE AHVALİMİZ


Orhan ARSLAN
orhanarslanmatoglu@hotmail.com

AİLE AHVALİMİZ
Resmi rakamların ifade ettiği gerçek; boşanma olayları, gittikçe artmaktadır.
Rakamlar, ürkütücü boyutlardadır…
Aile çatırdıyor kimin umurunda. Boşanma toplumda zirve yaptı. Buralara nasıl gelindi, kimse konuşmuyor, ancak sonuçları konuşuluyor… Aile çatırdıyor, kimin umurunda! önceliklerimiz var… maçlar, emek günü, siyaset, magazin, tv izlemek, protestolara katılmak, TV izlemek, dizi seyretmek… arkası yarınları kaçırmamak; günlük rutin işlerimizdir. Bu kadar iş içerisinde; Aileyi kim düşünecek ! En çarpıcı olanı ise; parçalanmış ailelerde hayatlarını devam ettirmeye çalışan parçalanmış ailelerin çocukları… Hoş, Aile içerisinde kendi çocukları ile; bir yabancıymış gibi, yaşayan Aile büyükleri gerçeği önümüzdedir. İş yerindeki bir sorunun çözülmesi kadar; çocuğunu önemsemeyen, aile reisleri.
Bir başka açıdan; Aile parçalansın da; parçalanmış Aile çocuklarını, gelecekte neler bekliyor. Hangi sorunlar karşımıza çıkacak bilinmiyor. Bilinen gerçek ayrılmış ailelerin arkasında bıraktığı dram, hüzün, acı ve sorunlar yumağıdır. En acısı; kontrolsüz kin ve şiddet.
Bunca probleme rağmen; daha değişik sorunlarla sokaklara terk edilmiş çocuklar… ilaveten çeşitli bağımlılık olayları… kısacası sıkıntı, problem. Birde bunlara ilave organ mafyası, dilendiricilik mafyası, kayıp insanlar, çocuk sömürüsü, her alanda alabildiğine devam ediyor. Olsun önemli değil; bugün yaşanmaya değer mantığındaki insanlar…
Hayat devam ediyor. Rahatlık, vurdumduymazlık, bananecilik, umurunda olmamak, bir başkasının meselesini görmemek, başkalarının acısını hissetmemek zirve yapmaktadır. Toplumsal duyarlılık yaralanmıştır. Benden olmayanın acısı beni ilgilendirmez, mantığı ile; karşı, karşıyayız. Toplumsal duyarlılığımız, kendimizden gördüğümüz, kendimize yakın hissettiğimiz insanlar için, geçerli hale gelmiştir.
Bütün bunlara aldırış etmeyen insan toplulukları. İnsanımı, nasıl kurtarırım çaba ve gayretinde olmayan kitleler. Ülkemden birbiriyle uyumu olmayan insan manzaraları. Kendi düşüncelerinin dışındaki düşünceye sahip olan, insanlara yaşama hakkı bile tanımak istemeyen, vatandaşlarımız. Kendi Ülkesindeki bu kadar olumsuzluklardan haberi bile olmayan duyarsız insanlar.
Bu sorunlar ortadan nasıl kalkar, bunun olumsuzluklarından nasıl kurtuluruz, diye çaba ve gayret sarf eden insanımız yok değil, ancak yeterli değil. Devlet desteği ve maddi destek mutlaka şarttır. Çünkü, toplumların geleceği Aile yapılarının, arkadaşlık ve dostluk bağlarının best online casino güçlü olması ile ilintilidir. Her alanda paylaşımı, dayanışmayı unutmuş komşuluklar… Yardımlaşma, paylaşma, bir arada olma, özelliklerimiz, kayboldu.
Bu manzaralar olumlu hale dönüştürülmediği zaman; yukarıda sıraladığımız olumsuzluklar devam etmeye aday gözükmektedir.
Bu olaylar yaşanmaya devam ederken, geçen haftalarda bir TV söyleşisine katılan ünlü Psikiyatri uzmanımız Nevzat Tarhan beyin yapmış olduğu değerlendirmeler, içimizi daha da acıtacağa benziyor. Neden derseniz? değerli hocam şöyle ifade buyurdular. Şu anda bizim bile hiçbir deneyimimizin olmadığı, tanımadığımız, hiç tecrübemizin olmadığı, kendisini ve sorunlarını yeteri kadar tanımlayamadığımız, internet nesli gelmektedir. Onların getireceği sıkıntıları ne biliyoruz, ne de çözümleri konusunda herhangi bir tedavi önerimiz vardır. Bekleyeceğiz ve göreceğiz, diyordu.
Bu konuda öncelik Tüm insanlarımıza düşmektedir. Cami yapımına önem gösteren insanlarımız, sokaklarda yaşayan çocukların meselelerine de; önem göstermek zorundadır. Cami yapımının önemi kadar, camiye gelecek olan insan yetiştirilmesi de o kadar önemlidir. O sokaklardaki çocuklar uzaydan gelmediler onlar da bizim insanlarımız. Bugün, Ülkemizde kayıp insanlar ve onların var olan onlarca sorunları ortadadır. Bu sorunlara Cami insanının duyarsız kalması düşünülemez. Engin bir sevgi yumağı ile; sokaklara sahip olmak gerekir.
Aile sorunlarından başladık, sokak çocuklarının sorunlarına ulaştık. Neden, çünkü bütün bu sorunların kaynağı zayıf ve güçsüz, Aile bağlarının var olmasından kaynaklanmaktadır. Bu tür Aile oluşumunun onlarca nedeni vardır. Başta ekonomik yetersizlik, birbirine saygılı olmamak, İnanç eksikliği, kötü alışkanlıklara müptela olmak, gibi kendilerinden kaynaklanan nedenler olduğu gibi; çevreden kaynaklanan olumsuz davranışlar; kötü örnekler, çevre sosyal baskısı, kötü davranışlara yönlendiren medya, sokaklar, idealist yetiştirilmeyen başıboş gençler, en büyük etkenlerdir. Bu çevrenin böyle olmasında Resmi kurumlar da dahil herkesin sorumluluğu vardır. Aile içerisinde bizden sınırsız sevgi ve ilgi bekleyen çocuklarımızdan, Aile yakınlarımızdan işe başlamak gerekir.
Sonuçlar ortada. Acil çözümler bekleniyor. Ülkede o kadar gereksiz gündem var ki; Hem Devletimizin hem Milletimizin geleceğinde önemli yer tutması gereken asıl meselelerimizi unutuyoruz. Öyle de geleceğe bizi güçlü yapılanmalar taşır. Sahte gündemler değil. Sahte gündemler sabun köpüğü gibi gelir, geçer.
Devletin, kimsesiz çocukları kurtarmak adına başlattığı; sevgi evleri ve o çocuklara sahip çıkan aileler projesini önemli buluyorum.
Aile, her anlamıyla, her kademesinde; korunmaya alınmak zorunda olan, bir kurumdur.
Devletimizin ve Milletimizin geleceğini düşünen tüm sorumlu insanlar; bir kez daha bu olumsuz olaylar üzerinde kafa yorsunlar ve çözüm üretmeye çalışsınlar. Yoksa problem gittikçe büyüyor. Bunun böyle olmasında toplumu oluşturan tüm insanların sorumluluğu olduğunu bir kez daha hatırlatalım… Gelecek günler aydınlık olsun…

Share
350 Kez Görüntülendi.
#

SENDE YORUM YAZ

7+7 = ?

Güvenlik Kodu * Time limit is exhausted. Please reload CAPTCHA.

İLGİNİZİ ÇEKEBİLECEK DİĞER KÖŞE YAZILARI

  • ASLINDA HEPİMİZİN DÖRT EŞİ VAR

    22 Mart 2017 KÖŞE YAZARLARI

    ASLINDA HEPİMİZİN DÖRT EŞİ VAR Bir zamanlar büyük ve güçlü bir ülkeyi yöneten bir kral ve dört eşi varmış. Kral en çok dördüncü eşini sever, bir dediğini iki etmez, herşeyin en güzelini ve en iyisini ona verirmiş. Kral üçüncü eşini de çok severmiş. Bu güzelliğin bir gün kendisini terk edebileceğinden korktuğu için onu çok kıskanır ve üzerine titrermiş. Kral ikinci eşini de çok severmiş. Kendisine karşı her zaman iyi ve sabırlı davranan eşi, ne zaman bir derdi olsa daima onu yanında bulunur, sorunun çözümünde ona destek verirmiş. Kraliçe ...
  • Yapılan Köprüler “Deli Dumrul” Köprüsü mü? (!)

    21 Mart 2017 KÖŞE YAZARLARI, MANŞET, SÜRMANŞET

    Hani bir hikâye vardır; zamanın birinde Deli Dumrul isminde biri, bir akarsuyun üzerine köprü yaptırır ve bu köprüden geçenden 5 akçe, geçmeyenden de döve döve zorla 10 akçe alırmış. Şimdi de birileri; “yapılan köprüler gereksiz, zarar ediyor, geçmediğimiz köprünün parasını ödüyoruz, bunlar Deli Dumrul köprüsü” gibi ifadeler kullanmakta… Daha önce Osmangazi ve Yavuz Sultan Selim Köprüleri için yapılan bu trajı-komik eleştiriler, şimdi de geçtiğimiz günlerde temeli atılan “Çanakkale 1915 Köprüsü” için dile getirilmekte... Yap İşlet Devret...
  • CÖMERTLİĞİN BÖYLESİ

    21 Mart 2017 KÖŞE YAZARLARI

    CÖMERTLİĞİN BÖYLESİ Bir gün, hazret-i Ebu Bekir ile hazret-i Ali mescid-i şerifte oturuyorlardı. O esnada biri girdi içeri. Ancak hazret-i Ali’yi görünce adamın rengi kaçtı birden. Mahcup bir vaziyette çöküverdi oracığa. Hazret-i Ebu Bekir, merakla hazret-i Ali’ye döndü: - Ya Ali! Şu adamı tanıyor musun? - Evet, tanıyorum. - Seni görünce mahcup oldu. Acaba neden dersin? Aliyyül Mürteza tahmin etmişti: - Bana borcu var. Belki ondandır. Hazret-i Ebu Bekir kalktı ve gitti o adamın yanına: - Hayırdır, neyin var senin? - Yok bir şey ...
  • ÇANAKKALE RUHU CANLI TUTULMALI

    21 Mart 2017 KÖŞE YAZARLARI, SÜRMANŞET

    ÇANAKKALE RUHU CANLI TUTULMALI Papatya Yayınlarından Mustafa Turan’ın "Destanlaşan Çanakkale"  kitabında anlatılanlara göre, yıllar önce eğitim sistemimizi incelemek üzere Japonya’dan bir heyet Türkiye’ye gelir. İnceleme tamamlandıktan sonra MEB yetkilileri, Japon heyetinden hiç beklemedikleri bir tepki almıştır. Konuk heyetin, dönemin Başbakanı rahmetli Turgut Özal’ın huzurunda dile getirdikleri acı gerçek şöyledir: “Türk eğitim sisteminde milli ruh yok...” Sonra şöyle devam etmişler: “Biz, eğitime şok testler uygulayarak başlarız. Ön...
UA-36507442-2