logo

AHLAKLI ADALETLİ OLMAK GEREKİR


Orhan ARSLAN
orhanarslanmatoglu@hotmail.com

AHLAKLI    ADALETLİ    OLMAK   GEREKİR

Medeniyetimizin, temeli bu kavramlara dayanır. Ahlaklı ve dürüst olmak, Güvenilir ve adaletli olmak…
Ne zaman, bu kavramlardan uzaklaştık, Millet olarak, hep sıkıntılara düştük. Tarihimiz, bunun örnekleri ile; doludur.
Bundan daha korkunç olanı; bu kavramları sulandırmaktır. Hayatının çoğu zamanında; adaletten habersiz olan, güvenini yitirmiş insanlar; bu kavramları, aramanın peşine düşerler ise; gülünç duruma düşerler. Yine, Ahlaksızlıkta, zirve yapmış bir insan; Ahlaklı olmak ve dürüst davranmak adına, önderlik yapmaya çalışırsa; O, da; gülünç duruma düşer…
Hayatımızın her alanında ahlakın yaşanabilir, olarak hayata geçmesi gerekmektedir. Toplumun her kademesinin böyle bir duruma ihtiyacı vardır. Öncelikle eğitim kurumlarında yıllardan beri,  ihmal edilen ahlaki davranışların tanıtımının yapılarak; hayatta uygulanabilir hale getirilme çabalarının olmayışı, her alanda ahlaki çöküntüyü beraber getirmiştir. Yüce peygamberin mesajında açıkça belirttiği üzere; kendisinin güzel ahlakı yaşanabilir, olarak tamamlanması için gönderildiğini söylemektedir.
İnançlı olmak, ibadetli olmak; ahlaklı olmayı, dürüst davranmayı, BİR İNSANA KAZANDIRMIYORSA; BİR ŞEYLERDE EKSİKLİK VAR, DEMEKTİR.
İnsanımız bugün her alanda çeşitli yakınmalarda bulunmaktadır. Bu yakınmaların temeline baktığımız zaman; Ahlaki öğretilerin olmadığını, insanlarımız tarafından terk edildiğini görmek için; fazla çabaya gerek yoktur. Çevremizdeki her davranışın içerisinde olması gereken Ahlaki kuralları terk etmemiz, sosyal açıdan; bize büyük darbeler vurmuştur. Sahtekarlıktan, hırsızlıktan, aldatmadan, şiddetten, çalmadan, çırpmadan, zevk alan insan; durumuna gelmekteyiz. Ahlaksızlığı tercih etmenin hayatımızdaki yansımalarıdır.
Yukarıda bir, kaç maddesini sıraladığımız olumsuzluklar. Bütün bunlara bağlı olarak; huzursuzluk, barış ortamının yok olması, insanlar arasındaki insani değerleri  yitirmemiz, başımıza gelen,  olumsuz örnekleri, teşkil etmektedir. Bunun böyle olmasında; hem kişisel olarak, hem de kurumsal olarak eksikliklerimiz, olduğu fikrini taşımaktayım. Başka bir deyişle, her alanda, yaptığımızı zannettiğimiz mesafe kazanma girişimlerinin ahlaki değerlerle, bezenmediği zaman; bir anlamı olmadığını tecrübe ettik. Bu tecrübe edinme üzülerek söyleyelim ki; acı olaylarla  olmaktadır.

Doğrudur…
insanoğlu bilim ve teknolojide mesafe kat etmiştir. Ancak, bunun paralelinde olumsuzlukların, hayatın içerisinde; ahlakın, dürüstlüğün, olmadığından zirveye doğru, tırmandığı bir durumu yaşamaktadır. İnsanlar arasındaki tüm değerler kaybolmaya başlamıştır. Hangisini yazalım; Adalet, güven,  vefa,   dostluk, paylaşma, dayanışma,  kavramları, mumla aranır olmuştur.
Acıyı ve sevinci beraber hissetme, eşler arasında bile güvensizlik, Aile içi geçimsizlikler ve  yanlışlıklar…  Sayamadığımız onlarca kavram. Eğer her alanda insana sadece yarar düşüncesini yerleştirerek; hep kazan, ne olursa  olsun, hangi şartlarda olursa, durmadan; kazanma fikrinin ortaya çıkardığı sonuçlardır .
Tüm ilişkilerimizde; Ahlak, dürüstlük belirleyici olmak zorundadır. Tüm ilişkilerimizde; güven ve adalet; prensibimiz, olmak zorundadır. İşte, o zaman insanlar arasındaki bir, çok tartışma ve eleştirme konuları ; kendiliğinden ortadan kalkar. Sanki davranışlarınızı kontrol eden bir denetleyici gibi; Ahlakın sürekli hayatınızın içerisinde olması sizi sonuçta; Güvenilir, az hata yapan ve etrafında sevilen insan olarak, kabul edilen bir birey  yapacaktır.  Bu ahlaklı ve dürüst olma özelliğinizi; güven ve adalet kavramı ile, desteklerseniz; parmakla gösterilecek insan, olursunuz…
Böyle bireylerden meydana gelen insan topluluklarında da, daha az yanlışlar yaşanabilir hale gelir. İşte istenen sonuç da budur. Bu kavramların, bireylerden genişleyerek; kamu düzenine yansıması; O, topluluğun her anlamda; özlenilen bir toplum olmasını sağlar.
O halde özlenen toplum hayalimizi gerçekleştirmek için; her alanda tüm değer yargılarımızla beslenmiş olan Ahlak kavramını, dürüstlük kavramını; yaşayalım ve yaşatalım.  Tüm ilişkilerimizde;  Güven ve Adalet üzere olalım. Bu  kavramlardan asla vazgeçmeyelim. Örnek davranışlarla; kendimizden sonraki  nesillere yaşatalım. Bu kavramları, yaşantımızda uygulanabilir, hale; getirelim.
Daha huzurlu, daha barış içerisinde  bir ortam ve   insanlar arasında; adalet ve  güvenin yaygın olduğu daha ahlaklı, dürüst günlere…
Böyle bir ortam neden zor olsun ki? Yaşanılabilir kılmak; elimizdedir…

Share
78 Kez Görüntülendi.
#

SENDE YORUM YAZ

8+3 = ?

Güvenlik Kodu * Time limit is exhausted. Please reload CAPTCHA.

İLGİNİZİ ÇEKEBİLECEK DİĞER KÖŞE YAZILARI

  • Ateşin Yakmadığı Peygamber!HZ. İBRAHİM..

    22 Temmuz 2017 KÖŞE YAZARLARI

    Ateşin Yakmadığı Peygamber!HZ. İBRAHİM.. İbrâhim aleyhisselâm putlarını paramparça ettiği cahil kavminin hâlâ putların âcizliğini göremeyip akıllarını kullanmamaları karşısında hayretler içinde kaldı ve onlara, “Size de, Allah'ı bırakıp taptıklarınıza da yuh olsun! Hala aklınızı başınıza almayacak mısınız?” diye seslendi. Buna karşılık kavminin önde gelen zalimleri: “..’Eğer bir şey yapacaksanız, İbrâhim’i ateşe atıp yakın, böylece ilahlarınıza yardım edin!’ dediler.” Böylece zalimler Hz. İbrâhim aleyhisselâm hakkında tuzak kurup plan yaptılar...
  • Milletin Akıl ve Feraseti Darbeye Dur Dedi

    21 Temmuz 2017 KÖŞE YAZARLARI

    Akıl, düşünme, muhakeme ve doğruyu yanlıştan ayırma melekesi olmakla beraber, bunun fert olarak herkeste aynı olması gerekmez. Burada esas olan aklı iyi ve yerinde kullanabilmektir. Bu da aynı zamanda bir metot ve yöntem bilim işidir.   Akıl, ister Descartes’in dediği gibi bazı fikirleri ister birlikte getirsin, isterse getirmesin; bu meleke eşya ile münasebetlere girdikçe yani tecrübe kazandıkça gelişir; muhteva kazanır. Mühim olan bu muhtevayı nasıl ve nereden kazandığıdır. Aklın çalışması, zihnin faaliyeti demektir. Zihnin çalışma...
  • ŞİKE MEDYAYA DÜŞTÜ “Urfaspor’a yapılan haksızlığın bedeli ödenmeli”…

    21 Temmuz 2017 HABER ÖZEL, KÖŞE YAZARLARI, MANŞET, Şanlıurfa, SÜRMANŞET

    Spor bir moral, bir beraberlik, bir milli duruş ve dayanışma kültürüdür. Şanlıurfa nın 1969 dan bu yana profesyonel futbol liglerinde oynayan futbol takımı Urfaspor, maalesef uzun yıllardır siyasi entrikalara ve ikballere alet ve kurban edilmektedir. Spor bedensel fonksiyonlara kolaylık ve sağlığa zindelik ve enerji katan, kural ve centilmenlikle bütünleşmiş hareketler organizasyonudur. Şanlıurfaspor 2016-17 dönemi Futbol Federasyonu lig maçlarında istenilen başarıları elde edememesine rağmen, yinede Şanlıurfa halkı tarafından sevgi ve...
  • BİNDİRİLMEDİĞİ TRENE MAKİNİST OLDU

    21 Temmuz 2017 KÖŞE YAZARLARI

    Gıda Tarım ve Hayvancılık Bakanı Ahmet Eşref Fakıbaba ile tanışıklığımız, Şanlıurfa SSK Başhekimliği döneminde başarılı hizmetlere imza attığı yaklaşık 20 yıl öncesine dayanır. Anadolu Ajansı’ndan 1998 yılında emekli olduktan sonra Şanlıurfa’ya dönüp çıkardığımız yerel gazetede Fakıbaba’nın güzel çalışmalarını sık sık kamuoyuna duyurduk. 2004 yılında AK Parti’nin Şanlıurfa Belediye Başkan adayı olduğunda da yine Fakıbaba’nın yanındaydık. O zamanlar aramızdan su sızmıyordu. Ta ki belediye başkanı seçildikten sonra bir köşe yazarımızın yaptığı el...
UA-36507442-2