logo

reklam

‘Abdullah Cevdet neslinin’ ihanetleri sürüyor!


facebooktwittergoogle plus
Mehmet Zengin
Mehmetzengin16@hotmail.com

Kendi ülkesine ihanet eden, kendi ülkesinin aleyhine çalışan ve ülkesini başta Rusya olmak üzere Batı’ya jurnalleyen dönemin ‘Abdullah Cevdetlerine’ bir yenisi daha eklendi!

Azılı bir Abdülhamid düşmanı, İngiliz Muhibler Cemiyeti kurucusu, İctihad Mecmuası’nın sahibi…Millî Mücadele’ye katılmadığı gibi, İngilizlere ajanlık yaptığı ileri sürülen, “Târih-i İslâmiyet” adlı kitabı ile İslâm karşıtlığında zirve yapan; “Türk ırkının ıslahı için Avrupa’dan damızlık erkek getirilsin” diyebilecek kadar ileri giden, Çanakkale zaferinin ardında, işgal kuvvetlerini kastederek: “medeniyet kapımıza kadar geldi, biz geri teptik” diyecek kadar aidiyetini kaybetmiş olan dönemin ‘önemli’ gazetecilerinden biri olarak kabul edilen Abdullah Cevdet’in ( Bu paragraf  “İçimizdeki Abdullah Cevdetler!” adlı yazımdan alıntılanmıştır)İçimizdeki Abdullah Cevdetler!  ihanetini dahi gölgede bırakacak ifadelerde bulunan zat halen bir milletvekilidir.

Abdullah Cevdetlerin günümüz versiyonları karşımıza bazen son olayda olduğu gibi bir milletvekili, bazen bir gazeteci, bazen sanatçı, kimi zaman da bir bilim adamı olarak çıkmaktadır. Hepsinin ortak hedefi ise Türkiye’yi karalamak, uluslararası kamuoyu karşısında zor duruma düşürmektir!

‘Aidiyet duygusu’ besledikleri ülkelerini dünyaya gammazlamayı alışkanlık haline getiren bu güruh, âdeta fırsat kolluyor. Abdullah Cevdetlerin sayısı ve ‘ihanet’ vakaları o kadar çoktur ki hangi birini ifade edelim!

Alın size o isimlerden bazıları…

-Dağcı Nasuh Mahruki. Sözde vatansever olan bu zat sınır ihlali yapan Rusya uçağının düşürülmesinden Türk halkının hedef alınmaması için Putin’den ricada bulunarak bedelin  “AKP’ye ödetilmesini ” istemesinden…

– Zaman yazarı Şahin Alpay’ın ,”Japonya ile yapılan anlaşma maddelerine göre, Türkiye’nin tüketilmiş yakıttan uranyum zenginleştirerek nükleer silah yapımında kullanılabilen plütonyum elde etmeyi planlanıyor” ifadesini kullanarak, Türkiye’nin kurulacak ‘nükleer santralde atom bombası yapacağını iddia etmesine…

-Türkiye’de basın özgürlüğünün olmadığını, gazetecilerin suçsuz yere cezaevine gönderildiğinden, “yargısız infazlar yapıldığı” iddiasıyla “Ankara’ya baskı” yapmaları çağrısında bulunanlara kadar çok sayıda ‘hain’ uluslararası kamuoyunu Türkiye’ye karşı göreve davet etmesi ihanette gelinen noktayı göstermesi bakımından önemlidir.

Ülkesini Batı’ya jurnalleyen son ‘kahramanımız’ CHP Milletvekili Eren Erdem’dir. Bir süre önce, olası bir Türkiye- İran savaşında, Türkiye’ye karşı İran safında yer alacağını ifade eden Erdem, geçtiğimiz gün de Rus televizyonuna bağlanarak Türkiye’nin DEAŞ Terör Örgütü’ne silah başta olmak üzere katliamda kullanılan ‘sarin gazını’ tedarik ettiği iftirasında bulundu.

   Vatana ihanet, vatan hainliği ya da hıyanet-i vataniye, meşrû egemenlik organını devirmeye veya otoritesini yıkmaya, bağlı olduğu devlete karşı savaşmaya veya düşmanla işbirliği etmeye, ülkesini zor durumda bırakacak söz ve eylemlerde bulunmaya yönelik eylemleri kapsadığına göre, tüm bu yapılanlar ihanet değil de nedir?

Tarih boyunca birçok hukuk sisteminde ihanet ‘en ağır suç’ olarak değerlendirilmiş ve en şiddetli biçimlerde cezalandırılmıştır. Ülkenin ve milletin değerlerine saldıran, kutsal değerlerimizden biri olan vatanımızı Rusya’ya ve uluslararası topluma; üstelik iftira atarak  jurnalleyen bir zevatın ihaneti yanına kâr kalmamalı. Tarih boyunca bu ağır suça biçilen ceza neyse o uygulanmalı. Uygulanmalı ki yeni ‘Abdullah Cevdetler’ ihanetlerini bu kadar açık ve pervasızca yapamasınlar!

Milli hassasiyeti olan halkımız; başta CHP yönetimi olmak üzere TBMM’sinin ve yargının üzerine düşeni yapmasını beklemektedir. Bu tür suçlar için gereğini yapmayanlar suça ortak olacaklarını unutmamalılar.

YENİ ABDULLAH CEVDETLER YETİŞMESİN DİYE NE YAPILMALI?

Abdullah Cevdetlerin çoğaldığı ülkemizde geleceğimizden endişe etmeliyiz! Endişe etmeliyiz ve hangi etnik köken ve inanç aidiyetine sahip olursa olsun, yaşadığı topraklara ve onun değerlerine sahip, topraklarının kıymetini bilen, kendi halkına ve değerlerine yabancılaşmamış, onun geleceği için fedakârlık yapabilen ve bireysel çıkarlarını ülke ve millet çıkarlarının önüne koymadan ülke ve millet çıkarlarıyla buluşabilme bilincini, becerisini ve duyarlılığını gösterebilen, entrika ve oyunlara gelmeyen, başka güçlerin çıkarlarının taşeronu, piyonu, oyuncağı olmayan… Ülkesini her türlü vesayetten uzak tutan, oynanan oyunların farkına varan; hiçbir güç karşısında eğilmeden, başı dik onurlu durabilen… Tüm mazlumların yanında olan, küresel dünyanın ikiyüzlülüğüne, çifte standardına hayır diye haykırabilen yerli ve milli bireyler yetiştirmek için çaba sarf etmeliyiz.

MEHMET ZENGİN

16/12/2015

Share
1681 Kez Görüntülendi.
#

SENDE YORUM YAZ

9+7 = ?

Güvenlik Kodu * Time limit is exhausted. Please reload CAPTCHA.

#

‘Abdullah Cevdet neslinin’ ihanetleri sürüyor!” için 4 Yorum

  1. Fatma : diyor ki:

    Güçlü devlet olmanın yolu içeride birlik ve beraberlikle olur. Bu da biz de yok!

  2. hasan : diyor ki:

    Gelişen ve büyüyen Türkiyen’ in önündeki en büyük sorun bu hainlerdir! Bu soruna rağmen Türkiye hedefine ulaşacağına olan inancım tamdır..

  3. Serhat : diyor ki:

    Bu tip hainlerin CHP’den çıktığı veya CHP’de bulunduğu dikkat çekici olsa gerek.Yazınızda buna dikkat çekmemeniz bir eksiklikti. BUNUN DIŞINDAKİ tespitlerinize ve önerilerinize katılıyor,isabetli buluyorum.

  4. Recep Tagman : diyor ki:

    Bir Osmanlı Paşasının onlar dışarıdan,biz içeriden yıkmaya çalıştık dediği gibi yine de yıkmaya muvaffak olamayacaklar.Bu saldırılar kesilen sakal yada budanan ağaç gibi dahada güçlenmemize ve kenetlenmeye vesile olur insaallah.Her doğumun bir sancısı olduğu gibi her kışın bir baharı,her gecenin de bir sabahı olacaktır.İnşallah o bahar ve sabah yakındır.Hesabı her zaman tutan O’DUR.

İLGİNİZİ ÇEKEBİLECEK DİĞER KÖŞE YAZILARI

  • Bir anlık ibadet

    29 Mayıs 2017 KÖŞE YAZARLARI

    Bir anlık ibadet Sevgili Peygamberimiz “sallallahü aleyhi ve sellem”, bir gün mescid-i şerifte eshabiyle sohbet ediyordu. Az sonra Cebrail aleyhisselam geldi. Bir haber getirmişti Efendimize. Selam verip arzetti: - Ya Resulallah! Ebu Bekir, bu sabah bir ibadet yaptı ki, yetmiş yıllık ibadete bedeldir. Efendimiz bir şey buyurmadılar. Bilal-i Habeşiyi çağırıp; - Ebu Bekir’i çağır, gelsin buyurdular. Hazret-i Bilal; - Baş üstüne ya Resulallah dedi. Ve koşup çaldı kapıyı. Hazret-i Ebu Bekir çıktı kapı...
  • Bunlar Beyt-ül-malındır

    29 Mayıs 2017 KÖŞE YAZARLARI

    Bunlar Beyt-ül-malındır Bir gün hazret-i Ömer, zekat develerinden, Birinin ardı sıra koşuyordu ki, birden. Gördü hazret-i Ali halifenin halini. Hayret içerisinde sordu şu sualini: (Hayrola nedir bu hal ya emir-el müminin! Ne için koşuyorsun ardından bu devenin?) Buyurdu ki: (Ya Ali, beyt-ül-malın bu deve, Havutunu düşürmüş, kaçıyor başka yere. Tutup da, havutunu vurayım ki ben derhal, Zarara uğramasın zamanımda beyt-ül-mal.) Duydu hazret-i Ali bu sözü Halifeden. Derinden bir “Âh!” çekip, ağladı so...
  • RAMAZAN AYI İFTAR İSRAFI

    27 Mayıs 2017 KÖŞE YAZARLARI

    RAMAZAN    AYI     İFTAR    İSRAFI Ramazan ayı bahane,  israf  şahane... Ramazan ayı  israf ayı değildir... Ramazan ayı nefsi terbiye etme ayıdır... Yardımın, paylaşmanın, bölüşmenin  zirve yaptığı; ay olması gerekir... Pahalı ve görkemli iftar  sofraları, yerine; sade ve paylaşmanın esas olduğu  iftar sofraları tercih edilmelidir. Fakirin ve  yoksulun doyurulduğu, ortak ortamlarının paylaşıldığı, yüzünün güldüğü, sofralar; asıl amacın yerine getirildiği sofralardır. Öz budur... Son günlerde, Dünya toplumunun çekmiş olduğu açlık sıkıntıs...
  • Kemiğe yazılan yazı

    27 Mayıs 2017 KÖŞE YAZARLARI

    Kemiğe yazılan yazı Sa’d bin Ebi Vakkas, Kûfe vilayetine, Vali olup, ev yapmak arzu etti kendine. Arsa bulup, istedi onu satın almayı, Lakin bir mecusiye aitti yarı payı. Çağırıp buyurdu ki: (Bu hisseni bana sat!) Cevaben; (Satmam) dedi mecusi ona fakat. Para verdi ise de değerinden pek fazla, Yanaşmadı mecusi satmaya yine asla. Dediler ki: (Efendim bir mecusi kimseye, Ne lüzum var bu kadar fazla ısrar etmeye. Siz bugün valisiniz, o, mecusi bir kişi, Parasını vererek, bitirin hemen işi.) Mecusi...
UA-36507442-2