logo

reklam

AB’de azınlıklara her boy kısıtlama


twitter
Prof.Dr.Ata ATUN
ata@kk.tc

Yunanistan’da azınlık olarak yaşamak, günümüzde insan haklarına uzaktan bakmakla aynı anlamda. Azınlıkların hakları, özellikle de “Türk” dememek için “Müslüman” olarak tanımlanan Batı Trakya’da yaşayan kardeşlerimizin hakları kağıt üstünde bile yok.

Avrupa Birliği’ymiş, medeniyetin beşiği Yunanistan’mış, bu laflar hak getire. Göz boyamaktan öteye hiçbir geçerlilikleri olamıyor.

Eğitim konusuna bir kenara, en basitinden ehliyet uygulaması bile Batı Trakya’da yaşamlarını sürdüren Türklerin ekonomik gelişmesini önlemek için Yunanlı milletvekilleri, siyasiler ve bürokratlar tarafından el birliği ile dâhiyane bir şekilde düzenlenmiş. Örneğin; Batı Trakyalı Türkler arasında otomobil veya kamyonet ehliyeti olana traktör ehliyeti verilmez. Aynı şekilde traktör ehliyeti olana da ağzıyla kuş tutsa otomobil ehliyeti verilmez. Maksat Batı Trakyalı Türklere,gelişmemeleri için ekonomik kısıtlamalar uygulamak.

Lozan Antlaşması üzerinden neredeyse bir asra yakın bir zaman geçmiş olmasına rağmen Eğitim hala Batı Trakya Türklerinin en önemli ve öncelikli sorunları arasında yer alıyor. Yunan hükümeti bu sorunu bile bile hala daha çözmemiş, çözmeye de hiç yanaşmıyor.

Solcu SRIZA ile sağcı ANEL’in kurduğu koalisyon hükümeti de son bir asırdır Batı Trakya’da yaşayan Türklerin kısıtlanmış haklarını ve kötü gidişatı değiştirmek yolunda herhangi gözle görülür somut bir adım atmış değil.

“İskeçe Merkez Türk İlkokulu”ndaki öğretmen ve kitap eksikliğini protesto etmek amacıyla geçen hafta içinde öğrenciler topluca okulu boykot ettiler, veliler de bu boykota destek verdiler. İskeçe’de yaşayan Türk kardeşlerimizi kesinlikle kutlamak gerekir. Batı Trakya’da yaşayan Türk azınlıkların Yunan hükümetine karşı eylem yapması, boykot yapması ve buna cesaret etmek kolay bir iş değil. Yıllardır korkunç bir baskı altında ezilmek bir yana, ayırımcılığa tabi tutuldular. Asırlardır üzerlerinde baskı sistemi kurularak kişilikleri açıkça kırılmaya, öğütülmeye ve törpülenmeye çalışıldı. Bu nedenle de başlarına nelerin gelebileceğini bilemeden ve de olabilecek her şeye razı olarak eylem düzenledi İskeçe halkı. İşin ucunda tutuklanmak, hapse konmak, işten atılmak ve dayak yemek dahil her tür susturmaya ve baskıya yönelik uygulama olmasına rağmen.

Bundan bir evvelki boykot eylemi 2008-2009 eğitim yılında yapılmıştı ama o günden bugüne çözülmüş herhangi bir sorun, halledilmiş herhangi bir konu yok.  Yıllardır aynı hamam aynı tas. Tellaklar değişti ama uygulama bir türlü değişmedi.

Eğitim yılı başlayalı iki ay olmasına karşın Türk okulundaki öğretmen eksikliği büyük boyutlarda. Türkçe kitap ise hiç yok.  Halen öğrencilere kitapları sağlanmadığından çocuklar fotokopi usulü ile eğitim görmeye çalışıyor.

Avrupa Birliği insan hakları konusunda atıp tutarken “Harman istiyor” ama iş uygulamaya ve üye devletleri kontrole gelince ipe un seriliyor. İşte böyle bir şey AB’li olmak. Avrupa Birliği

içinde azınlıksanız yandınız. Hiçbir hakkınız yok. Hele de çingene (Türkiye’de Roman, Avrupa’da Gypsy, KKTC’de Gurbet denmekte) iseniz yandınız, hem de ne yanma. Yerel tabirle çifte kavrulmuş…. Rumların biz Kıbrıslı Türkleri müzakereler sonucunda sokmak istedikleri sınıf, indirgemek istedikleri konum işte bu “Azınlıklar” sınıfı; Bilmekte fayda var.

Ata ATUN

4 Kasım 2015

Share
262 Kez Görüntülendi.
#

SENDE YORUM YAZ

7+7 = ?

Güvenlik Kodu * Time limit is exhausted. Please reload CAPTCHA.

İLGİNİZİ ÇEKEBİLECEK DİĞER KÖŞE YAZILARI

  • Muhtar Anastasiadis

    23 Ocak 2017 KÖŞE YAZARLARI, MANŞET, SİYASET

    Kıbrıs Rum Yönetimi Başkanlık seçimleri gelecek yıl içinde, büyük bir olasılıkla da 18 Şubat Pazar günü yapılacak. Rum lider Anatasiadis’in önünde kala kala sadece 13 ay kaldı. Politik düşünceye, uygulamaya ve takvime göre seçimlerin eli kulağında artık. Ocak ayı başında Cenevre’de yapılan Kıbrıs müzakerelerinde Anastasiadis’in karizması fena halde çizildi. Bu çizikten KKTC Cumhurbaşkanı Mustafa Akıncı da nasibini aldı. Cenevre’de Türk tarafı adına sunduğu ve büyüklüğü yüzde 29.2 olan harita ile ilgili olarak danışmanları tarafından yanlış b...
  • Peygamberimiz Hz.Muhammed(sav)

    22 Ocak 2017 KÖŞE YAZARLARI

    ► Hazreti Peygamber (s.a.v.) Fitneyi Haber Verirken, Bunun Fâsılalarla Kıyamete Kadar Devam Edeceği Hususunu Bilhassa Tebârüz Ettirir, Vurgular. Bu Noktanın Anlaşılmasında En Güzel Örnek, Huzetfe Tu’bnu’l-Yeman’dan Gelen Bir Rivâyettir; Aynen Aktarıyoruz: İnsanlar, Hazreti Peygambere (s.a.v.) Hep Hayırdan Sorarlardı. Ben ise, Bana da Ulaşır Korkusuyla Hep Şerden Sorardım. Bir Defasında: ▬ “Ey Allah’ın Rasülu; Biz Bir Câhiliyet ve Kötülük Devrinde Yaşadık. Allah Bizi Bu Hayırla, İslâm’la Müşerref Kıldı. Bu Hayırdan Sonra, Tekrar Herhângi B...
  • EN BÜYÜK DOKUNULMAZLIK HAKEMLERİN

    22 Ocak 2017 KÖŞE YAZARLARI

    EN    BÜYÜK     DOKUNULMAZLIK    HAKEMLERİN Mevcut  Anayasa  değişiklikleri gündemde iken; bir madde  de, futbol hakemlerine dokunulmasına yönelik, konsa da; biz de şu işten bir kurtulsak... Beklentimiz bu yönde idi. Amma olmadı… Hafta sonları Ülke gündemini en çok meşgul eden konu; futbol  maçları ve  hakemleridir. Verdikleri, vermedikleri kararlar ile; günlerce konuşulurlar... Ülkede bir çok konu olmasına rağmen; onlar hep bir numaradır. Kimse hesap soramaz... Koca, koca başkanlara ceza verilir, onlar kenarda; kıs, kıs gülerler...
  • Allah İçin..

    21 Ocak 2017 KÖŞE YAZARLARI

    Aşağıdaki iki hadise dikkat edelim. Çok mühim! (İyi işe vesile olan, hayatında ve öldükten sonra da o işi yapanlar kadar sevap kazanır. Kötü işe ön ayak olana da, bu iş terk edilinceye kadar, bunun günahı yazılır.) (Bütün ibadetlere verilen sevab, Allah yolunda gazaya verilen sevaba göre, deniz yanında bir damla su gibidir. Gazanın sevabı da, Emr-i maruf ve nehy-i anilmünker sevabı yanında, denize göre bir damla su gibidir.) Şu halde, günah olan işlere yardımcı olmak, o günaha ortak olmak demektir. İnsanlığın dünya ve ahiret saadeti ...
UA-36507442-2