logo

reklam

AB TOPLULUĞUNUN İSTEKLERİ


Orhan ARSLAN
orhanarslanmatoglu@hotmail.com
          AB TOPLULUĞUNUN İSTEKLERİ

Ülkemizin,  AB Topluluğu ile, yaşadığı gerginlik; Batı’ nın gerçek yüzünü bir kez daha gösterdi. Vize serbestliğine karşılık; terör yasaları gevşetilsin, talebinde bulunuyor. Evet, yanlış duymadınız, aynen istenen şart budur. Bizim AB topluluğuna girmemizle; terör yasalarının gevşetilmesinin, ne ilgisi var? Her gün bir şehit verdiğimiz, bu sıcak ortamda; bizden istenen şarta bakın. Böyle bir ortamda, yasaların gevşetilme ihtimali; Halkın büyük çoğunluğunu karşınıza almak demektir. Bence, Batı bu isteği bilerek, yapmaktadır. Amacı; yönetenlerle, Halkı; karşı, karşıya getirmektir.

Terör örgütü, en sona kendilerine; dolaylı olarak, ulaştırılan; füzeleri kullanmaktadırlar. Dostluğa bakın. Ona göre; karar verin. Nasıl dostluk? Birliklerinin içerisine aldıkları, kimi ülkelerin; ne ekonomileri, ne siyasi hayatları, ne insan hakları, ne gelişmişlikleri, bizden üstün durumdadır. O halde; bu adamların asıl amacı nedir? Neden Ülkemizi sürekli oyalamaktadırlar? Görünen o ki; bizim zaten onlara ihtiyacımız, yoktur. Dünyanın en büyük sömürülerinden birini gerçekleştiren AB ülkelerinin; bize verecekleri insanlık dersi de; yoktur. Bütün o aldıkları kararlar; tamamen, kendi çıkarları doğrultusunda, alınmış kararlardır. Onların amacı; Ülkemizi gelişmiş ülke olarak, görmek değil; tam tersine ele avuç açan, bir ülke olmasını istemektedirler.

          Asıl amaçları; Bizi AB topluluğuna almak değil. Bu anlamda; bizi oyalamak ve bizimle oyun oynamak. Batılının gözünde bizim yerimiz bellidir. Kolay, kolay da değiştirmeye niyetleri yoktur.  Zaman, zaman çeşitli temsilcileri; AB bir Hiristiyan topluluğudur, Türkiye’ nin, ne işi var? diyorlar. Kısacası; ne kadar laik bir ülke olsak da; onların gözünde; Müslümanız. Onlar için de; bu durum, kabul edilebilir, bir durum değildir. Anlamayanlara duyurulur.
Avrupa’nın gerçek yüzünü anlatan makaleleri, bu köşe de hep yayınladık. Geçenlerde bir yazımda belirtmiştim. Yabancı Afrika kökenli insanları ucuz işçi olarak çalıştırmak için, neler yaptıklarını. Başka bir mana ile nasıl ezdiklerini. Adamların emeklerini nasıl çaldıklarını, onları köle gibi nasıl kullandıklarını belirtmiştim. Hatta geçici oturum verip adamların posasını çıkardıktan sonra; oturumlarını tazelemeyerek; hem sınır dışı etmelerini, onların yerine aynı metotla yenilerini getirmelerini anlatmıştım. Böylece hem ucuz insan gücü, hem de tazminattan kurtardıklarını ve kendi topraklarının da her an, köle gibi çalışan insanlar için; cazibe merkezi olmasını koruduklarını zikretmiştim.
Mülteci olaylarına da; böyle bakmaktadırlar. Kendi dinlerini kabul edecekleri; alabiliriz açıklamalarını duymadık mı?
Aynı şekilde; tüm Afrika’nın yer altı ve yer üstü zenginliklerini nasıl yağmaladıklarını hatırlatmıştım. Ülkelerindeki enflasyonu bile; bu bölgelerden gelen; emeksiz elde edilen gelirlerle; kapattıklarından söz etmiştim.
Bu mantıktaki ülkelerin; ara, sıra, Ermeni meselesini gündeme taşıması ilginç değil mi?  İnsan hakları, ifadeleri sadece kimler için; kullanılmaktadır. Senelerce; Afrika’dan getirdikleri insanları; hayvanat bahçelerinde sergilemediler mi? Yeteri kadar verim almadıkları; Afrikalı gençlerin; ellerini ceza olarak kesmediler mi? Çok değil yaklaşık on beş yıl önce; Afrika’ nın göbeğinde; senelerce insanların, birbirlerini kesmelerini desteklemediler mi?
Hangi, Batı hayranlığından söz ediyorsunuz? Yeteri kadar, Batıyı tanıyor musunuz? Ya da; Afrikalılar, onlar için acaba insan olma özelliğini taşıyorlar mı? Bu sorulara verilecek cevaplar da yetersizdir. Adam sömürücü alışmış, sömürmeden duramıyor. Yaklaşan seçimlerde; Ermenilerin oylarını sömürecek. Aynen atalarının asırlarca yaptığı işi değişik zamanlarda, değişik aktörlerle yapıyorlar.
Onlar için hiç enteresan gelmiyor. Çünkü adamların her zaman yaptığı iş budur. Asıl önemli olan bu ülkelere, Batıya; zaman, zaman methiyeler yazan kimi insanların aldanmasıdır. Ata sözlerimiz vardır. Çok, çok önemlidir. Onlar aynen trafik kuralları gibidir. Binlerce defa denenmiştir. Büyüklerimiz de; bu sözleri söylemeden çok denemişlerdir. Ondan sonra mühür basar gibi; bu sözleri söylerler.
İşte o sözlerden bir kaçı; Su uyur, düşman uyumaz…, Türkün Türk’ten başka dostu yoktur… Ayıdan post,….. dost olmaz…, gibi. Ya da; son dönemlerin moda deyimi ile olaya seyirci kalmak.
Böylece kimi çevreler bir kez daha bazı gerçekleri böylece görmüş olurlar. Gelecek nesilleri bu anlamsız, Batı hayranlığından kurtarırlar. Batının, her yaklaşma hareketinin arkasından; mutlaka gizli bir oyun çıkacaktır. Bunu unutmamak, lazımdır.

Share
278 Kez Görüntülendi.
#

SENDE YORUM YAZ

1+5 = ?

Güvenlik Kodu * Time limit is exhausted. Please reload CAPTCHA.

İLGİNİZİ ÇEKEBİLECEK DİĞER KÖŞE YAZILARI

  • Kul Aşk’ı mı Allah Aşk’ı mı?

    24 Mart 2017 KÖŞE YAZARLARI, MANŞET

      İnsanlık kendisini kul Aşk’ıyla mı avutup durur yoksa Cenabı Allah’ın o eşsiz güzelliklerle dolu olan Aşk’ıyla mı mutlu etmek ister?   Aşk denilen duygu, insanoğlunun ayaklarını yerden kesermiş, yüreğinde ve de bütün yaşamında şiddetli heyecanların yaşanmasına vesile olan duyguları yaşatıyormuş. Böyle bir durumda insanoğlunun sabahın ilk ışıklarıyla kendi yatağından kalktığı anda aklına ilk gelen, aşık olduğu kişinin gelmesi oluyormuş. Gece yatağına girerken yatmadan önce sürekli olarak onu hayal eder, onu düşünür, girdiği her ortam...
  • Rufeyde radıyallahu anhâ.

    24 Mart 2017 KÖŞE YAZARLARI

    Kırık gönüllerimize şifa olsun Rufeyde---------Otobüse biniyorum, iş çıkışı herkes yorgun. Kulaklıklar takılıyor, birbirine dolanmış olanlar aceleyle çözülüyor. Bekleriz... Gazeteler ezberlenmiş bir hareketle açılıp, gözlükler el yordamıyla düzeltiliyor. Tesbih tanelerinin akıp gittiği parmaklar ile akıllı telefonlarda kayıp giden parmakların yarıştığı sıralarda, bir amca spor sayfasına geçiyor bile. Yoğun trafik ve kalabalık... İster istemez o havasızlıktan kendinizi soyutlayıp bir yerlere nefes almaya çıkıyorsunuz. Tam o sırada bir şey çalını...
  • Rumların bitmeyen Bizans oyunları

    24 Mart 2017 KÖŞE YAZARLARI, MANŞET, SÜRMANŞET

    BM Genel Sekreteri’nin Kıbrıs Özel Danışmanı Espen Barth Eide’nin hayal gücü gerçekten çok iyi çalışıyor. Belli ki Rumların gazına gelmiş gene.  Eide, müzakerelerin yeniden başlaması, Temmuz ayında bir anlaşma sağlanması ve Eylül ayında da referanduma gidilmesi için yol haritası hazırlıyormuş.  Ben bu müzakereler nasıl başlayacak çok merak ediyorum.  10 Şubat günü Kıbrıs Rum Temsilciler Meclisinde “Kıbrıs’ın Yunanistan’a bağlanması amacıyla 1950 yılında gerçekleştirilen ve sadece Kıbrıslı Rumların katıldıkları referandumun (plebisit) yıldönü...
  • Şükretmek

    23 Mart 2017 KÖŞE YAZARLARI

    Aleyhissalatü vesselam Efendimiz buyurdular: “Gökyüzüne baktım ve dua ettim. Gök kapıları açıldı. Cebrail (as) nurlara bürünmüş olduğu halde nazil oldu. Dedi: “Sana Cenab-ı Hak’tan selam ve tahiyye ve ikram hediye getirdim.” Ben ta’zimen selamlarını aldım. Cebrail (as) buyurdular: “Üzerinden şu zırhı çıkar, bu duayı oku. Bu duayı üzerinde taşır ve okursan zırhtan daha büyük te’siri vardır.” Peygamber (asm), Cibril-i Emin’e sordu: “Bu duanın te’siri ve hassası yalnız bana mıdır? Yoksa ümmetime de şamil midir? ...
UA-36507442-2