logo

reklam

AB Müzakerelere Katılmaya Kararlı


twitter
Prof.Dr.Ata ATUN
ata@kk.tc

Başta BM Genel Sekreteri’nin Kıbrıs Özel Danışmanı Eide olmak üzere Birleşmiş Milletler’in Kıbrıs Sorunundan sorumlu ekibinin,  Avrupa Komisyonu Başkanı Jean- Claude Juncker’in Kıbrıs sorununa ilişkin olarak özel bir rol üstlenmesini istemeleri çok tehlikeli bir gelişme. Bizim sonumuzu getirecek bir gelişme de diyebiliriz buna.

Espen Barth Eide’nin “AB’nin müzakerelere katılımının son aşamasına girdiği” açıklaması kulağa hiçte hoş gelmiyor. İşin içinde gene bir oyun olduğu kesin. BM açıkça Avrupa Birliğini Kıbrıs Müzakerelerinin içine çekmeye çalışıyor. Bunu yıllardır başaramamıştı. Özellikle de III. Cumhurbaşkanı Derviş Eroğlu, BM’nin ve AB’nin bu konudaki ısrarlı girişimlerine hep “Hayır” yanıtını vererek AB’yi Kıbrıs konusundan uzak tutmaya çalışmıştı.

Şimdi BM ve AB, Cumhurbaşkanının değişmesini fırsat bilip AB’nin müzakerelerde hakem olabilmesi için uygun bir ortam hazırlamaya çalışıyor. Belli ki Kıbrıs’ın geleceği ile ilgili olarak, tarihte pek çok kez karşılaştığımız diplomatik ayak oyunları ile adanın tümüyle Rum idaresi altına girebilmesi için bir oyunun tezgahlanıyor. Bu seferki 2002-2003 ve 2004 yıllarında tezgahlanan Anan Planı oyunundan biraz daha farklı.

Annan Planı döneminde Avrupa Birliği müzakereler fiilen müdahale etmemiş fakat Kıbrıslı Türkleri kandırmak ve “Evet” demelerini sağlamak için 30 milyon Avro dökmüştü bizim tarafa. Göstermelik tabela dernekleri ile yapay siyasi partiler kurulmuş, iki toplumlu faaliyetler almış başını gitmiş, korolar, maçlar, etkinlikler bir birini takip etmişti. Medya dünyasından adamlar, yazarlar, kuruluşlar satın alınmış, Karen Fogg’un “Hassanları” yaratılmış ve bir “Birleşik Federal Kıbrıs Cumhuriyeti” furyası başlatılmıştı. Taktire şayan bir toplum mühendisliği faaliyeti ortaya konmuş, bazılarımız da iyi niyetle AB’ye ve yaratılan hayali dünyaya inanmış ve referandumda “evet” oyu kullanmıştı.

Sonuçta Avrupa Birliği ve ABD istendikleri sonucu bizden almışlardı ama Rumların “hayır” oyları oyunu bozdu. Tabii iyi ki de bozuldu bu çirkin tuzak. Yoksa şimdiye Türk Silahlı Kuvvetlerinin tamamı ile adayı terk etmesinin 6. yılını Rumlar şampanya patlatarak kutluyor olacaklardı.

Avrupa Birliği’nin müzakerelere “Hakem” olarak katılması geleceğimiz için pek de parlak bir gelişme değil. Kıbrıs Rum tarafı Avrupa Birliğinin hem fiili bir üyesi hem de en düzenbaz, en sahtekar üyesi. Kendi hedeflerine ulaşabilmek için yaptıkları her yasal veya da yasal olmayan iş onlar için mübah. Bunu çok iyi bilmek gerekiyor.

Avrupa Birliği’nin tüm birimleri içinde, komisyonlarda ve komitelerde görevli personeli bulunmakta. Bugüne değin büyük bir başarı ile KKTC’nin ve Kıbrıslı Türklerin çıkarlarına olabilecek her gelişmeyi önlediler. Bizleri dünyadan izole etmek ve Türkiye’den koparmak için elden gelen her girişimi de yaptılar. Avrupa Birliği de bile bile tüm bu girişimlere göz yumdu.

Şimdi de 1964 yılından beri sürmekte olan Kıbrıs Müzakerelerinde etkin taraf ve hakem olmaya soyunuyorlar. Açıkçası Kıbrıs konusunda hem Hâkim hem de Savcı rolü oynamak istiyorlar. AB’nin hakem olarak müzakerelerde var olması demek, çıkacak sonucun Rumların istediği biçimde “Birincil hukuk” olmaması demektir. Bunun manası Rumların topraklarını geri almalarının ve tazminat taleplerinin, Anastasiadis ile Akıncı arasında varılacak anlaşmanın içeriğine, koşullarına ve kriterlerine bakılmaksızın AB Mahkemeleri kanalı ile gerçekleşmesidir.

Böylesi bir girişim asla kabul edilemez. Nelerin yaşanabileceğini bilmemiz ve böylesi girişimlere Kıbrıs Türk halkı olarak karşı çıkmamız gerekmektedir.

Son pişmanlık bize hiçbir fayda getirmeyecektir…

Ata ATUN e-mail: ata.atun@atun.com veya  ata.atun@gmail.com

http://www.ataatun.org

Facebook: Ata Atun

http://www.twitter.com/ataatun

3 Temmuz 2015

Share
340 Kez Görüntülendi.
#

SENDE YORUM YAZ

10+10 = ?

Güvenlik Kodu * Time limit is exhausted. Please reload CAPTCHA.

İLGİNİZİ ÇEKEBİLECEK DİĞER KÖŞE YAZILARI

  • Kul Aşk’ı mı Allah Aşk’ı mı?

    24 Mart 2017 KÖŞE YAZARLARI, MANŞET

      İnsanlık kendisini kul Aşk’ıyla mı avutup durur yoksa Cenabı Allah’ın o eşsiz güzelliklerle dolu olan Aşk’ıyla mı mutlu etmek ister?   Aşk denilen duygu, insanoğlunun ayaklarını yerden kesermiş, yüreğinde ve de bütün yaşamında şiddetli heyecanların yaşanmasına vesile olan duyguları yaşatıyormuş. Böyle bir durumda insanoğlunun sabahın ilk ışıklarıyla kendi yatağından kalktığı anda aklına ilk gelen, aşık olduğu kişinin gelmesi oluyormuş. Gece yatağına girerken yatmadan önce sürekli olarak onu hayal eder, onu düşünür, girdiği her ortam...
  • Rufeyde radıyallahu anhâ.

    24 Mart 2017 KÖŞE YAZARLARI

    Kırık gönüllerimize şifa olsun Rufeyde---------Otobüse biniyorum, iş çıkışı herkes yorgun. Kulaklıklar takılıyor, birbirine dolanmış olanlar aceleyle çözülüyor. Bekleriz... Gazeteler ezberlenmiş bir hareketle açılıp, gözlükler el yordamıyla düzeltiliyor. Tesbih tanelerinin akıp gittiği parmaklar ile akıllı telefonlarda kayıp giden parmakların yarıştığı sıralarda, bir amca spor sayfasına geçiyor bile. Yoğun trafik ve kalabalık... İster istemez o havasızlıktan kendinizi soyutlayıp bir yerlere nefes almaya çıkıyorsunuz. Tam o sırada bir şey çalını...
  • Rumların bitmeyen Bizans oyunları

    24 Mart 2017 KÖŞE YAZARLARI, MANŞET, SÜRMANŞET

    BM Genel Sekreteri’nin Kıbrıs Özel Danışmanı Espen Barth Eide’nin hayal gücü gerçekten çok iyi çalışıyor. Belli ki Rumların gazına gelmiş gene.  Eide, müzakerelerin yeniden başlaması, Temmuz ayında bir anlaşma sağlanması ve Eylül ayında da referanduma gidilmesi için yol haritası hazırlıyormuş.  Ben bu müzakereler nasıl başlayacak çok merak ediyorum.  10 Şubat günü Kıbrıs Rum Temsilciler Meclisinde “Kıbrıs’ın Yunanistan’a bağlanması amacıyla 1950 yılında gerçekleştirilen ve sadece Kıbrıslı Rumların katıldıkları referandumun (plebisit) yıldönü...
  • Şükretmek

    23 Mart 2017 KÖŞE YAZARLARI

    Aleyhissalatü vesselam Efendimiz buyurdular: “Gökyüzüne baktım ve dua ettim. Gök kapıları açıldı. Cebrail (as) nurlara bürünmüş olduğu halde nazil oldu. Dedi: “Sana Cenab-ı Hak’tan selam ve tahiyye ve ikram hediye getirdim.” Ben ta’zimen selamlarını aldım. Cebrail (as) buyurdular: “Üzerinden şu zırhı çıkar, bu duayı oku. Bu duayı üzerinde taşır ve okursan zırhtan daha büyük te’siri vardır.” Peygamber (asm), Cibril-i Emin’e sordu: “Bu duanın te’siri ve hassası yalnız bana mıdır? Yoksa ümmetime de şamil midir? ...
UA-36507442-2