logo

reklam

“8 Mart “ Yeryüzünün Bütün Kadınların Gününü Kutluyorum


facebook
Mehmet KIZILKAYA
memoeemuh@gmail.com

8 Mart Dünya kadınlar gününü tüm yüreğimle kutlamakla başlamak istiyorum bu güzel makaleme.

 

 

Kadının dişi cinsten bir insan olarak tanımlanan yüreği kocaman olan kadın insan soyunun yarısıdır. Bütün Alemlerin Rabbi olan Yüce Yaradan yeryüzünde düzeni kurarken bütün mahlukatın erkek cinsinden olanlarına kas gücü ve fiziki yönden büyük bir üstünlük, akıl düzeyinde ise eşit yaratmıştır.

 

 

Dünyanın sosyolojik tarihini incelediğimiz noktalarda anaerkil dönemlerinde kadınlarımız erkeklere göre daha büyük bir üstünlük sağlamışlardır. Ataerkil dönemlerinde ise daha çok erkeklerin üstünlüğü söz konusu olmuştur. Şunu da not etmemiz gerekir ki tarihler boyunca sürekli olarak kadınlarımız, analarımız bacılarımız hep ezilmişlerdir. Sanayinin gelişmesiyle birlikte kadınlarımızın sanayi sektörüne girmesi ile burada da aynı şekilde sömürülmeye devam edilmişlerdir.

 

 

Amerika Birleşik Devletlerinin New York kentinde 8 Mart 1857 yılında 40.000 dokuma işçisinin daha iyi çalışma şartları için grev yaparlar. Greve giren işçilerle polisler arasında çıkan çatışmalarda çoğunluğu kadın olan işçilerden 129 kişi hayatını kaybeder.

 

 

Danimarka’nın başkenti olan Kopenhag şehrinde 26-27 Ağustos 1910 yılında; Milletlerarası Sosyalist Kadınlar Konferansında 1857 yılında Amerika Birleşik Devletlerinin New York kentinde hayatlarını kaybeden dokuma işçisi kadınların hatırasına her 8 Mart’ın Dünya Kadınlar günü yani (İnternational Women’s Day) adı ile anılması kararlaştırılmıştır. Bununla beraber Birleşmiş Milletler de (BM) 16 Aralık 1977 tarihinde aldığı önemli kararla 8 Mart’ı “Dünya Kadınlar Günü” olarak kabul etmiştir.

 

 

Gelelim bizim ülkemize. Türkiye Cumhuriyeti Ülkesin de ihtilal yönetimlerince zamanla belirli kesintilere uğratıldıysa da bugün ülkemizde “Emekçi Kadınlar Günü” olarak 1921 yılında kutlanmaya başlanılmıştır.

 

 

Saygı değer büyüklerim, değerli arkadaş ve dostlarım, sevgili çocuklar emekçi kadınların durumunu sizlere geçmişten başlayarak derin olmamakla birlikte çoğunu açıkladım. Şimdi gelelim Türkiye Cumhuriyeti Ülkesinde yaşayan kadınlarımızın, çocuklarımızın, kızlarımızın durumlarına.

 

 

Aslında şunu şöyle de tanımlayabiliriz.

 

Kız çocuklarımızın, kadınlarımızın, kızlarımızın ezildiği, her gün tecavüzlere tacizlere maruz kaldıkları, cinayetlere kurban gittikleri ve çocuk gelinlerin yoğunlukta olduğu ülkelerden bir tanesi Türkiye Cumhuriyeti Ülkesi olarak tarihe geçecektir.

 

 

Kız çocukların 15 yaşında evlendirilip, medyaya yakalanıldığı zaman, basına sızıldığı zaman gecenin bir yarısından hastanelerden alınan raporlarla yaşları 18’lere yükseltilen kız çocukların hikayeleri için harcanan mürekkepler kurumadan, hop bir başka olayın daha duyulmasıyla devam edilir. Babaları tarafından on bin liraya kiraya verilenler tecavüzlere uğrayan kız çocukların dramları, hikayeleri yetişir arkalarından…

 

 

Töre cinayetlerin doludizgin yaşandığı güzelim ülkemizde özellikle belirli kesimlerin kendi TV kanallarında yaptıkları dizilerde bu dramlardan nasıl da beslenildiği ayrı bir üzüntü noktasıdır.

 

 

Kadınların çaresizlikler içerisinde yasaların, uygulamaların da loş girdaplarının içerisinde karakol, adliyeler ve bazı kocaların şiddeti üçgeninde nasıl da debelendikleri de görebilmekteyiz.

 

 

Fabrikalarda, atölyelerde ve birçok iş yerlerinde kaçak çalıştırılan küçük kız çocuklarının, ucuza çalıştırdıklarını görebilmekteyiz.

 

 

Aşağılanan, hor görülen, tecavüzlere, tacizlere uğrayan, cinayetlere, katliamlara kurban giden kadınlarımızı görmekten utanç duymalıyız. Bu bizler için, ülkemiz için kendimiz için utanç verici bir durumun göstergesidir.

 

 

Kadınlarımız, kızlarımız, kız arkadaşlarımız, kardeşlerimiz okutulmayarak, sefaletin kucağında, cehalete yoldaş kılınan kadınlarımızın çilesi günümüzde de bitmek ve tükenmek bilmiyor.

 

 

Bizler kadınlarımıza, annelerimize, bacılarımıza, kızlarımıza sahip çıkmalıyız. Kadınlarımıza kızlarımıza ayrım yapmadan değer vermeliyiz.

 

 

Kadınlar annelerimizdir, bacılarımızdır, hemşirelerimizdir, ebelerimizdir. Soyun devamında en önemli etkenlerden biridir. Ailelerimizin devamıdırlar. Onları ezmek, hor görmek, sömürmek hiç kimsenin hakkı olmamalıdır.

 

 

Doğumdan ölüme kadar hayatın her alanında varlıklarını hissettiğimiz, bizi biz yapan değerli kadınlarımızın bu özel gününü yürekten kutluyorum.

 

 

8 Mart’ın başta annem, ailem ve aile olarak kabul ettiğim bütün sevdiklerime, dünyanın bütün kadınlarına güzellikler getirmesi ve ülkemize coğrafyamıza barış ve kardeşlik getirmesini diliyorum.

 

 

Vesselam…

 

 

 

“Mehmet KIZILKAYA”

 

Share
402 Kez Görüntülendi.
#

SENDE YORUM YAZ

5+1 = ?

Güvenlik Kodu * Time limit is exhausted. Please reload CAPTCHA.

İLGİNİZİ ÇEKEBİLECEK DİĞER KÖŞE YAZILARI

  • Şükretmek

    23 Mart 2017 KÖŞE YAZARLARI

    Aleyhissalatü vesselam Efendimiz buyurdular: “Gökyüzüne baktım ve dua ettim. Gök kapıları açıldı. Cebrail (as) nurlara bürünmüş olduğu halde nazil oldu. Dedi: “Sana Cenab-ı Hak’tan selam ve tahiyye ve ikram hediye getirdim.” Ben ta’zimen selamlarını aldım. Cebrail (as) buyurdular: “Üzerinden şu zırhı çıkar, bu duayı oku. Bu duayı üzerinde taşır ve okursan zırhtan daha büyük te’siri vardır.” Peygamber (asm), Cibril-i Emin’e sordu: “Bu duanın te’siri ve hassası yalnız bana mıdır? Yoksa ümmetime de şamil midir? ...
  • CHP’Lİ KARDEŞİM ANLAŞILMIYOR MU? BİZ NİYE‘EVET’ DEMELİYİZ?

    23 Mart 2017 KÖŞE YAZARLARI, MANŞET

    VATAN,MİLLET,BAYRAK SEVDALISI CHP'Lİ KARDEŞİM ANLAŞILMIYOR MU? BİZ NİYE‘EVET’ DEMELİYİZ? Milletin verdiği mesajı almamakta, anlamamakta direnen kimileri de girdikleri çıkmaz sokaktan bir türlü çıkamıyorlar. Ana muhalefet demeye bin şahit isteyen CHP'nin durumu bir taraftan trajik, bir taraftan komik. Parti mi, Bremen mızıkacıları mı belli değil. Her kafadan ayrı bir ses çıkıyor Yalan üretmekte mahir olanlar ülke meselelilerin sahiplenmek yerine ‘HAYIR’ çetesine katılmayı matah bilip teröre-emperyalizme göz kırpmaktan vaaz geçmiyorlar. 'Ha...
  • ASLINDA HEPİMİZİN DÖRT EŞİ VAR

    22 Mart 2017 KÖŞE YAZARLARI

    ASLINDA HEPİMİZİN DÖRT EŞİ VAR Bir zamanlar büyük ve güçlü bir ülkeyi yöneten bir kral ve dört eşi varmış. Kral en çok dördüncü eşini sever, bir dediğini iki etmez, herşeyin en güzelini ve en iyisini ona verirmiş. Kral üçüncü eşini de çok severmiş. Bu güzelliğin bir gün kendisini terk edebileceğinden korktuğu için onu çok kıskanır ve üzerine titrermiş. Kral ikinci eşini de çok severmiş. Kendisine karşı her zaman iyi ve sabırlı davranan eşi, ne zaman bir derdi olsa daima onu yanında bulunur, sorunun çözümünde ona destek verirmiş. Kraliçe ...
  • Yapılan Köprüler “Deli Dumrul” Köprüsü mü? (!)

    21 Mart 2017 KÖŞE YAZARLARI, MANŞET, SÜRMANŞET

    Hani bir hikâye vardır; zamanın birinde Deli Dumrul isminde biri, bir akarsuyun üzerine köprü yaptırır ve bu köprüden geçenden 5 akçe, geçmeyenden de döve döve zorla 10 akçe alırmış. Şimdi de birileri; “yapılan köprüler gereksiz, zarar ediyor, geçmediğimiz köprünün parasını ödüyoruz, bunlar Deli Dumrul köprüsü” gibi ifadeler kullanmakta… Daha önce Osmangazi ve Yavuz Sultan Selim Köprüleri için yapılan bu trajı-komik eleştiriler, şimdi de geçtiğimiz günlerde temeli atılan “Çanakkale 1915 Köprüsü” için dile getirilmekte... Yap İşlet Devret...
UA-36507442-2