logo

“6736 Sayılı Kanun 1. Taksit Ödemeleri için bir Şans Daha…”


facebooktwitter
Nevzat ERTEKİNOĞLU
nevzatertekinoglu@hotmail.com

Merhabalar sevgili okurlarım. Bir önceki köşe yazım “ Kosgeb mi, Milli Piyango mu” inanılmaz ilgi gördü. SMS, Whatsapp Mesaj, Mail ve Sosyal medya üzerinden inanılmaz geri dönüşler aldım. İlgi gösteren tüm okurlarıma teşekkür ediyorum.

Önceki yazımda belirttiğim üzere ilgili bakanlık ve birimlere mail atmıştım. Geri dönüşlerinde; Kosgebe başvuruda bulunan ve kredi çıkmayanlar için de 2017 ilk üç ayında benzer bir çalışma yapılacağı bilgisini verdiler. Hazır geri dönmelerini fırsat bilip diğer eksiklikleri de ilettim.

Kredi Çıkanlardan SGK ve Vergi borcu yoktur yazısının istenmesinin de çok yanlış olduğunu ilettim. Zira zor durumda olan çoğu esnafın borç stokunu Vergi-Sgk-Bağkur borçları oluşturuyor. Aslında tam tersi, Sgk, Vergi vb. Devlete borcu olanlara verilmeli ki, esnaf borcunu ödeyip rahatlasın ve çarkını döndürebilsin. Ayrıca bu şekilde Devlet kredinin faizi için harcadığı  parayı da fazlasıyla geri almış olacaktır dedim. Yeni verilecek destek herkese verilmeyecekse önceliğin Mikro işletme ve Küçük esnafa, özelliklede devlete borcu olanlara verilmesi gerektiğini birinci ağızdan ilettim.

 

Malumunuz üzere piyasalar gerçekten kötü. Darbe yönetimleri gibi dediğim dedik çaldığım düdük mantığıyla hareket edilmemelidir. Devlet’in ve Piyasanın lehine ne varsa yapılmalı ve bu hususlarda esnek hareket edilmelidir kanaatindeyim.

Şu an gündemde olan bir diğer konu; 6736 Sayılı Kanunla, SGK ve Vergi daireleri başta olmak üzere devlet kurumlarına borcu olanlara yapılandırma(Faiz silme ve Tefe/Tüfe uygulayarak taksitlendirme) ve matrah artırımının 2. Taksit ödemesinin yaklaşmış olması. Malumunuz üzere SGK hariç diğer yapılandırmaların  2. Taksitleri 31 Ocak 2017 Tarihinde ödenecek. Kanunda İlk iki Taksitin süresinde ödenmemesi halinde yapılandırmanın bozulacağı belirtilmiş idi. Yani ilk veya ikinci taksitten birini aksatan kişilerin yapılandırmaları bozuluyor. Piyasanın içinde olduğum için biliyorum ki; Bir çok kişi ilk taksiti yetiştiremedi veya bir şekilde ödeyemedi. Gerçekten ödemek isteyipte ödeyemeyen kişilerin sayısı hiçte az değil. Piyasanın canlanması açısından ne yapılması gerekiyorsa küçüklük veya büyüklüğüne bakılmadan yapılmalıdır.

Hazır ikinci taksitin ödeme tarihi gelmemişken, ilk taksitini ödeyemeyenlere 2 taksiti birlikte ödeyebilme imkanı verilmelidir. Böylelikle yapılandırması bozulan firma ve kişiler azda olsa rahatlayacak, devletin kasasına da daha fazla para girmiş olacaktır. Sizlerde bu konuda isteklerinizi 444 0 189 nolu vergi iletişim merkezine, Bimer’e ve mükellefi olduğunuz vergi dairelerine dilekçe veya şahsen bildirirseniz daha etkili olunacağı kanaatindeyim.  

Devlet kurumları, bu konudaki kararlarını da bir an önce açıklamalıdırlar. Zira maalesef neredeyse gelenekselleşen devlet yaklaşımı ile bildirimler son dakikada yapılmamalıdır.  Son örneğini geçen hafta yaşadık. SGK yapılandırma son günleri, SGK sistemi kilit, insanlar ne yapacaklarını şaşırmış durumdalar, bir türlü uzatma ilan edilmiyor. Şaka gibi ama Saat 17.00 dan sonra erteleme ilan edildi, yani mesai bitiminde. Bizim mesleki beyannamelerde de hep aynısı yapılıyor, son gün ve 1 saat kala erteleme duyurusu yapılıyor dalga geçer gibi, gel de eleştirme.

Bazı okurlarım; “ Sevgili başkan hep eleştiriyorsun” diyorlar. Gördüğüm eksiklikleri eleştirmek benim görevim. Nasıl ki; “Devlet ve Milletin lehine olan tüm konularda destek verdiğimde Erdoğancı ve Ak Partili olmuyorsam, Gördüğüm eksiklikleri dile getirdiğimde de Ak Parti düşmanı olmamam gerektiği kanaatindeyim.

 

6736 Sayılı Kanun 1. Taksit Ödemeleri için bir Şans Daha verilse fenamı olur,  Ne dersiniz?

 

Selam ve dua ile…

 

YAZAR – MALİ MÜŞAVİR

NEVZAT ERTEKNOĞLU

nevzatertekinoglu@hotmail.com

Share
540 Kez Görüntülendi.
#

SENDE YORUM YAZ

10+10 = ?

Güvenlik Kodu * Time limit is exhausted. Please reload CAPTCHA.

İLGİNİZİ ÇEKEBİLECEK DİĞER KÖŞE YAZILARI

  • Şehidin Son Mektubu

    27 Temmuz 2017 KÖŞE YAZARLARI

    Bir Çanakkale Şehidinin Son Mektubu Valideciğim, Dört asker doğurmakla müftehir şanlı Türk annesi! Nasihat-amiz mektubunu, Divrin Ovası gibi güzel, yeşillik bir ovacığın ortasından geçen derenin kenarındaki, armut ağacının sayesinde otururken aldım. Tabiatın yeşillikleri içinde mest olmuş ruhumu, bir kat daha takviye etti. Okudum, okudukça büyük dersler aldım. tekrar okudum. Şöyle güzel ve mukaddes bir vazifenin içinde bulunduğumdan sevindim. Gözlerimi açtım, uzaklara doğru baktım. Yeşil yeşil ekinlerin rüzgara mukavemet edemeyerek eğilmes...
  • 24 Temmuz Gazeteciler ve Basın Bayramı

    24 Temmuz 2017 KÖŞE YAZARLARI

      Ülkemizdeki basın mensuplarının günü olan 24 Temmuz Gazeteciler ve Basın Bayramı kutlu olsun. Basın mensuplarımız yeri geliyor bir savaşın ortasına giriyor, yeri geliyor soğuk bir kış gününde saatlerce çekim yapmak zorunda kalıyor; bu gün zor şartlar altında çalışan basın mensuplarının günü.24 Temmuz 1908 tarihinde Türk Basınında sansürün kaldırılması nedeniyle, her yıl 24 Temmuz günü "Gazeteciler ve Basın Bayramı" olarak kutlanıyor. Günümüzde her insanın bilgiye ulaşma, doğruları öğrenebilme ve kendi fikirlerini ifade edebilme özgürl...
  • “Bozulan Almanya ilişkilerinin perde arkası ve Batı’da bir Türkiye dostu”

    24 Temmuz 2017 KÖŞE YAZARLARI, MANŞET

    "Türkiye-Almanya ‘dostluğunun’ tarihsel gelişimi" Türkiye-Almanya ilişkileri yaklaşık olarak 250 yılı aşkın bir geçmişe sahip.İlişkilerin başlangıcı 1761 tarihinde Prusya ile Osmanlı İmparatorluğu arasında imzalanan “Dostluk, Gemicilik ve Ticaret Antlaşması” ile başladığı düşünülmektedir. Bu süreç içerisinde Türkiye ile Almanya arasında doğrudan bir savaş yaşanmamış. İngiliz ve Fransız Donanmalarından kaçarak İstanbul'a sığınan ve Osmanlı devletince satın alınan  “Gobel ve Braslav” adlı iki Alman kruvazörünün, "Yavuz" ve "Midilli" isimler...
  • “DƏMİR BARMAQLIQLAR”

    24 Temmuz 2017 KÖŞE YAZARLARI

     O, dünyanın ən qəribə həbsxanasıdır. Bəli, ən qəribə... Çünki hökmü məhbusunun əli ilə imzalanır. Hakimi də elə dustaqının özü olur. Nəticədə, bir insan HAKİM, MÜTTƏHİM və VƏKİL qisminə bölünərək, öz-özlüyündə haçalanır. Qurulan məhkəmədə hər üçünün də nitqində həqiqət danışır. Acınacaqlısı odur ki, hər biri söylədiklərində haqlıdır. "HAKİM" verdiyi qərarında, "MÜTTƏHİM" etiraflarında, "MÜDAFİƏÇİ" isə qurbanın müdafiəsində doğru və yalnışları göstərməyə çalışır, hər kəsə. ŞAHİD isə susur. Üzündəki istehza ifadələri ilə izləyir, üçtərəfli dialo...
UA-36507442-2