logo

“28 Haziran 2016” Terörü Lanetliyorum


facebook
Mehmet KIZILKAYA
memoeemuh@gmail.com

28 Haziran 2016 yılında İstanbul Atatürk Havalimanına yapılan hain terör saldırında şehit düşen bütün kardeşlerimin mekanı cennet olsun. Ruhları şad olsun!

 

Türkiye Cumhuriyeti Devleti topraklarında son zamanlarda hedef almakta olan hain terör saldırılarından biri “28 Haziran 2016” yılında “İstanbul Atatürk Havalimanında” gerçekleşen saldırıdır. Hain terör örgütü adına canlı bomba olarak masum insanların arasına dalmış ve bunun sonucunda bazı kardeşlerimiz şehit olmuş, bazı kardeşlerimizde ciddi anlamda yaralanmışlardı. 

 

Yaşamlarına son veren bütün kardeşlerimize bir kez daha Cenabı Allah’tan rahmet, tüm yakınlarına ve sevdiklerine sabır, yaralılarımıza acil şifalar diliyorum.

 

Terör örgütü mensuplarının bu sistematik saldırıları Türkiye Cumhuriyeti topraklarında yaşamlarını sürdüren bütün insanları derinden üzmüş ve yaralamıştır. Türkiye Cumhuriyeti topraklarında yaşamlarını sürdüren insanlarımızı, kardeşlerimizi, çocuklarımızı, dostlarımızı, gençlerimizi ve yaşamlarını bu güzel topraklarda sürdüren tüm yurttaşlarımızı hiçbir şekilde hiçbir noktada ayrım gözetmeksizin hedef seçen terör örgütlerinin, Türkiye Cumhuriyeti ülkesinin var olan o güzelim birliğine beraberliğine ve toprak bütünlüğüne karşı yürüttükleri bu hain terör örgütü saldırılarını şiddetle kınıyorum.

 

Şunu asla ama asla hiç kimse unutmasın!

 

Bu tür kirli oyunlar bizleri hiçbir zaman birbirimizden ayırmayacağını aksine bizleri Türkiye Cumhuriyeti Halkları olarak birbirine daha çok kenetleneceğimizin ve birbirimize daha çok sımsıkı sarılacağımızın en önemli belirtisidir.   

 

Bizler bu ülkenin varlığını, birliğini, dirliğini, bayrağını ve tüm topraklarını sonsuza kadar koruyacak imanı güçlü halklarız. Bizleri hiçbir karanlık güç yenemez. Bizler Türk, Kürt, Arap, Süryani, Çerkez, Laz vb. bütün ırklar olarak bu ülkenin içerisinde ortaya çıkacak bütün terör örgütlerine karşı başkaldıracak insanlarız. Bu ülkenin insanları hainlere karşı her daim başkaldırmış ve var olduğumuz sürece de başkaldırımız devam edecektir.

 

Bizler Türkiye Cumhuriyetinin kutsal topraklarında var olan bütün dillerle, dinlerle, ırklarla daima yaşamayı bilen yüce insanlarız. Bizleri hain terör örgütlerinin hiçbir saldırısı korkutmaz. Bizler bu ülkenin sahipleriyiz. Bir şehit olan lakin yüzlercesi doğan bir halkız. 

 

Eli kanlı terör örgütlerin, karanlık odakların ve teröristlerin hiçbiri bu ülkenin refahını, huzurunu ve de kardeşliğini hiçbir zaman bozmaya, kutsal topraklarımıza nefret tohumlarını ekmeye güçleri asla ama asla yetmeyecektir.

 

Türkiye Cumhuriyeti Ülkesi halkları olarak “28 Haziran ve 15 Temmuz” gibi hain saldırılarda olduğu gibi bu gibi badireleri Yüce Allah’ın izniyle en güzel şekilde atlatacak, Cenabı Allah’ın izniyle var olan bütün hain terör örgütlerin ve örgüt saldırıların üstesinden geleceğiz.

 

Şunu asla unutmayın!

 

Türkiye Cumhuriyeti Ülkesi büyük güce sahip ülkedir.

 

Türkiye Cumhuriyeti Ülkesi bir bütündür. Hiçbir kimse bölemez parçalayamaz parçalamaya kalkamaz.

 

Türkiye Cumhuriyeti Ülkesi en önemli ve en güzel kutsal topraklarına sahip ülkedir. Bu kutsal topraklarla beraberliğimizi varlığımızı en iyi şekilde korumalı ve sahip çıkmalıyız.

 

Yüce Allah ülkemizin her karışını, her noktasını zalimlerden, kötülüklerden, hain terör örgütlerinden korusun.

 

Vatan birdir!

 

Hainlere karşı başkaldıran kişi yücedir. Kutsal topraklarına sahip çıkan kişi yücedir. Bayrağına, toprağına, ülkesine sahip çıkan kişi yücedir.

 

“28 Haziran 2016 yılında İstanbul Atatürk Havalimanına “ yapılan hain terör saldırında şehit düşen bütün kardeşlerimin mekanı cennet olsun. Ruhları şad olsun!

 

Yaşamlarına son veren bütün kardeşlerimize bir kez daha Cenabı Allah’tan rahmet, tüm yakınlarına ve sevdiklerine sabır, yaralılarımıza acil şifalar diliyorum.

 

Ya İlahi sen ki büyüksün!

 

Bu ülkenin her karış toprağını hain terör örgütlerinden koru…

 

Amin!

 

“Mehmet Kızılkaya”

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

Share
233 Kez Görüntülendi.
#

SENDE YORUM YAZ

9+6 = ?

Güvenlik Kodu * Time limit is exhausted. Please reload CAPTCHA.

İLGİNİZİ ÇEKEBİLECEK DİĞER KÖŞE YAZILARI

  • Şehidin Son Mektubu

    27 Temmuz 2017 KÖŞE YAZARLARI

    Bir Çanakkale Şehidinin Son Mektubu Valideciğim, Dört asker doğurmakla müftehir şanlı Türk annesi! Nasihat-amiz mektubunu, Divrin Ovası gibi güzel, yeşillik bir ovacığın ortasından geçen derenin kenarındaki, armut ağacının sayesinde otururken aldım. Tabiatın yeşillikleri içinde mest olmuş ruhumu, bir kat daha takviye etti. Okudum, okudukça büyük dersler aldım. tekrar okudum. Şöyle güzel ve mukaddes bir vazifenin içinde bulunduğumdan sevindim. Gözlerimi açtım, uzaklara doğru baktım. Yeşil yeşil ekinlerin rüzgara mukavemet edemeyerek eğilmes...
  • 24 Temmuz Gazeteciler ve Basın Bayramı

    24 Temmuz 2017 KÖŞE YAZARLARI

      Ülkemizdeki basın mensuplarının günü olan 24 Temmuz Gazeteciler ve Basın Bayramı kutlu olsun. Basın mensuplarımız yeri geliyor bir savaşın ortasına giriyor, yeri geliyor soğuk bir kış gününde saatlerce çekim yapmak zorunda kalıyor; bu gün zor şartlar altında çalışan basın mensuplarının günü.24 Temmuz 1908 tarihinde Türk Basınında sansürün kaldırılması nedeniyle, her yıl 24 Temmuz günü "Gazeteciler ve Basın Bayramı" olarak kutlanıyor. Günümüzde her insanın bilgiye ulaşma, doğruları öğrenebilme ve kendi fikirlerini ifade edebilme özgürl...
  • “Bozulan Almanya ilişkilerinin perde arkası ve Batı’da bir Türkiye dostu”

    24 Temmuz 2017 KÖŞE YAZARLARI, MANŞET

    "Türkiye-Almanya ‘dostluğunun’ tarihsel gelişimi" Türkiye-Almanya ilişkileri yaklaşık olarak 250 yılı aşkın bir geçmişe sahip.İlişkilerin başlangıcı 1761 tarihinde Prusya ile Osmanlı İmparatorluğu arasında imzalanan “Dostluk, Gemicilik ve Ticaret Antlaşması” ile başladığı düşünülmektedir. Bu süreç içerisinde Türkiye ile Almanya arasında doğrudan bir savaş yaşanmamış. İngiliz ve Fransız Donanmalarından kaçarak İstanbul'a sığınan ve Osmanlı devletince satın alınan  “Gobel ve Braslav” adlı iki Alman kruvazörünün, "Yavuz" ve "Midilli" isimler...
  • “DƏMİR BARMAQLIQLAR”

    24 Temmuz 2017 KÖŞE YAZARLARI

     O, dünyanın ən qəribə həbsxanasıdır. Bəli, ən qəribə... Çünki hökmü məhbusunun əli ilə imzalanır. Hakimi də elə dustaqının özü olur. Nəticədə, bir insan HAKİM, MÜTTƏHİM və VƏKİL qisminə bölünərək, öz-özlüyündə haçalanır. Qurulan məhkəmədə hər üçünün də nitqində həqiqət danışır. Acınacaqlısı odur ki, hər biri söylədiklərində haqlıdır. "HAKİM" verdiyi qərarında, "MÜTTƏHİM" etiraflarında, "MÜDAFİƏÇİ" isə qurbanın müdafiəsində doğru və yalnışları göstərməyə çalışır, hər kəsə. ŞAHİD isə susur. Üzündəki istehza ifadələri ilə izləyir, üçtərəfli dialo...
UA-36507442-2