logo

reklam
21 Mayıs 2015

21-28 Mayıs Süt Haftası

2Süt hakkında toplumu bilinçlendirmek ve tüketimin artmasını teşvik etmek amacıyla, her yıl 21 Mayıs tarihi, “Dünya Süt Günü” olarak kutlanıyor. BM Uluslararası Sütçülük Federasyonu’nun, 1956’da bütün üye ülkelerde kutlanması kararı aldığı “Dünya Süt Günü”, 1991 yılından itibaren ülkemizde de kabul edildi. 21 Mayıs Dünya Süt Günü’nün içinde bulunduğu 21 – 28 Mayıs tarihlerini kapsayan hafta da, “Süt Haftası” olarak kutlanıyor ve hafta nedeniyle çeşitli etkinlikler düzenleniyor.

Sokak sütü sağlığı tehdit etmeye devam ediyor

SETBİR Bilim Kurulu üyesi ve Ankara Üniversitesi Ziraat Fakültesi Süt Teknolojisi Bölüm Başkanlığı’nı da yürüten Prof. Dr. Barbaros Özer de, Dünya Süt Günü için bir açıklama yaparak,

açıkta satılan sütün insan sağlığı üzerinde yarattığı tehlikelere yer verdi.

Gelişmiş ülkelerin tamamında gündemden düşen sokak sütü kavramının,ülkemizde halen güncelliğini koruduğunu, gerek fiyat avantajı, gerek sosyo-ekonomik tercihler, gerekse yanlış yönlendirmeler nedeniyle, sokak sütü halen ülke tüketicilerinin tercihleri arasında yer aldığına dikkat çeken Prof. Dr. Özer, ” Süt, soğuk ortamlarda korunmadığı ve hızla işlenmediği takdirde, kısa sürede doğal niteliklerini yitirebilme özelliğine sahiptir. Uygun olmayan koşullarda pazarlanan çiğ sütler, özellikle mikroorganizmaların ürettiği bazı bileşenler aracılığı ile insan sağlığını tehdit etmektedir.

Sodalı sütü kaynatmakla, kimyasaller ortadan kalkmıyor 

Çoğu zaman çiğ sütün kaynatılması ile mikroorganizmaların öldürüldüğü ve sütün güvenli hale getirildiği ileri sürülmektedir. Kaynatma ile çiğ sütün mikroorganizma içeriğinin azaltıldığı doğrudur, ancak mikroorganizmaların üretmiş olduğu sağlığa zararlı bileşenlerin ısı ile ortadan kalkması çoğu zaman mümkün olmamaktadır. Ayrıca, çiğ sütün sokak sokak dolaştırılarak pazarlanması sırasında, halk ifadesi ile kesilmemesi için bazı satıcılar tarafından hidrojen peroksit, çamaşır sodası, soda külü vb.. kimyasal koruyucuların katıldığı bilinmektedir. Kaynatma ile bu kimyasal bileşenlerin sağlık risklerinin ortadan kalkmayacağı açıktır.” şeklinde sözlerine son verdi,

İşlenmiş içme sütünün en iyi kalite çiğ sütlerden elde edildiğini, besin değerinin maksimum düzeyde korunduğunu ve katkı maddesi içermediğini de iddia eden Özer,sütün dünyada “Stratejik gelişim aracı” olarak tanımlandığını ve neden işlemden geçirilmiş süt ürünlerinin halkın tercih etmesi gerektiğini şöyle anlatıyor;

UHT paketteki alüminyum, sağlığa zararlı değil

  • Pastörize sütlerle uzun ömürlü sütler arasındaki temel farklılıklar, tâbi tutuldukları ısıl işlem şartlarının (sıcaklık derecesi x zaman) ve ambalajlama tekniklerinin farklılığından kaynaklanmaktadır.
  • İşlenmiş sütlerin satıldığı UHT paketlerde kullanılan alüminyum, insan sağlığına zararlı değildir. Sütün ışık ve hava almasını önleyici ara bir bariyer görevi gören ambalaj, süte kesinlikle temas etmez.
  • Süte, hayvandan sağılıp tüketiciye ulaşana kadar çevresinden, havadan, sudan, yemden, gübreden, haşerelerden, kaplardan ve insanlardan birçok yabancı maddeler, patojen (hastalık yapan) ve patojen olmayan mikroorganizmalar bulaşabilmektedir. Bu mikroorganizmalar, süt gibi elverişli bir ortamda hızla gelişerek onun doğal halde, yani çiğ olarak içilmesini sakıncalı duruma sokmaktadır. Ayrıca, çiğ sütün temas ettiği kaplar, mutfak koşullarında zararlı mikroorganizmaların etrafa yayılmasına aracılık edebilme riski taşımaktadır. Bu önemli sakıncaları ortadan kaldırmanın yolu, kontrollü koşullar altında ısıl işlem uygulanmasıdır.
 Bakanlığın “organik ürün logosu” olacak
  • Kamuoyundaki “sokak sütü organiktir” algısı yanlıştır. Organik olma kriterleri Gıda, Tarım ve Hayvancılık Bakanlığı tarafından yayınlanan yönetmeliklerle belirlenmiştir. Yalnızca Bakanlığın “organik ürün logosunu” taşıyan sütler organik ürün olarak kabul edilmektedir.

-Çiğ sütün içme sütü olarak tüketilebilmesi için, bileşim açısından fazla bir değişikliğe uğramadan insan sağlığı açısından güvenli bir gıda haline getirilmesi gerekir. Bunu sağlamanın yolu ise sütün kontrollü koşullar altında işlenmesidir. Çiğ sütün kaynatılması sırasında gerçekleşen bileşim kayıpları, kontrollü ısıl işlem sırasında meydana gelen besin kayıplarından çok daha şiddetlidir.

  • Pastörize sütlerle uzun ömürlü sütler arasındaki temel farklılıklar, tâbi tutuldukları ısıl işlem şartlarının (sıcaklık derecesi x zaman) ve ambalajlama tekniklerinin farklılığından kaynaklanmaktadır.
  • İşlenmiş sütlerin satıldığı UHT paketlerde kullanılan alüminyum insan sağlığına zararlı değildir. Sütün ışık ve hava almasını önleyici ara bir bariyer görevi gören ambalaj, süte kesinlikle temas etmez.

Share
339 Kez Görüntülendi.
#

SENDE YORUM YAZ

7+5 = ?

Güvenlik Kodu * Time limit is exhausted. Please reload CAPTCHA.

UA-36507442-2